Billy Milliganın Zihinleri
₺375,00 Orijinal fiyat: ₺375,00.₺310,00Şu andaki fiyat: ₺310,00.
Tek bedende 24 farklı kişilik barındıran Billy Milligan’ın gerçek hikayesi
Billy Milligan, bedenine hâkim olmak için mücadele eden yirmi dört belirgin kişiliğin içinde hapsolmuş genç bir adamdır. Bu mücadele, üç kadını kaçırmak ve onlara tecavüz etmekle suçlanarak tutuklanmasına kadar sürer. Billy Milligan çoklu kişilik bozukluğu olan bir akıl hastası olduğu gerekçesiyle kendisine isnat edilen bu suçlardan beraat eder, mahkemenin bu kararı tarihte ilktir ve bugüne kadar bilinen en dikkat çekici ve tüyler ürpertici çoklu kişilik vakasını toplumun gözleri önüne sermiştir.
Sıradan bir suçlu olan Philip; bir ecza deposu soygununun planlayıcısı ve uyuşturucu dünyasıyla bağlantıları olan Kevin; tek amacı Billy’nin üvey babasını öldürmek olan April; Billy’nin bedenini onun tutuklanmasına neden olan tecavüzlerde ‘kullanan’ şefkate aç, çekingen ve lezbiyen Adalana; tüm kişiliklerin acılarını hisseden sekiz yaşındaki David ve erkeklerden, kadınlardan, kız ya da erkek çocuklardan oluşan tüm diğerleri ve onları bir arada tutabilen tek kişilik olan Öğretmen… İşkenceler içindeki bu genç adamın zihninin derinliklerine ve onun paramparça olmuş dehşet verici dünyasına yolculuğa hazır olun.
| Yayınevi | Koridor Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Danıel Keyes |
| Sayfa Sayısı | 610 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Koridor Yayıncılık – Billy Milliganın Zihinleri
/n
Tek bedende 24 farklı kişilik barındıran Billy Milligan’ın gerçek hikayesi
Billy Milligan, bedenine hâkim olmak için mücadele eden yirmi dört belirgin kişiliğin içinde hapsolmuş genç bir adamdır. Bu mücadele, üç kadını kaçırmak ve onlara tecavüz etmekle suçlanarak tutuklanmasına kadar sürer. Billy Milligan çoklu kişilik bozukluğu olan bir akıl hastası olduğu gerekçesiyle kendisine isnat edilen bu suçlardan beraat eder, mahkemenin bu kararı tarihte ilktir ve bugüne kadar bilinen en dikkat çekici ve tüyler ürpertici çoklu kişilik vakasını toplumun gözleri önüne sermiştir.
Sıradan bir suçlu olan Philip; bir ecza deposu soygununun planlayıcısı ve uyuşturucu dünyasıyla bağlantıları olan Kevin; tek amacı Billy’nin üvey babasını öldürmek olan April; Billy’nin bedenini onun tutuklanmasına neden olan tecavüzlerde ‘kullanan’ şefkate aç, çekingen ve lezbiyen Adalana; tüm kişiliklerin acılarını hisseden sekiz yaşındaki David ve erkeklerden, kadınlardan, kız ya da erkek çocuklardan oluşan tüm diğerleri ve onları bir arada tutabilen tek kişilik olan Öğretmen… İşkenceler içindeki bu genç adamın zihninin derinliklerine ve onun paramparça olmuş dehşet verici dünyasına yolculuğa hazır olun.
İlgili ürünler
Kadınlar Ülkesi
“Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.”
—Marge Piercy
“Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.”
—Joanna Russ
Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.
Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde üç Amerikalı erkek pek fazla insanın bulunmadığı, ücra bir yerde, tamamen kadınlardan oluşan bir topluluğa denk gelir. Gözlerine inanamayan kâşifler bu topraklarda erkeklerin de olması gerektiğine dair inançlarıyla araştırmalarına başlar.
Çok geçmeden bu gizemli ülke ile ilgili gerçekler bir bir açığa çıksa da misafirlerin merakı giderilmenin aksine daha da artar ve Kadınlar Ülkesi’nin yönetim biçiminden inançlarına, kültüründen ekonomisine ve hatta anneliğe kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.
Toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır?
Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.
Liktorun Kılıcı
“Son elli yılın en olağanüstü bilimkurgu kitabı. Yeni Güneş Kitabı, bilimkurgu edebiyatının Kayıp Zamanın İzinde’si olmaya en yakın eser.” –Neil Gaiman
Locus En İyi Fantazi Romanı Ödülü
August Derleth Yılın En İyi Romanı Ödülü
“Bazen Bir Oğlan Çocuğunun Gözlerinden Anlarım Onun Gelecekte Gamli Bir Adam Olacağını.”
Bilimkurgunun Melville’i olarak bilinen Gene Wolfe, spekülatif edebiyatın sınırlarını zorlayan, fantaziden bilim ve bilimden de fantazi çıkarmayı başaran, türün her alanında eşit muazzamlıkta eserler veren ender yazarlardan biri. Wolfe’un dilin ve türün imkânlarını sonuna kadar kullandığı, bilimkurgunun Ulysses’i olarak da anılan Yeni Güneş Kitabı’nın üçüncü cildi Liktorun Kılıcı’nda ise bu gizemli yolculuğun sonuna yaklaşıyoruz artık.
