Melekûtun Keşfi
₺150,00 Orijinal fiyat: ₺150,00.₺128,00Şu andaki fiyat: ₺128,00.
Ulvi hallerin ve harikulade mükaşefelerin renk renk gömlekleri vardır. Nitekim Sevgili (sav) “Rabbimi en güzel surette gördüm.” buyurmuştur.
Ruzbihân-i Baklî’nin Meleûutun Keşfi isimli eseri müellifin samimi ve sade bir üslupla âdeta manevi otobiyografisini yazdığı eseridir. Müellifin ruhsal yolculuk, murakabe ve müşahede benzeri tasavvufi kavramlara dair kendi tecrübelerini okuyacağınız bu eser, Ruzbihân-i Baklî külliyatının ikinci eserini oluşturmaktadır. Eser, aynı zamanda müellifin hayatına ve dönemin tasavvufi, kültürel ve sosyal yaşantısına dair de önemli izler taşımaktadır.
Baklî’nin tasavvufi görüşünün merkezi gayb âlemine dayanır. Melekût âlemi olarak ifade ettiği bu dünyaya öylesine cezbolmuştur ki yazdığı pek çok eserde bu sırlı dünya ve yaşadıkları hakkında bilgiler paylaşmıştır.
| Yayınevi | Sufi Kitap |
|---|---|
| Yazar | Ruzbihan Bakli |
| Sayfa Sayısı | 112 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2025 |
| Boyut | “13, 0 X 21, 0″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Sufi Kitap – Melekûtun Keşfi
/n
Ulvi hallerin ve harikulade mükaşefelerin renk renk gömlekleri vardır. Nitekim Sevgili (sav) “Rabbimi en güzel surette gördüm.” buyurmuştur.
Ruzbihân-i Baklî’nin Meleûutun Keşfi isimli eseri müellifin samimi ve sade bir üslupla âdeta manevi otobiyografisini yazdığı eseridir. Müellifin ruhsal yolculuk, murakabe ve müşahede benzeri tasavvufi kavramlara dair kendi tecrübelerini okuyacağınız bu eser, Ruzbihân-i Baklî külliyatının ikinci eserini oluşturmaktadır. Eser, aynı zamanda müellifin hayatına ve dönemin tasavvufi, kültürel ve sosyal yaşantısına dair de önemli izler taşımaktadır.
Baklî’nin tasavvufi görüşünün merkezi gayb âlemine dayanır. Melekût âlemi olarak ifade ettiği bu dünyaya öylesine cezbolmuştur ki yazdığı pek çok eserde bu sırlı dünya ve yaşadıkları hakkında bilgiler paylaşmıştır.
İlgili ürünler
Allah’la Tanışma Defteri – Nedim Sorayımdedim – 1
Bir Mabed Savaşçısı
Ömrü boyunca harbi değil, muharebeyi kazanmayı hedeflemiş bendenizin harbin kaybedilmesinden ötürü hissesine düşen ızdırabın, yarinin içine atıldığı o büyükçe ateş ormanını söndürebilmek için ağzıyla su taşıyan küçük serçenin ızdırabından daha az olmadığı itirafını, bir buruk veda yazısının sonuna iliştirilmesi gereken ve ne yazık ki bir türlü dinmek bilmeyen mevsimsiz yağmurlar yüzünden mürekkebi akmış bir pusula halinde, dîvanesi olduğum o metruk yolun kenarcağızına, önleyemediğim bir hüzün ve sarartmayı beceremediğim bir utanç içinde terk ediyorum.
Hüve’l-Baki
Kalplerin Keşfi Mükaşefetü’l Kulub
Mükâşefetü'l-Kulûb konu itibariyle tasavvufî bir eserdir. İçerik itibariyle kalpleri hassas bir İslâmi hayata sevk etmeyi, oraya saf bir İslâmî hayatı sıkıştırmayı hedef edinen bir eserdir. Mükâşefetü'l-Kulûb bir Kalpleri İhyâ kitabıdır. Durumlarını tespit ve keşfedip aralayarak, ortaya çıkararak ıslaha çalışmayı öğreten bir eserdir. Tasavvuf kalp ile meşgul olan bir ilimdir. Malûmdur ki, kalp nasıl olursa dış âzâ ve yaşayış da ona uygun bir manzara arz eder. Allah Teâlâ'nın; Her kulun kalbini günde birkaç kere kontrol ettiği hadisinin mânâsına itibarla tasavvufta amellerin zuhur mahalli olan kalp ele alınmıştır. Bu her İslâm âliminin, Hakka ubûdiyyete kendini adamış her âbid ve zahidin başta ya da sonda yaşadıkları bir hayat tarzıdır. Cenâb-ı Hakk'ın her gün ziyaret ettiği kalp hiç şüphesiz ki temiz olmaya lâyıktır. Çünkü bir kulun, Rabbine karşı (kölenin efendisine misali) edep kaidesidir. Edebi olmayan bir kulun Rabbi yanında itibarı olmaz. Hâlbuki bir köle için gaye, efendisinin teveccühünü kazanmasıdır. Kulun saadet ve huzuru da buna bağlıdır. Bu bakımdan kalp, kalplerin keşfi ve hâllerin bilinmesi (Mükâşefetü'l-Kulûb) gayet mühimdir.
