Türkiyede Çağdaşlaşma
₺600,00 Orijinal fiyat: ₺600,00.₺495,00Şu andaki fiyat: ₺495,00.
Niyazi Berkes’in ilk kez 1964’te The Development of Secularism in Turkey başlığıyla İngilizce yayımlanan bu başyapıtı, daha sonra dilimize de kazandırılmış, Cumhuriyet’in 50.yılında ve daha sonra, 1978’de iki baskısı yapılmıştır. Berkes’in kitaba sonradar eklediği notlar da göz önüne alınarak ekseksiz bir kaynakça ve dizinle tekrar Türk okuruna sunduğumuz bu önemli çalışmada, Türkiye’nin geleneksel devlet sisteminden laik bir yönetime geçişinin kapsamlı tarihi Berkes’in özgün yaklaşımları ve benzersiz yorumları eşliğinde okunabilir.
Cumhuriyet tarihine damgasını vurmuş 75 kitaptan biri sayılan bu vazgeçilmez kaynak, bu köklü değişim süreci içindeki ekonomik yapıya ve buna bağlı teknik gelişmelere de ışık tutmakta, bunlara koşut olarak gelişen siyasal ve dinsel dönüşümleri de toplumdaki yansımalarıylabirlikte ele almaktadır.Alanındaki en nitelikli tarih incelemesi diyebileceğimiz bu önemli çalışma, okurun Türkiye’nin bugününü belli işaret noktalarından hareketle okumasını sağlayacak, daha sağlıklı değerlendirmeler için bir çıkış noktası oluşturacaktır.
| Yayınevi |
Yapı Kredi Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Niyazi Berkes |
1 adet stokta
Yapı Kredi Yayınları – Türkiyede Çağdaşlaşma
/n
Niyazi Berkes’in ilk kez 1964’te The Development of Secularism in Turkey başlığıyla İngilizce yayımlanan bu başyapıtı, daha sonra dilimize de kazandırılmış, Cumhuriyet’in 50.yılında ve daha sonra, 1978’de iki baskısı yapılmıştır. Berkes’in kitaba sonradar eklediği notlar da göz önüne alınarak ekseksiz bir kaynakça ve dizinle tekrar Türk okuruna sunduğumuz bu önemli çalışmada, Türkiye’nin geleneksel devlet sisteminden laik bir yönetime geçişinin kapsamlı tarihi Berkes’in özgün yaklaşımları ve benzersiz yorumları eşliğinde okunabilir.
Cumhuriyet tarihine damgasını vurmuş 75 kitaptan biri sayılan bu vazgeçilmez kaynak, bu köklü değişim süreci içindeki ekonomik yapıya ve buna bağlı teknik gelişmelere de ışık tutmakta, bunlara koşut olarak gelişen siyasal ve dinsel dönüşümleri de toplumdaki yansımalarıylabirlikte ele almaktadır.Alanındaki en nitelikli tarih incelemesi diyebileceğimiz bu önemli çalışma, okurun Türkiye’nin bugününü belli işaret noktalarından hareketle okumasını sağlayacak, daha sağlıklı değerlendirmeler için bir çıkış noktası oluşturacaktır.
İlgili ürünler
Alman Vakıfları Ve Bergama Dosyası
Aralık 2002’de "faili meşhul" bir cinayete kurban giden değerli araştırmacı, Cumhuriyet Tarihçisi Dr. Necip Hablemitoğlu bu kitabında Alman Vakıflarının Türkiye’deki faaliyetlerine, yapısına ve bağlantılarına mercek tutuyor. Bu vakıfları Bergama’da altın madeni işletilmesinin önüne geçmeye iten dinamikleri inceliyor. Söz konusu vakıflarla işbirliği yapan Türk aydınlarının tutumunu eleştiriyor ve bu kişilerin eylemlerinin ne tür amaçlara hizmet ettiğini gözler önüne seriyor. Sivil Toplum Kuruluşlarının ve bireylerin Avrupa kökenli kurum ve kuruluşlarla olan ilişkilerinin ne tür riskler içerebileceği konusunda kamuoyunu aydınlatıyor, düşündürüyor...
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?
Türkiye bir bilim ülkesi değildir. Ürettiği bilim de birkaç kişisel istisna dışında dünya ölçeğinde tamamen ihmal edilebilir düzeydedir. Türkiye’nin bu bilim fakirliği, sanayisine ve ticaretine de yansımıştır. Özgün hemen hiçbir sanayi ürünü olmayan Türkiye; ticarette de, tarımda da gariban olup; örneğin yazılım oluşturmak gibi akıl ve bilgiden başka hiçbir sermaye istemeyen, son derece kolay ve getirisi büyük bir işi dahi yapamamaktadır. Türkiye’de (askerlik hariç) hemen hiçbir konuda bir ehil insanlar sınıfı yoktur.
Bu korkunç cehalet denizini yaratanların arasında yaşamaya nasıl devam edebileceğiz? Atatürk Türkiyesi çoktan tarih olmuş, 1950’den beri kırsal kökenli zır cahil politikacılar elinde Osmanlı tüm dehşetiyle hortlamıştır. Ancak eskisinden çok daha hızlı gelişen dünyada yeni Osmanlı Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu kadar yaşamayacaktır. Aklımızı başımıza alıp, dünyayı yöneten bilgiyi edinip onu üretmeyi öğrenemezsek, bizlerin nesli bu yeni Osmanlı garibesinin parçalanarak tarih olduğunu ve Ön Asya’daki Türk varlığının silindiğini görecektir.
