Kalbimdeki Dalgalar
Uzmanlar, çocuklarda kaygı bozukluğu görülme sıklığının arttığını söylüyor. Sınavlar, başarısızlık korkusu, dışlanma, zorbalık... Pek çok tetikleyicinin bulunduğu bir dönemde büyüyen çocuklar için kaygıyla baş edebilmenin yöntemini öğrenmek oldukça önemli.
Kalbimdeki Dalgalar, çocuklara kaygı durumunda hissettikleri şeyi somutlaştırarak anlatıyor. Kalbimizdeki kaygı dalgaları büyüyünce neler olur, neler yaparsak sakinleşir gibi kilit sorulara anlaşılır, somut ve gerçek cevaplar veriyor.
Yazar, kitabın sonunda kaygı bozukluğu yaşayan çocuklarla nasıl iletişim kurulması gerektiğine dair ipuçları veriyor. Eğitimciler ve ebeveynler açısından rehber olacak kitap, aynı zamanda hikâyesi ve çizimleriyle de unutulmazlar arasına girecek.
Kalbimdeki Fısıltılar
Akran zorbalığı, son yılların en fazla konuşulan konularından biri. Dedikodu da bir tür zorbalık olarak çocukların duygusal dünyalarını etkiliyor. Arkadaş ilişkilerinde sorunlara yol açan ve kişiyi yalnızlaştıran dedikodu, bir döngü olarak yapan kişiyi çevreliyor. İnsanlar dedikodunun yıkıcılığından kendilerini korumak için uzaklaşırken, kişi yalnızlaşıyor. Yalnızlaştıkça daha fazla dikkat çekme ihtiyacı duyarak yeni dedikodularla bir kez daha insanlara yaklaşmayı deniyor.
Yazar, dedikodu döngüsünü hem yapan hem de hakkında konuşulan çocuklar açısından oldukça somut ve net bir şekilde ele alıyor. Kitabın sonunda ebeveynlere ve eğitimcilere verdiği ipuçlarıyla çocukları, arkadaşlık ilişkisinin temelini sarsan dedikodudan nasıl uzaklaştırılabileceğimizi anlatıyor.
Eğitimciler ve ebeveynler açısından rehber olacak kitap, aynı zamanda hikâyesi ve çizimleriyle de unutulmazlar arasına girecek.
Kalbindeki Cevap
Kampta Kuvvet Ve Hareket
Bilimin izindeki rengârenk sayfalar neşe dağıtmaya devam ediyor. Bilim Apartmanı, Matematik Parkı, Işık ve Ses Müzesi derken şimdiki durağımız Kampta Kuvvet ve Hareket. Sinekkapan ailesinin fertleri Pekmez Hanım, Tahin Bey, Üzüm ve Susam’ın tatlı kamp gününe misafir olacağımız bu kitap, gündelik anlarımızın ardındaki bilimsel gerçekleri tüm eğlencesiyle önümüze seriyor. Takımyıldız’ın renkli galaksisinde yepyeni bir güne hoş geldiniz. Haydi kampa!
Kanatlarım Var Benim
Kanatlı Kediler Masalı 3-Yeni Arkadaş
Dünya edebiyatının büyülü kalemi, çocuklar için yarattığı gerçeküstü aileyle günümüz dünyasını eleştiriyor.
"Yerdeniz" dizisi ve Mülksüzler'in yazarı, fantastik edebiyatın dünyada en çok okunan ustalarından Ursula K. Le Guin küçükler için yazdığı dizisi ilk kez Türkçe'de! Dört sıradışı kedi yavrusunun, her geçen gün daha çok makineleşip, tehlikelerle dolan büyük kentten kaçış öyküsünü anlatıyor. S. D. Schindler'in özgün desenleriyle canlanan 4 kitaplık dizide, Le Guin kedilerin ilginç dünyasını onların en doğal halleriyle anlatırken, günümüzün sosyal konularını doğaüstü bir kurguyla işliyor ve masalla gerçeği yine başarıyla harmanlıyor.
