Avantia Günlükleri – 4 Ateş Ve Öfke
Canavar Peşinde macerası başlamadan çok uzun zaman önce, iyilikle kötülüğün savaşı vardı… Ölümcül Canavarlar... Korkunç bir savaş... Avantia’ya hoş geldiniz...
Avantia’da son savaş veriliyor. Tanner ve dostları, ölümcül alevlerin arasına, kötülüğün yaşadığı kaynağa doğru ilerliyorlar. Burada, ezeli düşmanları Derthsin ile yüzleşmek zorundalar. Eğer yenilirlerse Derthsin, Ölüm Maskesi’nin kontrolünü ele geçirecek ve Avantia’yı yerle bir edecek. Acaba kahramanlarımız, Derthsin’in kötü güçlerine rağmen bir arada kalmayı başarabilecekler mi?
Avantia’ya yeniden barış ve huzur gelecek mi?
Aya Okul Gezisi
“Ay’a Okul Gezisi”
Öğrenciler okul gezisine çıkacakları için çok heyecanlı.
Hep birlikte okulun bulunduğu uzay istasyonundan uzay gemisi servisine binip Ay’a gidecekler.
John Hare’in müthiş hayal gücüyle resimlediği “Ay’a Okul Gezisi” kitabı sadece resimlerle anlatılan oldukça merak uyandırıcı bir sessiz kitap.
Aya Yolculuk – Bilgi Yayınevi
Topçular Anılarıyla Avunuyor. Topçular Derneği üyeleri, her akşam olduğu gibi o akşam da çıtır çıtır yanan ateşin karşısında oturmuş, çen çalıyorlardı.
Üyelerin hemen hepsi iç savaşa katılmış, çoğu da yaralanmış eski savaşçılardı. Kiminin bacağı, kiminin kolu kopmuş, ilk bakışta görülemeyecek gibi bir yığın kusurlar da onlara bu savaştan bir armağan gibi kalmıştı.
Aya Yolculuk Çocuk Klasik
Ay'a Yolculuk, uzayın gizemine oldum olası ilgi duyan insanın, bu sonsuzluğa yönelişinin coşkusunu anlatan ilk roman özelliğini taşıyor.
İnsanoğlunun Ay'ın yüzeyine ayak basmasından 104 yıl önce yazılan bu roman, edebiyatta bilimkurgu türünün öncüsü Jules Verne'in (1828-1905) en ünlü eserleri arasında yer alıyor. 1865 yılında kaleme alınan romanda, Amerikan İç Savaşı sonrasında emekli askerlerin toplandığı "Silah Kulübü" üyelerinin, yeniden gündeme gelme ve silah çalışmalarını canlı tutma çabaları sonucu ortaya atılan, yaşama geçirilmesi güç, "düş" denilebilecek "Ay'a mermi gönderme" projesi ile başlayan olaylar anlatılıyor. Kulübün Başkanı Barbicane'nin dünya bilim çevrelerinde yankı bulan projesi, macera ruhlu Fransız bilim insanı Michael Ardan'ın çılgın önerisiyle Ay'a yapılacak bir yolculuğa dönüşüyor. Ay yolcuları arasına Başkan Barbicane ve köpeği ile Fransız Ardan'dan sonra aksi Kaptan Nicholl'ün de katılmasıyla uzay macerası başlıyor.
Ayasofya Konuştu
Ayasofyada Bir Gece
Ayasofya... Tarih boyu Doğu ile Batı’yı birleştiren mabet…
Mihrimah, Ayasofya’da çalışırken bir sırrın tam ortasına düşüyor. Üstelik bu sırrın ortakları da var. İpek ve Mehmet, kendilerini bu gizemi çözüp parçaları tamamlamaya adıyorlar. Çünkü, bu sırrı aydınlığa kavuşturmak Ayasofya'yı korumak demek.
İtalya'da başlayan bu yolculuk, Doğu’nun mistik havasında ilk rota olan Diyarbakır surlarında da onları şaşırtıyor.
Bu macerada yalnız olmadıklarını anladıklarında her şey daha beter bir çıkmaza giriyor. Ayasofya’nın savunma mekanizması ise herkesi şaşırtıyor!
“Ne su koruyabilir hazineyi,
Ne de kendisi saklayanın,
Yıldız gözünde durduğunda.
Son şövalye sözünü bozduğunda,
Ve Muktedir üzümü yaktığında
Kim koruyacak mabedi?”
