Nasıl Seri Katil Oldular ?
₺500,00 Orijinal fiyat: ₺500,00.₺375,00Şu andaki fiyat: ₺375,00.
Kimi kafasının içinde insanları öldürmesi gerektiğini söyleyen bir ses olduğunu iddia etti, kimi sadece zevk için birilerini öldürdüğünü söyledi.
Sebepleri ne olursa olsun, bu insanların tek bir ortak özelliği var:
Hepsi birer seri katil. Seri katiller, yüzyıllar boyunca dünyanın her bir
köşesinde sokaklarda yürüdüler ve yollarda dolaştılar.
“Nasıl Seri Katil Oldular?”dünyanın her yerinden en çarpık, sadist ve korkunç katillerden 150’sini bir araya getirdi.
Birçok seri katil için içlerindeki öldürme arzusu, saçlarının ya da gözlerinin rengi gibi doğuştan gelmektedir.
Ancak uzmanlar, hepsinin ortak noktası olarak yaşadıkları çocukluk travmalarına işaret etmektedirler.
Ancak temelde, geçmişlerindeki hikâyeler ve onları cinayet işlemeye iten sebep ne olursa olsun, “Bu insanlar kötü,” demiştir profil uzmanı Pat Brown. Bundan başka bilmemiz gereken bir şey var mı?
| Yayınevi | Yakamoz Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Jack Rosewood |
| Sayfa Sayısı | 624 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Yakamoz Yayınevi – Nasıl Seri Katil Oldular ?
/n
Kimi kafasının içinde insanları öldürmesi gerektiğini söyleyen bir ses olduğunu iddia etti, kimi sadece zevk için birilerini öldürdüğünü söyledi.
Sebepleri ne olursa olsun, bu insanların tek bir ortak özelliği var:
Hepsi birer seri katil. Seri katiller, yüzyıllar boyunca dünyanın her bir
köşesinde sokaklarda yürüdüler ve yollarda dolaştılar.
“Nasıl Seri Katil Oldular?”dünyanın her yerinden en çarpık, sadist ve korkunç katillerden 150’sini bir araya getirdi.
Birçok seri katil için içlerindeki öldürme arzusu, saçlarının ya da gözlerinin rengi gibi doğuştan gelmektedir.
Ancak uzmanlar, hepsinin ortak noktası olarak yaşadıkları çocukluk travmalarına işaret etmektedirler.
Ancak temelde, geçmişlerindeki hikâyeler ve onları cinayet işlemeye iten sebep ne olursa olsun, “Bu insanlar kötü,” demiştir profil uzmanı Pat Brown. Bundan başka bilmemiz gereken bir şey var mı?
İlgili ürünler
Aşırı Yemeyi Yenmek
Bilinç Altını (6) Yaşamak
Uzm. Klinik Psikolog Hilal Doymuş ilk kitabıyla buluşuyor okurlarla. Bilinç6'nı Aşmak
Bu kitapta, psikoterapiye gelen ve çocukluk yaşantı-larının etkilerinden ötürü bugün sıkıntı çeken on bir kişinin öyküsü var. Pek çok hasta arasından özellikle bu on bir kişiyi seçtim. Çün-kü hepsinin aslında sizin gibi benim gibi hayatları var. İşle-rini, aile yaşantılarını, sosyal hayatlarını, ilişkilerini devam ettirebiliyorlar. Ağır psikiyatrik bozuklukları yok. Birkaçı dı-şındakiler her gün kendimizde ya da yakınlarımızda görme-ye alışkın olduğumuz sorunları yaşıyorlar.
Hilal Doymuş kendi tecrübelerinden yola çıkarak anlattığı öykülerde bilinçaltının en derinlerine iniyor. Çocukluk yaşantılarından kaynaklanan sorunların, bir yetişkinin hayatında nelere etki edebileceğini örneklerle sunuyor.
Elma Yayınevinden yepyeni bir kitap daha. Keyifli Okumalar.
Çalınan Dikkat – Neden Odaklanamıyoruz?