Dünyayı tanımaya karar veren muhteşem kuyruklu Aleks, yaşadığı çiftliğin dışına çıkınca olanlar olur. Kamyonların altında kalmaktan son anda kurtulur, tazılar tarafından kovalanır, baykuşun pençeleriyle karşılaşır. Neyse ki, uçarak gelen siyah bir kedi, yüksek ağacın tepesinde kalakalan zavallı Aleks'i kurtarır…
Kanatsız Arı Mu
Çalışkan arımız Ahmet Şerif İzgören, bu kitabında bir petek bala harikalar sığdırıyor. Kanatları olmayan minik bir arı, hayal gücünün uçsuz bucaksız ovalarında uçuyor, eksiklik sanılan şeylerin gerçek yüzünü fazlasıyla ceplerimize dolduruyor. Yeniliklere doğru kanat çırpan kovanı ve baldan tatlı arılarıyla Kanatsız Arı Mu, geceyi aydınlatan ateş böcekleri gibi ışıl ışıl…
Hayatın renkli gökyüzünde süzülmek için kanatlara ihtiyacımız var mı?
Neşeli vızıltıların eksik olmadığı kovan o gün çok sessizdi. Bir mektup almıştı arılar. Mektuba göre, kanatları olmayan işçi arı kovandan gönderilecekti. Bu, çok sevdikleri, gülümseyişine bayıldıkları arkadaşları Mu’ya veda edecekleri anlamına geliyordu. Ama Kraliçe’yi ikna edebilirlerdi. Mu onlarla yaşamalıydı çünkü kovan için şahane fikirleri, harika şarkıları vardı. Yapacakları, yüzünü aydınlığa dönmüş bir papatya kadar görülmeye değerdi.
Böylece soluğu Kraliçe’nin huzurunda aldılar. Yine de bal gibi biliyorlardı: Kara Vezir peşlerini bırakmayacaktı.
Kanatsız Arı Mu 2 İlk Uçuş
Kanatsız arımız Mu, yeni macerasıyla elden ele konmayı planlıyor. Bir kitapsever minik elden diğerine… Ahmet Şerif İzgören, Mu’yu gülümsetmeye, birlikte kurabileceğimiz güzel dünyalara işaret etmeye devam ediyor.
Uçmak için ne lazım? Pofuduk kanatlar, bal rengi bir uçan balon, kocaman bir uçak… Hayır, hayır, biraz daha düşünün canım! Bir dosta ne dersiniz?
Kovanımız yine harıl harıl çalışıyordu. Ama bu sefer bal yapmak için değil. Arıcıklar, görkemli bir taht hazırlıyorlardı. Ne Kraliçe ne de Bal Şefi’neydi bu taht, kanatsız arımız Mu için tasarlanmıştı. İşçi arılar onu bu güzelim tahta oturtup uçuracaklardı.
Mu hem gerçekten hem de mutluluktan göklere uçtu. Ama aynı gün onu kanatlandıracak bir şey daha oldu: Badem çiçekleri arasında, sekiz bacaklı gizemli biriyle, baldan tatlı bir karşılaşma!
Kanatsız Arı Mu 3 Büyük Saldırı
“Tatlı yavru örümböcek
Küçücük burnu var öpülecek
Hiç dostu olmamış hayatta
Kovanda kalırsa çook sevinecek”
Baldan tatlı kahramanımız Mu, kovana bir misafirle dönüyor. Pek sevilesi, minicik bir örümböcekle... Ama bizim Kargo Sevgidenuzakduran, bu yeni arkadaşa da hiç ısınamıyor. Ta ki kovan, eşek arılarının saldırısına uğrayana dek. Olanlara Mu ve arkadaşları gibi siz de çok şaşıracaksınız.
Kanatsız Arı Mu Dev Mülteci
Kara Vezir Kargo, “Ah eski güzel günler…” diye mırıldandı, batan güneşe yani baltopuna baktı. “Nerede o eski düşmanlar, savaşlar…” Çiçek böcek sevgisiyle dolu Mu kovana geldiğinden beri, herkesle dost olmaya başlamışlardı. Çok uzun süredir neredeyse kimseyle savaşmamışlardı. Halbuki iki ayaklılar sürekli dumanlar sıkıyordu. Bu yüzden can düşmanları eşek arıları da diğer kolonilerdeki bal arıları da çok azalmıştı. Eskiden onunla aynı düşünen Kraliçe ise şimdi sanat, bilim, dostluk gibi laflar etmeye başlamıştı. Dövüşmeyi öğrettiği arılar, şimdi dans dersi, yoga dersi alıyordu.
Bazı akşamüstleri baltopu kaybolduğunda, şiir yazmayı seven sanatçı ruhlu Bombus, Mu, Ağcan, Dafni ve Vuzz buluşuyorlar, beraberce şiirler yazıyorlardı. Ertesi akşam da işçi arılar kovandan içeri girmeden önce, Bombus ince sesiyle bal arılarına şiirler okuyordu. Hem de kendi yazdığı şiirleri. Kovandaki birçok yavru bal arısı da ondan etkilenip şiirler yazmaya başladılar. Mu’nun kovanda ve çevrede yarattığı değişiklikler, Bombus Sağkalyolarus’un gelmesiyle daha da artmış, küçük bir kovandan yayılan güzellik ve iyilik tüm ormana yayılmaya başlamıştı.
