Misafiriz Ş – İşaret Vı
₺675,00 Orijinal fiyat: ₺675,00.₺574,00Şu andaki fiyat: ₺574,00.
Dünyanın esirleri…
Bedenin esirleri…
Malın mülkün esirleri…
Makamların, evlatların, hırsların, tutkuların esirleri…
Beni unuttunuz, ama daha acısı kendinizi unuttunuz.
Varoluş sebebinizi, ilahi hakikatinizi, aslen kim olduğunuzu ve neden dünyaya gönderildiğinizi unuttunuz!
Sıladasınız diye “salat” ile çağırdım sizi…
Ta ki siz esaretiniz olan dört unsur kalıbını (toprak, ateş, hava, su) kırıp da “Sıla”da değil içimde “Rahmim”de olduğunuzu anlayıncaya kadar…
Ya benî İsrâil…
Ey İsrâiloğulları…
Ey Esiroğulları!
Siz dünyaya değil aşka, sevgiye ve güzelliklere esirdiniz.
Siz Rabbinize, O’nun size duyduğu sevgiye esir olsaydınız dünyaya efendi olurdunuz.
Ne yaptınız siz… Ne yaptınız!
Yaptığınız nankörlük bana zarar veremez ama siz ne yaptınız!
Ne yaptınız…
Kendinize…
| Yayınevi | Mona Kitap |
|---|---|
| Yazar | Deniz Erten |
| Sayfa Sayısı | 483 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Mona Kitap – Misafiriz Ş – İşaret Vı
/n
Dünyanın esirleri…
Bedenin esirleri…
Malın mülkün esirleri…
Makamların, evlatların, hırsların, tutkuların esirleri…
Beni unuttunuz, ama daha acısı kendinizi unuttunuz.
Varoluş sebebinizi, ilahi hakikatinizi, aslen kim olduğunuzu ve neden dünyaya gönderildiğinizi unuttunuz!
Sıladasınız diye “salat” ile çağırdım sizi…
Ta ki siz esaretiniz olan dört unsur kalıbını (toprak, ateş, hava, su) kırıp da “Sıla”da değil içimde “Rahmim”de olduğunuzu anlayıncaya kadar…
Ya benî İsrâil…
Ey İsrâiloğulları…
Ey Esiroğulları!
Siz dünyaya değil aşka, sevgiye ve güzelliklere esirdiniz.
Siz Rabbinize, O’nun size duyduğu sevgiye esir olsaydınız dünyaya efendi olurdunuz.
Ne yaptınız siz… Ne yaptınız!
Yaptığınız nankörlük bana zarar veremez ama siz ne yaptınız!
Ne yaptınız…
Kendinize…
İlgili ürünler
Asla Vazgeçmedim
Çoktan Seçmeli Hayatlar İçin Ruh Diyeti
İkigai Uygulama Rehberi
Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrını Hayata Geçirin
Hayat Amacınızı Keşfetmenin 35 Yolu
Geçmişten ders çıkarın, mevcut anda yaşadığınızı hissedin ve geleceğinizi kökten değiştirin.
İlk kitaplarında Japonlara özgü ikigai felsefesini en temele inerek inceleyen Héctor García ve Francesc Miralles, okuyucuların hayattaki amaçlarını tüm yönleriyle nasıl keşfedeceklerini iki yıllık bir uğraşın sonucunda detaylı bir biçimde anlatıyor.
İçinizdeki ikigai sonsuza kadar sahip olacağınız ve hayatınızın her evresine göre dönüşecek olan değişmez bir özelliktir. Tutkuların peşinden gitmek ve bu tutkuları başkalarıyla paylaşarak çoğaltmak, kişinin kendi için belirlediği hedeflerin en güzelidir.
Hayat amacınızı keşfetmeniz için esas olan ikigai felsefesini, yaşamınızın merkezine nasıl koyacağınızı otuz beş farklı aşamayla ele alan bu kitap, geçmişi, bugünü ve geleceği bir araya getirerek kendinizi tanımamızı sağlayacak. Enso çemberinden koan bilmecelerine, haiku sanatından zen ve okçuluğa kadar birbirinden ilginç tekniklerle tanışacak, bunları günlük yaşamınıza nasıl aktaracağınızı öğreneceksiniz.
Şimdi derin bir nefes alın ve ruhunuzun kapılarını açın. Yolculuk başlamak üzere...
