Disney Esrarengiz Kasaba Dipper Ve Mabelin Gizem Rehberi
Bu kitabı her kim bulursa, benim adım Dipper Pines ve size korku, gizem ve doğaüstü olaylarla dolu bir hayattan korkunç uyarılar getiriyorum! Hayatta kalmak için garipliği ele alabileceğiniz birtakım ipuçları ve hileler yazdım. Ve gariplikten bahsetmişken....
Merhaba!!! Ben Mabel! Dipper eğer onun yatağının üzerinde zıplamayı bırakırsam bu defteri onunla birlikte yazmama izin vereceğine dair söz verdi! Burada birtakım harika ipuçlarım var. Mesela yememeniz gereken şeyleri nasıl yiyebileceğiniz, örgü işi ile hayatta kalma ve kendi kağıt evcil hayvanınızı yapmak! Heyy!!
Dipper ve Mabel’ın Gizem Rehberi’ni bulsan neler yapardın? Esrarengiz Kasaba’nın gizemleri üzerine aydınlatıcı notlar, eğlenceli önerilerle dolu bu kitabı bulman şart! Kitabın içinde saklı olan hazineden bahsetmiyorum bile!
Diyet
Dışı Küçük İçi Büyük
Dısney Esrarengiz Kasaba Dünyası
BU KİTAPTA TÜM SIRLAMIZI AÇIKLIYORUM!
Esrarengiz Kasaba’nın öyle bu¨yu¨k ve gizemli bir du¨nyası var ki onu tamamen keşfetmek asla olası değil... ama kesinlikle denemeye değer!
Dizinin en sevdiğin karakterlerini ve en eğlenceli maceralarını bu kitapta senin için bir araya getirdik.
Destansı anları yeniden yaşamaya ve harika vakit geçirmeye hazırsan başlayalım!
Doğa Meclisi – Ormanlar Yanmasın
Binlerce yıllık ağaçların, ormanda yaşayan tüm hayvanların ve insanların temsilcilerinden oluşan Doğa Meclisi, toplanıp insanları uyarma kararı alıyor: Artık ormanları yakmayın! Fakat insanların temsilcisi Mehmet Çoban, bu uyarıyı iletemeden köyün yakınlarındaki ormanda yangın çıkıyor. Tüm söndürme çabalarına rağmen ormanın büyük bölümü yanıyor, kaçabilen hayvanlar, kuşlar ve böcekler uzaklara göç ediyor.
Köyde yaşayan çocuklar, ormanı yeniden yeşertmek ve hayvanları geri getirmek üzere fidan dikmeye başlıyorlar. Peki hayvanlar geri dönecek mi?
Doktor Dinozor’la Paraya Yolculuk – Keşiflerle Dünya Tarihi 3
Para, para, para…
Nasıl keşfedildi bu para?
İnsanların hayatında neleri değiştirdi?
Başka hangi keşiflerin önünü açtı?
Bu soruların cevabını merak ediyor musunuz?
O zaman Doktor Dinozor ve ekibiyle tanışın!
Öğrenmeye ve öğretmeye meraklı Doktor Dinozor,
eğlenceli olduğu kadar tembel Dino
ve kendini sürekli geliştiren Bay Beyin
paranın tarihini öğrenmek için fantastik bir yolculuğa çıkıyor.
Sıkı tutunun! Paranın ilk dövüldüğü zamana gidiyoruz!
Doktor Dolittle’ın Hikayesi – Kısaltılmış Metin
İyi yürekli Doktor Dolittle gerçek bir hayvanseverdi. Muayenehanesi türlü türlü hayvanla dolup taşıyordu ve bu durum artık hastaları uzaklaştırmaya başlamıştı. Bir gün, Polinezya adında bir papağan, Doktor Dolittle’a hayvanların dillerini anlamayı öğretti ve ona parlak bir fikir verdi: Doktor bundan sonra insanlar yerine hayvanları iyileştirse çok daha iyi olacaktı.
Doktor Dolittle papağanın tavsiyesine uydu ve kendini hayvanları iyileştirmeye adadı. Bu sırada başka kıtalara dek uzanan, birbirinden heyecanlı serüvenler yaşadı.
Hugh Lofting’in 1920’de yazdığı bu tatlı ve sürükleyici hikâyeyi çok seveceksiniz.
Doktor Olacağım
Dokumacı Amca
Dolunay Dedektifleri 3 – Mumya Dükkanı
Onlar, beş kafadar arkadaş. Heyecanlı, enerjik, akıllı ve meraklı. Dolunay onların yaşamına, olağanüstü bir serüvenle girdi. Birbiri peşisıra öyle gizemli olayları çözdüler ki şimdi dünyanın ünlü dedektifleri şaşkınlık içinde onları izliyor. İlk iki kitabı ile çocukları gizemli maceralara sürükleyen dedektiflik dizisinin üçüncü kitabı.
