Otobiyografi – Hasan Ali Yücel Klasikler
₺254,00 Orijinal fiyat: ₺254,00.₺210,00Şu andaki fiyat: ₺210,00.
John Stuart Mill (1806-1873): İngiliz düşünür, iktisatçı ve siyaset adamı. Babası James Mill tarafından evde eğitildi. Hukuk bilimci John Austin’den dersler aldı. Bir süre Montpellier’de Faculté des Sciences’ta kış kurslarına katıldı, Oxford ve Cambridge’e girmek için şart koşulan dinsel yemine babası ve kendisi itiraz ettiği için üniversiteye gitmedi. İlk yazıları 1822’de Traveller gazetesinde çıktı. 1823’de Doğu Hindistan Şirketi’nde kâtip olarak işe başladı. 1831’de Çağın Ruhu adlı ilk eseri yayımlandı. 1865’te liberal üye olarak parlamentoya girdi. İşçi sınıfının haklarını destekledi ve kadınların oy hakkı için mücadele etti. Başlıca eserleri Bir Mantık Sistemi, Siyasal İktisadın İlkeleri, Özgürlük Üzerine, Parlamento Reformu Üzerine Düşünceler, Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler, Faydacılık ve Kadınların Köleleştirilmesi’dir. Otobiyografi ve Sosyalizm Üzerine Bölümler ölümünden sonra üvey kızı Helen Taylor’ın çabalarıyla yayımlandı. Mill Otobiyografi’de çocukluğundan, aldığı eğitimden, Harriet Taylor ile evliliğinden, parlamentodaki günlerinden söz ederken, aynı zamanda eğitim, edebiyat, felsefe, din, siyaset ve iktisada dair görüş ve eleştirilerini de aktarır.
| Yayınevi | İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar | John Stuart Mill |
| Sayfa Sayısı | 280 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 20, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Otobiyografi – Hasan Ali Yücel Klasikler
/n
John Stuart Mill (1806-1873): İngiliz düşünür, iktisatçı ve siyaset adamı. Babası James Mill tarafından evde eğitildi. Hukuk bilimci John Austin’den dersler aldı. Bir süre Montpellier’de Faculté des Sciences’ta kış kurslarına katıldı, Oxford ve Cambridge’e girmek için şart koşulan dinsel yemine babası ve kendisi itiraz ettiği için üniversiteye gitmedi. İlk yazıları 1822’de Traveller gazetesinde çıktı. 1823’de Doğu Hindistan Şirketi’nde kâtip olarak işe başladı. 1831’de Çağın Ruhu adlı ilk eseri yayımlandı. 1865’te liberal üye olarak parlamentoya girdi. İşçi sınıfının haklarını destekledi ve kadınların oy hakkı için mücadele etti. Başlıca eserleri Bir Mantık Sistemi, Siyasal İktisadın İlkeleri, Özgürlük Üzerine, Parlamento Reformu Üzerine Düşünceler, Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler, Faydacılık ve Kadınların Köleleştirilmesi’dir. Otobiyografi ve Sosyalizm Üzerine Bölümler ölümünden sonra üvey kızı Helen Taylor’ın çabalarıyla yayımlandı. Mill Otobiyografi’de çocukluğundan, aldığı eğitimden, Harriet Taylor ile evliliğinden, parlamentodaki günlerinden söz ederken, aynı zamanda eğitim, edebiyat, felsefe, din, siyaset ve iktisada dair görüş ve eleştirilerini de aktarır.
İlgili ürünler
Alex De Souza
Alex, kuşkusuz birlikte çalışma ayrıcalığına eriştiğim büyük bir oyuncuydu. Maç okuma yeteneği olağanüstüydü, zeki ve teknikti, sahada olup bitenleri gözden kaçırmıyor ve topa akıl almaz bir kolaylıkla dokunuyordu. Onun futbolu klasik ve rafineydi.
Saha kenarından, sonraki hamlelerini çoğu zaman tahmin edemiyordum. Fakat o, öngörüsüyle yapılması gerekenleri diğerlerinden önce düşünüyordu. Hiç kuşkusuz, Brezilya futbolunun en büyük oyuncularından biriydi. Fakat Dünya Kupası'na katılma fırsatı verilmeyerek adaletsizliğe maruz kaldı. Bence 2002'de Brezilya Milli Takımı’nda yer almalıydı.
Kendisi yıldız olduğu halde, sizi idolleştiren biriyle çalışmak pek kolay değildir, fakat sonuçta, onun ve kurduğu o güzel ailenin dostu olma hazzına eriştim. Fenerbahçe'de onun gibi örnek bir profesyonelle çalışmak işimi kolaylaştırmıştı. Takım için önemini gösterme niyetiyle zaman zaman, ondan çok şey talep ettim. Alex bir liderdi ve takımdan yana aldığı her tutum önemliydi. Daha fazla sorumluluk üstlenmesini hedefleyerek, onu kaptan yaptığımda, hemen sorumluluğu üstlendi ve takıma liderlik yaptı. Türkiye'de birlikte çok mutlu anlar yaşadık.
Alex, tüm yaşamını futbola adayarak elde ettiği parlak kariyerini kısa bir süre önce sonlandırdı, sıra dışı futbol yıldızlığının, saha dışındaki tavırlarının yanı sıra bencillikten uzak tutumunun şekillendirdiği bir kişiliğe sahipti. Bütün bunlar onun futbolculuğunu ve eşsiz kişiliğini daha da belirginleştiriyordu.
