Duyguların Psikolojisi Ve Duygusal Zeka
₺290,00 Orijinal fiyat: ₺290,00.₺239,25Şu andaki fiyat: ₺239,25.
Aslında birer bilimsel kategori olan duyguların hayatımızdaki merkezi rolü, duygusal zekanın keşfine karar ihmal edildi. Batı, duyguları yok sayıp aklı tek mutlak değer olarak kutsarken, Doğu da sahip olduğu zenginliğin farkına varmıyor, duyguların eğitimine gereken önemi vermiyordu. Oysa duyguları çözümleyebilmek kişinin kendini tanımasının ilk adımı idi. Nevzat Tarhan, Duyguların Psikolojisi‘nde insanın sahip olduğu olumlu ve olumsuz tüm duyguları tek tek çözümleyerek duygusal zeka kavramına farklı bir bakış getiriyor. Duygusal zekayı Doğunun ve Batının değeriyle yeniden yorumlayan yazar, duyguların eğitiminde yeni bir pencere açıyor.
| Yayınevi |
Timaş Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Nevzat Tarhan |
3 adet stokta
Timaş Yayınları – Duyguların Psikolojisi Ve Duygusal Zeka
/n
Aslında birer bilimsel kategori olan duyguların hayatımızdaki merkezi rolü, duygusal zekanın keşfine karar ihmal edildi. Batı, duyguları yok sayıp aklı tek mutlak değer olarak kutsarken, Doğu da sahip olduğu zenginliğin farkına varmıyor, duyguların eğitimine gereken önemi vermiyordu. Oysa duyguları çözümleyebilmek kişinin kendini tanımasının ilk adımı idi. Nevzat Tarhan, Duyguların Psikolojisi‘nde insanın sahip olduğu olumlu ve olumsuz tüm duyguları tek tek çözümleyerek duygusal zeka kavramına farklı bir bakış getiriyor. Duygusal zekayı Doğunun ve Batının değeriyle yeniden yorumlayan yazar, duyguların eğitiminde yeni bir pencere açıyor.
İlgili ürünler
Anksiyete Terapisi
Bağımlılık Psikolojisi
Bir bağımlının düşünce yapısına nasıl nüfuz edebiliriz? Ailemizdeki ya da yakın çevremizdeki bağımlılara yardımcı olabilir miyiz? Peki ya yardım etmek isterken daha kötu¨ sonuçların doğmasına sebep olabilir miyiz?
Bağımlıların düşünme şekli, etraflarındaki herkesi aynı kıskaca alacak şekilde işler: Bahaneler üretmekte ustadırlar, başlarına gelenler neredeyse tamamen dış etmenlere bağlıdır ve her zaman çaba gösterdiklerini iddia ederler.
İşte Abraham Twerski, bu döngüden nasıl çıkılacağını bu kısa ama etkili kitapta ele alıyor. Kendini ve başkalarını kandırmanın özsaygı duygusunun altını nasıl kazdığını ve bağımlılıkla mücadele edenlerin çabalarını nasıl tehdit ettiğini açıklıyor. Bağımlıların ve onların yakınlarının geçtikleri yolu, uzun kariyeri boyunca karşılaştığı ilgi çekici vakalarla örnekliyor. Bağımlılık Psikolojisi, bağımlı düşüncelerden kurtulup sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyenler için ideal bir rehber.
Bilgelik Psikolojisi 1
Bilgeliğin sadece sözde ve soyut bir tavır olarak kalmaması, aksine günlük hayatımızın bir parçası ve yaşam pratiğimizin bir değeri olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adını verdiği iki eserle 21. yüzyılın en temel değeri olarak gördüğü bilgeliği masaya yatırıyor.
“Rasyonel İnanç, Spinoza’nın Yanılgısı ve Evrimin Evrimi” alt başlığını taşıyan Bilgelik Psikolojisi 1 kuantum sonrası dönemde bilimin ulaştığı veriler ışığında inancın rasyonel akılla nasıl da ortak temellere dayandığını, Higgs Bozonu-Tanrı Parçacığı tezinin bilimsel temelini, Yaratılış ve Evrim ikilemi gibi konular eşliğinde bugün gelinen noktada bilimin yaratılışı hesaba katmasının bilimsel etik açısından bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıta dayalı verilerle aktarıyor.
