Uzun Çarşının Uluları
₺375,00 Orijinal fiyat: ₺375,00.₺300,00Şu andaki fiyat: ₺300,00.
Bir portreler şaheseridir. Eski Antep’in kulağı kesiklerini anlatır. Kahramanları esnaf, meczup, yarıcı yahut dul kadın gibi, aklınıza gelebilecek her türden ve sıradan insanlardır. Hiç de öyle, saygıdeğer, çarşıdan geçerken ayağa kalkılan şahsiyetlerden değildirler. Ancak, bu sıradan, hatta biraz çarpık tipler anlatılırken, öylesine sağlam ve sıcak bir insanî ilişkiler ağı çizilir ki, o zayıf kişilikler, yaşanan acılar ve yoksulluklar, müthiş bir güzelliğin içindeki sevimli detaylar gibi kalır. Yazarın büyük ustalığı, her hikâyeye adını veren tek tek kahramanların arka planına yerleştirdiği bu çerçevededir. Bu sayede hem kahramanlarını hikâye tadında ölümsüzleştirir hem de yüzyılımızın başlarındaki Türk toplumundan canlı kesitler sunmaktadır.
| Yayınevi | Ötüken Neşriyat |
|---|---|
| Yazar | Mitat Enç |
| Sayfa Sayısı | 311 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “12, 00 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Ötüken Neşriyat – Uzun Çarşının Uluları
/n
Bir portreler şaheseridir. Eski Antep’in kulağı kesiklerini anlatır. Kahramanları esnaf, meczup, yarıcı yahut dul kadın gibi, aklınıza gelebilecek her türden ve sıradan insanlardır. Hiç de öyle, saygıdeğer, çarşıdan geçerken ayağa kalkılan şahsiyetlerden değildirler. Ancak, bu sıradan, hatta biraz çarpık tipler anlatılırken, öylesine sağlam ve sıcak bir insanî ilişkiler ağı çizilir ki, o zayıf kişilikler, yaşanan acılar ve yoksulluklar, müthiş bir güzelliğin içindeki sevimli detaylar gibi kalır. Yazarın büyük ustalığı, her hikâyeye adını veren tek tek kahramanların arka planına yerleştirdiği bu çerçevededir. Bu sayede hem kahramanlarını hikâye tadında ölümsüzleştirir hem de yüzyılımızın başlarındaki Türk toplumundan canlı kesitler sunmaktadır.
İlgili ürünler
Define
“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!”
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül ’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı.
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı ’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini.
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.
Gülnihal
Mürebbiye
Mürebbiye romanı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın (1864-1944) henüz otuz üç yaşında iken tamamladığı İstanbul romanlarından biri. 1899 yılında basılan bu romanda olaylar Boğaziçi’nde bir yalıda gelişir. Fransa’da hayat kadını iken bir vesileyle İstanbul’a gelen, Dehri Efendi’nin yalısına mürebbiye olarak giren Anjel, evin erkeklerini bir bir baştan çıkarır. Âşıklar arasında hesaplaşmalara yol açar. Bir sürpriz gelişme ile olaylar sona erer. Hüseyin Rahmi’nin kahramanlara yaptırdığı felsefe tartışmalarında ve ansiklopedik bilgilerde üstadı Ahmet Mithat Efendi’nin etkisi açıkça görülür. Eserin aslına sadık kalarak yayıma hazırlanan bu çalışmada gereken yerlerde köşeli parantez içinde açıklama verilmiştir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.