Ayı Saate Karşı
Ayılar Ağlamaz
Ayıyla Konuşan Kız
Aylaklar Kumsalı
“İsmim Sofía. On bir buçuk yaşındayım, büyüyünce aylak olmak istiyorum.”
Sofía, kışın kumsalda keşfe çıkmayı seven bir hayalperesttir, müzik ve resmi matematiğe tercih eder. Bir gün derste öğretmenine büyüyünce aylak olmak istediğini söyleyince annesi ve babası okula çağrılır. Yanlış anlaşıldığı hissine kapılan Sofia, düşüncelerini yazıya dökmeye karar verir.
“Aylaklar Kumsalı” kendi yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfetmeye dair, bilgelikle dolu bir hikâye.
Aynanın İçinde Alice Harikalar Ülkesinde
Alice, kedisinin yavrusu Kitty’yi de yanına alarak evindeki kocaman aynanın içine, yani AynaEv’e girer. Başlangıçta sıkıntı çekse de sonunda Alice de bu dünyaya uyum sağlar. Kedisiyle birlikte bu serüvenin içine dolu dizgin dalar.
MEB “100 Temel Eser” listesinde yer alan bu başyapıt, birbirinden ilginç kahramanları ve mekân betimlemeleriyle, çocuklara okuduklarını zihinlerinde canlandırma fırsatı tanıyor. Birçok temel kavram ve bilgi, kitabın renkli sayfalarında aktarılıyor.
Ayvayı Yedik Müzesi
Az Buçuk Teo
Bir el arabasına doldurulmuş derme çatma eşya, derisi dökülmüş bir bavulla gelmişti yeni kiracı. Görünüşü, 'dünya umurumda degil' diyordu. Kafasını, kulaklarının üstünden iki parmak, ensesinden dört parmak kazıtmış, kuş yuvasına benzemişti. Kısa boylu, çökük yanaklı, eğri dişliydi. Yaşını kestirmek zordu. Kamburuna bakınca altmış, yuvarlanarak yürüyüşüne göre otuz, gözlük camlarının kalınlığına göre elliydi.
Söylemeyi unuttum adamın adı Teo. Garip bir mahallede bir eski apartman. Adı: Palas Pandıras Apartmanı. Her katında ikişer daire var. Oturanların çoğu da kiracı. Boşalan bir daireye, bir gün, yeni bir kiracı taşınır. Yukarıda, Sevim Ak'ın cümleleriyle tanıtmaya çalıştığımız Teo'dur bu. Bu değişik insan apartmanın da, mahallenin de yaşamını değiştirecektir. Gelin bu Az Buçuk Teo'nun serüvenini, bir çocuğun gözünden birlikte izleyelim.
Babaannem Geri Döndü
Dedemin Bakkalı ve Abartma Tozu kitaplarıyla her yaştan yüz binlerce çocuğun en sevdiği yazarlardan biri olan Şermin Yaşar'ın son kitabı Babaannem Geri Döndü yine bol bol ironi, kahkaha ve katıksız sevgi içeriyor.
7’den 70’e tüm okurların sayfalarında kendilerinden bir parça bulacağı Babaannem Geri Döndü, aslında son derece tonton ve şefkatli bir babaanne olan Hasibe Hesapoğlu’nun hiç beklenmedik bir şekilde çocuklarının evine yerleşme macerasını anlatıyor. Torununun ağzından dinleyecek olursak olaylar tam olarak şöyle gelişiyor:
Her şey babaannemin âniden kapıda belirmesiyle başladı. Ayağında pateni, üstünde balerin eteği ve pembe saçlarıyla bir babaanne ancak bu kadar kapıda belirebilirdi! Neredeyse bir barınağı dolduracak kadar evcil hayvanın yanı sıra legolar, yapraklar, taşlar, hayalî bir arkadaş ve daha bir sürü tuhaf şeyle dolu 15 valiziyle bize yerleşmeye karar verdi!
İnsanın babaannesinin yaramaz bir çocuğa dönüşmesi çok acayipti. Bazen oturup bağıra çağıra ağladı, bazen de olur olmadık kahkahalar attı! Kıyafetleri de arkadaşları da fikirleri de oyuncakları da birbirinden garipti.
Babaannem yüzünden ne uyuyabildik ne oturabildik ne de eğlenebildik.
Tek istediğimiz eski tonton, şefkatli babaannemizdi. Gerçek babaannemi o kadar özlemiştik ki...