Mutluluk Beyinde Başlar
Öze Dönüş Terapisi
Yaşadığımız çağda hayatın anlamı üzerine o kadar yanlış tercümeler yapıldı ki kafalar karmakarışık oldu. Kavramların tercümesi yanlış yapılınca da mutsuzluk ve değersizlik hissiyle baş etmeye çalışan insanların sayısı hızla arttı. Mutlu insan için çizilen resimlerdeki klişe sahneler zihnimize öyle bir kazındı ki varlığımızı bu resimlere uydurmak için kendimizden vazgeçtik, yine de ruhumuz doymuyor. Sıradan kelimesi öyle bir yerin dibine batırıldı ki herkes farklı olmak uğruna aksesuar avına çıktı. Artık başarı özgeçmişteki satır sayısıyla, mutluluk sosyal medyada paylaşılan kurgu fotoğraflarla ölçülüyor.
Bu arada farklı olmak için çaba sarf etmeyip kendisine bahşedilen hayatı doğru dürüst yaşamaya çalışanlar da var elbette. Reklam yapmadan, gürültü çıkarmadan sessiz sedasız yaşayıp gidiyorlar yanı başımızda... Kalabalıklar hiç durmadan ön plana çıkmaya çalışırken onlar duruyorlar. Hayatın kargaşası içinde bir duruş sahibi olmayı unutanlara inat, her türlü fırtınaya karşı bir yel değirmeni gibi sapasağlam hem de...
Bu kitap işte bunca gürültünün ve kargaşanın ortasında meselenin özünü fark edelim, mutluluğun resmini çizebilelim, yüreğimizin götürdüğü yerden dönüp kendimize gelelim diye yazıldı.
Rahatlama Kitabı – Suyun Üstünde Kalmamı Sağlayan Düşünceler
Hiçbir şey, pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir.
Rahatlama Kitabı, zor günlerden çıkarılmış derslerin ve öyle zamanlarda biraz olsun iyi hissettirecek önerilerin bir derlemesi.
Gece Yarısı Kütüphanesi ve İnsanlar gibi sevilen kitapların yazarı Matt Haig, Rahatlama Kitabı’nda kendi deneyimlerinden öğrendiklerini, Marcus Aurelius, Emily Dickinson, James Baldwin gibi fikirleriyle ilham vermiş isimlerden edindikleriyle harmanlayarak yaşamın iniş ve çıkışları üzerine kısa ve umut dolu metinler sunuyor. Zihnin zindanlar yaratabileceğini ama yanında anahtarlarını da verdiğini gösteriyor bizlere. Mutluluğun ancak “olmanız beklenenleri” bir kenara bıraktığınızda filizlenebildiğini hatırlatarak, yaşama telaşı arasında şöyle bir yavaşlayıp, var olmanın güzelliği ve tahmin edilmezliğinin değerini bilmeyi yüceltiyor.
Bir dostun aklına, sarılmanın huzuruna –ve en kötü zamanlarda bile umudu hatırlamaya– ihtiyaç duyduğunuzda elinizde olmasını isteyeceğiniz bir kitap.
“Matt Haig insanlık halleriyle, onun aydınlık ve karanlığıyla empati kuruyor; mükemmel anlatılarını inşa etmek için renk paletinin tamamını kullanıyor.”
—Neil Gaiman
“Modern hayatın keskin bir gözlemcisi.”
—New York Times
Sevgi Bahçesinin Bahçıvanı
Merhaba, Şimdi beni eline alıp incelediğine göre içimde ne olduğunu merak ediyorsun. Sayfalarımın arasında sen varsın, yaşadıkların var, aklını kurcalayan bazı soruların cevapları var. Annesiyle babasına gıcıklık olsun diye ders çalışmayıp dokuz zayıf öğrencilerin zayıflarını nasıl kurtarıp teşekkür belgesi aldıkları var. Çocuğuna iyilik olsun diye onu başkalarıyla kıyaslayan, sonunda hayal kırıklığına uğrayan anne babaların çaresizliği, mutsuzluğu ve çözüm arayışları var. Sınıf denen dört duvar arasında kalmış, kendini hapishanede hissetmiş, bunalmış derslerden nefret etmiş öğrencilerin çığlıkları var. İnanıyorum ki gözlerin sayfaların arasında ilerlerken kendinle yüzleşir, eğer varsa içindeki savaşı durdurur, çatışmaları bitirir özgüvenini artırır ve kendinle sımsıkı kucaklaşırsın. Sende benim yaptığım gibi sana atılan taşlardan kendine bir saray yapmaya başlarsın. İzin verirsen yüreğimi dizdiğim satırların arasında gözlerini misafir etmek istiyorum. Ne dersin?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.