Ormanın Kalbindeki Çocuk
File Bekçisi
"Beklenmedik bir şey, güvenebileceğin tek şeydir."
Başta Carnegie Madalyası ve Guardian Çocuk Kitapları Ödülü olmak üzere dünyanın en prestijli edebiyat ödüllerine değer görülen İngiliz yazar Mal Peet'ten, her sayfasında futbolun coşkusunu hissedeceğiniz mucizevi bir roman: File Bekçisi.
Güney Amerika'nın bir numaralı spor yazarı Paul Faustino, takımına Dünya Kupası'nı kazandıran efsane kaleci El Gato ile özel bir söyleşi gerçekleştirmek üzere gazetedeki ofisinde buluşur. Faustino maç hakkında konuşmayı planlarken El Gato sohbetin gidişatını değiştirerek sıra dışı bir hikâyenin kapılarını aralar. El Gato, çelimsiz ve özgüvensiz bir çocuğun nasıl devleşen bir kaleciye dönüştüğünü anlatarak ilham verici bir başarı öyküsü paylaşır. Oysa, bu alelade bir başarı hikâyesi değildir. Yağmur ormanlarının ortasında gizli bir futbol sahasında beliren, gizemli File Bekçisi'nin yetiştirdiği on iki yaşındaki bir çocuğun, yani kendisinin zirveye tırmanış öyküsüdür…
Yırtıcı hayvanların gölgelerde çığlık attığı, ağaçlardan gelen fısıltıların gökyüzünü yırttığı; karanlıklardan çıkagelen haşin, bilge ve gizemli bir futbolcunun varlığıyla yoğunlaşan bu büyüleyici roman edebi zenginliğinin yanı sıra olağanüstü bir sinematografik anlatım da sunuyor. Öyle ki, kitapseverler futbol karşılaşmalarının yer aldığı bölümleri okurken kalede adeta kendileri varmış hissine kapılarak müthiş bir heyecana sürükleniyor.
Yakın geçmişte sonsuzluğa uğurladığımız Mal Peet'in, Branford Boase, Nestlé Smarties ve Amerikan Kütüphaneler Birliği ödülleriyle taçlandırılan File Bekçisi isimli kitabı, futbolun ruhunun ve sırlarının açığa çıkarıldığı, her vuruşta ve kurtarışta okurunu coşkuyla saran destansı bir öykü.
"Bu kitapta herkes için bir şeyler var; özellikle de mükemmel yazılmış kitapları sevenler için."
The Guardian
"Bu romandaki gizemin ve futbol aşkının tadını çıkarmanız için futbol tutkunu olmanız gerekmiyor."
-The Booksellers-
Boşluk
Bizim Mahallenin Çocukları
Çocuklar Adası
"Gündüz, Necla, Acar sefaret katibinin çocuklarıydı. Beşir, dünyada kimsesi olmayan Bekir amcanın evlatlığıydı. Güzin, kahve tüccarının kızıydı. Yaman da onun ağabeyiydi. Çok inatçı bir çocuk olan Turgut da sefaret katibinin akrabasından birinin oğluydu. Bu yedi çocuk Bombay’da birbirleriyle sıkı fıkı görüşüyorlardı. Mektep tatili olduğu için sefaret katibi çocuklara bir deniz gezisi yaptırmak istemiş ve yanlarına Bekir amcayı da katarak onları bir İngiliz ahbabının yatına bindirip yola çıkartmıştı."
Kemalettin Tuğcu Çocuklar Adası kitabında; sorumluluklarının farkında olmayan, zamanlarını boşa geçiren çocukların, başlarına gelen bir felaket ile birlikte gerçek güçlerini ortaya koyma hikayesini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.
Köydeki Evimiz
Zaman Sihirbazı
Kayıp Kitaplıktaki İskelet 3 Fare Sarayı
Çocuk edebiyatımızda iki yazarlı roman geleneğinin gelişmesinde büyük katkıları bulunan Mavisel Yener ve Aytül Akal’ın, ilk iki kitabı yüz binlerce okurun hafızalarında yer edinen “Kayıp Kitaplıktaki İskelet” efsanesi, serinin üçüncü halkası Fare Sarayı ile devam ediyor.
