Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Koridor Yayıncılık
₺130,00 Orijinal fiyat: ₺130,00.₺105,00Şu andaki fiyat: ₺105,00.
“İdam cezasında ısrar eden hukukçular şunu dikkate alsınlar. Son yüzyılda idam cezası zayıflığın, güçsüzlüğün, bitişin göstergesi olarak görülüyor. Giderek azalıyor, yok olmak üzere. İşkence bitti, çark dağıtıldı, darağacı yerinden söküldü. Tuhaf olan giyotinin hâlâ revaçta olması. Bay Guillotin insanları severdi.”
1829 yılında genç Victor Hugo, ölüm cezasını eleştirip karşı çıkarak Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nü yazmıştır.
Bu eserinde ölümü bekleyen bir insanın duygu ve düşünce dünyasını aktarırken, insanları ölüm cezasının ahlaki ve toplumsal sonuçlarını sorgulamaya davet eder. Mahkûmun mu, onun idam edilmesini coşkuyla bekleyen halkın mı yoksa hukukun mu daha vicdansız olduğu sorusuyla okuru baş başa bırakır.
Bir insanlık manifestosu sayılabilecek bu eser yayımlandığı dönemde büyük sansasyon yaratmış, ilk baskılarında yazar adı belirtilmemiştir.
| Yayınevi | Koridor Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Victor Hugo |
| Sayfa Sayısı | 171 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “14, 00 X 20, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Koridor Yayıncılık – Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Koridor Yayıncılık
“İdam cezasında ısrar eden hukukçular şunu dikkate alsınlar. Son yüzyılda idam cezası zayıflığın, güçsüzlüğün, bitişin göstergesi olarak görülüyor. Giderek azalıyor, yok olmak üzere. İşkence bitti, çark dağıtıldı, darağacı yerinden söküldü. Tuhaf olan giyotinin hâlâ revaçta olması. Bay Guillotin insanları severdi.”
1829 yılında genç Victor Hugo, ölüm cezasını eleştirip karşı çıkarak Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nü yazmıştır.
Bu eserinde ölümü bekleyen bir insanın duygu ve düşünce dünyasını aktarırken, insanları ölüm cezasının ahlaki ve toplumsal sonuçlarını sorgulamaya davet eder. Mahkûmun mu, onun idam edilmesini coşkuyla bekleyen halkın mı yoksa hukukun mu daha vicdansız olduğu sorusuyla okuru baş başa bırakır.
Bir insanlık manifestosu sayılabilecek bu eser yayımlandığı dönemde büyük sansasyon yaratmış, ilk baskılarında yazar adı belirtilmemiştir.
İlgili ürünler
Ceza Sömürgesi
Franz Kafka’nın külliyatından seçilen hikâyelerden oluşan Ceza Sömürgesi toplamda dört hikâye içeriyor. Bu hikâyeler de Dava ve Dönüşüm kitaplarında olduğu gibi, okuyucuyu Kafka’nın gizemli labirentlerinde dolaştırıyor ve modern hayatta bazen silik bir tablonun siması bazen de tabloyu bizatihi kendisi yapan insanın yasalar karşısındaki tutum ve davranışlarını betimliyor. Kafka’nın öykü ve romanlarında kullandığı ana unsur olan metafor ve çağrışımlar, bu hikayelerde de yer alarak okuyucuyla Kafka’nın kurmaca dünyası arasında kuvvetli bir bağ oluşturuyor.
Dürtü
Seni kim bekliyor? Kıyım ve ölüm, belki, ama başka kimsenin beklediği yok! Uyan, Ferdinand, özgür olduğunu gör, tamamen özgürsün, kimsenin senin üzerinde bir yaptırımı yok ve kimse sana emir veremez; dinle, özgürsün, özgür, özgür! Bunu sana binlerce kez söyleyebilirim, on bin kere, her saat, her dakika, sen bunu hissedinceye kadar! Sen özgürsün. Özgür! Özgür!
Vatan denilen toprak parçasının yeni ölü bedenler isteğiyle yaptığı çağrıyı duyunca içinde engel olamadığı bir gitme dürtüsüyle ayağa kalktı Ferdinand. Oysa gitmek, ölmek, öldürmek istemiyordu ama onun iradesini ele geçiren başka bir güç vardı. Bir yanda özgürlüğü öte yanda bir nesneden öte görülmediği, ondan itaat bekleyen anavatanın çağrısı.
Zweig, Ferdinand’ın yaşadığı bu ikilem üzerinden milliyetçilik ve faşizmi sorguluyor. Zevkle ve düşünerek okuyacaksınız.
Hamlet
“Shakespeare her şeyi söylemiştir; dili âdeta yıldızların ışığı, ateş böcekleri, güneş ve ay gibidir. Gözyaşı, kan ve birayla yazdığı kelimeleri kalp atışı misali marş eder. O herkese hitap eder ve hepimiz de onu sahipleniriz fakat onu gerçekten takdir edebilmek için bize değil, bambaşka bir dünyaya ait olduğunu hatırlamak gerekir.”
—Orson Welles
Edebiyata olduğu kadar dil bilimine etkisiyle de nam salan öncü ozan Shakespeare’in çığır açan oyunlarından Hamlet, ayrıca hem ün en ünlü hem de en uzun eseridir. Danimarka Krallığı’nda geçen bu ikonik intikam tragedyası, babasının katilinin peşine düşen Prens Hamlet’i konu alır. Hamlet, saray nazırı Polonius’un kızı Ophelia’ya âşıktır ama Polonius rıza göstermez. Hamlet bir gün babasının hayaletiyle karşılaşır ve amcasının tahta geçmek için onu zehirleyip annesini kandırdığını öğrenince babasının öcünü almaya yemin eder. Bunun üzerine aklını kaçırmış gibi görünen Hamlet’in Ophelia’ya aşkından delirdiği düşünülür.
İnsan Neyle Yaşar? – Kısaltılmış Metin
Yoksul bir ayakkabıcı olan Semyon, zor geçen bir günün ardından tuhaf bir adama rastlar. Soğuk bir kış günü olmasına rağmen adamın kıyafeti ya da ayakkabıları yoktur. Semyon, bunun onu ilgilendirmediğini düşünür; arkasını dönüp gider. Birkaç adım sonra, eğer yardım etmezse adamın öleceğini fark eder. Geri döner ve kim olduğunu ya da nereden geldiğini açıklamayı reddeden adamı evine davet eder. Bunu yaparken, kendisinin ve ailesinin kaderini değiştirecek bir seçim yaptığının farkında değildir.
Büyük ustadan, mutlaka okunması gereken bir eser.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.