Kaptan Düşükdon 5 Külot Kapan
George ve Harold bu kez gerçekten yaptılar... Bir canavar yarattılar! Dünyanın şimdiye kadar gördüklerinden daha hızlı, daha akıllı ve çok daha kötü; onun adı, Külotkapan Kötü Kadın! Korkunç robotlarının ve korkunç saç modelinin yardımıyla, Külotkapan Kadın dünyayı ele geçirmek için önüne çıkan herkesin külodunu çekiyor, Kaptan Düşükdon dahil. Külotkapan Kadın’ın hain yöntemleri üç kahramanımızın sonu mu olacak? Bunu öğrenmek için kitabı okumalısınız. Ve bu arada arkanızı kollayın!
Kar Kurdu Ve Canavar
Sevginin değiştirici gücü...
Duyarlı kalemiyle her kitabında adından söz ettirmeyi başaran Güzin Öztürk, 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri'nde dereceye giren eseri Kar Kurdu ve Canavar'da, çocukların dünyası için son derece ''hassas'' sayılabilecek bir konuyu, zarif ve incelikli bir üslupla ele alıyor.
Okurun kalbinde kanat çırpan kuşlara, sevmenin ve sevilmenin gücünü fısıldayan bu iyileştirici roman; küçük bir kızın, ailesini bir araya getirme çabasını konu ediniyor.
Duygu yüklü hikâyesinin satır aralarında, kız çocuklarının okuması ve kadınların meslek edinmesi gibi önemli toplumsal hak ve özgürlüklere temas eden yazar; canavarların olmadığı, şiddetten arındırılmış bir dünya için herkesi sevginin mucizesine inanmaya çağırıyor.
Mizgin'in sevgi ve iyilik dolu yaşamı, evlerine yerleşen davetsiz bir Canavar yüzünden altüst olur. Geceleri ansızın beliren ve ''sakarlığı'' yüzünden her yeri darmadağın eden bu Canavar'ın elleri mor çiçeklerle bezeli, kalbi ise taştandır. Sevmekten aciz bu sarsak Canavar'ın yarattığı tahribat yetmezmiş gibi, köye inen bir Kar Kurdu'nun izini sürmek için epeydir eve uğramayan babasının eksikliği, Mizgin'i bambaşka bir gerçekliğe sürükler. Ruhunda kopan fırtınaları bertaraf etmeye çalışırken bedeni zayıf düşen Mizgin, teselliyi düşlerinde bulur. Hayal dünyasında Kar Kurdu ile Canavar'ı karşı karşıya getiren küçük kız, çok geçmeden kimin av kimin avcı olduğunu sorgulamaya başlar. Gerçekte uzak durulması gereken Canavar kimdir? Köyün tavuklarına dadanan Kar Kurdu mu, yoksa Mizgin'lerin evini mesken tutan zalim canavar mı?
Sevginin değiştirici gücünü, dokunaklı bir hikâye aracılığıyla anlatan Kar Kurdu ve Canavar, ne pahasına olursa olsun inandığımız gerçeklerden vazgeçmememiz gerektiğini savunuyor.
Kar Masalı
Karlar yağar, kızımız Öykü camdan bakar…
Elif Yemenici’nin yazıp resimlediği Kar Masalı sıcak mı sıcak bir hikâye anlatıyor.
Öykü, aylardır en sevdiği mevsimin gelmesini, kar yağmasını bekliyordu. Bir gece kar yağmaya başladı ancak annesi uyku saatinin geldiğini söyleyerek kartopu oynamasına izin vermedi. Ama rüyalara kimse karışabilir ki?
Öykü’nün rüyasına giren baykuşla nerelere gittiğini merak ediyorsanız hemen bu güzel hikâyeyi okumaya koyulabilirsiniz.
Karaböcü 1 Hoş Geldi
Dilimize kazandırdığı önemli eserlerle tanıdığımız çevirmen Niran Elçi, dört kitaplık “Karaböcü” dizisini, okuma serüveninin başındaki çocuklar için kaleme aldı. Nisan ve küçük kedisi Karaböcü’nün sevimli maceraları, çocukların günlük yaşamlarına hem eğlenceli hem gerçekçi bir açıdan ışık tutuyor. Gözde Bitir’in siyah-beyaz resimlerle canlandırdığı dizi, ilköğretimin başlangıcındaki çocukları, aile içi iletişim, değişik canlılarla yaşam, arkadaşlık, okul, sevinçler, hayal kırıklıkları, korkular ve sorumluluklar üzerine gülümseterek düşündürüyor.
