Karanlıkta Görmek
₺295,00 Orijinal fiyat: ₺295,00.₺251,00Şu andaki fiyat: ₺251,00.
| Yayınevi | Kapı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Kemal Sayar |
| Sayfa Sayısı | 272 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2017 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Kapı Yayınları – Karanlıkta Görmek
İlgili ürünler
Aşırı Yemeyi Yenmek
Bir Psikanalistin Notları
Psikanaliz, hayatın sunduğu en büyük maceralardan biridir.
Kıskançlık, yas, suçluluk, sevgi ve tutku... Yaşam ve ölüm... Psikanaliz, sonu belirsiz olan tehlikeli bir yoldur. İnsan ruhunun derinliklerinde gizli olan sorunlara temas eder ve kimse bu yolculukta neyle karşılaşacağını bilemez.
Güney Amerika’nın en saygın psikanalistlerinden Gabriel Rolón muayenehanesine gelen hastaların gerçek hikayelerini ele aldığı bu kitapta, günlük hayatın detaylarındaki psikolojik şifreleri ustaca analiz ediyor. Bir Psikanalistin Notları, öz farkındalığı arttıran ve kendi gizemli dünyalarımıza açılan bir anahtar olan psikanalizle ilgili bilinmeyenleri gözler önüne seriyor.
Sayfalar arasında dolaşırken her vakada birbirinden enteresan psikolojik analizlerle karşılaşacak ve her adımda çözüme biraz daha yaklaştığınızı hissedeceksiniz.
Çalınan Dikkat – Neden Odaklanamıyoruz?
Gazeteci-yazar Johann Hari, son yıllarda bir şeylere odaklanmakta ne kadar zorlandığını fark ettiğinde suçu önce kendisinde aramış. Ama sonra aslında çoğu insanın aynı sorundan muzdarip olduğunu görmüş. Böylece meseleyi araştırmaya, uzmanlarla görüşmeye başladığında çok daha derin ve kapsamlı nedenlerin söz konusu olduğunu keşfetmiş. Çalınan Dikkat’te Hari bu nedenleri detaylarıyla ele almanın yanı sıra, dikkatimizi geri kazanmanın yollarına kafa yoruyor.
Bireysel çabaların, yani sırf kendi hayatlarımızda birtakım değişiklikler yaparak sorunu çözmeye çalışmanın ancak bir yere kadar etkili olabileceğini vurgulayan Hari, “dikkatimizi bizden çalan kuvvetlerle kolektif olarak yüzleşip onları değişime zorlamamız gerektiğini” belirtiyor. Bunun ise acil bir mesele olduğunu, çünkü dikkati dağılmış bir toplumun, önündeki en önemli sorunlara bile odaklanamayacağını ve çözüm üretemeyeceğini söylüyor.
“Böyle az uyuyup çok çalışan, üç dakikada bir faaliyet değiştiren, zaaflarımızı öğrenip manipüle etmek için tasarlanmış sosyal medya siteleri tarafından takip edilip gözlemlenen, stres fazlalığından aşırı tetikte yaşayan, enerjinin sıçrayıp çakılmasına yol açan bir şekilde beslenen, her gün beyne zarar veren toksinlerle dolu bir kimyasal çorbası soluyan bir toplum olmaya devam ettiğimiz takdirde – ciddi dikkat sorunları yaşayan bir toplum olmaya da devam edeceğiz, evet. Ama bunun bir alternatifi var. Örgütlenip karşı koymak – dikkatimizi ateşe veren kuvvetlerle mücadele edip yerlerine iyileşmemize yardımcı olacak kuvvetler geçirmek.”
Hayatın Hakkını Vermek
Hangi yaşta olursak olalım, hepimiz hayatımızı ve kendimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Çünkü anlam arayışındaki bir yaşam, her zaman yapım aşamasındadır.
Hayat akıp gidiyor.
Uzun yaşayalım ancak yaşlanmayalım istiyoruz.
Ne kadar uzun yaşarsak o kadar mutlu olacağımızı düşünüyoruz.
Hiç üzülmeyelim istiyoruz.
Hayatı keyif almak için yaşıyor ve haz alırsak mutlu olacağımızı sanıyoruz.
Hedefler belirliyor, adımlar atıyoruz.
