Matthewun Rüyası
“Bir gün Matthew’u ve sınıf arkadaşlarını müzeye götürdüler.
Müzeye ilk gidişleriydi.
Gördükleri karşısında şaşırdılar.
Kral IV. Fare’nin komutan giysisiyle dev bir resmi vardı.
Onun yanında ise Matthew’un ağzını sulandıran bir peynir resmi…
Bir de havada uçan kanatlı fareler ile boynuzlu, iri kuyruklu fareler, dağlar, gürül gürül akan ırmaklar ve rüzgâra boyun eğen dallar…
Dünya bütünüyle burada, diye düşündü Matthew.”
Sanatın tanımı zor ama siz bir de Lionni’den dinleyin.
O, çocukların da sanata ihtiyaç duyduğunu biliyor, bize sanatı ve hayatımıza yansıyan tatlı etkilerini tüm yalınlığıyla anlatıyor.
Bu kez, ailesi doktor olmasını umarken gönlünü renklere kaptıran Matthew’un hikâyesi bekliyor okurları.
Küçük farenin ressam olma yolundaki kararlı adımları, bizim de yollarımızı aydınlatıp renklendirecek şüphesiz.
“Dünya bütünüyle burada.”
Tozlu tavan arasında yaşayan fare Matthew’ın ailesi doktor olmasını ister, o ise dünyayı görmeyi.
Bir gün arkadaşlarıyla müzeye gider.
Bu harika günün ardından kendisini bambaşka bir dünyanın içinde bulur.
Artık her şeyi farklı görür, rüyaları bile renklenmiş ve biçim değiştirmiştir.
Öyle mutludur ki! İşte şimdi dünya tam da fırçasının ucundadır.
Bu Kış Kimse Üşümeyecek
Bu Kış Kimse Üşümeyecek”
Küçük kır faresi ısınmak istiyor!
Soğuk bir kış sabahı üşüyerek uyanan küçük kır faresi, yakacak çalı çırpı bulmak için yola koyulur. Ama karlarla kaplı uçsuz bucaksız ormanda beklenmedik bir şey olur. Bakalım küçük kır faresi ısınmanın bir yolunu bulabilecek mi?
Tavşan dev yığını görünce gözlerine inanamadı.
“Bu yükü çekmeye gücüm yetmez!” dedi.
“Güçlerimizi birleştirirsek çekebiliriz” dedi küçük fare.
Feridun Oral’ın yazıp resimlediği sıcacık bir hikâye.
Yılanlar (Seviye 2)
National Geographic’in uzman fotoğrafçılarının imzasını taşıyan görsellerle, zengin bir içerik olarak bu kitapta bir araya geldi. 14 kitaptan oluşan, 2. seviye okuma kitaplarından biri olan Yılanlar, görsel ağırlığı sayesinde çocukların konudan kopmamalarını sağlar ve yeni kelimelerin anlamlarını açıklayarak onları tek başlarına okumaya teşvik eder.
Seviye 2; Tek başına okuyabilen çocuklar içindir.Seviye 2 kitapları, uzun cümlelere ve yeni kelimelere hazır olan çocuklar için mükemmeldir. Yeni kelimelerin tanımları sayfalarda verilmiştir.
İyilik Ne Renktir?
İyiliğin bir rengi olabilir mi? Kitabımızın kahramanı Yalıçapkını’nın en merak ettiği soru: İyilik ne renktir? Karşılaştığı kuşlara bu soruyu sorar. Önce Kanarya ile karşılaşır. Kanarya altın rengi kanatlarını çırparak iyiliğin sarı renk olduğunu söyler. Güneş’in şefkatle Dünya’mızı ısıttığını ve başakları büyüttüğünü belirtir. Karga iyiliğin siyah olduğunu söyler. Gecenin merhamet ve nezaketle Dünya’mızı örttüğünden bahseder. Her bir kuşun cevabı kendi rengindedir, verdiği örnekler farklıdır. Yalıçapkını, hepsinin de haklı olduğunu düşünür, kafası karışır. Tam bu esnada karşılaştığı biri ona aradığı cevabı verir. Acaba iyilik ne renktir?
National Geographic Kids – Gerçek Ejderhalar!
National Geographic Kids – Ördekler
Cotturuk Defterleri
Öyküleriyle sevilen yazar Pınar Öğünç, ilk kez çocuklar için yazdı! Öğünç, hayatı “tuhaf” sorular sorarak, içindeki hikayelerle keşfeden, artık kendi hikâyelerini yazmaya karar veren çocukları anlatıyor. “Tipsiz” hayvanlar, “önemsiz” eşyalar Cotturuk Defterleri'nde, Mısra Karahan'ın incelikli resimleriyle canlanıyor.
Herkes gibi, Maya’nın da canı arada bir sıkılırdı. Ama o gün, ilk kez can sıkıntısı üzerine düşündü, adını "cotturuk" koydu. Sona'yla birlikte cotturuktan kurtulma yöntemlerini yazdıkları defteri, Robin'le başladıkları Hıttırık Soruların Hıttırık Cevapları defteri izledi. Başka sorular, başka hayaller, üç arkadaşı yeni bir defterin sayfalarına itti. Kendi öykülerini yazdılar! Çiğnenmiş bir sakızın, bir demet maydanozun, bir çay süzgecinin, bir sivrisineğin de bir hayatı, anlatacağı maceraları vardı çünkü...
Kitap Okuma Günlüğüm
Lalanın Kelimeleri
Çocuklar İçin – Vücudumuz
Komik Yer İsimleri Oteli
Bavulumdaki Kırık Fincan
Çınar Ağacı Ve Yürüyen Köşk
İlknur Güntürk'ün Kalıpçı'dan Yalova'daki yürüyen köşkün hikayesi!
1929 yazında İstanbul’dan Bursa’ya giden Atatürk, Yalova
açıklarında sahilde gördüğü kocaman, yeşil mi yeşil çınar ağacından çok etkilenmiş ve yanına bir ev yapılmasını istemiş. Bu isteği üzerine hemen minik bir köşk yapılmış ve Atatürk yaz aylarını orada geçirmeye başlamış.
Bir sonraki yıl çınarın dalları uzadıkça uzamış, bir de köşke değince, bahçıvan dalları kesmeye karar vermiş. Bunu gören Atatürk karşı çıkmış ve çok şaşırtıcı bir çözüm bulmuş: Köşkün yerini değiştirmek! Peki bu mümkün müymüş?
Araştırmacı yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı, tarihte yaşanmış bu ilginç olayı çocuklar için hem masalsı bir dille anlatıyor hem de Atatürk ve doğa sevgisini vurguluyor.