Dersimiz: Amentü
Dertsiz Şehri’nde Tuhaf Olaylar
Kaç ton su içer bir gömlek?
Çocuk kitaplarıyla sevilen çevirmen Saliha Nilüfer, yaşamın doğal parçası olan eşyaları neşeli bir kurguyla dillendiriyor. Satın aldıklarımızın çevreye etkilerini ve tüketim çılgınlığını mizahi bir anlatımla düşündürüyor. Doğaya uyumlu üretim önerileri de sunan roman, yaratıcılığa, paylaşmaya ve geleceği aydınlatacak parlak fikirler bulmaya özendiriyor.
O sabah Dertsiz Şehri’nin dolaplarındaki tüm giysiler kaybolmuştur. Huzurlu yaşamaya alışmış halk, ne giyeceğini şaşırınca, büyük bir karmaşa kopar. Yöneticiler hemen, İki Gözüm Bizde Çözüm Şirketi’nde çalışan ünlü sorun çözücü Lacivert Nerdomert’i göreve çağırır. Cin fikirli kardeşler Fikriye Çitilembik ve Zeki Zıpırfikir de, halaları Gül Külyutmaz’la birlikte ona katılırlar. Eski günleri özleyen, başka mobilyalara öykünen geveze dolapların asıl derdini bulmak, tahmin etmedikleri bir maceraya dönüşecektir…
Dev Bir Benek
"Rutubetli bir bodrum katının duvarında asılı olsanız da, eğer mutluysanız güneş hemen yanınızdan doğuyor ve hiç batmıyor. Ben mutluluğa Benek beni duvardan indirdiğinde kavuştum."
Bisiklet, ustasının elinden çıktığı günden beri şehrin sokaklarıyla tanışmayı bekliyordu. Benek adında bir kıza hediye edileceğini öğrendiğinde, mutluluğu bütün aksamında hissetti. Ancak Benek bisiklete binmiyor; ona bakmaya, dokunmaya bile çekiniyordu. Benek ile annesi değişen hayatlarını yoluna koymaya çalışırken, bisiklet de onlara küskünce eşlik etti. İyileşmenin yolları, kurulacak yeni düzende ve yeni dostluklarda gizliydi.
Bir ailenin hayata tutunuş öyküsünü bir bisikletin dilinden anlatan Dilek Sever, okurlarıyla birlikte eski İstanbul sokaklarında dayanışmanın, umudun ve neşenin izini sürüyor.
Dev Şeftali
Roald Dahl, çocuklar için pek çok güzel kitap yazmış ünlü bir yazar. Daha önce yayımladığımız Çarli'nin "Çikolata Fabrikası" ile Çarli'nin "Büyük Cam Asansörü" adlı iki güzel kitabını okuduysanız, bu yazarın değerini bileceksiniz.
Bu kitabında, dev gibi kocaman bir şeftalinin üzerinde yapılan serüven dolu bir yolculuğun öyküsünü anlatıyor Roald Dahl. Bu öykünün baş kişisi James, küçük yaşta öksüz ve yetim kalmış dünya tatlısı bir çocuktur. Hayvanat bahçesinden kaçan bir gergedan, bir gün James'in annesini de babasını da yer.
Yapayalnız kalan zavallı küçük James, teyzelerinin yanına sığınmak zorunda kalır. İki teyzenin içleri kötülük doludur; James'e yapmadıklarını bırakmazlar. Bir gün... Hayır, öyküyü anlatmamızı beklemeyin. Okumaktan başka çareniz yok. Bir başlayın hele, elinizden bırakamayacaksınız.
Dijital Dedektifler 1 – Kamera Arkası
Eğlenceli görünen dijital dünyanın derinliklerinde sırlar saklıdır ve sırların mutlaka ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır.Dijital Dedektifler Asya ve Emre, dijital dünyanın karanlık köşelerinde karşılarına çıkan sırları çözmek için kolları sıvamışlardır. Çektiği videolarla hayvanseverlerin gönlünü kazanan bir sosyal medya fenomeninin garip davranışları dikkatlerinden kaçmaz. Ancak fenomenin sırlarını çözmek sandıkları kadar kolay olmayacaktır.Dijital dünyanın cazibesine kapılmadan nasıl güvenli bir şekilde gezinebileceğini öğreneceğin heyecan dolu macera için Dijital Dedektifler seni bekliyor.
Dijital Dedektifler 2 Oyunun Sonu
Dijital dünyanın tehlikelerine yönelik sosyal medya paylaşımlarıyla milyonlarca kişi tarafından takip edilen Dijital Baba Orhan Toker, çocuklar için kaleme aldı.
