On Binlerce Kağnı
₺290,00 Orijinal fiyat: ₺290,00.₺245,00Şu andaki fiyat: ₺245,00.
Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran “sıradan insanı”, yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.
İlk basımı 1971’de yapılan On Binlerce Kağnı’yı yeniden okurla buluşturuyoruz:
“Dedikodu almış yürümüştü. Köyün içi çalkalanıyor. Kara Hafız’ı, Yüklü’deki kendirlerin arasında Çil Fadime’yle görmüşler. Kara Hafız acar adamdı zaten. Kendi karısını eskitmiş, onun bunun karısından geçinmeye başlamıştı. Çil Fadime de tavlı avrat. Kara Hafız çağırdı mı, koşuyor.
Ateş olmayan yerden duman tüter mi? Rüzgar esmese çalı çıtırdar mı? Hafız’la Fadime’yi Harımlar’daki kendirlerin arasında da görmüşler. Şimdi Urkuş’un kuzulukta buluşuyorlar. Üstelik kara Hafız, Fadime’nin kocasına büyü yapmış. Nefsi uyanmıyormuş artık. Fadime de yanıp tutuşuyormuş. Yangınını söndürmek için Urkuş’un kuzuluğa Hafız’dan önce varıyormuş.
Söylentileri herkes duydu köyün içinde. Ama kocasının kılı kıpırdamıyor. Belki bir o duymadı? Köyün kocakarıları, genç gelinleri, adamı görünce öksürüyor, sezdirmeye çalışıyor, ama öksürükten pıksırıktan herkes anlamaz ki!…”
| Yayınevi | Literatür Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Fakir Baykurt |
| Sayfa Sayısı | 219 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “14, 00 X 22, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Literatür Yayıncılık – On Binlerce Kağnı
/n
Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran “sıradan insanı”, yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.
İlk basımı 1971’de yapılan On Binlerce Kağnı’yı yeniden okurla buluşturuyoruz:
“Dedikodu almış yürümüştü. Köyün içi çalkalanıyor. Kara Hafız’ı, Yüklü’deki kendirlerin arasında Çil Fadime’yle görmüşler. Kara Hafız acar adamdı zaten. Kendi karısını eskitmiş, onun bunun karısından geçinmeye başlamıştı. Çil Fadime de tavlı avrat. Kara Hafız çağırdı mı, koşuyor.
Ateş olmayan yerden duman tüter mi? Rüzgar esmese çalı çıtırdar mı? Hafız’la Fadime’yi Harımlar’daki kendirlerin arasında da görmüşler. Şimdi Urkuş’un kuzulukta buluşuyorlar. Üstelik kara Hafız, Fadime’nin kocasına büyü yapmış. Nefsi uyanmıyormuş artık. Fadime de yanıp tutuşuyormuş. Yangınını söndürmek için Urkuş’un kuzuluğa Hafız’dan önce varıyormuş.
Söylentileri herkes duydu köyün içinde. Ama kocasının kılı kıpırdamıyor. Belki bir o duymadı? Köyün kocakarıları, genç gelinleri, adamı görünce öksürüyor, sezdirmeye çalışıyor, ama öksürükten pıksırıktan herkes anlamaz ki!…”
İlgili ürünler
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Falaka – Parıltı Yayınları
Mert İle Kamil Şifre Dedektifleri
Hikâyeyi Anlatma Sırası Mert ile Kâmil'de!
Dördüncü Duvarı Yıkan Macera!
Merhaba benim adım MERT. Mert de kimmiş diye sorduğunuzu duyar gibiyim. O zaman hemen söyleyeyim: Levent'in kardeşi Mert... Sanırım siz de adımı duyunca beni tanıyamadınız. Herkes beni değil ağabeyimi tanıyor. Beni hep haylaz ve üşengeç olarak bildiniz. Ama işler hiç de öyle değil. Yani tamam biraz öyle ama çok da değil. Size bu kitapta kendi hikâyemi anlatmaya geliyorum. Üstelik yanımda KÂMİL ağabeyim de var.
Mert ile Kâmil kurdukları "ŞİFRE DEDEKTİFLİĞİ" sitesine gelen mesajlarla kendilerini büyük bir maceranın içinde buluyorlar. Macera boyunca pek çok bulmacayla karşılaşıyorlar. Hatta bu bulmacaları size çözdürerek sizi de hikâyenin bir parçası hâline getiriyorlar. Tüm bu şifrelerin sonu nereye çıkacak dersiniz?
Stage-1 Animal Farm – İngilizce Hikaye
All Animals Are Equal
But Some Animals Are More Equal
Than Others
This story takes place on a farm in England. The animals of Manor Farm work too hard for the farmer Mr. Jones and they do not get much back in return for all of their work.
A wise pig named Old Major calls the animals together to give them a speech and to tell them about his dream. That is the start of the revolution. The animals decide that they will have better lives if they run the farm by themselves. They chase the humans away and write their own rules for their new farm: Animal Farm. They learn how to do everything by themselves. They even learn some human skills too like reading and writing.
But, will life on Animal Farm really be better than it was on Manor Farm? Will the animals really work less and have more? Will they really have more freedom? Or will things be worse than before?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.