Değirmenlerle Savaştım
₺230,00 Orijinal fiyat: ₺230,00.₺190,00Şu andaki fiyat: ₺190,00.
“Kadının barış demek olduğunu hatta bilfiil barışı temsil ettiğini, kadının liderlik ettiği ülkelerin, daima barıştan yana bir safta yer aldığını, bunun bir nedeninin de kadınların dünyaya getirdiği canlı varlığı savaşlarda kaybetmeme dürtüsüyle yani annelik duygusuyla da hareket ederek, savaşa karşı olma görüşünü taşıdıklarına inanan üç çocuk annesi kimliğimle bu kitabı yazmaya çalıştım.
1950’ler sonrası hortlayan ve orduya sızmaya çalışan irticanın ve bu anlayışın biz kadınlara karşı bakış açısını ve bu mentalitelere rağmen verdiğimiz, sonrası tüm Harbiyeli genç kızlar olarak takındığımız tavırların anatomisini, daha sonra da bana ve aileme zarar verecek kadar ileriye vardırılan yapay senaryolar karşısında sürekli aklımı kullanarak, nasıl işin üstesinden gelmeye çalıştığıma dair verdiğim çarpan mücadeleyi gözler önüne sermeye çalıştım.”
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Şenay Günay |
| Sayfa Sayısı | 208 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 0″, 5 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
18 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Değirmenlerle Savaştım
/n
“Kadının barış demek olduğunu hatta bilfiil barışı temsil ettiğini, kadının liderlik ettiği ülkelerin, daima barıştan yana bir safta yer aldığını, bunun bir nedeninin de kadınların dünyaya getirdiği canlı varlığı savaşlarda kaybetmeme dürtüsüyle yani annelik duygusuyla da hareket ederek, savaşa karşı olma görüşünü taşıdıklarına inanan üç çocuk annesi kimliğimle bu kitabı yazmaya çalıştım.
1950’ler sonrası hortlayan ve orduya sızmaya çalışan irticanın ve bu anlayışın biz kadınlara karşı bakış açısını ve bu mentalitelere rağmen verdiğimiz, sonrası tüm Harbiyeli genç kızlar olarak takındığımız tavırların anatomisini, daha sonra da bana ve aileme zarar verecek kadar ileriye vardırılan yapay senaryolar karşısında sürekli aklımı kullanarak, nasıl işin üstesinden gelmeye çalıştığıma dair verdiğim çarpan mücadeleyi gözler önüne sermeye çalıştım.”
İlgili ürünler
Benim Adım Suarez
Sokaklarda yalın ayak futbol oynayan, küçük bir çocuktu o…Ailesi çok yoksuldu. O nedenle yalnızca bir çift ayakkabısı vardı.
Onları da okula giderken giyiyordu.Bu çocuğun adı, Luis Suárez’di. Yıllar sonra dünyanın en ünlü futbolcularından biri oldu.Ve Barcelona’nın üçlü forveti Messi-Suárez-Neymar (MSN), tüm dünyayı çılgına çevirdi.Bu kitapta Luis Suárez’in imkânsızlıklara meydan okuyarak başarıya nasıl ulaştığını okuyacaksınız.
Benim Oyunum
“İstese sahadaki her pozisyonun en iyi oyuncusu olabilirdi.”
-Eric Cantona
“Cruyff’ü tanımadan önce futbol hakkında hiçbir şey bilmiyordum.”
-Pep Guardiola
“Cruyff güzel oyunu daha da güzelleştirmek için herkesten daha fazlasını yaptı.”
-Gary Lineker
“Top her ayağına geldiğinde heyecanlandığınız o muhteşem futbolculardan biriydi.”
-Bobby Charlton
Johan Cruyyf’ün gelmiş geçmiş en büyük futbolcu olup olmadığını tartışabiliriz ama futbolun doğasını tek başına en fazla değiştiren oyuncu olduğu su götürmez bir gerçektir. Gerek sahada gerek kenarda, Cruyff futbolun ödün vermeyen dehasıydı. Onun futbol görüşü –Total Futbol– oyunun oynanışını baştan aşağı değiştirdi. Kazanmak kadar seyir zevkine de inanıyordu. Ajax ve Barcelona’da yerleştirdiği tarzın göz kamaştıran akıcılığı, dünyanın en beğenilen takımlarının oyun tarzlarının temeline dönüştü.
Yayımlandığı pek çok ülkede çoksatanlar listelerine giren BENİM OYUNUM’da Cruyff, Amsterdam’ın beton sokaklarında başlayan hikâyesini, oyununu tanımlayan ve ardından gelen futbolcu ve çalıştırıcı nesillerine damga vuran felsefeyi paylaşıyor; neredeyse futbolu kadar akıcı bir dil ve etkileyici bir dürüstlükle.
Golcü Mane
Messi – Sahanın Yıldızları
Örnek İnsanlar 7-Mehmet Akif İstiklal Şairi
Şair Nigar Hanım Güftesi Garplı Bestesi Şarklı
Şâir Nigâr Hanım. Yahut eserlerine attığı imza ile Nigâr binti Osman.
Adını açıkça sahiplenen şiirleriyle edebiyatımızın ilk “kadın” şâiri. Yirmi beş yaşından başlayıp hayatının sonuna kadar yazmayı sürdürdüğü günlüğüyle Türk edebiyatının en uzun günlük yazan kadın yazarı.
Şâir Nigâr Hanım, sadece yazar kimliğiyle değil, döneminin seçkinlerinden oluşan geniş sosyal çevresi ve kişisel hikâyesiyle de çok önemli bir portre. Bu portreyi en ince ayrıntılarıyla günümüze taşıyan, Nigâr Hanım deyince akla gelen ilk kişi ise şüphesiz Nazan Bekiroğlu.
Nazan Bekiroğlu 1995 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığı Şâir Nigâr Hanım çalışmasını yıllar sonra büyük bir özveriyle adeta yeniden yazdı. Nigâr Hanım’la ünsiyetini akademik çalışmanın çok ötesine taşıyan Bekiroğlu, dört başı mamur bir edebî portre ortaya koyarken Nigâr Hanım’ın eserleriyle yaşamı arasındaki çok yönlü ilişkilere işaret eden, salonundan geçmiş kişilere varıncaya kadar hayatı ve edebiyatıyla ilgili en küçük ipuçlarını dahi yakalayan bir dikkatle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir çalışma örneği sundu.
Nigâr Hanım’ın eserleri ve günlüklerine ilâveten bugüne intikal bütün evrakın, kişisel arşivlerin, şâirenin aile fertlerinin özel koleksiyonlarının, kartpostalların, ithaflı fotoğraf ve kitapların, fotoğraf albümlerinin ve muhtelif eşyanın izinde geçen yılların semeresi olarak ortaya çıkan bu önemli eser “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı”sıyla yeniden raflarda.
“Nigâr Hanım sentezci değil eklektik bir kimliktir. Onda Doğu ve Batı öncelik sonralık sıralamasına alınmadan bir arada başlar, öylece devam eder ve öylece biter. Onunki, Doğulu gibi yaşamak ama Batılı gibi düşünmek değil; Doğulu gibi yaşamak ve Batılı gibi düşünmektir. Bu yönüyle eğer bir şarkıysa, güftesi Garplı, bestesi Şarklıdır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.