Cumhuriyet Tarihi Yalanları 1. Kitap
₺750,00 Orijinal fiyat: ₺750,00.₺619,00Şu andaki fiyat: ₺619,00.
Elinizdeki kitap, “Resmi tarih yalan söylüyor!…” diyerek Cumhuriyet tarihine ve Atatürk’e saldırmanın moda haline geldiği bu günlerde, tarihsel belge ve bilgilerle “gerçekte kimin neden ve nasıl yalan söylediğini” gözler önüne sermek için kaleme alınmıştır. İşte kitapta belgelerle cevap verilen Cumhuriyet tarihi yalanlarından bazıları: Kurtuluş Savaşı’nın başlamasında Atatürk’ün herhangi bir etkisi yoktur! Atatürk Kurtuluş Savaşı’na sonradan katılmıştır! Vahdettin hain değil kahramandır! Kurtuluş Savaşı önemsizdir! Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir mücadele değildir! İngilizlerle savaşılmamıştır! Güney Anadolu’nun kurtarılmasında Atatürk’ün hiçbir etkisi yoktur! Çerkez Ethem hain değil kahramandır! İnönü Savaşı olmamıştır, sonradan uydurulmuştur! Yazı ve dil devrimi Türkiye’yi tarihinden koparmış, insanları bir gecede cahil bırakmıştır! Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan emperyalist bir kuşatmayla çevrildiği bu günlerde Cumhuriyet tarihi yalanlarını öğrenmek ve bu yalanlara belgelerle cevap vermek çok büyük bir önem taşımaktadır. Amacım, Atatürk’ün “Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir (önemlidir); yazan yapana sadık (bağlı) kalmazsa değişmeyen hakikat (gerçek) insanlığı şaşırtan bir hal alır” sözü doğrultusunda, “tarih yapana” sadık kalmayan “tarih yazanları” göstermek ve böylece “değişmeyen gerçeğin insanlığı şaşırtan bir hal almasını” engellemektir. Dileğim, bu kitabın, yalancının mumunu söndürüp gerçeğin aydınlığına çıkmak isteyenlere biraz olsun kılavuzluk etmesidir. Değişik kaygılarla “Cumhuriyet tarihini çarpıtan; Mevlanzade Rıfat, Rıza Nur, Said-i Nursi, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Nihal Atsız, Kadir Mısıroğlu, Sevan Nişanyan, Yalçın Küçük, Fikret Başkaya, İdris Küçükömer, Eric Jan Zürcher, Mehmet Altan, Burhan Bozgeyik, Mustafa Müftüoğlu, Cemal Kutay, Emre Aköz, Atilla Yayla, Halil Berktay, Taner Akçam, Cemil Koçak, Mümtazer Türköne, Engin Ardıç, Mustafa Armağan, Abdurrahman Dilipak v.b. isimlere belgelerle Meydan okuyoruz…
| Yayınevi | İnkılap Kitabevi |
|---|---|
| Yazar | Sinan Meydan |
| Baskı Yılı | 2010 |
3 adet stokta
İnkılap Kitabevi – Cumhuriyet Tarihi Yalanları 1. Kitap
/n
Elinizdeki kitap, “Resmi tarih yalan söylüyor!…” diyerek Cumhuriyet tarihine ve Atatürk’e saldırmanın moda haline geldiği bu günlerde, tarihsel belge ve bilgilerle “gerçekte kimin neden ve nasıl yalan söylediğini” gözler önüne sermek için kaleme alınmıştır. İşte kitapta belgelerle cevap verilen Cumhuriyet tarihi yalanlarından bazıları: Kurtuluş Savaşı’nın başlamasında Atatürk’ün herhangi bir etkisi yoktur! Atatürk Kurtuluş Savaşı’na sonradan katılmıştır! Vahdettin hain değil kahramandır! Kurtuluş Savaşı önemsizdir! Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir mücadele değildir! İngilizlerle savaşılmamıştır! Güney Anadolu’nun kurtarılmasında Atatürk’ün hiçbir etkisi yoktur! Çerkez Ethem hain değil kahramandır! İnönü Savaşı olmamıştır, sonradan uydurulmuştur! Yazı ve dil devrimi Türkiye’yi tarihinden koparmış, insanları bir gecede cahil bırakmıştır! Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan emperyalist bir kuşatmayla çevrildiği bu günlerde Cumhuriyet tarihi yalanlarını öğrenmek ve bu yalanlara belgelerle cevap vermek çok büyük bir önem taşımaktadır. Amacım, Atatürk’ün “Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir (önemlidir); yazan yapana sadık (bağlı) kalmazsa değişmeyen hakikat (gerçek) insanlığı şaşırtan bir hal alır” sözü doğrultusunda, “tarih yapana” sadık kalmayan “tarih yazanları” göstermek ve böylece “değişmeyen gerçeğin insanlığı şaşırtan bir hal almasını” engellemektir. Dileğim, bu kitabın, yalancının mumunu söndürüp gerçeğin aydınlığına çıkmak isteyenlere biraz olsun kılavuzluk etmesidir. Değişik kaygılarla “Cumhuriyet tarihini çarpıtan; Mevlanzade Rıfat, Rıza Nur, Said-i Nursi, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Nihal Atsız, Kadir Mısıroğlu, Sevan Nişanyan, Yalçın Küçük, Fikret Başkaya, İdris Küçükömer, Eric Jan Zürcher, Mehmet Altan, Burhan Bozgeyik, Mustafa Müftüoğlu, Cemal Kutay, Emre Aköz, Atilla Yayla, Halil Berktay, Taner Akçam, Cemil Koçak, Mümtazer Türköne, Engin Ardıç, Mustafa Armağan, Abdurrahman Dilipak v.b. isimlere belgelerle Meydan okuyoruz…
İlgili ürünler
100 Soruda Milli Mücadele
6-7 Eylül 1955 Olayları – Yakın Dönem Türkiye Tarihinin Sis Perdesi
Devleti Aliyye Iı
Halil İnalcık Devlet-i 'Aliyye'nin ilk cildinde, Osmanlı Devleti'nin bir beylikten güçlü ve köklü bir imparatorluğa dönüşümünün öyküsünü konu ederek geniş kitlelere ulaştı. Okuyucuların merakla beklediği ikinci cildin konusu, imparatorlukta padişahlık otoritesinin yok oluş sürecinde çeşitli odakların iktidarı ele geçirmek için verdiği mücadele…
Halil İnalcık, dönemin tarihçilerinin "tagayyür ve fesad", yani bozuluş ve kargaşa olarak adlandırdıkları bu durumu, o çağın kaynaklarından ve az bilinen arşiv belgelerinden de yararlanarak günümüz okuyucusu için anlatıyor, yorumluyor.
Kayı 8: Islahat Darbe Ve Devlet
Bağ-ı alem içre gerçi pek safadır saltanat
Vakf etsen bir kuru gavgâya câdır saltanat
Bu zamanın devletiyle kimse mağrûr olmasın
Kam alırsan adl ile ol dem becâdır saltanat
3. Selim Han
Son zamanların en çok okunan Osmanlı Tarihi serisi “Kayı”, Kayı 8: Islahat, Darbe ve Devlet adlı eserle kaldığı yerden devam ediyor. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil bu çalışmasında; Osmanlı padişahlarından 3. Osman Han’ın tahta cülusuyla başlayıp sırasıyla 3. Mustafa Han, 1. Abdülhamid Han, 3. Selim Han ve 4. Mustafa Han dönemlerini anlatıyor.
Tam yarım asır devam eden bu dönemde savaşlar, barışlar, ıslahatlar, imar faaliyetleri ve Osmanlı padişahları ile önemli devlet adamlarının şahsiyetleri yanında;
Devlete yapılan ihanetleri görüp üzüleceksiniz!
Çerkezistan’da İslâm’ın yayılması uğrunda verilen mücadeleyi görüp gayretleneceksiniz!
Kırım’ın nasıl elden çıktığını okuyup kahrolacaksınız!
Darbelerin ülkede yaptığı tahribata şahit olacaksınız!
Çeşme Limanı’nda Osmanlı donanmasının ateşe verilmesindeki gaflete yanacaksınız!
Padişahların kötü gidişatı durdurmak, ülkeyi yeniden düzlüğe çıkarmak yolunda bitmeyen gayretlerini görüp heyecanlanacaksınız!
Napolyon’un Mısır seferi ve sonrasında Cezzar Ahmed Paşa’nın Akka Müdafaası’yla gururlanacaksınız!
Bunlar ve daha birçok mesele Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in eşsiz üslubu ve yorumlarıyla Kayı8: Islahat, Darbe ve Devlet kitabında sizleri bekliyor.
Kgb Kremlinin Gözleri
İnsan, var oldu.
Efendi oldu, ama çoğunlukla da köle oldu.
Sınıf, bir bakıma kader de oldu. Halklar ilk günden itibaren baskı, sömürü ve adaletsizlik ile kavgalı oldu. 1789’da ayaklandı, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!” dedi, kan döktü, can verdi, tiranları devirdi. Fransız Devrimi ile ümitlenir gibi olmuştu ki Sanayi Devrimi, eski düzeni yeniden kurdu; efendi yerine patron, köle yerine işçi geldi. Karl Marx diye biri çıktı. Kapitalizm bela, tarih dediğimiz sınıf mücadelesi dedi. Komünizm diye bir hayal kurdu. Sınıf değil kardeşlik, sömürü değil yoldaşlık olacaktı. Adeta bir dünya cenneti. Böyle bir dünya mümkün, “zincirlerinizden kurtulun!” dedi. Ve ekledi: “Kurtulun ve son bir devrim daha yapın!”
