Hazine Dedektifleri
Can ve arkadaşları, İstanbul’un fethini işledikleri tarih dersinde Kariye hazinesinin gizemli öyküsünü duyunca, bu hazinenin izini sürmeye karar verirler. Tarih öğretmenleri Erdal Bey’in de desteğiyle, tarihin sayfalarında buldukları karmaşık bilgileri ve ipuçlarını bir araya getirerek günlerce çalışırlar. Bu arayış onlara yalnızca Kariye Müzesi’nin değil, hiç tahmin etmedikleri dönemlerin ve deneyimlerin de kapısını açacaktır.
Çocukları tarihte gizemli serüvenlere çıkaran Bilgin Adalı bu romanında okurlarını on beşinci yüzyıldan tarihöncesine, arkeolojik kazılardan tarihî eser kaçakçılığına uzanan serüvenlere davet ediyor.
Hep Fazlasıdır Annem
Hep Yarınını Düşünen Baykuş
Hep yarını düşünmekten oynamayı unutan Baykuş, bu oyunda o kadar çok eğlendi ki ders zili çalana kadar kaç kere ebeledi, kaç kere ebelendi sayamadı bile...
Kemir, dikkatle dinledi Meraklı Civciv’i ve sordu: “Sen neden merak ediyorsun biliyor musun? Çünkü sormazsan öğrenemezsin. Yeni şeyler öğrenmezsen de hayat çok sıkıcı olur!”
“Bu anıyı size neden anlattım biliyor musunuz?” diye devam etti Biko. “Çünkü… Yaptıklarınız kadar yapamadıklarınız da sizi güçlendirir!"
Küçük bir fark ediş, büyük bir fark yaratır. Fark eden, artık etrafına başka bir gözle bakmaya başlar.
Elif Özmenek Çarmıklı’nın yazdığı ve Elif Balta Parks’ın resimlediği kitabımız, sade ve keyifli diliyle çocukların farkındalıklarını arttırmaya yönelik üç hikâyeden oluşuyor.
Herkes O’nu Anlatıyor 1 – Ailesi
Gözlerinizi kapatın ve zamanın, çölde savrulan kum taneleri gibi geriye akmasına izin verin. Tarih bin beş yüz yıl önceye gitsin, takvim Asr-ı Saadet’i göstersin, gözlerimiz Hane-i Saadet’e çevrilsin. Güzel Peygamberimizin hatıraları, ailesinin dilinden yüreğimize değsin. Bu kitap; dede Abdülmüttalib, baba Abdullah, anne Âmine, sütanne Halime ve sevgili eş Hatice’nin dilinden Hz. Muhammed’i (s.a.v.) anlatıyor. Saatler geriye dönüyor, tarih yeniden canlanıyor ve... “Ailesi O’nu (s.a.v.) Anlatıyor”
“Dedesi olmakla iftihar ettiğim, doğumuyla dünyamın aydınlandığı biricik torunum. Sevmelere doyamadığım, gözünde cenneti gördüğüm…” Seksen yaşlarında, torununu anlatan bir dede…
“Ben Abdullah. Atası İsmail gibi kurbanlık seçilen Abdullah. Yetimi Muhammed’in yıllar sonra ‘İki kurbanlığın oğlu’ diye anılmasını kader bilip yaşayan Abdullah...” Hiç görmediği evladına hayali mektuplar yazan bir baba...