Birce, Ece, Oğuz, Bilgecan ve Ada yeni bir maceraya doğru yola çıkıyorlar. Bu kez gizemli ve büyüleyici bir kent olan Mardin'de, hiç tanımadıkları Bedo Dayı'yı arıyorlar yine pek çok yanıtsız soruyu yanıtlamaya çalışarak. Peki, tarihin sakladığı bütün sırlar çözülmeli mi gerçekten?
Dörtgöz
Yeşil, mavi, pembe noktalı kelebekler, duvarları süsleyen suluboya resimler, taşlı süsüyle ışıldayan deniz mavisi mayo, bembeyaz bayramlık elbise, uzaktan kumandalı araba, birbirinden şirin civcivler, mavi kapaklı şiir kitabı, daha neler neler. Yaşadığımız dünyaya dair binbir ayrıntı yine Sevim Ak’ın hünerli kaleminden dökülmüş sözcüklerde, birbirinden güzel öykülerde; okumaya doyamayacaksınız...
Dünya Çocukları Peygamberimizi Tanıyor
Dünyanın En Berbat Günü
Dünyanın En Küçük Hediyesi
Peter H. Reynolds’tan yediden yetmişe herkesi kucaklayan yepyeni, duygu yüklü bir öykü daha...
Bazen beklentilerimizi fazla büyük tutar, her duygumuzu abartırız. Mutluluğun bir eşyada, bir hediyede saklı olduğunu zanneder, yanı başımızdakini ıskalarız.
Dünyanın En Küçük Hediyesi mutluluğu ve paylaşmanın önemini bizlere hatırlatan sıcacık bir öykü...
Dünyanın Oyunu
Sırada Almanya'dan gelen mektup var.
Hallo, Ben Philip. Sana anlatacağım oyunun adı topfschlagen. Bu oyunu oynamak hem çok eğlenceli hem de sonunda bir sürpriz var. Önce küçük bir hediye, tencereye konur ve tencere bir yere saklanır. Sonra ebenin eline bir kaşık verilip gözleri bağlanır. Ebe dizlerinin üstünde ilerler, tahta kaşıkla tencereyi bulmaya çalışır. Diğer çocuklar, ebe tencereye yaklaştıkça "sıcak", uzaklaştıkça "soğuk" der. Böylelikle tencereyi bulması için ona yardım ederler. Sonunda tencereye ulaşırsa hediye onun olur.
Uluslararası bilinç, hak ve özgürlükler, çeşitlilik gibi temalar dile geldiler, bir çocuğun merak duygusu ve yaratıcılığıyla buluşup dünyayı gezdiler, bir dolu mektupla da döndüler. Şimdi Sarp'ın sayesinde dünyanın oyunu önümüzde. Yaşasın oyun oynamak!
Sarp günlerdir heyecan içinde. Dünyanın dört bir yanına mektuplar gönderdi. Şimdi ise mektup arkadaşlarından yanıt alma zamanı. İşte postacı geliyor. Bakalım çantasından neler çıkacak? Acaba Sarp hangi oyunlarla tanışacak?
Uzaklardan gelen yepyeni oyunlarla neşelenmeye hazır mısınız?
Dünyayı Öğreniyorum-Arkadaşım Balerin
Bale eserlerini seyretmek çok eğlencelidir, ancak bir eserin sahnelenmesi çok emek ister. Balerin olmak için küçük yaşlardan itibaren konservatuar eğitimi almak gerekir. Balerinler oyundaki rollerinin provalarını yaparken çok çalışır, sporcular kadar antrenman yaparlar.
Hadi gidip bale dünyasına yakından bakalım.
Dünyayı Öğreniyorum-Arkadaşım Çiftçi
Kimse süper kahraman olduğumu anlamasın diye yemek yapıyordum ki 'Al Yazmalım Selvi Boylum'a denk geldim TV'de. "Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu. Sevgi yemekti." dedi Asya. Madem sevgi yemekti o zaman sevgililerime yemek yapmalıyım dedim ve mutfağa girdim.
Aşklarım da yemeklerim gibiydi. Kiminin tuzu az oldu, kiminin baharatı fazla, kimine sarımsağı dayadım kiminin de altını yaktım. Baktım zamanla yemeklerim aşklarımdan daha güzel oluyor en iyisi yemek yapmaya devam edeyim dedim.
Onlara yaptığım yemeklerle Afrika'da bir kabileyi aylarca tok tutabilirdim. Ama yine de onlar olmasaydı bu kitabı yazamazdım. Belli mi olur belki onların sayesinde dünyadaki patatesler kadar çok para kazanırım ve bir aş evi açarım. En azından ihtiyacı olanların karnını doyurmuş olurum.
Hayatıma giren tüm erkeklere teşekkürler ama girmeseniz de olurmuş. Hem zaten sevgi de yemek değil emekmiş. Kesin bilgi!