Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?
Kip Kardeşler Çocuk Klasik
Okyanusya kıtası çalkantılı günler geçiriyor. Avustralya, Yeni Zelanda, Avustralya ve Filipinler’in dört bir yanı, gözü dönmüş biçimde zenginlik dolu bir hayat peşinde koşan altın arayıcıları ile dolu.
Kaptan Gibson’ın gemisi James Cook, altın aramak için gemiden ayrılan dört tayfa yüzünden çaresiz hâlde, limanda beklemekte. Kaptan, oğlu Nat ve geminin ortağı armatör Hawkins ile buluşmak için hemen yola çıkmak istiyor ama nafile… Çünkü bu uzun ve sıkıcı bekleyiş, gemiyi ele geçirmek isteyen baştayfa Balt’ın kendisi gibi kötü niyetli birkaç adam bulup getirdiği ana dek devam edecek.
Acaba bu uygunsuz şartlar altında yola koyulmaya mecbur kalan Kaptan Gibson ve Nat’in yolu Kip Kardeşler ile ne zaman ve nasıl kesişecek?
Jules Verne’in (1828-1905), okuyucuyu adalet gibi kavramları sorgulamaya iten eseri Kip Kardeşler, sizi soluk soluğa okunacak bir maceraya davet ediyor.
Kirazlı Köşk’ün Çocukları
Kirpi İle Kestane
Küçük Kirpi ve Kestane’nin nasıl tanışıp arkadaş olduklarını anlatan bu kitapta ormanda yaşayan birçok hayvanla tanışacak, hepsini çok seveceksiniz.
Feridun Oral’ın usta fırçasından çıkan resimleriyle Kirpi ile Kestane 1992 yılında 5. Barselona Çocuk Kitapları İllüstrasyon Sergisi’ne, 1993 yılında Uluslararası Bratislava İllüstrasyon Bienali’ne seçildi.
Kitap Karıncası
Kitap Perisi
Kitaplarla Serüvenim
Kıl Niyazi
Kınalı Serçe
Diyarın birinde göğsü kınalı bir serçe varmış. Ne zaman gök gürlese yere yatar ve ayaklarını gökyüzüne doğru kaldırırmış. Bir değil, iki değil, üç değil… Bir gün göğsü kınalı serçeye sormuşlar, “Neden böyle yaparsın?” diye;
1840’lı yılların Topkapı Sarayı’nda on yaşından gün almış, dokuzunda bir şamaroğlanı vardı. Lala, şehzade yerine ona kızardı, şehzade yerine onu uyarırdı, hata yaptığında şehzade yerine onu azarlardı. Herkes bir kınalı serçeden bahsederdi ona… Saraydakiler arasında gizli bir dil, sadece bilenlerin bildiği bir şifre gibiydi “Kınalı Serçe.” Kimdi, neredeydi, nereye uçar, nereye konar, nerede yaşardı? Tam yüz beş yaşına kadar onun hikâyesini aradı bizim şamaroğlanı sarayda… Eh hadi iyi haber verelim, buldu sonunda.
Çocuk edebiyatımızın üretken ve sevilen yazarlarından Şermin Yaşar, bu kez bizi Topkapı Sarayı’nda bir gezintiye çıkarıyor. Saray adetlerini, işgal yıllarını, değişen toplumu ve yeniden yeşeren ümidi bu kez bir şamaroğlanının gözünden anlatıyor. Kahkaha ve hüznü bir araya getiren bu tarihi yolculuk, Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı’nın verdiği bilgilerle zenginleşiyor.
Kırık Şeylerin Tamircisi
Sara, işinin en iyisi olarak tanınan bir tamircidir. Küçük dişlilerden devasa roketlere kadar her şeyi ona getirirler. Çünkü Sara’nın elinden gelmeyen bir iş yoktur!
Ancak günlerden bir gün Sara, bozuk bir şey ile karşılaşır. Ne yaparsa yapsın bu küçük mutsuz şeyi tamir etmeyi başaramaz.
Acaba Sara bu sorunun üstesinden gelmeyi başarabilecek midir?
