Telli Yol
₺225,00 Orijinal fiyat: ₺225,00.₺191,25Şu andaki fiyat: ₺191,25.
Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran “sıradan insanı”, yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.
İlk basımı 1998’de yapılan Telli Yol’u yeniden okurla buluşturuyoruz:
O anda 114 Numaralı koğuşta bir şimşek çaktı, Merdan’ın yüzü parladı: “A be, ben Bosna Türküyüm; nasıl anlamam? Yugoslavya Cumhuriyeti’nde Türkçe öğreniyorduk okulda. Hem de anam babam evde benim için Türkçe konuşurdu!”
Merdan hızlı konuşuyor. Hem de değişik bir Türkçesi var. Hem de sevinçliydi, aylar sonra karşısına Türkçe konuşan biri çıktı. Kaptırdı anlatıyor. Merdan’ı dinlerken içimden bir top alev savruldu. Saçım, kaşım bu alevle yandı gibi acı duydum. Belki inanmayacaksınız, Merdan’ın bir kolu dirsekten, bir kolu dipten yok. Kalçalarından aşağısı da kesilip atılmış. Yalnızca bir baş ile gövde var. Öyle tokmak gibi bir çocuk. Yarım kolu o tokmağın sapına benziyor. Yatakta sağa sola dönebiliyor ama sanmam ki tuvalete kendi gidebilsin, dönüp gelince yatağa kendi çıkabilsin. Almanlar onu yıkıntıların altından çıkarmış. Orada üç gün baygın yatmış. Çıkarıldığında her yanı kırık çürük içindeymiş. Ezilmiş kemikleri kangrene çevirmiş. Doktorlar kollarını, bacaklarını kesmekten başka çözüm bulamamış.
| Yayınevi |
Literatür Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar |
Fakir Baykurt |
| Sayfa Sayısı |
166 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2024 |
| Boyut |
"14 ,00 X 21 ,00" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Literatür Yayıncılık – Telli Yol
/n
Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran “sıradan insanı”, yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.
İlk basımı 1998’de yapılan Telli Yol’u yeniden okurla buluşturuyoruz:
O anda 114 Numaralı koğuşta bir şimşek çaktı, Merdan’ın yüzü parladı: “A be, ben Bosna Türküyüm; nasıl anlamam? Yugoslavya Cumhuriyeti’nde Türkçe öğreniyorduk okulda. Hem de anam babam evde benim için Türkçe konuşurdu!”
Merdan hızlı konuşuyor. Hem de değişik bir Türkçesi var. Hem de sevinçliydi, aylar sonra karşısına Türkçe konuşan biri çıktı. Kaptırdı anlatıyor. Merdan’ı dinlerken içimden bir top alev savruldu. Saçım, kaşım bu alevle yandı gibi acı duydum. Belki inanmayacaksınız, Merdan’ın bir kolu dirsekten, bir kolu dipten yok. Kalçalarından aşağısı da kesilip atılmış. Yalnızca bir baş ile gövde var. Öyle tokmak gibi bir çocuk. Yarım kolu o tokmağın sapına benziyor. Yatakta sağa sola dönebiliyor ama sanmam ki tuvalete kendi gidebilsin, dönüp gelince yatağa kendi çıkabilsin. Almanlar onu yıkıntıların altından çıkarmış. Orada üç gün baygın yatmış. Çıkarıldığında her yanı kırık çürük içindeymiş. Ezilmiş kemikleri kangrene çevirmiş. Doktorlar kollarını, bacaklarını kesmekten başka çözüm bulamamış.
İlgili ürünler
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.