“İyi, Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı” alt başlığını verdiği Bilgelik Psikolojisi 2 ise Batı’nın Pozitif Psikoloji olarak tanımladığı bilgelik öğretisinin orijinal kökenlerine atıfta bulunarak ego-ben kavramlarına bilgelik temelli bir bakış getiriyor. Bilgeliğin dinamiklerine, aile, toplum ve liderlik konuları özelinde pratik hayata aktarılmasına ve tasavvufla bağına dair kapsamlı bilgiler sunuyor.
Küresel ölçekte bir pandeminin hüküm sürdüğü gezegenimize adalet ve barışın hakim olması için, aklın rehberliğinde, vicdan ve hesap verebilirlik kavramlarının eşliğinde bir bilgelik paradigmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adlı çalışmasında teori ve pratiği bir araya getirerek yüzyılımıza çare olabilecek bir teklif sunuyor.
Bu Takıntılı Düşüncelerle Ne Yapacağım?
Değer yargılarınıza ters, uygunsuz, tuhaf düşünceler mi musallat
oluyor zihninize?
• Kimliğinize aykırı, örneğin saldırganca dürtüler hissettiğinizde
bunlara ilişkin görüntü ve imajlar mı beliriyor zihninizde?
• Zihninizde âdeta kendiliğinden beliren bu tür rahatsız edici,
istenmeyen düşünce, imge ve dürtüleriniz daha çok dini, cinsel ya
da felsefi konularla mı ilgili?
• Kendinizi, en kutsal saydığınızı tahrip ederken ya da kendinize
ve en yakınınızdakilere zarar verirken mi hayal ediyorsunuz?
Bunları yapabileceğinizden korkup önlemler mi alıyorsunuz? Ya
da bunlar aklınızdan geçtiği anda, o düşüncelerden kaçabilmek için çeşitli ritüeller mi geliştiriyorsunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler kimseye açamayacağınız kadar aykırı mı sizce? Ya da durumunuzu yakınlarınızla paylaşmak hiçbir şeyi değiştirmedi mi?
• Rahatsız edici bu düşünce, imge ve dürtülerinizi tehlikeli mi buluyorsunuz? Bu durumun eninde sonunda bir felaketle mi
sonuçlanacağına inanıyorsunuz?
• Sizce bu düşünce, dürtü ve imgelerinizden sorumlu musunuz?
• Bu düşünce, imge ve dürtüler sizi delirtebilir mi?
• Ne kadar kaçsanız, reddetseniz de zihninize tekrar tekrar gelen bu
düşünce ve imgelerden nasıl kurtulacağınızı bilemiyor musunuz?
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı
Anlamak Serisi ’nin bu beşinci kitabında Prof. Dr. Kadir Özdel, insan
zihnine âdeta kendiliğinden gelen rahatsız edici düşüncelerin nasıl
obsesif kompulsif bozukluğa dönüştüğünü anlatıyor. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi`yi esas alarak hazırladığı değerlendirme anketleri
ve çözüm uygulamaları ile bu konuda kendi kendinize nasıl yardım
edebileceğinizi adım adım gösterirken, insanın en karanlık gizlerinden birini aydınlatıyor:
Zihniniz, zehirsiz de olsa yılanların dolandığı bir bahçeyse, o bahçede
nasıl sağlıklı yaşarsınız?
İnanç Psikolojisi
"Dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür..." (Albert Einstein) Modern dünya, aklı ve bilimi yegane değerler sayıp kutsarken; inanç konusunu bilim ile birlikte anmaktan, iki olguyu aynı çizgide buluşturmaktan adeta kaçındı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu kitapta inanç konusuna akıl ve eleştirinin ön planda olduğu, dinler ve mezhepler üstü bir tutumla ve bilimsel bir yöntemle yaklaşıyor. Bunun ötesinde, sağlam inancın ve onun oluşturduğu dini geleneğin ruh sağlığı için gerekliliğini vurguluyor. İnanç Psikolojisi, "Dinin kuralları vardır, inanca dayanır. Bilim, doğası gereği bütün kural ve inançları reddeder. O halde bilim ve din asla birlikte düşünülemez" diyenlerin ezberlerini bozacak nitelikte... Dünyanın yaradılış gayesi nedir? İnancın psikolojik sağlığa etkileri nelerdir? Kanıta dayalı din nasıl olur? İnsan kendini hem özgür, hem de yaratıcının varlığına teslim olmuş hissedebilir mi? İnanç geni var mıdır? Din bir takıntı mıdır? Ruh nasıl bir programdır? Ruh, beyin, beden ilişkisi nasıl olur? Bilim ne zaman dinin alanına müdahale eder? Dua ve ibadetin psikolojik ve fizyolojik faydaları nelerdir?