Gazeteci-yazar Johann Hari, son yıllarda bir şeylere odaklanmakta ne kadar zorlandığını fark ettiğinde suçu önce kendisinde aramış. Ama sonra aslında çoğu insanın aynı sorundan muzdarip olduğunu görmüş. Böylece meseleyi araştırmaya, uzmanlarla görüşmeye başladığında çok daha derin ve kapsamlı nedenlerin söz konusu olduğunu keşfetmiş. Çalınan Dikkat’te Hari bu nedenleri detaylarıyla ele almanın yanı sıra, dikkatimizi geri kazanmanın yollarına kafa yoruyor.
Bireysel çabaların, yani sırf kendi hayatlarımızda birtakım değişiklikler yaparak sorunu çözmeye çalışmanın ancak bir yere kadar etkili olabileceğini vurgulayan Hari, “dikkatimizi bizden çalan kuvvetlerle kolektif olarak yüzleşip onları değişime zorlamamız gerektiğini” belirtiyor. Bunun ise acil bir mesele olduğunu, çünkü dikkati dağılmış bir toplumun, önündeki en önemli sorunlara bile odaklanamayacağını ve çözüm üretemeyeceğini söylüyor.
“Böyle az uyuyup çok çalışan, üç dakikada bir faaliyet değiştiren, zaaflarımızı öğrenip manipüle etmek için tasarlanmış sosyal medya siteleri tarafından takip edilip gözlemlenen, stres fazlalığından aşırı tetikte yaşayan, enerjinin sıçrayıp çakılmasına yol açan bir şekilde beslenen, her gün beyne zarar veren toksinlerle dolu bir kimyasal çorbası soluyan bir toplum olmaya devam ettiğimiz takdirde – ciddi dikkat sorunları yaşayan bir toplum olmaya da devam edeceğiz, evet. Ama bunun bir alternatifi var. Örgütlenip karşı koymak – dikkatimizi ateşe veren kuvvetlerle mücadele edip yerlerine iyileşmemize yardımcı olacak kuvvetler geçirmek.”
Hüzün Hastalığı
Herkesin kesintisiz mutlu olmaya ya da mutluymuş gibi görünmeye şartlandığı bir çağdayız. Keyifsizlik anlarının dahi “minör depresyon” adını aldığı zamanlar. Herkesin “en mutlu, en güzel, en şanslı, en başarılı ve her koşulda pozitif” olmasını öğütleyen Batı menşeli psikoloji anlayışının karşısında, hüznün doya doya yaşanması bile pek mümkün değil artık.
Kemal Sayar, böyle mutluluk tariflerinin peşinden koşmaya gerek olmadığını, hiçbir şeye kıymet vermeden sadece kendini değerli bilerek yaşanmayacağını anlatıyor. Çünkü hüzün bize dünyanın faniliğini, şeylerin gelip geçiciliğini öğreten görkemli bir misafirdir.
“Hüzün bizi en çıplak varoluşumuzla karşılaştırır, bizi sahte bir dünyada sahici kılar.”
Kadın Psikolojisi
Mindfulness Ve Şema Terapi
Şema Terapi, ‘şema’ ve ‘mod’ olarak adlandırılan iki kavramı kullanır. Şemalar insanların kendilerini, başkalarını ve kendilerini çevreleyen dünyayı algılama biçimidir. Geçmişte, özellikle çocukluk döneminde deneyimlenen duyumsal algılar, duygular ve faaliyetlerden ötürü oluşurlar.
Mindfulness, (bilinçli farkındalık) eğitimi ise bize özellikle içsel ve dışsal deneyimlere anbean dikkatimizi vermeyi, sonrasında da zihnimizin ayrıntılı düşünmeye veya kaçınmaya kendini nasıl kaptırabildiğini açık bir şekilde görmeyi öğretir.
Bu kitap, şema terapideki son gelişmelerle birlikte terapist ve danışanlar için kanıtlara dayanan ve çok yararlı olabilecek uygulamalar eşliğinde değerli bir kaynak sunuyor.