“O gece evimin içinin nurla dolduğunu, güneşin âdeta içeri doğduğunu fark ettim. O güne kadar duymadığım bir koku yayılıyordu teninden.” Yetim çocuğunu anlatan bir anne…
“İki yaşındaydı ama yaşıtlarından başkaydı. O’nu gören herkes hayretini dile getiriyor ben ise nazar değmesinden endişe ediyordum.” Süt yavrusunu anlatan bir sütanne…
“Ruhum beden kafesinden ayrılırken O’nunla yaşadığımız tüm hatıralar birer birer gözümün önünden geçti. İlk tanışıklığımız, evliliğimiz, birer birer açan cennet çiçeklerimiz, yavrularımız, Mekke’nin soğuk gecelerinde birbirimizin kulağına fısıldadığımız hayallerimiz, dualarımız, karı-koca Rabbimizin önünde ilk secdeye varışımız, el ele şükürlerimiz...” Aşkı, sabrı, fedakârlığı anlatan bir eş…
Hey Küçük
Heyecanlı Yolculuk
Hezarfen’in İzinde Gökyüzü
Uçmak... Hepimizin düşü değil mi? Gökyüzünde kuşlar kadar özgür, bulutlar kadar hafif, yıldızlar kadar parlak olmak... Arslan Sayman, Hezarfen'in izinde... Gökyüzünde kitabında, büyük-küçük hepimizin bu ortak ve belki insanlık kadar eski düşünü, küçük kahramanımız Onat üzerinden anlatıyor. Hezarfen Ahmed Çelebiye'ye Ahmed Çelebi'ye ve Vecihi Hürkuş'a selam etmeyi de unutmuyor. Kitaptaki kahramanlar ise Cansu Kaykaç'ın güzel resimleriyle varlık kazanıyor.
Hiç Olur Mu Öyle?
Hikayenin Kalbi
Kendi kitabını kendi seçebilenlerin hikâyesi...
Güçlü öykülemesiyle sevilen yazar Ömer Açık, kitap seçimlerimizi ve okuma eğilimlerini tartışmaya açıyor. Çocuklar üzerindeki okuma baskısını farklı bakış açılarından sorgularken, “inatçı eski” ile “cesur yeni”nin tatlı çekişmesi etrafında bir okul hikâyesi anlatıyor. Kitap okumanın ufuk açan özgürleştirici gücünü duyumsatan roman, yeniliklere ve değişime şans vermenin önemini her yaştan okura hatırlatıyor.
Anneannesi, mahalledeki “Çocukluğunu Yaşayamamış Yetişkinler Derneği”ne üye olan İlginç, kendi sınıfında “Kitap Sevmeyenler Derneği”ni kurmak ister. Yeter Öğretmen’in sıkıcı kitap listesi yüzünden, derneğine kolayca üye bulacağından emindir. Ancak, yeni Türkçe öğretmeni Bahar’la birlikte kitap okumak, zorunluluk olmaktan çıkar, özet defterleri rafa kaldırılır. Bahar Öğretmen’in önerdiği değişik birçok kitap sınıfı heyecanlandırmış, çok sevilmiştir. Bu sefer de veliler yeni önerileri sorgulamaya kalkışınca ortalık karışır…
Hikayesi Olmayan Kitap
Hitit Prensesi Arinna
Hışır Hışır Kırt Kırt
Kitaplara kasteden birileri var!
Şehrin, şehirden de güzel bir kütüphanesi vardı. Sadece çocukların üye olduğu bu kütüphanenin görevlisi Süreyya Hanım’ın günleri, çevrilen sayfaların hışırtısı eşliğinde geçerdi. Bir gün, bir şey ya da birileri, bu keyif dolu hışırtıya zarar verdi. Önce kapaklar yok oldu.
Sonra cümleler eksildi kitaplardan. Derken sayfalar… Süreyya Hanım, bu sorunun
altından tek başına kalkabilir miydi?
Öykü ve romanlarıyla her yaşa dokunan Aslı Tohumcu bu öyküyü, okumaya yeni başlayan çocuklar için yazdı!
Hogwarts’ta Yeni Yıl
“Noel yaklaşıyordu. Aralık ortalarında bir sabah Hogwarts’takiler uyanınca her yerin bir metre karla örtülmüş olduğunu gördüler.”
Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın on ikinci bölümü ve Harry Potter’ın Hogwarts’taki ilk Noel gününün sımsıcak hikâyesi işte böyle başlar. Görkemli köknarlarla süslü Büyük Salon’dan Gryffindor Ortak Salonu’ndaki samimi akşamlara, yılbaşı hediyelerinin yarattığı coşkuyla, arkadaşlarla, nefis yemeklerle ve Harry’nin asla unutmayacağı sihirli sürprizlerle dopdolu bir tatil günüdür bugün.