Kaygıyla Başa Çıkmak
Anna Williamson dışarıdan bakanların hayranlıkla izlediği, başarılı bir TV programcısı iken bir gece o anda sebebini bilmediği bir panik atak krizi geçirir ve hayatında yeni bir dönem başlar.
Kalp çarpıntıları, sırılsıklam avuç içleri, bunaltı, nefes darlığı ve pek çok fiziksel ve psikolojik semptomla ilerleyen süreç bugün çok sayıda insanın bu türden sıkıntılarına derman olan bir kimliğe dönüşür.
Kaygıyla Başa Çıkmak işte böyle bir kitap. Tam bir damdan düşenin halinden anlama hikâyesi.
Terapist Anna Williamson, klinik psikolog Dr. Reetta Newell’in de katkılarıyla, çeşitli kaygılardan ve panik ataklardan mustarip kişilere uygulaması kolay bir rehber sunuyor. Sık sık kendi anksiyete öyküsüne yaptığı atıflarla empati ve ümit düzeyi son derece yüksek bir bakış açısı ortaya koyuyor.
Anksiyetenin ilk belirtilerinden başlayarak panik atakla ya da sosyal fobiyle mücadelede her adımda yanınızda olacak pratik önerilerle nasıl daha iyi bir hayat sürebileceğinizi ve panik atak kapınızı çaldığında özgüveninizi nasıl geri kazanabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Kendini Affet
Şeytan Etkisi
1971'de bir grup üniversite öğrencisi görünürde mahkumiyet psikolojisinin araştırıldığı bir deneye gönüllü olarak katıldı. Rasgele seçilmiş öğrencilerden bir kısmına gardiyan, bir kısmına da tutuklu rolü verildi. Stanford Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nün bodrum katında oluşturulan yapay bir hapishanede rollerini oynamak üzere deneye dahil olan öğrenciler, deney başladıktan kısa süre sonra bambaşka bir gerçeklik algısıyla rollerini içselleştirdiler. Bundan sonra yaşananlar ise psikoloji tarihinde bir mihenk taşına dönüştü. Stanford Hapishane Deneyi olarak bilinen bu çalışmanın mimarı Prof. Philip Zimbardo, durumsal güçlere ve sosyal dinamiklere bağlı olarak insanların ansızın nasıl canavarlara dönüşebildiğini kanıtlamıştı.
Daha da önemlisi, Stanford Hapishane Deneyi'nin ortaya koyduğu bulgular insanlık suçlarının bazı dinamiklerini açıklamaya yardımcı oldu. Aynı şekilde bu deney, Ruanda'daki katliamlardan Irak savaşında ABD askerlerinin özellikle Ebu Gureyb Hapishanesi'ndeki insanlık dışı zulümlerine kadar tarihimizde kayıtlı ve ne yazık ki önlenemez bir şekilde devamı gelen insanlık suçlarını sosyal psikolojik yönden, yetkenin ve güç algısının insan tutum ve davranışlarına zararları açısından ele alınabilir bir analiz seviyesine taşıdı.
"İyi" insanlara kötülük yaptıran şey nedir? Philip Zimbardo Şeytan Etkisi ile okuru bir yolculuğa çıkartıyor ve bu sorunun cevabını okurla birlikte bulmaya çalışıyor.
Filmleri çekilen, belgesellere konu olan, esinlenilerek romanlar yazılan Stanford Hapishane Deneyi'ni ve genel anlamda "kötülüğün psikolojisini" ele alan Şeytan Etkisi'ni okurken insanların nasıl başkalaşım geçirdiklerine tanıklık edecek, sizin de aslında o insanlardan farklı olmadığınızı düşündükçe tedirgin olacaksınız.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.