Babasının suçsuzluğunun kanıtlanmasının ardından yaşadığı zor günleri geride bırakmaya çalışan Ceylan, arkadaşı Ali’yle birlikte Efes’in güzelliklerini paylaşmak üzere bir blog hazırlamaya koyulur. İskeletin gizemi henüz tam olarak çözülememişken, civarda kazı yapan bir arkeoloğun kayboluşu ve ardında bıraktığı madalyon, Çelimsiz, Kapkap, Efes ile Hayvanlar Dedektiflik Bürosu’na yeni katılan Miro ve Baykuş Serapis’i iz sürmeye iter. Acaba hazine avcılarını Efes’e sürükleyen gizli hazinenin ardında yatan sır nedir? Burnuna ve aklına güvenen sevimli ve bilge hayvan dostlarımız esrarengiz olayları günışığına çıkarmaya uğraşırken Efes antik kentinde gezinen iki tuhaf kişi büyük merak uyandırır. Sosyal medyanın ne gibi tehlikelere sebep olabileceğini tahmin edemeyen Ceylan ve Ali, bloglarına ulaşan tehdit mesajlarıyla bir anda sarsılır. Efes’in her daim güneşle yıkanan antik taşlarının gölgelerine saklanan esrarengiz olayların ucu bu kez isli puslu bir Fare Sarayı’na dayanacaktır…
Eserleriyle pek çok ödüle değer görülen, kitapları onlarca farklı dile çevrilen Mavisel Yener ve Aytül Akal’ın dünya antolojilerine giren “Kayıp Kitaplıktaki İskelet” serüveninin üçüncüsünde heyecan doruk noktasına ulaşıyor. Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan Efes’in güzelliklerini gizemli bir öyküde buluşturan ikili, özgün kurgusuyla okurlarına kültürel miras bilinci, araştırma-sorgulama arzusu ile tarih sevgisi kazandırıyor.
Çözülmeyi bekleyen nice bilmeceyle Efes kitapseverlerin, kitapseverler de kendilerine sunacağı nice yeni bilmeceyle hayatın yolunu gözlüyor.
Baykuş Serapis’in de dediği gibi, “Yeryüzü harman yeridir. Ekilir, savrulur, toplanır. Yine ekilir, yine savrulur, yine toplanır…”
Haylazların Kralı
Babam Şimdi Çok Uzaklarda
Kamyon Kafe
Bir kamyon kaç öykü taşır?
Ödüllü şair ve yazar Çiğdem Sezer'den vefanın, iyiliğin, sevginin sokaklarında yürüyen, hep bildiğimiz, en iyi bildiğimiz duyguların romanı! Sıradan bir evde yaşananları, şiir ve şarkılar eşliğinde umuda dönüştüren yazar, sıcacık bir dönem anlatısı sunuyor. Modern dünyanın asfaltlarından ve teknolojiden uzakta, taşra yaşamının ayrıntılarını ustalıkla, incelikle damıtıyor. İnsana ve insana dair olana duyulan sevgiyi, güveni dillendiren, bizi biz yapan hatıralarımıza sahip çıkan bir mahalle romanı. Kapısı hep açık evlerle dolu, gerçek, kurgulanmamış, nasılsak öyle, ev gibi bir mahalle... Çoluk çocuk her yaştan okur için, eski günlerden çıkıp gelen, özlediğimiz bir dost gibi.
Annesini yitirmiş, babası da uzaklara gitmiş bir çocuk, dedesi ve anneannesiyle yaşamaktadır. Derviş Dede'nin her gün özenle baktığı kırmızı kamyonu neyse, Mukadder Anneanne için de dikiş makinesi odur. Azla yetinmeyi bilen, birbirini ve hayatı seven bu aile için asıl zenginlik iç huzurudur. Mahallede olup biten olaylar, eve girip çıkan komşular, Tanrı misafirleri, küçük torunun hayatında zamanla derin izler bırakacaktır...
Gacagucu Ve Dünyanın Öbür Ucu
“Tam üç milyon yıl önce, ormanın derinliklerinde güneşli bir günde hava birden karardı. Yumuşak toprağın üzerine bembeyaz karlar yağdı. Çiçekli böcekli topraklar yerini buzlara bıraktı. Dünyanın öbür ucundaki Gacagucu, toprağın altında kaldı. Büyük bir buz kütlesi, bedenini kuşattı”
Sinan Yaşar, Gacagucu ve Dünyanın Öbür Ucu kitabıyla minik okurları hayvanlarla dolu esrarengiz bir maceraya çağırıyor.
