Hunlar’dan Günümüze Türk Askeri Kültürü
₺795,00 Orijinal fiyat: ₺795,00.₺643,95Şu andaki fiyat: ₺643,95.
Kadi·m dünya tari·hi·nde bi·r asker mi·llet: Türkler…
A. Sefa Özkaya – Abdulkadir Özcan – Abdülhamit Kırmızı – Ahmet Taşağıl – Ali Fuat Örenç – Burak Gani Erol – Cevat Şayi·n – Cüneyt Kanat – Emrah Safa Gürkan – Erhan Teki·n – Erkan Göksu – Feridun M. Emecen- Hakan Kılıç – İdris Bostan – İlber Ortaylı – Kahraman Şakul – M. Hanefi Palabıyık – Mahir Aydın – Mehmet Mert Sunar – Mehmet Yaşar Ertaş – Mesut Şen – Metin Gürcan – Metin Tuncel – Nil Sarı – Ömer Soner Hunkan – Saadettin Yağmur Gömeç – Salim Koca – Selahattin Öztürk –
Sevgi Parlak – Yasin Şehi·toğlu – Yunus Uğur – Zekeriya Türkmen
Türk askerî tarihi ne zaman başlar? Hun, Kök Türk, Uygur, Karahanlı, Gazneli, Memlûk, Büyük Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde Türk ordusu nasıl bir düzendedir? Orduyla devlet ve orduyla millet arasındaki ünsiyetin kökünde neler vardır? Çağlara yayılan Türk askerî gelenekleri nelerdir? Türk kültüründe at hangi öneme sahiptir? Teşkilat, lojistik, istihbarat faaliyetleri ne şekilde gelişmiştir? Türk askerî kültürünün Batı askerî kültüründen farkları nelerdir? Günümüz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin nasıl bir kültür yapısı vardır? Askerî kültür kapsamında devam eden ve etmeyen özellikler nelerdir? Yerli bir doktrin kapsamında ilk defa ortaya konan “Dört Yön Doktrini” nedir?
Türkler, tarih sahnesine çıktıkları ilk zamanlardan itibaren savaşçı bir ruha sahip olmalarıyla ün kazanmışlardır. Çocuk denecek yaştan itibaren ok ve yay kullanımında uzmanlaşmış, özellikle at binme konusunda yeryüzünün sayılı milletlerinden biri olarak gösterilmişlerdir. Bu kabiliyetler tüm dünyanın Türklerin askeri başarıları nezdinde söyledikleri içinden yalnızca birkaçıdır. Birçok devlet kurmuş ve geniş coğrafyalara hâkim olmuş Türkler, elbette ki askerî tarih anlamında dünyanın en köklü milletlerinden biridir. Tarih sahnesine asker olarak çıkan Türkler, 21. yüzyılda da “asker millet” olmayı sürdürmekte, söz konusu vatan olduğunda geriye kalan hiçbir şeyin önemli olmadığını her fırsatta göstermektedir.
A. Sefa Özkaya’nın hazırladığı elinizdeki kitap, bugüne kadar Türk askerî tarihi ve kültürüne dair yapılan en geniş ve en kapsamlı çalışma olup, ilk Türk devletlerinden günümüze dek Türklerin ordu teşkilatını, askerî geleneklerini, niteliklerini, strateji ve taktik anlayışlarını, felsefî bakış açılarını ve bazı öne çıkan faaliyetlerini derinlemesine irdeleyerek alanındaki büyük bir boşluğu dolduruyor. Türk Askerî Kültürü, günümüzün ve geleceğin askerlerine, askerî tarihçilerine, tarih ve askerî kültür meraklılarına hitap eden, tarih tutkunlarının çok uzun yıllar boyunca ellerinden düşüremeyecekleri bir çalışma…
| Yayınevi |
Kronik Kitap |
|---|---|
| Yazar |
Abdulhamit Kırmızı ,Abdülkadir Özcan ,Ahmet Taşağıl |
| Sayfa Sayısı |
800 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2019 |
| Boyut |
"16 ,00 X 24 ,00" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Kronik Kitap – Hunlar’dan Günümüze Türk Askeri Kültürü
/n
Kadi·m dünya tari·hi·nde bi·r asker mi·llet: Türkler…
A. Sefa Özkaya – Abdulkadir Özcan – Abdülhamit Kırmızı – Ahmet Taşağıl – Ali Fuat Örenç – Burak Gani Erol – Cevat Şayi·n – Cüneyt Kanat – Emrah Safa Gürkan – Erhan Teki·n – Erkan Göksu – Feridun M. Emecen- Hakan Kılıç – İdris Bostan – İlber Ortaylı – Kahraman Şakul – M. Hanefi Palabıyık – Mahir Aydın – Mehmet Mert Sunar – Mehmet Yaşar Ertaş – Mesut Şen – Metin Gürcan – Metin Tuncel – Nil Sarı – Ömer Soner Hunkan – Saadettin Yağmur Gömeç – Salim Koca – Selahattin Öztürk –
Sevgi Parlak – Yasin Şehi·toğlu – Yunus Uğur – Zekeriya Türkmen
Türk askerî tarihi ne zaman başlar? Hun, Kök Türk, Uygur, Karahanlı, Gazneli, Memlûk, Büyük Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde Türk ordusu nasıl bir düzendedir? Orduyla devlet ve orduyla millet arasındaki ünsiyetin kökünde neler vardır? Çağlara yayılan Türk askerî gelenekleri nelerdir? Türk kültüründe at hangi öneme sahiptir? Teşkilat, lojistik, istihbarat faaliyetleri ne şekilde gelişmiştir? Türk askerî kültürünün Batı askerî kültüründen farkları nelerdir? Günümüz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin nasıl bir kültür yapısı vardır? Askerî kültür kapsamında devam eden ve etmeyen özellikler nelerdir? Yerli bir doktrin kapsamında ilk defa ortaya konan “Dört Yön Doktrini” nedir?