Zico, Brezilya Milli Takımı’nda 10 numaralı formayı giydi, üç Dünya Kupası’nda (1978, 1982 ve 1986) oynadı; 2006-2007 ve 2007-2008 sezonlarında Fenerbahçe’yi çalıştırdı.
Benim Adım Suarez
Sokaklarda yalın ayak futbol oynayan, küçük bir çocuktu o…Ailesi çok yoksuldu. O nedenle yalnızca bir çift ayakkabısı vardı.
Onları da okula giderken giyiyordu.Bu çocuğun adı, Luis Suárez’di. Yıllar sonra dünyanın en ünlü futbolcularından biri oldu.Ve Barcelona’nın üçlü forveti Messi-Suárez-Neymar (MSN), tüm dünyayı çılgına çevirdi.Bu kitapta Luis Suárez’in imkânsızlıklara meydan okuyarak başarıya nasıl ulaştığını okuyacaksınız.
Benim Oyunum
“İstese sahadaki her pozisyonun en iyi oyuncusu olabilirdi.”
-Eric Cantona
“Cruyff’ü tanımadan önce futbol hakkında hiçbir şey bilmiyordum.”
-Pep Guardiola
“Cruyff güzel oyunu daha da güzelleştirmek için herkesten daha fazlasını yaptı.”
-Gary Lineker
“Top her ayağına geldiğinde heyecanlandığınız o muhteşem futbolculardan biriydi.”
-Bobby Charlton
Johan Cruyyf’ün gelmiş geçmiş en büyük futbolcu olup olmadığını tartışabiliriz ama futbolun doğasını tek başına en fazla değiştiren oyuncu olduğu su götürmez bir gerçektir. Gerek sahada gerek kenarda, Cruyff futbolun ödün vermeyen dehasıydı. Onun futbol görüşü –Total Futbol– oyunun oynanışını baştan aşağı değiştirdi. Kazanmak kadar seyir zevkine de inanıyordu. Ajax ve Barcelona’da yerleştirdiği tarzın göz kamaştıran akıcılığı, dünyanın en beğenilen takımlarının oyun tarzlarının temeline dönüştü.
Yayımlandığı pek çok ülkede çoksatanlar listelerine giren BENİM OYUNUM’da Cruyff, Amsterdam’ın beton sokaklarında başlayan hikâyesini, oyununu tanımlayan ve ardından gelen futbolcu ve çalıştırıcı nesillerine damga vuran felsefeyi paylaşıyor; neredeyse futbolu kadar akıcı bir dil ve etkileyici bir dürüstlükle.
İlham Veren Cumhuriyet Kahramanları – Öncü Kadınlar
Şilide Gizlice
1973 yılında, iri-yarı, siyah saçlı, sakallı bir sinema yönetmeni, askeri darbenin hemen ardından Şili’den kaçtı. On iki yıl sonra, zayıflamış, saçlarının rengi açılmış, sakalını kesmiş olarak geri döndü; sahte bir pasaportla, sahte bir ad altında, sahte bir geçmiş ve sahte bir eşle. Bu öykü, Pinochet yönetimi altındaki Şili’de hayatın nasıl olduğunu gerçek boyutlarıyla dünyanın gözleri önüne sermek uğruna özgürlüğünü tehlikeye atarak Şili’ye gizlice giren "Miguel Littin"in öyküsüdür. Ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez, Miguel Littin’le yaptığı tam onsekiz saatlik bir görüşmeden sonra bu öyküyü romanlarından tanıdığımız ustaca anlatımıyla kaleme aldı. Pinochet’nin Şili’sini, dışı cilalı, içi yozlaşan o diktatörlük yönetiminin gerçek yüzünü, bu yönetime karşı çıkan, kimi başarılı olan kimi de işkence gören, kaybolan sayısız Şilili’nin kahramanca direnişini, sürgünde yaşamanın acısını derinden hisseden "Littin"in serüvenini "Şili’de Gizlice" adı altında kitaplaştırdı.
Zaman Kaybolmaz
"Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.
Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar."
İlber Ortaylı
Yaşam tecrübesini paylaşmayı seven, zamanı koklayan ve her yaşında kendisine ayrı ödevler çıkaran, İstanbul âşığı nadide bir entelektüel İlber Ortaylı. O, Türk tarihçiliğinin dünyadaki en önemli isimlerinden biri olarak sadece tarihseverler için değil, ömrünü güzel biçimde yaşamak isteyenlere de bir rehber oldu daima.
İlber Ortaylı’nın yaşamöyküsünü okurlara sunan Zaman Kaybolmaz, nehir söyleşi lezzetini her yaştan okura tattırırken bir tarihçinin çocukluğunu, eğitim hayatını, yetiştiği iklimi, çevresindeki mizaçları, tutkuya dönüşmüş meşgalelerini, değişen şehirlere ve ülkelere dair gözlemlerini, kısacası hayatın bütününe olan yaklaşımını da ortaya seriyor. Bu anlamda bir tecrübeler kitabı olarak da okunabilir.
Zaman Kaybolmaz’ın sayfalarını çeviren tüm okurlar; İlber Ortaylı’nın engin anılar yumağını çözerken kendi hayatlarına eşsiz pratikler kazandıracak, yaşama daha farklı bir pencereden bakma imkânı bulacak, böylece daha anlamlı bir hayatın peşinden gidecekler hiç şüphesiz…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.