Eğlenceli görünen dijital dünyanın derinliklerinde sırlar saklıdır ve sırların mutlaka ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır. Dijital Dedektifler Asya ve Emre, dijital dünyanın karanlık köşelerinde karşılarına çıkan sırları çözmek için kolları sıvamışlardır. Piramitten Kaçış isimli bir bilgisayar oyunu salgına dönüşmüş genç yaşlı oynayan herkesi bağımlı hâle getirmiştir. Oyuncunlarını âdeta zombilere çeviren oyunun sırrını çözmek sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Dijital dünyanın cazibesine kapılmadan nasıl güvenli bir şekilde gezinebileceğini öğreneceğin heyecan dolu macera için Dijital Dedektifler seni bekliyor.
Dijital Dedektifler 3 – Sosyal Maskara
Eğlenceli görünen dijital dünyanın derinliklerinde sırlar saklıdır ve sırların mutlaka ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır.
Dijital Dedektifler Asya ve Emre, dijital dünyanın karanlık köşelerinde karşılarına çıkan sırları çözmek için kolları sıvamışlardır. Kaçolar isimli fenomenler, videolarında zorbalıklar yaparak insanları mağdur ediyorlardır. Son zorbalıklarında balatayı taşa vurmuş Dijital Dedektifler’in radarına takılmışlardır. Ancak bu sefer sandıkları kadar kolay kurtulamayacaklardır.
Dijital dünyanın cazibesine kapılmadan nasıl güvenli bir şekilde gezinebileceğini öğreneceğin heyecan dolu macera için Dijital Dedektifler seni bekliyor.
Dilek Bekçileri
Sürprizlerle dolu, heyecan verici bir maceraya hazır ol!
Sadece masum bir dilekte bulunduğunu düşünen Felix, Dilek Bekçisi Rupus’la tanışacağını bilmiyordu. Üstelik dilek bekçisi çırağı olması için teklif alacağını tahmin bile edemezdi. O güne kadar sıradan bir hayatı olan Felix, kasabadaki dilekleri; umutları ve hayalleri yok etmek isteyen Dilek Hırsızları’ndan korumalıydı artık. Acaba muhteşem ikili Dilek Bekçisi Rupus ve Çırak Felix, DIlek Hırsızları’nı durdurabilecek mi?
Dinozorlar Kuru Yemiş Yemez
Dinozorumun Saklandığı Yer
Disney Uykudan Önce En Tatlı Öyküler
Doğaya Fısıldayan Çocuklar
İtalyan Andersen ödüllü romanı Parlak Fikir Pastası ile çok sevilen Luigi Ballerini, bu kez her yaştan okuru çocukluğun unutulmaz yaz tatillerine, iz bırakan arkadaşlıklara götürüyor. Çok farklı iki çocuğun yürekleri ısıtan öyküsünü, doğayla harmanlayan yazar, büyülü gerçekçi kurgusuyla pastoral bir dünya resmediyor. Mutluluğun, keşiflerin ve hayal gücünün sınırlarında dolaşırken, kaygıları ve önyargıları yıkıyor, naif ve samimi bir değişimi fısıldıyor. Arkadaşlığın ve çiçeklerin iyileştirici gücünü duyumsatan roman, çocukluk enerjisiyle dolu sıcacık bir okuma deneyimi sunuyor.
Çiftlikte, kalabalıktan uzakta yaşayan Andrea, disleksik olduğunu öğrenmesi dışında, sıradan bir yaz geçireceğini sanır. Oysa tatil kiracıları Nico ve ailesinin çıkagelmesiyle günleri ummadığı kadar renklenir. İki arkadaş kırlarda koşuşturur, keşifler yaparlar. Bir gün Nico ona, çiçeklerle ilgili kimseye anlatmadığı bir sırrını açınca, gizemli bir arayışa girerler. Doğanın diliyle konuşmak ve mutluluk arasında gerçekten bir bağ var mıdır?..