Ve tam da artık ümidimizi kestiğimiz anda işler değişti.
Ne mi oldu?
Babaannem geri döndü!
Babaannem Kime Benziyor?
Ali resim yapmayı, hayvanları ve babaannesini çok seviyordu.
Babaannesi ona masal anlatırken hayvan taklitleri yapıyor; keçi gibi meliyor, kedi gibi miyavlıyor, takma dişlerini takırdatarak çok üşümüş bir penguen bile oluyordu!
Bir sabah, “Dede, babaannem kime benziyor” diye sordu.
Uzun kulaklı bir tavşana mı, bir kediye mi, yoksa bir bülbüle mi?
Hayat dolu çizgileriyle çocuklar için büyülü dünyalar yaratan Feridun Oral’dan rengârenk, sımsıcak bir hikâye…
Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı
Polisiye tadında kitaplarıyla çok sevilen senarist, yazar Sevgi Saygı, son çocuk romanıyla okurlarını yine mizahla harmanladığı eğlenceli bir maceraya davet ediyor. Birbirinden ilginç karakterleri, temposu hiç düşmeyen kurgusu ve yalın ama muzip anlatımıyla dikkati çeken roman, çocukların sınırsız hayal dünyasının peşine takılıyor. Yetişkinler için zorlu bir süreç olan Alzheimer hastalığının çocuk dünyasındaki yansımasını gerçekçi diyaloglar ve mizahi bir üslupla aktaran yazar, arkadaşlık ilişkilerinden aile bağlarına, nesillerarası iletişimden toplumsal cinsiyet rollerine, pek çok konuyu ustalıkla işliyor. Gözlem gücünü ve senaristlik deneyimini yansıttığı romanlarıyla büyük beğeni toplayan Sevgi Saygı, çocuklar için yazdığı "Memo'nun Macerası" dizisi ve Şimugula adlı çocuk kitaplarının yanı sıra, genç edebiyattaki verimiyle de tanınıyor.
Alaz ve Ayaz, babaanneleri Behice Hanım'ın, yani Bici'nin günden güne değişen hallerine bir türlü anlam veremez. Bu işin arkasında, olsa olsa uzaylılar vardır! Birkaç arkadaşıyla birlikte "Uzaylılarla Yakın Temas" (UYT) grubunu kurar ve gizlice bir plan yaparlar: Yaşlılar izlenmeye alınacak, uzaylılar tespit edilecektir. Ancak, küçük dedektiflerin planı beklenmedik olaylarla karışır...
Babam Bir Çalıya Dönüştüğünde
Babam Bir Uzaylı
Babam Şimdi Çok Uzaklarda
Babamın Başına Kedi Kondu
Babamın Gözleri Kedi Gözleri
Bugün annem, ilk kez, ben sormadan, babamdan söz etti. Doğum günümden konuşuyorduk. İki gün sonra doğum günüm. Annem, babamın da doğum günüme gelebileceğinden üstü kapalı söz etti. Nereden biliyor? Demek benden gizli görüşüyorlar. Ben de annemden gizli, babamla mektuplaşıyorum. Ama üçümüz bir araya gelemiyoruz. Tuhaf bir bilmece. Babam doğum günüme gelirse sevinçten çıldırırım. Boynuna sarılır, asla gitmesine izin vermem.
Babamın Gözleri Kedi Gözleri, ilkokula giden bir kız çocuğunun günlüğünden oluşan bir roman. Bir gün yeni bir eve taşınırlar. Küçük kız, her gün, o çok sevdiği babasının eve gelmesini bekler. Baba gelmez. Çünkü, anneyle araları açılmıştır. Yine de babasıyla küçük kız arasında küçük haberleşmeler, kısa mektuplaşmalar olur. Duygu dolu, sevgi dolu bir kitap. Sevim Ak, ülkemizde çocuk kitabı yazan en başarılı yazarlardan biri. Yazdığı birbirinden güzel kitapları ardı ardına yayınlayacağız. Bu kitabı resimleyen Behiç Ak da ülkemizin sayılı çizerlerinden. Üstelik de Sevim Ak'ın kardeşi.
Babamla Aramdaki 6 Kişi
Bacaksız Kamyon Sürücüsü
“Heeey! Çekilin önümden.”