Uzmanların görüşlerine kulak veriyor, bize söylenenleri uyguluyoruz ama kafamız karışıyor.
Yaşamaya değer bir hayat istiyor ancak nasıl olacağını tam bilemiyoruz.
Peki, yaptıklarımız uzun dönemli bilimsel araştırmaların bulgularıyla ne kadar örtüşüyor?
Bu kitap, okura eşlik ederek hayatını değerlendirme fırsatını ona vermeyi amaçlıyor. Acar Baltaş, bilimsel araştırmalardan yararlanarak genelgeçer kabulleri sorgularken uzun yaşam hakkındaki doğruları ve bireyi mutluluğa götüren ilkeleri geniş bir perspektifle ele alıyor.
Hepsini İstiyorum Hemen İstiyorum
-Her zaman kendini haklı görmek!
-Başkalarının dediğini çok önemsemek
-Dürtüsel alışkanlıklardan vazgeçmeye gönülsüzlük
-Her konuda en iyi olmak zorunda hissetmek…
Bu kitapta erteleme, akademik başarısızlık, madde kötüye kullanımı, aşırı kilo alıp verme, internet bağımlılığı, düzenli spor yapamama, ilişkilerde sadakatsizlik, ayrıcalık arama ve büyüklenme gibi sorunların kökeninde yatan nedenler ve çözüm yolları tartışılıyor.
Yazar Dr. H. Alp Karaosmanoğlu bu tür sorunların kökeninde atalarımızdan bize miras kalan esir veya köle durumuna düşme korkusu olduğunu klinikten ve güncel yaşamdan örneklerle açıklıyor. Bununla beraber, engellenmeye ve mecbur bırakılmaya karşı aşırı hassas kişilerin hissettiği abartılı özgürlük ihtiyacı tanımlanarak baş etme yöntemleri gösteriliyor.
Kitap, günlük yaşamın rutinine katlanmakta zorlanan kişiler için bir rehber olma özelliğini taşıyor.
Nasıl Seri Katil Oldular ?
Kimi kafasının içinde insanları öldürmesi gerektiğini söyleyen bir ses olduğunu iddia etti, kimi sadece zevk için birilerini öldürdüğünü söyledi.
Sebepleri ne olursa olsun, bu insanların tek bir ortak özelliği var:
Hepsi birer seri katil. Seri katiller, yüzyıllar boyunca dünyanın her bir
köşesinde sokaklarda yürüdüler ve yollarda dolaştılar.
“Nasıl Seri Katil Oldular?”dünyanın her yerinden en çarpık, sadist ve korkunç katillerden 150’sini bir araya getirdi.
Birçok seri katil için içlerindeki öldürme arzusu, saçlarının ya da gözlerinin rengi gibi doğuştan gelmektedir.
Ancak uzmanlar, hepsinin ortak noktası olarak yaşadıkları çocukluk travmalarına işaret etmektedirler.
Ancak temelde, geçmişlerindeki hikâyeler ve onları cinayet işlemeye iten sebep ne olursa olsun, “Bu insanlar kötü,” demiştir profil uzmanı Pat Brown. Bundan başka bilmemiz gereken bir şey var mı?
Sanal Aşk
Artık insanlar birbirine değil telefonlarına bakıyorlar. İnternet bizleri uzaklardakilere yakın ederken, yanı başımızdakilerden de uzaklaştırmaya başladı. İlişkiler Facebook’ta kurulur, WhatsApp’ta sürdürülür, “arkadaşlık listesinden silerek” de bitirilir oldu. Oysa aşkın ve ayrılığın acısı her çağda can yakıyor. Teknoloji değişse de insan yüreği aynı kalıyor.
Bu kitap sanal aşkları ve gerçek duyguları her yönüyle ele alarak, bir “internet profili”nden fazlası olan bizlere anlatan ilk kapsamlı eser. Okurken kendinize dair ilk kez fark edeceğiniz çok şey olacak.
Kesin olan bir şey var ki o da sanal dünyanın ilişkilerimizi ve ilişki sürdürme biçimlerimizi derinden etkilediği. Her şeyin bir “tık”la değiştiği bir zamanda aşk da uçuculuktan nasipleniyor, bir “tık”la buharlaşıyor.
Geride kalan duygular ne kadar gerçek ve uzun ömürlü peki?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.