Türkler, tarih sahnesine çıktıkları ilk zamanlardan itibaren savaşçı bir ruha sahip olmalarıyla ün kazanmışlardır. Çocuk denecek yaştan itibaren ok ve yay kullanımında uzmanlaşmış, özellikle at binme konusunda yeryüzünün sayılı milletlerinden biri olarak gösterilmişlerdir. Bu kabiliyetler tüm dünyanın Türklerin askeri başarıları nezdinde söyledikleri içinden yalnızca birkaçıdır. Birçok devlet kurmuş ve geniş coğrafyalara hâkim olmuş Türkler, elbette ki askerî tarih anlamında dünyanın en köklü milletlerinden biridir. Tarih sahnesine asker olarak çıkan Türkler, 21. yüzyılda da “asker millet” olmayı sürdürmekte, söz konusu vatan olduğunda geriye kalan hiçbir şeyin önemli olmadığını her fırsatta göstermektedir.
A. Sefa Özkaya’nın hazırladığı elinizdeki kitap, bugüne kadar Türk askerî tarihi ve kültürüne dair yapılan en geniş ve en kapsamlı çalışma olup, ilk Türk devletlerinden günümüze dek Türklerin ordu teşkilatını, askerî geleneklerini, niteliklerini, strateji ve taktik anlayışlarını, felsefî bakış açılarını ve bazı öne çıkan faaliyetlerini derinlemesine irdeleyerek alanındaki büyük bir boşluğu dolduruyor. Türk Askerî Kültürü, günümüzün ve geleceğin askerlerine, askerî tarihçilerine, tarih ve askerî kültür meraklılarına hitap eden, tarih tutkunlarının çok uzun yıllar boyunca ellerinden düşüremeyecekleri bir çalışma…
İlgili ürünler
Sakarya – Kronik Kitap
Cepheden Coğrafyaya
Adım Adım Sakarya…
Milli Mücadele’nin düzenli ordu döneminin başındaki 1921 yılı muharebelerinin (1. ve 2. İnönü Muharebeleri, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ve Sakarya Meydan Muharebesi) tamamı dokuz ay gibi kısa bir sürede, henüz güç terazisi Yunanlar lehine iken gerçekleşmiştir. Aradaki kuvvet farkına rağmen Türk Ordusunun Yunanları durdurabilmesinin, hatta geri püskürtebilmesinin en önemli sırrı elindeki kısıtlı imkânları en doğru şekilde kullanması olmuştur.
Bunu başarabilmek için muharebeler süresince sadece tümen ve alayların değil, taburların, hatta bazen bölüklerin bile yerleri değiştirilmiş, nerede açılan bir gedik varsa oraya bulunabilen bütün kuvvetler sevk edilmiştir. İşte, Sakarya Meydan Muharebesi’ne dair bugüne kadar yazılanları zor anlaşılır kılan bu askeri zorunluluktur. 22 gün ve gece boyunca oradan oraya nakledilen askeri birlikler, değişen komutanlar, taktikler, muharebeleri biraz daha ayrıntılı öğrenmek isteyen okuyucunun kafasının karışmasına neden olmaktadır. Bir harbin öyküsü, o muharebelerin geçtiği coğrafya bilinmeden anlatılamaz.
Harp tarihi sadece arşivdeki askeri belgelerden ibaret değildir. Burada karşımıza “Harp Coğrafyası” şeklinde yeni bir kavram çıkıyor. Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafyasını herkesin anlayabileceği şekilde ortaya koymak, muharebenin tarihi ile bütünleştirmek bu çalışmanın temel amaçlarından birisidir.
Bağımsızlık destanımız olan Milli Mücadele’nin düzenli ordu safhasında, cephedeki iki yılı ele alan serinin bu ilk kitabında, bir milletin son ocağını savunmak için doğru liderin etrafında birleşmesi ve verdiği ölüm kalım savaşı anlatılıyor.
Sakarya Meydan Muharebesi şimdiye dek görülmemiş bir ciddiyetle ve titizlikle Selim Erdoğan tarafından yeniden kaleme alındı. Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez, içerdiği muharebe atlasıyla ve özel fotoğraflarıyla Milli Mücadele dönemini yeniden aydınlatıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.