Luigi Ballerini: 1963'te İtalya'nın Sarzana kentinde doğdu. Doktor ve psikanalist olarak çalışan Ballerini, çocuk ve gençlik kitaplarının yanı sıra gazete ve dergilerde eğitim ve gençler üzerine yazılar yazıyor, çocuklara ve gençlere seminerler veriyor. Ballerini'nin, Zia Dorothy (Dorothy Teyze) isimli kitabı 2010'da White Raven Ödülü'nü, Günışığı Kitaplığı'nın Türkçe'ye kazandırdığı ilk kitabı Parlak Fikir Pastası (La signorina Euforbia. Maestra pasticciera) 2014'te 9-12 yaş çocuk kitabı dalında İtalyan Andersen Ödülü'nü; Io sono Zero (Adım Sıfır, 2015) kitabı ise 2016'da gençlik kitabı dalında Bancarellino Ödülü'nü kazandı. Türkçe'de yayımlanan ikinci kitabı, Doğaya Fısıldayan Çocuklar (L'estate di Nico, 2016) olan yazarın son çocuk romanı, L'isola di Pibi (Pibi'nin Adası, 2019). Ballerini, eşi ve dört çocuğuyla birlikte Milano'da yaşıyor.
Doğum Günü Armağanı
Doktor Dinozorla Ateşe Yolculuk – Keşiflerle Düny
Ateş neden bu kadar önemli?
Onu ilk kim, nasıl keşfetti?
Ateş olmasa dünya nasıl bir yer olurdu?
Bu soruların cevabını merak ediyor musunuz? O zaman Doktor Dinozor ve ekibiyle tanışın! Öğrenmeye ve öğretmeye meraklı Doktor Dinozor, eğlenceli olduğu kadar tembel Dino ve kendini sürekli geliştiren Bay Beyin ateşin tarihini öğrenmek için Eski Taş Çağı’na yolculuk yapıyor.
Sıkı tutunun, ateşin ilk yakıldığı ana gidiyoruz!
Doktor Dinozorla Yazıya Yolculuk – Keşiflerle Dün
Dolunay Dedektifleri 1- İz Peşinde
Yepyeni bir dizi... Dizinin ilk kitabı. Heyecan, serüven, şaşırtıcı ayrıntılar..
5 iyi arkadaş. Birce, Ece, Oğuz, Bilgecan ve Ada.. Akıllı, önsezili, cin gibi çocuklar. Hayal güçleriyle gözlem güçleri birleşince, çoğumuza "yok canım" dedirtecek ipuçlarından yola çıkıp öyle kördüğümler çözüyorlar ki bu grubun içinde olup o serüvenleri yaşamadığınıza hayıflanıyorsunuz.
Dolunay Dedektifleri 2 – Dehşet Mektuplar
5 iyi arkadaş; Birce, Ece, Oğuz, Bilgecan ve Ada... Akıllı, meraklı, cin gibi çocuklar. Bu kez, bir Türk bilim adamının, insanlığı etkileyecek denli önemli keşfi üzerine düğümlenen bir gizin peşindeler.
- İlk kitabı ile çocukları gizemli maceralara sürükleyen dedektiflik dizisinin ikinci kitabı.
- Yine iç içe geçmiş inanılmaz serüvenler, ucu Türkiye'de düğümlenen gizler...
- Beş kafadarın hayal güçleriyle gözlem güçleri birleşince çoğumuza "yok canım" dedirtecek ipuçlarından yola çıkıp öyle kördüğümler çözüyorlar ki bu grubun içinde olup o serüvenleri yaşamadığınıza hayıflanıyorsunuz.
- Mavisel Yener, çocuk yazınının her alanında önemli ödüller almış bir yazar.
- Murat Sayın'ın vinyetleriyle.
Dolunay Dedektifleri 4 – Korkunç Satranç
O gece dolunay vardı; etraf alışılmış olandan çok daha sessizdi. Dolunay sanki yeryüzündeki her şeyi susturmuş, onun ışığıyla yıkanmanın dışında bir şey düşünen kalmamıştı. Milyarlarca yıl öncesinden miras kalan o dolunay gecesi yeniden aydınlatıyordu gizemi... "Zekâmızı ve ipuçlarını kullanmanın zamanı geldi!" dedi Dolunay Dedektifleri...
Dolunay Dedektifleri 5 – Ölüler Ormanı
Onlar, beş kafadar arkadaş. Heyecanlı, enerjik, akıllı ve meraklı.
Dolunay onların yaşamına, olağanüstü bir serüvenle girdi. Birbiri peşisıra öyle gizemli olayları çözdüler ki şimdi dünyanın ünlü dedektifleri şaşkınlık içinde onları izliyor.
İlk dört kitabı ile çocukları inanılmaz serüvenlere sürükleyen dedektiflik dizisinin beşinci kitabında macera devam ediyor.