J.K. Rowling’in Harry Potter ve Felsefe Taşı’ndan doğrudan alınan metnine Ziyi Gao’nun ışıl ışıl resimleri eşlik ediyor. Bütün zamanların en sevilen kitaplarından birinde yer alan bu muhteşem an yepyeni hediyelik bir resimli kitaba dönüşüyor.
Hogwarts’ta Yeni Yıl ailece tadını çıkarabileceğiniz sihirli bir kitap.
Hop Oturup Hop Kalktım
Nehir Yarar’ın kaleminden çıkan deyimlerle bezenmiş bu sürükleyici öyküde iki arkadaşın bir günlük okul macerasına tanıklık ediyoruz. Hop Oturup Hop Kalktım, tıpkı yazarın diğer öyküleri gibi yalın anlatımı ve eğlenceli olay örgüsüyle dikkat çekiyor.
Gülce gibi bir arkadaşa sahip olmayı kim istemez ki? O hem arkadaş canlısı hem kafa dengi hem de çok yardımsever. Üstelik çok da akıllı, neredeyse her konuda bir fikri var. Tamam kabul! Bazen, özellikle de akıl verdiği zamanlarda çekilmez olabiliyor.
Macera, Yağmur’un okul bahçesinde küçücük bir yavru kedi bulmasıyla başlıyor. Yağmur ona bir isim veriyor ve onunla ilgili hayaller kurmaya başlıyor. O gün, sürekli miyavlayan bu yavru kediyi öğretmenlerden saklamak için akla karayı seçiyor. Hop oturup hop kalkıyor. Gülce ne kadar laf anlatmaya çalışsa da Yağmur, Gülce’nin yavru kediyle ilgili uyarılarını yabana atıyor. Ama yine de Gülce, arkadaşının yardımına koşmaktan da geri durmuyor. Yağmur eninde sonunda doğru yolu bulacak mı bakalım? Sorunun yanıtı sayfaların arasında keşfedilmeyi bekliyor…
Hortumuma Çörek Kaçtı!
Hoşça Kal Küçük
Huckleberry Finn’in Maceraları
Huysuz Uğurböceği
Huysuz Uğurböceği, zorbalıkla başa çıkmak için harika bir başlangıç kılavuzu!
Eric Carle'ın usta işi sade anlatımıyla yazılmış bir "zorbalık" öyküsü.
Huysuz Uğurböceği, “Lütfen” ya da “Teşekkür ederim” demez, paylaşmayı bilmez; herkesten daha büyük ve daha önemli olduğunu düşünür ve her zaman kavgaya tutuşmaya hazırdır. Özel kesim sayfalarıyla akıp giden öykü çocukları, zaman, büyüklük, şekil ve davranış kavramlarını keşfetmeye davet ediyor. Çocuklar, bu huysuz palavracıya çok gülecek ve ondan çok şey öğrenecekler.
İbadetlerle Süper Oluyorum
İbrahim’in Elma Yanakları
İcat Çıkar
İçimdeki Ağaç
İçimdeki Mevsimler
İçimdeki Renkli Balonlar
İçimden Cevher Çıktı!
İki Renkli Muhallebi
Hayatınızı bir tatlıya benzetseniz hangisi olurdu? Ela’nınki iki renkli muhallebiyi andırıyor. Farklı iki tat sırt sırta vermiş, bir arada. Tıpkı annesi ve babasıyla sürdürdüğü iki ayrı yaşam gibi.
Ne yaparsınız, bazen ikiye bölünüverir en sevdiğiniz şeyler. Ancak hâlâ lezzetlidir tadını çıkarmayı bilirseniz. Yepyeni bir ev, yepyeni bir okul ve arkadaşlarla Ela’yı leziz mi leziz anlar bekliyor şimdi. Okul yolu sohbetleri uzadıkça uzuyor, 833 düğme yaratıcı projelere el sallıyor, büyüklerin karmaşık dünyası portakal danslarıyla biraz nefes alıyor…
Kaşık kaşık gider bu tatlı kitap!