Türkiye sonu pek feci bitebilecek olan bu cehalet temelli politikalarından derhal vazgeçerek aklını başına almalıdır.
Çankaya
Atatürk ne yaptığını, nasıl yapacağını, kimlere ne yaptıracağını, kimleri nasıl ve nerede değerlendireceğini bilen pek hesaplı bir adamdı.
Bir fıkrasından, bir hikâyesinden, bir yazı veya nutkundan hemen anladığımızı sandığımız Gazi, aradıkça yeni bir sır verir. Yaklaşılan bir dağ gibi büyür. O’nun hâl tercümesi, yeni Türk devletinin tarihi demektir. Tarihimizi bilmek için Gazi’yi öğrenmeliyiz!”
- Falih Rıfkı Atay
Kurduğu Cumhuriyet ile adını tarihin şanlı sayfalarına yazdıran, Türk’ün ne olduğunu dünyaya gösteren, olağanüstü şartlarda ortaya çıkmış sıra dışı bir liderdi Atatürk. O, neredeyse işgal edilmemiş toprağı kalmayan bir ulusun küllerinden doğmasına önderlik etti.
Büyük başarılara imza atmış Atatürk hakkında birçok kitap ve makale yazıldı. O’nun hakkındaki her şey etraflıca tartışıldı, hâlâ tartışılıyor. Bu yazıların birçoğu ancak Atatürk öldükten sonra yazıldığı için, Falih Rıfkı Atay gibi O’nu yakından tanıyan ve uzun yıllar yanında bulunanların ilk elden verdiği bilgilerin kıymet-i harbiyesi çok daha önemlidir.
Falih Rıfkı Atay, 1923’den 1938’e kadar Atatürk’ün yanında bulunmuş, O’nun yaşadıklarını bizzat kendisinden dinlemiş ve hatta birçoğuna şahit olmuş devrin önemli gazetecilerindendir. Çankaya, Atatürk’ü doğumundan okul yıllarına, savaştığı cephelerden yaptığı inkılaplara, tartışma sofralarından insani yönlerine kadar her detayı anektodlara yer vererek anlatan muazzam bir kitaptır.
Atatürk’ü ve Türkiye’nin dönüşümünü her yönüyle anlamak ve algılamak için, Çankaya kitabı onlarca yıldır en önemli kaynak olmaya devam ediyor.
Her vatandaşın mutlaka okuması gereken çarpıcı bir eser!
Damat
AKP’lilerin Fethullahçı damatları ya da Fethullahçıların AKP’li kayınpederleri...
• İsim isim o damatlar, o kayınpederler...
• Adil Öksüz’ün kayınpederi Cevat Yıldırım ve ailesinin sırları...
• Adil Öksüz’ün bilinmeyen son toplantısında kimler vardı?
• Adil Öksüz’ün eşi Aynur Öksüz’ün 15 Temmuz darbe girişiminden 10 gün önce ailesine gönderdiği üç ayrı telefon mesajında ne yazıyor?
• AKP milletvekili telefonda kiminle “Türkiye Cumhuriyeti’nin mafyası, Yeşil’in arkadaşı” diye konuştu?
• Ramazan Akyürek’in yardımcı istihbarat elemanından bu kitaba özel itiraflar...
• Fethullah Gülen’in “sağ kolu” olarak bilinen isim nasıl AKP’ye damat oldu?
• Kadir Topbaş’ın oğlu, eniştesine destek için ne yazdı?
• Bülent Arınç, damadına rağmen saraya nasıl çıktı?
• İsmail Kahraman’ın kamuoyundan sakladığı ailesinin bilinmeyenleri...
Ve diğer damatlar, kayınpederler...
Hepsi bu kitapta...
Sokrates’ten Jakobenlere Batı’da Siyasal Düşünceler
Antik Yunan kent-devletlerinin adı olan polis, Batı siyasal düşüncesinde, devletin izlediği tarihsel yolculuğun en mükemmel başlangıç noktası sayılmıştır. 1789 Fransız Devrimi ise, varlığını kendisinden önceki birçok gelişmeye borçlu olmakla birlikte, "eski dünyanın" artık tümüyle tarihe karıştığını, yepyeni bir dünyayı, "burjuva dünyasını" haber veren kırılma noktasını işaretlemek için üzerinde uzlaşılan simgeye dönüşmüştür. Elinizdeki kitap bu nedenle Antik Yunan’la başlayıp Fransız Devrimi’yle kapanmaktadır. Modern siyasal düşüncenin arkaik (eskil) ama eskimeyen köklerine bir yolculuk ya da bir geri dönüş... Kim bilir belki de hem bir Yunan düşünürünün, Epikuros’un, hem de çağdaş bir yazarın, Ursula K. LeGuin’in dediği gibi, "gerçek ilerleme, geriye dönüştür." Türkiye’de genel olarak siyaset bilimi, özel olarak siyasal teori, siyaset felsefesi ve siyasal düşünce tarihi alanında en köklü eğitim kurumu olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin deneyimli isimleriyle genç kuşak akademisyenlerinin ortak ürünü olan bu çalışma, üniversite lisans öğrencileri için bir kaynak kitap olmasının yanında, siyasal düşüncenin serüvenini izlemek isteyen bütün okurlara keyifli bir yolculuk imkânı sunuyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.