Günümüzden yüz binlerce yıl sonrası. Ancak öyle bir gelecek ki geçmişten farkı yok. Bugüne ait kültür ve olaylar artık bir anı bile değil. Gezegen, beklenmedik ve gizemli biçimlerde değişimler geçirmiş. Güneş’in ömrünün sonu gelmiş, sönmekte.
İşkenceci Severian, sürgün edildiği Thrax’a, Penceresiz Odalar Şehri’ne ulaştı sonunda. Ancak vicdanı yüzünden burayı da terk etmek zorunda kalacak ve dağları aşacağı bu yolculuğunda, adaş olduğu bir oğlan da yoldaşlık edecek ona.
Serinin bu cildinde, Severian, kaderin kendisi kadar azametli kılıcı Terminus Est ve pek kudretli bir ışığa sahip cevheri Pençe ile yoluna devam edecek, karşısına çıkan canavarları alt edecek, bu yıkılmış dünyanın mazisine dair biraz daha bilgi edinecek ve bazı eski yüzlerle tekrar karşılaşacak. Güneş elbet bir gün ölecek. Ve Yeni Güneş elbet bir gün doğacak.
Liktorun Kılıcı, tek hamleyle birbirinden ayrılmayan doğru ile yanlışın kitabı.
Siyam 4 Mare
Hayata dair bildiğin ne varsa yalan...
Kaç yaşında olursan ol yeniden başladığın günler gelecek.
Kapıyı tıklatıp hazır olup olmadığını sormayacaklar ya da bir çanta hazırlayıp çıkacak vaktin olmayacak bulunduğun yerden; seni aniden yakalayan bir savaşın ortasında silahsız ve savunmasız kalacaksın.
Kaç tanesinden sağ kurtulabilirsen, o kadar sağlam basacaksın ayaklarını yere Seni omuzlarından tutup sarsacaklar koca koca adamlar ağla, bağır, tepki ver diye.
Şiddeti gittikçe katlanacak her seferinde.
Katlanamadığın noktaya geldiğinde gözlerini kırparken bir kez daha düşün çünkü karanlığın ardından göz kapaklarını kaldırdığında başka bir savaş alanında olacaksın.
Sen kadınsın.
Vazgeçtiğin, yenildiğin, yorulduğun zaman savaşın başlar.
Terini silip gölgesinde dinlendiğin meşe ağacından uzaklaş, dönemezsin; odunu yaşken yakmak zordur ve en zehirli duman hayatta kalanlardan çıkar.
Savaşırlar çünkü kalmak için. Hayatta.
Tılsımlı Serüvenler Sırlarla Dolu Bir Kitap
Vakıf
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Galaktik İmparatorluk’un altın çağıydı. Binlerce yıldır gezegenler bu kadim medeniyetçe yönetiliyordu. Ancak bir adam, imparatorluğun çökeceğini öngörme cüretini gösterdi: Psikotarih biliminin öncüsü Hari Seldon. Tahminlerine göre galaktik savaş kaçınılmazdı. Bu durumu olabildiğince ertelemek adına iki Vakıf kurdu; biri imparatorluğun sahip olduğu binlerce yıllık bilgiyi korumakla yükümlüydü, diğerinin ise ne yeri ne de amacı biliniyordu. İmparatorluk çökmeye başlayınca Galaktik Ansiklopedi üzerinde çalışan Birinci Vakıf sakinleri, Seldon’ın onlar için tahminlerinin de ötesinde bir rol biçtiğini anlayacaktı.
İthaki Yayınları, Vakıf Serisi’ni yayımlanma sırasına göre yayımlamaya devam edecek.
Yayımlanış tarihine göre: 1. kitap / Kronolojiye göre: 3. kitap
Yeryüzü’ne Düşen Kız
İNSANLIĞI KURTARMAK İÇİN NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN?
Aria, hastalıkların ve hatta ölümün olmadığı, çok düzenli bir gezegende yaşar. Artık Dünya, insanların üzerinde çalışabilmek ve deneyimlerinden bir şeyler öğrenebilmek için yüzyıllar önce deneklerle doldurdukları 'Gölge Gezegenleri'dir. Şimdiyse deney sona ermek üzeredir ve Aria, bilim insanı babasıyla birlikte Dünya'ya giderek insanları yok edecek bir olaylar zincirini başlatmak zorundadır. İnsanların değersiz olduğuna inandırılarak yetiştirilen Aria, kendisinin de yarı insan olduğunu keşfedince şok olur. Dünya sakinlerinin ölümlü olmalarına rağmen hayattan keyif aldıklarını ve sevgi dolu olduklarını görünce hayrete düşer. Ancak bunu anladıktan sonra, onları ve kendisini bu felaketten nasıl kurtarabilir?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.