Yerçekimli Karanfil
₺99,00
Yapı Kredi Yayınları toplu şiirlerini yayımladığı şairlerin kitaplarının tekil baskılarını yapmaya devam ediyor.
Ben Ruhi Bey Nasılım’ın ardından Edip Cansever’in 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’na layık görülen kitabı Yerçekimli Karanfil 1957 yılında yapılan ilk baskısındaki Orhan Peker’e ait özgün kapak tasarımıyla okurla yeniden buluşuyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu? bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele..
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
| Yayınevi | Yapı Kredi Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Edip Cansever |
| Sayfa Sayısı | 72 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2018 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Yapı Kredi Yayınları – Yerçekimli Karanfil
/n
Yapı Kredi Yayınları toplu şiirlerini yayımladığı şairlerin kitaplarının tekil baskılarını yapmaya devam ediyor.
Ben Ruhi Bey Nasılım’ın ardından Edip Cansever’in 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’na layık görülen kitabı Yerçekimli Karanfil 1957 yılında yapılan ilk baskısındaki Orhan Peker’e ait özgün kapak tasarımıyla okurla yeniden buluşuyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu? bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele..
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
İlgili ürünler
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 2
Babam gelirdi ve akşam olurdu.
Bahçedeki akasya ağacı, gün boyu biriktirdiği kuşları,
birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza.
Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam.
Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi.
Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım.
Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam.
Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı.
Tanrıyı ve uzun konuşanları sevmezdi hiç.
Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya.
Denizin Son Martıları
Eyvallah
Harflerin Simyası
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Buradan dağlara bakarım. Gün, eteklerini toplayıp giderken bir küçük anne gelir. Yatağındaki boşluğa bakar. Tülbentlerini açar, katlar. Kırlentleri düzeltir. Kitapları toplar. Çocukları sorar. Gözyaşımı kurular. “Göğsümdeki çiçeklerin dili yok, unutma.” Evine gülümser. Alın çizgilerimi düzeltir. Sonsuzluğun ağzıyla öper. Yalnızlığımı alır. Yalnızlığını verir. “Ölüler, yaşayanlarda yaşar, bunu hiç unutma.”
Buradan dağlara...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.