Rusya’da Lenin diye biri çıktı, “evet, mümkün!” dedi. Önce Çar’ı devirdi, sonra her şeyi. Rusya’yı yaptı Sovyetler Birliği. Olacaktı komünist bir dünya cenneti. Ancak bu, hayal edilenden çok farklı bir komünizmdi. Dikiş tutmadı, tutsun diye yaratıldı bir terör makinesi.
Adı KGB idi…
Daha iyi bir dünya adına yaktı, yıktı, ezdi geçti. Ezdikçe büyüdü, büyüdükçe daha çok ezdi. Devrimlerle darbelerle dünyanın yarısını ele geçirdi; herkesi izledi, herkesi dinledi; cennet idealinden yarattı bir korku devleti. Özgürlük adına özgürlükleri, insanlık adına insanları yok etti.
Bizzat kendisini besleyip büyütenleri bile…
Ve bir gün geldi, kendi elleriyle kurduğu cennet hayalini, cehenneme dönüşmüş bir kâbus olarak yine kendi elleriyle toprağa verdi.
Belki de bu, daha en başından itibaren yanlış yerde, yanlış zamanda yapılmış bir devrimin hikâyesiydi...
Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum Ve Ekonomisi
Türk Hava Gücü
Türk askeri havacılık tarihi, Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın Kurmay Yarbay Süreyya Bey’i (İlmen) görevlendirmesinin ardından kurulan dört kişilik komisyondan 33 yılda müstakil orduya geçişin tarihidir. Türk ordusunun ilk uçaklarını aldığı, ilk pilotlarını yetiştirdiği, hava okulunu kurduğu ve hava teşkilatını oluşturduğu süreçten hemen sonra girdiği Balkan Savaşları’nda Türk askeri havacılığı büyük bir sınav vermiş, Kıtalararası Hava Seferi’nin gerçekleştirilmesinin ardından Birinci Dünya Savaşı’nda pek çok cephede önemli roller oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde havacılık alanında yapılan çalışmalar ve edinilen tecrübeler Milli Mücadele yıllarında Türk havacılığının Anadolu’da yeniden kurulmasını sağlamıştır. Hava gücünün savaşlardaki etkisine şahit olan Cumhuriyet’in kurucuları, milli imkân ve kabiliyetleri de değerlendirerek askeri havacılığın sağlam temeller üzerinde yükselmesine özen göstermişlerdir. 1950 yılına gelindiğinde Türk Hava Kuvvetleri, Hava Harp Akademisi dışında bütün hava unsurlarını bünyesine alarak müstakil ve modern bir kuvvet olmuştur. Türk Hava Gücü, Türk askeri havacılığının Milli Mücadele yıllarında yeniden doğuşu, Cumhuriyet’e giden süreçteki köşe taşları ile müstakil kuvvet olma yolunda atılan adımlar için bir başvuru kaynağı.
Türkiye Cumhuriyetinde 1923-1961 Güç Odaklarının Mücadelesi
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılı olan 1923’ten 1961’e kadar geçen 38 yılda, öncesinde olduğu gibi, güç odaklarının büyük mücadeleleri oldu.
İşte elinizdeki kitap bu 38 yılda yaşananlara ışık tutuyor: Hangi tarihsel kesitte, hangi güçler ve temsilcileri, nasıl karşı karşıya geldi? Kimler kazandı, kimler kaybetti? Siyasal ve sosyoekonomik tarih nasıl yazıldı?
İlker Başbuğ bu süreçte yaşanan olayları neden-sonuç ilişkilerini ortaya çıkartacak şekilde sorular sormaya ve bu sorulara cevaplar bulmaya çalışarak tartışıyor ve analiz ediyor.
Bu yaklaşıma birkaç örnek:
• 1926’daki İzmir suikastı girişimi sonrası Atatürk’ün karşısında etkili bir güç kaldı mı?
• Atatürk, İnönü’nün başbakanlıktan ayrılmasının ardından neden Celal Bayar’ı tercih etti?
• Türk Devrimi’nin felsefesinin temel taşını hangi düşünce oluşturmaktadır?
• İnönü, 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin coğrafyasından kaynaklı gücünü etkin hale getirebilmeyi başarabildi mi?
• Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu neden başarıyla uygulanamadı?
• İnönü’yü çok partili demokrasiye geçişe zorlayan nedenler ve sonuçları…
• 1946-1950 yılları arasında demokrasi mücadelesi veren bir partinin daha sonra bu çizgiden sapmasının nedenleri ve sonuçları…
• 27 Mayıs: İhtilal mi, darbe mi?
38 yıla damgasını vuran tüm önemli olayların analiz edildiği bu kitap siyasi tarihimize yeni bir bakışla bakmanızı sağlayacak…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.