Kudüsteki Son Osmanlı
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺248,00Şu andaki fiyat: ₺248,00.
Kudüs’te, son nefesini verene kadar nöbete duran Iğdırlı Hasan Onbaşı… Yıllar sonra bir fotoğrafın peşinden Kudüs yollarına düşen yazar Ahmet Kalemoğlu…
“Aşk, bu topraklarda ölümünedir…”
Çölün kavuran sıcağında ilerleyen Türk Ordusu… Direndikleri kum fırtınaları, savaştıkları susuzluk, çaresini bulamadıkları güneş… Çölün ortasında kalacaklarını düşünürken feraha erdiklerinin işareti diye gördükleri hurma ağaçları… Ağaçların ardındaysa düşman askerleri…
Çöl, askerin henüz cepheye varmadan savaştığı ilk düşman… Kanal Cephesi ve İngiliz askerleriyle girilen o çetin muharebe…
“Ölüm bizim peşimizde değil, biz onun peşindeyiz.”
Payına düşen tüm mücadeleleri verdikten sonra, dönüşe hazır beklerken verilen son göreve ilk gönüllü oydu… Iğdırlı Hasan Onbaşı!
Mescid-i Aksa’nın, Kudüs’ün yetim kalan Müslümanlarının tutunacakları son umut… Ardında bıraktığı büyük fedakarlık öyküsünün peşine takılan vefalı bir yazar…
İsmail Bilgin, bir kere daha Türk tarihinin unutulan kahramanlarını bize hatırlatmak için yazıyor… Kudüs’ün hikâyesini Iğdırlı Hasan Onbaşı’nın nöbetinden izleyeceğiz!
| Yayınevi | Timaş Yayınları |
|---|---|
| Yazar | İsmail Bilgin |
| Sayfa Sayısı | 256 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Timaş Yayınları – Kudüsteki Son Osmanlı
/n
Kudüs’te, son nefesini verene kadar nöbete duran Iğdırlı Hasan Onbaşı… Yıllar sonra bir fotoğrafın peşinden Kudüs yollarına düşen yazar Ahmet Kalemoğlu…
“Aşk, bu topraklarda ölümünedir…”
Çölün kavuran sıcağında ilerleyen Türk Ordusu… Direndikleri kum fırtınaları, savaştıkları susuzluk, çaresini bulamadıkları güneş… Çölün ortasında kalacaklarını düşünürken feraha erdiklerinin işareti diye gördükleri hurma ağaçları… Ağaçların ardındaysa düşman askerleri…
Çöl, askerin henüz cepheye varmadan savaştığı ilk düşman… Kanal Cephesi ve İngiliz askerleriyle girilen o çetin muharebe…
“Ölüm bizim peşimizde değil, biz onun peşindeyiz.”
Payına düşen tüm mücadeleleri verdikten sonra, dönüşe hazır beklerken verilen son göreve ilk gönüllü oydu… Iğdırlı Hasan Onbaşı!
Mescid-i Aksa’nın, Kudüs’ün yetim kalan Müslümanlarının tutunacakları son umut… Ardında bıraktığı büyük fedakarlık öyküsünün peşine takılan vefalı bir yazar…
İsmail Bilgin, bir kere daha Türk tarihinin unutulan kahramanlarını bize hatırlatmak için yazıyor… Kudüs’ün hikâyesini Iğdırlı Hasan Onbaşı’nın nöbetinden izleyeceğiz!
İlgili ürünler
Adaletin Kalesi Nizamülmülk
Nizamiye medreselerini bütün tehditlere rağmen canı pahasına koruyarak devletin kalesi haline getiren Selçuklu Veziri Hasan bin Ali et-Tûsî; namı diğer Nizamülmülk...