Bu sıcacık hikâye, üzüntü gibi büyük duyguları hassas bir şekilde ele alarak hem küçük hem büyük okuyuculara, zorluklarla tek başına mücadele etmek zorunda olmadığımızı hatırlatır. Sara’nın yolculuğu, destek almanın ve dayanışmanın ne kadar kıymetli olduğunu yürekten hissettiren bir hikâye sunar.
Kırmızı
Kırmızı Başlıklı Kız
Kırmızı Çizgi
Çocukları ihmal ve istismardan korumanın yolu onları güçlendirmektir. Kırmızı Çizgi kitabı, bir kurgu içerisinde, çocuk dünyasına uygun bir anlatımla ürkütmeden, çocuklara kendilerini koruyabilme bilincini vermeye çalışıyor.
Emir, kırmızı çizgilerin izinsiz yaklaşılmayan alanlar olduğunu, sadece evimizin, ülkemizin değil; vücudumuzun da kırmızı çizgimiz olduğunu öğreniyor.
Kırmızı Çizmeleri Annesi Zanneden Kaz
Kırmızı Fili Gördünüzmü?
Kırmızı Kanatlı Baykuş
Küçük baykuşun kanatları kırmızı ve güçlü değildi. Keşke bir arkadaşı olsaydı, onunla ne çok oyun oynardı. Belki uçmasına yardım ederdi. Rüzgârlı bir gece üzgün üzgün otururken bir çıtırtı duyuldu. Küçük bir fareydi bu…
Küçük baykuş ile farenin dostluğuna dönüşen hikâyesini Feridun Oral yazdı ve resimledi.
Kırmızı Kar Yağınca
Kırmızı Kızak
Kırmızı Şemsiye
Kırmızı Tüylü Kuş
Kırmızı Yanak Güneşini Arıyor
Kırmızı Yanak sevimli mi sevimli bir kaplumbağa… Her gün bir görünen bir kaybolan Güneş ilgisini çekiyor.
Acaba Güneş geceleri nereye gidiyor?
Diğer gezegenlerle oyun mu oynuyor?
Yoksa ailesiyle güzel bir akşam mı geçiriyor?
Sen ne dersin?
Sence Güneş nereye gitmiştir? Ve Güneş olmadığında acaba içimizi ne ısıtır?
Kırmızı Yanak her gün ortaya çıkan ve sonra kaybolan Güneş’i çok merak ediyor. O, geceleri onun nereye gittiğini düşünürken çocuklar; gece gündüz kavramlarını, gezegenleri esprili ve hayal gücünü destekleyen bir dille öğrenecekler ve Güneş olmadığında acaba içimizi ne ısıtır sorusuna cevap bulacaklar.
Kıvırcık Saç İstemiyorum
Kıvırcık Saçlı Çocuk
Kocaman Ayaklı Çocuk
Tıpkı sana benzeyen Muhteşem kızların hikayeleri. Menta sekiz yaşında ve kocaman,koskocaman ayakları var. Tıpkı kayaklar kadar uzun ayaklar bunlar. Bu ayaklar dans etmeye hiç uygun değiller mesela; ama bir o kadar da becerikliler başka birçok şeyi yapmakla. Tuhaf ayaklı bu kız onların ne işe yaradığını kaçarken öğrendi. Kimden kaçıyor diye mi sordun? Ailesinden tabii kii... Kaçıyor çünkü ailesi kızlarının koca ayaklarla mutlu olamayacağını sandı ve onlara tersini anlatmak epeyce zaman aldı. Ama çıktığı yolculuğun sonunda Menta bunu başardı.
Kokuşuk Arkadaş
As yeni bir arkadaş ediniyor...
As kahvaltısını yaptıktan sonra, arkadaşı Yavaş Hayvan’ı görmek için ormanın yolunu tuttu. Evden çıkarken kahvaltı masasını toplamadığı gibi, mutfak penceresini kapatmayı da unuttu. Döndüğünde kahvaltı masasının üstünde müthiş bir karınca, sinek ve böcek trafiği vardı! Neyse ki ormanda yeni tanıştığı, uzun bir burnu, burnundan da uzun bir dili olan kokuşuk arkadaşı ona yardım edebilirdi.