Taşındıkları için okul değiştiren Nisan, hiç arkadaşı olmadığından yakınır. Bir gün sokakta simsiyah bir kedi yavrusu bulur. Sevimli yavru sanki Nisan’ın her söylediğini anlıyor gibidir. Pis bir kediyle ailesini ikna edemeyeceğini düşünen Nisan, gizlice eve soktuğu minik yavruyu yıkarken, onun sıradışı özelliklere sahip olduğunu fark eder. Bu arada, Nisan’a sürpriz yapmak isteyen anne ve babası da ona bembeyaz bir kedi yavrusu armağan ederler. Nisan, iki sevimli yavrudan birini seçmek zorundadır...
Karaböcü 2 Partinin Gözbebeği
Yaz ayında doğduğu için kendisine hiç doğum günü yapılmadığından yakınan Nisan, sınıf arkadaşlarını hafta sonu için doğum günü partisine davet eder. Elle hazırlayıp dağıttığı doğum günü davetiyeleri yüzünden, annesi onu engellemekte çok geç kalmıştır. Üstelik arkadaşlarının çoğu daveti sevinerek kabul ettiklerini bildirir. Nisan, sonunda sevimli kedisi Karaböcü'yü arkadaşlarıyla tanıştıracağı için heyecanlıdır. Ancak, parti telaşına kapılıp unutuverdiği Karaböcü çoktan ona küsmüştür...
Karaböcü 3 İle Tatil Maceraları
Çocukların çok sevdiği “Karaböcü” dizisinin üçüncü kitabı, deniz kenarına ulaşıyor, türlü türlü maceralara yelken açıyor. Niran Elçi’nin okuma serüveninin başındaki çocuklar için hazırladığı dört kitaplık dizide, Nisan ve küçük kedisi Karaböcü’nün sevimli maceraları, çocukların günlük yaşamlarına hem eğlenceli hem gerçekçi bir açıdan ışık tutuyor. Gözde Bitir’in siyah-beyaz resimlerle canlandırdığı dizi, ilköğretimin başlangıcındaki çocukları, aile içi iletişim, değişik canlılarla yaşam, arkadaşlık, okul, sevinçler, hayal kırıklıkları, korkular ve sorumluluklar üzerine gülümseterek düşündürüyor.
Yaz tatilinde Nisan, kedisi Karaböcü’yle birlikte dedesi ve anneannesinin yazlığına gider. Kumsalda Karaböcü’yle oynayan Nisan, İlayda ve “kedisi” Pembe Öcü’yle tanışır. İki arkadaş yüzerken, rüzgârla açığa sürüklenen Nisan’ı Karaböcü kurtarır. Büyüklerin göz hapsinden canı çok sıkılan Nisan, lunaparka gideceklerini öğrenince çok sevinir. Gizlice arabaya bindirdiği Karaböcü’yle birlikte çok eğleneceklerinden emindir...
Karaböcü 4 Kayboldu
Çevirmen, yazar Niran Elçi’nin okuma serüveninin başındaki çocuklar için hazırladığı “Karaböcü” dizisinin dördüncü ve son kitabı yine soluksuz ve eğlenceli bir maceraya çıkarıyor. Çocukların günlük yaşamını hayal gücü ile harmanlayan dizi, Gözde Bitir’in siyah-beyaz resimleriyle canlanıyor. Nisan ve “tuhaf” kedisi Karaböcü’nün maceraları, çocukları aile içi iletişim, değişik canlılarla yaşam, arkadaşlık, okul, sevinçler, hayal kırıklıkları, korkular ve sorumluluklar üzerine gülümseterek düşündürüyor.
Nisan okuldayken canı çok sıkılan kedisi Karaböcü, evdeki süs balıklarıyla oynamak ister. Ama, onun marifetlerinden habersiz olan Nisan’ın annesinden fena azar işitir. Pencereden atlayıp kaçar, bilmediği sokaklarda keyifle dolanır. Ancak, bir süre sonra yolunu kaybeder. Tanımadığı insanlar ve hayvanlar arasında evini ararken beklenmedik olaylar yaşayan Karaböcü, Nisan’ı ve ailesini çok özlemiştir...