Öte yanda ise devasa bir plato üzerinde yükselen ve sarp zirvelere hâkim, ulaşılması güç, ehlisünnet düşmanı Alamut Kalesi… Hasan Sabbah gibi bariz bir düşmanın ötesinde, yalnızca küçülmüş gözbebeklerinden tanınabilen katil haşhaşi fedaileri…
Nizamülmülk, Ulu vezir Hasan et-Tûsî’nin Sultan Melikşah döneminde sonlanan, ancak hikâyesi dilden dile dolaşan efsanevi hayatını konu alıyor. Nizamülmülk’ün hikâyesi, bir devleti hem kılıçla hem de ilimle ayakta tutma imtihanını anlatıyor bizlere. Köklü dostlukların arasına sızan fitneye, kırılan kalplere ve telafisi zor kayıplara rağmen ilmî korumaya adanmış bir ömrün hikâyesini okuyoruz Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden. Hiçbir zaman kolay değildir koca bir devleti ilmî ve askerî yönden ayakta tutmak. Ancak herkes şunun farkındadır ki, zafer zor olandadır.
Türkiye’nin en çok okunan tarihi romanlarının yazarı, okurları tarafından “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden sürükleyici, heyecanlı ve derinlikli bir roman...
İngiliz Kıskacı
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yıkılmak üzere olan, işgal altında bir vatan.
Bu yıkımı kendi istedikleri gibi sonlandırmak isteyen İngilizler ise boş durmuyor, her yerde casusları ile çalışıyorlar…
Devleti yeniden ayağa kaldırmak isteyen vatanperverler ise işgali sonlandırmak ve yeniden bağımsız olmak için var güçleriyle gizlice çalışıyorlar. Çıkış aranıyor…
En büyük düşmanları ise kendilerinden gibi gözüken casuslar…
Bu casuslardan en tehlikesi ise İngilizlere çalışan Hint asıllı Mustafa Sagir.
İstanbul'a geldiğinde kendini bağımsızlık taraftarı olarak tanıtır. Hint Müslümanlarının temsilcisi olduğunu ve büyük miktarda mali yardım için aracılık edeceğini belirtir. Daha sonra ise büyük görevi olan Millî Mücadele’yi engellemek amacıyla Ankara’ya ulaşır. Hedefi mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemektir.
Devleti ve milleti için canını ortaya koyanların ise başka bir planı vardır…
İsmail Bilgin’in sürükleyici kaleminden İngiliz Kıskacı, İstanbul'un İşgali’nden başlayarak Ankara'ya dek uzanan olaylar zincirini, sağlam bir kurgu ve akıcı bir anlatım ile kaynaklar eşliğinde okuyucuya sunan özel bir tarihi roman.
O zor ve fedakârlık dolu günleri tekrar hatırlamak ve unutmamak adına...
Kuklacı Çocuk
Selahaddin Eyyubi (Okay Tiryakioğlu)
Şeyh Şamil Kafkas Kartalı
Daha küçük yaşlarda içindeki müthiş cevher keşfedilen, amcasının ve babasının sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesinin çehresini tamamen değiştiren, yenildikçe daha da güçlenerek bir çığ gibi gelen düşmanlarının karşısında dağ misali dimdik duran bir kahraman… Hayatı iman ve vatan üzere şekillenen bir mücahit…
"Kafkas Kartalı" Şeyh Şamil…
Ve onun destansı hayatı…
Romanlarıyla yüz binlere tarihi sevdiren, okurları tarafından "günümüzün Peyami Safa'sı" olarak nitelenen Okay Tiryakioğlu, tarihi roman severleri bu kez Kafkasların imamı, Şeyh Şamil'in müthiş direnişine tanıklık ettiriyor. "Kafkas Kartalı" Şeyh Şamil'in her anı müthiş bir mücadele ve direnişle geçen hayatını capcanlı bir dille bugüne taşıyor.
Şamil, kendisine sonuna kadar inanmış dava arkadaşlarına sevgiyle bakarak, “Son kez hatırlatıyorum,” dedi. “Beni imamlığa siz seçtiniz! Ben bu göreve, kendi irademle gelmedim ve hatta yine şahitsiniz ki gelmemek için çaba sarf ettim; yerime başka adaylar gösterdim. Fakat neticede Gazi Muhammed’in rüyası bir kez daha zuhur etti ve baskınıza daha fazla tahammül edemedim. İki ay evvel, gönülsüz de olsa vazifeyi üstlendim. O ilk gün söylediğimi şimdi tekrarlıyorum! Emirlerime sorgusuz sualsiz itaat edecek, teslim olmayı aklınıza dahi getirmeyecek, hiçbir şart altında bana böyle bir teklifte bulunmayacak, kararlılığımı sorgulamayacaksınız!”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.