Mercan Resiflerinin Ötesi
Türkiye’de artık bir klasik haline gelen Su Üstüne Yazı Yazmak kitabının yazarı Muhyiddin Şekûr Mercan Resiflerinin Ötesi ile “Sufi Günlükleri” serisine devam ediyor.
Yazar her zamanki gibi yine İlahi Rahmet’in hayatın her anına nüfuz edişini ve gündelik hayatın içine gizlenmiş irşadları fark etmeye dair dikkatli bakışıyla ayrıntı gibi görünen işaretlerin peşine düşüyor. Yirmi birinci yüzyılda yaşamanın en büyük açmazlarından olan dikkat dağınıklığıyla ilgili incelikli uyarılarda bulunuyor. Ama bunu tasavvufi metinlerde pek de sık rastlamadığımız bir biçimde bazen bir televizyon programı, bazen The Matrix gibi kült bir film, bazen de gün içinde son derece olağan biçimde karşımıza çıkan “Kaf Dağı’ndan gelen bir kuş” üzerinden resmediyor. Ve bütün bu işaretlerin kişinin kendi gerçeğine ve nefsine karşı son derece dürüst ama aynı zamanda ümitli bir yerden bakarak nasıl okunabileceği konusunda şefkatli bir el uzatıyor.
Muhyiddin Şekûr’u bizlerle tanıştıran Ayşe Şasa, İbn Arabî’den ilhamla, “Mucizeler bir kere başladı mı bitmek bilmez,” diyordu. Muhyiddin Şekûr da “O’nun iyiliğinin kalbe işleyişi o kadar berrak ve keskindir ki buna nail olan kimse, ilahi rahmeti tattığını kesin ve şüphesiz olarak bilir,” diyerek dik yokuşların aynı zamanda olağanüstü fırsatlar da barındırdığını hatırlatıyor. Dünya denilen suretler âlemi ile mercan resifleri arasında benzerlik kuran Şekûr, görünenin ötesinde uçsuz bucaksız bir hakikat denizi olduğunu fısıldıyor.
İrşadım ilerledikçe, kalbim Allah’ın cömertliği karşısında şükranla doldu. O'nun yardımının dünyeviden uhreviye her yönden ve her seviyede geldiğini görüyordum. En nihayetinde “anlamamıza” ve böylece özgürleşerek gerçekten yaşamaya başlamamıza yardım eden Rahmetinin ne kadar bol olduğunu görüyordum. Bu âlem, arayışta olan her birimiz için olağanüstü fırsatlar sunar.
Okullar İçin Mesnevi’den Seçmeler
Millî Eğitim Bakanlığı'nın tavsiyesinin doğurduğu ihtiyacı karşılamak üzere Mesnevî'de yer alan kısa hikâyelerden oluşan bir derlemedir. Girişte Hazret-i Mevlâna'nın hayatı ve eserleri hakkında özet bilgiler verilir. Hikâyeler öğrencilerin dimağlarında tat bırakacak ve onlara Mesnevî'yi sevdirecek şekilde seçilmiştir. Hikâyelerde tasavvufî görüşün temel kavram ve olgulara nasıl baktığı aksettirilmiştir. Otuz iki ana başlıktan oluşur. Bu başlıklar iç içe geçen küçük hikâyelerle işlenmiş ve açıklanmıştır.
Ölüm Ve Ötesi
Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki Sen bol ihsan sahibisin! (Âl-i İmrân Suresi, 8) Yani, bundan önce bize imanı ilettiğin gibi ölüm anında da kalplerimizi saptırma, iman üzere sebat ettir.
Allah Teâlâ, insanı dünya hayatında belirli bir süre için var etmiş, ona takdir ettiği rızkı ulaştırmış ve yazılı olan amellerini tamamlamasına fırsat vermiştir. İnsanoğlunun dünyadaki bu yolcuğu “Her nefis ölümü tadacaktır.” ayetinin tecellisiyle bir gün son bulacaktır. Ölüm ve Ötesi ismiyle dilimize kazandırdığımız bu kitap, özellikle modern dünyanın tuzaklarına düşen insanlara, kalplerini ölüm bilinciyle tekrar diriltme çağrısını muştulamaktadır.
Büyük İslam düşünürü Gazzâlî, bu kitabında ölüm ve ahiretin gerçekliğini çarpıcı örnekler ve kuvvetli delillerle açıklıyor.
Üç Oda Bir Salon
Ne kadar koşarsan koş, yetiştiğin sadece nasibindir..
Evinden, Allah’ın rızası için iğne kaldırsa sevap alacak yürekler vardı hani. Sahi ne oldu o yüreklere?
Magazin programlarının, sosyal medya fenomenlerinin zehriyle şuurunu yitirmiş gibi oturduğu koltukta uyuşup kalmışlar mıydı yoksa?
Sahi ne olmuştu da Musa aleyhisselamın safında firavunlara karşı büyütülecek çocukların sahibinin Allah olduğunu unutanlar, çocuğa ‘geçim sıkıntısı’ adını koymuşlardı?
Kendisine türlü vazife seçenler, ‘evlat-eş-ana-baba’ olmayı unutmuş.
Başkasının hanesindeki çöplere gözlerini dikenler, kendi evlerindeki kirli camları görmez olmuştu.
Ya Rabbi! Döndür özümüze bizi...
İki gönlün birbirine denkliğiyle nimetlenenlere evlerindeki şenliği hatırlat.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.