Dolunay Dedektifleri 6 – Yarasa Yarışları
Onlar, beş kafadar arkadaş. Heyecanlı, enerjik, akıllı ve meraklı. Dolunay onların yaşamına, olağanüstü bir serüvenle girdi. Birbiri peşisıra öyle gizemli olayları çözdüler ki şimdi dünyanın ünlü dedektifleri şaşkınlık içinde onları izliyor.
Herkes bilir ki hiçbir sır gizli kalmaz! Ama bu kez Dolunay Dedektifleri'nin işi çok zor.
"Nerik'in ikizi"nde, "yarasa savaşçılar"ın izinde, sonraki kuşaklara aktarılması gereken tılsımın gizini çözebilecekler mi?
İlk beş kitabı ile çocukları birbirinden inanılmaz serüvenlere sürükleyen dedektiflik dizisinin altıncı kitabı.
Beş kafadarın hayal güçleriyle gözlem güçleri birleşince çoğumuza "yok canım" dedirtecek ipuçlarından yola çıkıp öyle kördüğümler çözüyorlar ki bu grubun içinde olup o serüvenleri yaşamadığınıza pişman oluyorsunuz.
Mavisel Yener, çocuk yazınının her alanında önemli ödüller almış bir yazar.
Domates Saçlı Kız
Çürük Yumurta Kenti’nin en gevezeleri kimlermiş, biliyor musunuz? Nereden bileceksiniz hadi ben söyleyeyim: Günlerini kent meydanlarındaki sakız ağcında çan çan konuşarak geçiren iki kargaymış. Birinin adı Tiktak, ötekininki Tıkıtık’mış.Kent halkı bu iki karganın sinir bozucu konuşmalarından usanmış, çareyi, meydandan kilometrelerce uzağa taşınmakta bulmuş. Meydandaki dükkan sahipleri ise kolay kolay faka basacağa benzemiyorlarmış. Günlerden bir gün kasabaya bir turist topluluğu gelmiş. Yaşlı bir turist bu kargaları izlemeye karar vermiş. Tiktak’ın peşine düşmüş. Tiktak kimselere görünmeden, evlere, ofislere giriyor, oradan bir belge, bir mektup, bir günlük sayfası, bir reklam broşürü, bir magazin dergisi alıp kaçırıyormuş. Kaçırdıklarını sakız ağcının kavuğuna sıkıştırıyor, sonra iki karga buluşup bu yazılı belgeleri okuyup konuşuyorlarmış. Sevim Ak, bu romanında, işte bu belgelerden yola çıkarak Domates Saçlı Kız’ın öyküsünü, o her zamanki renkli anlatımıyla önümüze seriyor.
Don Kişot – Bilgi Yayınevi
Don Kişot – Can Çocuk
İspanyol yazar Cervantes'in yazdığı ünlü Don Kişot romanı, yazılışının 400'üncü yıldönümünde, bütün dünyada kutlandı. Bu büyük kutlamaya Can Çocuk olarak biz de katkıda bulunmak istedik. Ünlü Alman gülmece yazarı Erich Kastner'in çocuklar için yalınlaştırıp yeniden yazdığı Don Kişot kitabını yayına hazırladık. Don Kişot, atadan, dededen kalma paslı zırhını kuşanır, mızrağını, kılıcını alır, sıska atı Rosinante ile, bir şövalye gibi yollara düşer. Amacı birtakım kralları devirmek, sevdiği soylu hanımefendi Dulsinea'nın gönlünü çekmektir. Kendisi gibi saf bir adam olan şişko Sanço Panza'yı da yanına alarak saldırılarına başlar. İlk saldırısını yel değirmenlerine karşı yapar. Sonra bir şarapevinde şarap tulumlarını kılıcıyla delik deşik eder. Yol keser, düellolar yapar. Erich Kastner, bu korkusuz, yürekli, alabildiğine saf şövalye bozuntusunun serüvenlerini aktarırken, kaybolan şövalyeler döneminin değerlerine sarılıp öylece kalmış sıra dışı bir adamı da, Cervantes gibi, ölümsüzleştiriyor.
Don Kişot Çocuk Klasik
Kendisini cesur bir şövalye olarak gören Don Kişot ve sadık seyisi Sanço Panza hem gerçek hem de düşsel düşmanlarla savaşırken gerçeği ortaya çıkarıyorlar. Don Kişot ve Sanço Panza yenilgiye de uğrasalar, her seferinde ayağa kalkıp ünlü bir şövalyeye ve onun vefalı seyisine yakışan yeni maceralar aramaya devam ediyorlar. İlk basımı tam 400 yıl önce yapılan Don Kişot, modern anlamda edebiyat tarihindeki ilk roman. Klasiklerin en başında gelen Don Kişot, Nobel Enstitüsü'nün 2002 yılında yazarlar arasında yaptığı bir ankette tüm zamanların en önemli romanı da seçilmiştir.