Bacaksız Bahri ve ailesi Kastamonu Cide’den İstanbul’a, Fesleğen Sokağı’na taşınalı birkaç ay olmuştur. Bacaksız’ın bu yeni mahallede çok fazla arkadaşı yoktur ama parlak bir fikri vardır: Yalnızca büyüklerin yapabileceği bir iş olan kamyon sürücülüğünü deneyip mahallenin çocuklarına kendini göstermek.
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Sigara Kaçakçısı, Bacaksız Okulda, Bacaksız Paralı Atlet ve Bacaksız Tatil Köyünde adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bacaksız Macera Peşinde
“Ya polis gene görürse bizi?”
Bacaksız Bahri’nin, çeşme başında kovalarını doldurmaya çalışan Gülten’e yardım etmek için yine parlak bir fikri var: Çeşmeye taktığı hortumu Gülten’in evine kadar uzatmak.
Ancak işler planladığı gibi gitmez. Başına gelenlerden kurtulmaya çalışırken Paytak Yılmaz’la karşılaşır ve bu iki kafadar kendilerini büyüklerin dünyasında bir maceranın içinde bulur.
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Okulda, Bacaksız Paralı Atlet ve Bacaksız Tatil Köyünde adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bacaksız Okulda
“Çiz bakalım yukarıdan aşağıya!”
Fesleğen Sokağı çocukları tatlı bir telaş içinde çünkü okullar açılıyor. Bacaksız Bahri ve arkadaşları da bu yıl okula başlayacak. Mahallede büyük küçük herkes o ilk günü sabırsızlıkla beklerken birbirinden güzel defterler, kalemler alınıp çantalara yerleştirilir. Bacaksız ve arkadaşlarını çizilecek yüzlerce düz çizgi ve yepyeni bir dünya bekliyor.
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Sigara Kaçakçısı, Bacaksız Paralı Atlet ve Bacaksız Tatil Köyünde adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bacaksız Paralı Atlet
“Haydi bastır Bacaksız Bahri!”
Fesleğen Sokağı’na ketenhelvacı gelmiştir. Daha önce ketenhelva yemeyen Bacaksız, pamuğa benzeyen bu şeyin tadını çok merak eder ama annesinden de para istemeye çekinir. Bacaksız’ın her zamanki gibi parlak bir fikri vardır. Küçük bir yarış yapacaklar ve kazanan helvayı alacak. Güçlü rakiplerine rağmen Bacaksız yarışı kazanacak mı? Ve yarış başlar, ketenhelvayı kim yiyecek?
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Sigara Kaçakçısı, Bacaksız Okulda ve Bacaksız Tatil Köyünde adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bacaksız Tatil Köyünde
“Bir dalıp çıkalım istersen.”
Bacaksız Bahri’nin babası Almanya’ya işçi olarak gidince o da annesiyle birlikte babaannesinin köyüne yerleşir. Bir sabah fenerin orada kurulmuş çadırları fark eden Bacaksız, büyük bir merakla orada kimlerin yaşadığını araştırmaya başlar. Yakın arkadaşı Tekin, bu yabancılarla çoktan tanışmıştır bile. Ne yapıp edip Fransız aileyle tanışmayı kafasına koyan Bacaksız, eğlenceli bir yaz geçirecektir.
Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız’ın başından geçenleri anlattığı Bacaksız Kamyon Sürücüsü, Bacaksız Sigara Kaçakçısı, Bacaksız Okulda ve Bacaksız Paralı Atlet adlı diğer kitapları da büyük keyifle okuyacaksınız.
Bağrı Yanık Ömer
Romanın başlangıç kısmı, yaşlı rehber eşliğinde Anadolu’nun ücra bir kasabasına giden şehirli yolcunun ağzından anlatılır ve Ömer’in halk nazarında destanlaşan hayatı hissettirilir.
Bağrıyanık Ömer romanı, kahramanı çocuk olan ilk eser kabul edilir. Romanda, Ömer’in çiftlikte geçen hayatı konu edilmektedir. Kendisini çok seven anne ve babası geçinemedikleri için boşanır ve başkalarıyla evlenir. Ömer üvey babasının ve üvey annesinin hoş olmayan davranışlarıyla karşılaşır. Bütün bunlara Ömer’in çocuk ruhu dayanabilecek midir? Şehirli yolcuya rehberlik eden yaşlı köylünün Ömer’e bu kadar saygı duymasının sebebi nedir? Mahmut Yesari yürek yakan bu romanında okuyucuyu oldukça duygulandırmaktadır.