Rüveyda
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺205,00Şu andaki fiyat: ₺205,00.
Nurullah Genç, Rüveyda adlı şiir kitabında en çok beğenilen şiirlerine yer veriyor. Şairin yılların birikimini bir araya getirdiği kitabına adını veren “Rüveyda”ya en güzel seslenişini şu dizelerde görüyoruz:
Sular köpürmemeliydi Rüveyda
Kırılmamalıydı ıslak dalları hasret servilerinin
Ben zehire alışkınım, şerbete değil
Rüyalar nefret eder avare duruşumdan
Kâbuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde
Sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber
Ben her gece bir Mehdî türküsüyle çilekeş
Yargılamak için zeval kayıtlarını
İnkılap bekliyorum
| Yayınevi | Timaş Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Nurullah Genç |
| Baskı Yılı | 2016 |
3 adet stokta
Timaş Yayınları – Rüveyda
/n
Nurullah Genç, Rüveyda adlı şiir kitabında en çok beğenilen şiirlerine yer veriyor. Şairin yılların birikimini bir araya getirdiği kitabına adını veren “Rüveyda”ya en güzel seslenişini şu dizelerde görüyoruz:
Sular köpürmemeliydi Rüveyda
Kırılmamalıydı ıslak dalları hasret servilerinin
Ben zehire alışkınım, şerbete değil
Rüyalar nefret eder avare duruşumdan
Kâbuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde
Sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber
Ben her gece bir Mehdî türküsüyle çilekeş
Yargılamak için zeval kayıtlarını
İnkılap bekliyorum
İlgili ürünler
Ahmet Kutsi Tecer’in Bütün Şiirleri
Ahmet Kutsi Tecer, 4 Eylül 1901'de Kudüs'te doğdu. 1922'de Halkalı Yüksek Ziraat Okulu'nu bitirdikten sonra Paris'e gitti. Sorbonne Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürürken Paris Ulusal Kütüphanesi'ndeki eski Türk yazmaları ve özellikle Karacaoğlan üstüne yeni belgeler bulmuştur. Bu çalışmalar ile dikkatleri üzerine çeken genç Ahmet Kutsi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirerek öğrenimini tamamlamıştır.
Öğretmenlik yaşamına Ankara Gazi Lisesi'nde başlayan Tecer, 1930 yılında Sivas Lisesi'ne atandı. Sivas'ta halkla yakın ilişki içine girerek ilk Halk Şairleri Derneğini kurdu ve ülkemizde ilk kez bir Halk Şairleri Bayramı düzenledi, Âşık Veysel, Ali İzzet, Talibi gibi halk ozanları, bu bayramla tanındılar. 1934'te soyadı yasası çıkınca yöreye duyduğu sevgiden dolayı Tecer soyadını aldı. 1934'ten başlayarak Yüksek Öğretim Genel Müdürü, Gazi Eğitim Enstitüsü (şimdiki Gazi Üniversitesi) edebiyat öğretmeni görevlerinde bulundu. Ankara Devlet Konservatuvarı Halk Müziği Bölümünü geliştirdi; Muzaffer Sarısözen'i oraya atayarak ilk arşiv çalışmalarına öncülük etti.
Önce Oluş Dergisi'ni çıkaran Tecer, 1941-1946 yılları arasında Ülkü Dergisi'ni yönetti ve bu dergi ile Cumhuriyet'in genç edebiyatçılar kuşağına ışık tuttu.
1942-1946 yılları arasında Seyhan ve Urfa milletvekilliklerinde bulundu.
1949'da Paris'te UNESCO daimi delegesi, kültür ataşesi ve öğrenci müfettişi görevlerinden sonra 1951'de yurda dönerek İstanbul'a yerleşti. Uzun yıllar, Galatasaray Lisesi'nde edebiyat dersleri verdi. Güzel Sanatlar Akademisi'nde estetik dersleri verirken emekli oldu. Bir yıl sonra, 23 Temmuz 1967'de İstanbul'da öldü.
Köylü Temsilleri adlı önemli bir araştırması, çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış geleneksel Türk tiyatrosu üzerine makaleleri, denemeleri vardır. Oynanmış oyunları: Yazılan Bozulmaz (1947), Köşebaşı (1947), Koçyiğit Köroğlu (1949), Bir Pazar Günü (1959), Satılık Ev (1960).
İlk şiirlerini 1932 yılında Sivas'ta Şiirler adıyla yayınlayan Tecer'in tüm şiirleri, bu kitapta kendi düzenlemesine bağlı kalınarak sunulmaktadır.
Bilardo Telmihleri
Toplar, dönüşler, açılar, üçgenler, disiplin, zekâ, sabır, istikrar, istikamet, duruş, tutuş, konsantrasyon ve vuruş…
Nurullah Genç, sanatın disiplinlerarası geçişkenliğinden ilhamla şiiri sporla buluşturuyor, bilardoyu yaşamın tam kalbine yerleştiriyor Bilardo Telmihleri ‘nde…
Çık çıkabilirsen kanın içinden
Domino ve orkide savaşları
Krizantem acı kokar her akşam
Mimoza katran
Benim müziğimin nağmeleriyle
Hangi arya çalar sokaklarımda
Kölenin kalbi yok öyle mi, zalim
Kökü bu yüzden mi kurudu Afrika’nın
Asya bu yüzden mi kötürüm şimdi
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 4
Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.
Gülü İncitme Gönül
GÜLÜ İNCİTME GÖNÜL
Çiçeklerle hoş geçin,
Balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için
Dalı incitme gönül.
Konuşmak bize mahsus,
Olsa da bir güzel süs,
‘Ya hayır de, yahut sus.’
Dili incitme gönül.
Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.
Başın olsa da yüksek,
Gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek
Yolu incitme gönül.
Mevlâ verince azma,
Geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma,
Külü incitme gönül.
Dokunur gayretine,
Karışma hikmetine.
Sahibi hürmetine
Kulu incitme gönül.
Söyle Bana Hindiba
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Kartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
Avuçlayıp öpüyorum kumları
Bir karadelikten bakarken hayat
Meydan okuyanlar kim bu seraba
Söyle bana hindiba

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.