Narsistle Ateşkes
Hayatınızdaki narsist kişilerle nasıl başa çıkarsınız? Sizi yıldırabilir ve gözünüzü korkutabilirler! Sosyal ya da profesyonel ortamlarda böyle bir kişi ile etkileşim halinde olmak zorunda kalabilir ve hatta onu seviyor olabilirsiniz bu nedenle onu görmezden gelmek işe yaramaz. İşe yaramayan güç savaşlarını ve anlamsız tartışmaları bir kenara bırakıp; hayatınızdaki narsistle işlevsel bir şekilde iletişim kurmanın, ona kendinizi anlatmanın ve ihtiyaçlarınızı karşılamanın bir yolunu bulmalısınız. Bu kitap, dünyanın merkezinde yer aldığını düşünen bu kişilerle başa çıkmak için size etkili stratejiler sunuyor.
Kitapta narsistin savunmalarını atlatarak şefkatli ve empatik bir iletişim kurmanın yollarını bulacaksınız. Narsistin gözünden dünyanın nasıl göründüğünü öğrenecek, onun başa çıkma stillerini ve çoğu zaman bir narsist olmanın nasıl üzücü ve yalnız bırakan bir deneyim olduğunu fark edeceksiniz. Öngörmeyi ve bazı konularla ilgili damara basmaktan kaçınmayı öğrenerek, öfkesini tetiklemeden narsistle ilişki kurabileceksiniz. Hepimizde olan bazı narsistik endişeleri onaylayarak, narsistle diyaloğunuz içinde sesinizi duyurmanın yollarını keşfedeceksiniz. Son olarak, ona nasıl sınır koyacağınızı ve kabul edilemez bir davranış karşısında nasıl çizgiyi çekeceğinizi öğreneceksiniz.
Wendy Behary, hayatınızdaki narsistlerle başa çıkmanız ve ilişki içinde ihtiyaçlarınızı karşılamanız için size içi alternatif bakış açıları ve davranışlarla dolu bir alet çantası sunuyor.
- Dr. Alp Karaosmanoğlu, Psikiyatrist
Yaşama Sanatı
Çağdaş psikolojinin S. Freud ve C. G. Jung ile birlikte en önemli isimlerinden biri olan Adler, Yaşama Sanatı’nda kurucusu olduğu Bireysel Psikoloji’nin bireyin ve toplumun hayatındaki karşılığını ele alır. Yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük arayışı, yaşam üslubu, hayatın ilk yıllarında oluşturduğumuz prototip/şemalar, ilk hatıralar, rüyalar, sosyal sorunlar, toplumsal uyum, sorunlu çocuklar ve okul, aşk ve evlilik, kadın-erkek ilişkileri konularını inceler.
Toplumsal faydayı merkeze alması ve ele aldığı konuları olabildiğince anlaşılır bir dille izah etmesiyle alan literatüründe kendine mahsus bir yeri olan Adler, bugün hâlâ çocuk eğitiminde ve kendimizde olan biteni anlama konusunda sık sık başvurma ihtiyacı duyacağımız bir kaynak.
“Dr. Alfred Adler ile 1927-28 kışında New York`taki Çocuk Rehberlik Enstitüsü’nde tanışma ayrıcalığına eriştim. O zamanlar Enstitünün oldukça katı Freudyen yaklaşımına alışkın olduğum için Adler`in doğrudan ve şaşırtıcı derecede basit bir şekilde çocukla ve ebeveynle hemen ilişki kurmasına hayret etmiştim. Ondan ne kadar çok şey öğrendiğimi fark etmem biraz zaman aldı.”
Carl Rogers
"Adler, kişilerin yaşadığı sorunların sosyal doğasını gerçekçi bir şekilde kavraması ve bilimle uyumlu davranışın bütünlüğünü amansız bir şekilde ortaya koyması bakımından büyük Çinli düşünürler dışında hiç kimseye benzememektedir. Eğer batı dünyası onun hizmetlerinden faydalanamayacak kadar geri kalmamışsa, Alfred Adler Batı`nın Konfüçyüs`ü olarak anılmaya başlayabilir."
Phillipe Mairet

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.