Dondurmam Tılsım
Dört Kardeştiler
Dört Kardeştiler, ana babalarını art arda yitiren dört kardeşin kendi başlarına ayakta durma çabalarını anlatmaktadır. Renkli bir köy ortamında geçen romanda, sevgi ve özveriye dayalı kardeşlik başları, şaşırtıcı ve zaman zaman da duygu yüklü serüvenlerle kaleme alınmıştır.
Usta yazar Gülten Dayıoğlu dostluk, kardeşlik, dayanışma, özveri gibi kavramlarla zenginleştirdiği romanıyla çocuklara oldukça duygusal ve heyecanlı anlar yaşatıyor.
Dört Kuleli Şövalye Kalesi
Bir adada oldukları için görülmesi en muhtemel hayvanlar keçilerdi. Bu küçük ayaklı hayvanların izlerini ve zeytin çekirdeğine benzeyen dışkılarını takip etmeye karar verdiler. Böylece onların su içtikleri yerleri bulacaklardı. Sağ taraflarında ağaçların yoğun olduğu bölgeye doğru yürüdüler, bir süre sonra gerçekten de keçilerin izleri gittikçe belirginleşmeye başladı. Üçü birden bulacakları suyun bir akarsu, çay gibi hareketli bir su olması için dua ediyordu. Çünkü durgun sular genelde içilmeyecek kadar pis, akan sular ise temiz ve kokusuz olurdu. Eğer su kaynağı bulamazlarsa akıllarına tek gelen, gece kurdukları tentenin üzerinde birikecek yağmur sularını kullanmaktı. Bunu sene başında yaptıkları doğada kalma eğitimi sırasında öğrenmişlerdi. Ancak yağmur yağması gerekiyordu.
(…) Öğretmenimiz yönleri anlatırken şöyle demişti; “Eğer doğadaysanız ve nerede olduğunuzu bilmiyorsanız bakacağınız birkaç yer var. Öncelikle ağaçların yosun tutmuş taraflarını bulmalısınız, bu bize kuzeyi gösterecektir. Sonra da karınca yuvalarının girişlerindeki toprak yığıntısının olduğu yöne bakın, bu da kuzeyi işaret eder”. Hadi şimdi hep birlikte bakalım ve emin olalım.
Hepsi birden çevrelerindeki ağaçların gövdelerine bakmaya başladılar. Biraz sonra sesler duyuldu. “Buldum, buldum.” Bu sefer Cem elinde bir bayrak sallıyordu. Bayrak, bir ağacın tamamen yosun tutmuş tarafındaki minik kovuğuna konmuştu. Üzerinde, “2” Buldum hemen yönümü, çizdim sonra yolumu, yazıyordu. Hemen onu da torbaya yerleştirdiler.
Midas’ın Geveze Berberi ve Prenses Ada’nın Tuhaf Ayakları adlı kitaplarıyla tarih, mitoloji, arkeoloji ve antropolojiyi yakınımıza getiren İpek Arman, bu kez yön bulma ve doğayı incelikle okuma konuları üzerine eğiliyor. Hayatları aniden gizemli bir maceranın sosuna bulanan, bu sırada hem doğayı hem de birbirlerini yeniden keşfeden öğrenci grubunun hikâyesi, şimdi sizin sularınıza demir atmaya hazırlanıyor. İyi okumalar.
Yüzer okul Dafne’de öğrenim gören Yakamoz grubu, kendilerini ıssız bir adada bulur. Hiç anlaşamayan bu yedi öğrenci, hiç bilmedikleri adada koca beş gün geçirecektir. Üstelik keşifler yapacak, şifreler çözecek, yiyecek bulacak ve bir hedefe ulaşmaya çalışacaklardır. Ama önce takım olmayı başarmaları gerekmektedir.
Yön bulmanın incelikleri nelerdir? Yiyeceklerimiz kısıtlıyken doğada nasıl beslenilir, enerji veren besinler hangileridir? Temiz su kaynaklarına nasıl ulaşılır? Yosunlar ve karınca yuvaları bize neler fısıldar? Kutup Yıldızı nasıl bir yol arkadaşıdır? Gölgeler bize hangi konuda yardım edebilir? Hepsi ve fazlası, Yakamoz grubunun keşiflerinde saklı.