İdealist Öğretmen
Ormanda Eğlence
Sıra dışı karakterler, uçan evler, yürüyüşe çıkan dağlar, dallarından terlik sarkan bir ağaç, konuşan sırt çantası, ev sahibine mektup yazan bir örümcek, hayali bir coğrafya…
Bir öğretmen, gazeteci, çocuk televizyon programları ve kitapları yazarı Rodari’nin kitapları tüm dünyada 50 dile çevrildi ve 1970 yılında uluslararası Hans Christian Andersen Ödülü’nü kazandı. Tekerlemeler, dil oyunları, akıl almaz bir hayal gücü ve fantastik karakterler ile özgürlüğü, hoşgörüyü, dayanışma ve hayvan sevgisini anlatan en eğlenceli öyküleri bu kitapta toplandı.
Rodari’nin kaleminden Ormanda Eğlence, Sophia Fatus’un gülümseten desenleri, Sima Özkan’ın çevirisiyle Türkçede…
Korudaki Komşular
Kente yakın bir korulukta, kendi doğal ortamlarında yaşayan küçük sevimli hayvanlar, insan yapımı nesnelerle karşılaştıklarında ne düşünür, nasıl davranırlar acaba?
Usta yazar Ayla Çınaroğlu'nun yazdığı, ressam Mustafa Delioğlu'nun yepyeni bir tarzla resimlediği Korudaki Komşular'da doğa sevgisini, arkadaşlığı, yardımlaşmayı ve çevre bilincini bulacak; bir solukta okuyacaksınız.
Buzdolabının Sırrı
Farklı
Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk
Uçan hamamböceklerinden, hipermetrop armutlardan, tütü giyen paspaslardan ve dört yüz elli beş yaşındaki bir çınar ağacının gölgesinde hayal kurmaktan hoşlanan “ödülsavar” yazar Hanzade Servi, yepyeni kitabı Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk’ta, siz sevgili hiç tanımadığı okurlarını nostaljik bir deneyim yaşamaya, mektuplaşmaya çağırıyor…
Koşandere İlköğretim Okulu 5-B sınıfında okuyan Baler Işık Oyalı'nın canı fena halde sıkkın şu günlerde. Türkçe öğretmeninin verdiği mektup ödeviyle başı belada. Her türlü teknolojik harikayla iletişimi saniyelere taşıdığımız 2015 yılında mektup yazmak da nesi diye hayıflanıp duruyor. Üstelik hiç tanımadığı birine, İstanbul'un falan filan mahallesinde oturan Tayra adında bir kıza! Görünen o ki dünyayı uzaylılar bile ele geçirse, bu mektup işinden kurtulamayacak sevimli dostumuz…
Uzaylılardan bahsetmişken, mahalle esnaflarından Korkut Dede’nin bir ay önce satışa çıkardığı devasa teleskop Baler’i ve kankası Dağhan’ın aklını başından almışa benziyor. Beş yaşından beri en büyük hayalleri kendi adlarıyla anılacak bir gezegen keşfetmek olan ikilinin bu teleskobu satın alabilmeleri için tamı tamına 2999 lira bulmaları gerekiyor. Peki bu parayı nasıl toplayacaklar dersiniz? Tavuk kılığına bürünüp bale yaparak? Müthiş bir video çekip YouTube fenomenine dönüşerek? Kendilerine miras bırakacak zengin ve yaşlı akrabaları olup olmadığını araştırarak?
Baler’in aklı bir hayli karışık. Tasmanya canavarlarını aşılamak, timsahların dişlerini fırçalamak gibi bilumum önemli işler için Avustralya’ya göç eden babasının hasreti yetmezmiş gibi, bir de kardeşi Çatal’ın yaramazlıkları ve sınıflarındaki Gıcık Ötesi Çocuk Yaman’la uğraşmak zorunda. İyi ki ona yaşama sevinci aşılayan ve küçük mucizelere inanmasını sağlayan 86 yaşında, über hiper süper yeteneklere sahip yeni bir arkadaş ediniyor da biraz olsun nefes alabiliyor…
Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk, mektupla yaratılan küçük bir mucizeyi anlatırken, bu dünyadan göçmeye hazırlanan yaşlı bir çocuğun neşe içinde geçen son günlerine ve on yaşındaki bir çocuğun günden güne olgunlaşmasına tanık ediyor okurlarını. Öğretmenlerin baş tacı edeceği bu kitabı okuduktan sonra mutlaka birilerine mektup yazmak isteyeceksiniz...