Cyrano De Bergerac
₺305,00 Orijinal fiyat: ₺305,00.₺255,00Şu andaki fiyat: ₺255,00.
| Yayınevi | Remzi Kitabevi |
|---|---|
| Yazar | Edmond Rostand |
| Sayfa Sayısı | 280 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2008 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Remzi Kitabevi – Cyrano De Bergerac
/n
İlgili ürünler
Ah Şu Gençler (Bütün Oyunları 3)
Turgut Özakman, "Bütün Oyunları" dizisinin üçüncü kitabında gençlerin birbirleriyle ve yetişkinlerle olan ilişkilerindeki temel çatışmalar bir kabare tiyatrosu üslubu içinde biçimlendirilmiştir.
Kitapta yer alan sekiz oyundan biri olan Ah Şu Gençler oyununun ilk bölümünde gençlerin yetişkinlere, ikinci bölümünde de yetişkinlerin gençlere bakışı dile getirilmektedir. Diğer oyunlarda da toplumsal hayatımızda karşımıza çıkan bazı olgular eleştirel bir güldürü biçiminde aktarılmıştır.
Benim Adım Shakespeare
Benim Adım... Shakespeare... Eminim hepiniz Prens Hamlet’in ünlü sözü "olmak ya da olmamak"ı veya aileleri arasındaki düşmanlık nedeniyle bir felakete kurban giden âşıklar Romeo ile Juliet’i duymuşsunuzdur. Onlar, tiyatro eserlerim için yarattığım kahramanlardan sadece bazıları. Eserlerimdeki karakterleri sanki gerçek kişilermiş gibi acı çeken, tutkuları ve hırsları olan, mücadele eden kahramanlar olarak tasarladım.
Ferhat İle Şirin
Kafatası
Köprü – İrfan Yayıncılık
Eserleri 40'tan fazla dile çevrilmiş ve milyonlarca okura ulaşmış efsanevi yazar B. Traven'den, insanoğlunun direngenliğine ve dünyanın bütün annelerine adanmış bir armağan: Köprü ...
Dünyalarını bir nehir ayırır: onurlarına leke sürmemeye çalışanlarla sömürü düzenine ortak olanların dünyasını. Modern teknolojiyle ilkel yaşamı, kadim inançlarla Hıristiyan dayatmalarını, beyaz yerleşimcilerle Meksika yerlilerini... Bu iki dünyayı birbirine bağlayan ise derme çatma bir köprüdür: Petrol avcılarının kamyonlarına hizmet eden ve nihayetinde kaynakları kadar canlarını da alacak, Amerikan emperyalizminin elinden çıkma bir köprü...
Yerlilerin bu çelişkiyle hemhal hayatları trajik bir kazayla sarsılır. Meksikalı anneyi acıyla kıvrandıran bu kaza kuşkusuz bir tesadüf değil, "uygarlığın" yol açtığı bir felakettir. B. Traven bir kovboy çizmesi etrafında yarattığı metaforla, ilkel olanın "uygar" tarafından ele geçirilmesini simgeler. Ancak ölüm bir son değildir, bu cengelin bağrında yeşeren, kutlamalara layık bir yaşam umududur aynı zamanda. Her zaman olduğu ve olacağı gibi...
Paris’te Katliam
Christopher Marlowe, (1564-1593): Hayatı ve ölümü bir gizem perdesiyle örtülü olan sanatçı Elizabeth döneminin en önemli oyun yazarları arasında yer alır. Canterbury’de bir ayakkabıcının oğlu olarak dünyaya gelmiş, zeka ve yeteneği ile sivrilmiş, zamanının en iyi eğitimini almıştır. Din öğrenimi yapmak üzere gittiği Cambridge Üniversitesi’nde tarih ve felsefeyle de ilgilenmiş, Fransızca öğrenmiş, lisans ve lisans üstü derecelerle mezun olmuştur. İngiliz tiyatrosunda uyaksız dizeler ve açık ölçü sayesinde dilin tüm olanaklarının kullanılabildiği yeni bir çığırın öncüsü olmuştur. Kartaca Kraliçesi Dido’yu Thomas Nashe ile birlikte 1587’den önce yazdığı tahmin edilmektedir. Bu oyunu Büyük Timurlenk 1-2, Maltalı Yahudi, Doktor Faustus ve 2. Edward izler. Paris’te Katliam yazarın son oyunudur. Uyumsuz, kavgacı ve küfürbaz bir insan olan Marlowe’un Katolik öğrenciler arasında devlet ajanı olarak çalıştığına dair şüpheler vardır. Kalpazanlıkla suçlanmış, tanrıtanımazlık iddiasıyla kovuşturulmuş ve bir meyhane arkadaşı tarafından öldürülmüştür.
Tohum – 15
Tohum: (3 Perde ) Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl`ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.
Vatan Yahut Silistre – Anonim Yayıncılık
Namık Kemal, eserlerinde "vatan", "hürriyet", "millet" kavramlarını esas almıştır. Batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz olan Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal’in yazdığı ilk oyundur. Eser, Namık Kemal’in sağlığında Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelenmiş gösterimin ardından çıkan bazı olaylar ve İbret gazetesinde yayımlanan bazı makaleler, Namık Kemal ve arkadaşlarının sürgüne gönderilmesine neden olmuştur. Bir tiyatro eseri olarak ayrıca ilgi görmüş, kısa zamanda başka dillere çevrilmiş ve pek çok tiyatro oyununun yazılmasına öncülük etmiştir. Rusların Silistre Kalesi’ni kuşatmasına karşı koymak üzere gönüllü olarak Silistre’ye gelen İslam Bey ve erkek kılığına girerek onun ardından giden Zekiye’nin hikâyesinin işlendiği Vatan Yahut Silistre’de asıl vurgulanmak istenen, "vatan uğruna yapılmayacak şey olmadığı"dır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.