Benim Sadık Yarim
₺210,00 Orijinal fiyat: ₺210,00.₺174,00Şu andaki fiyat: ₺174,00.
Veysel, ısınmak için güneşe sırtını dönmüş, sazı eline almış, sanki keklik gibi sekiyor, bülbül gibi şakıyordu. Veysel’in gönlü pervane, yüreğinde kabuk tutmuş yâre, sözleri pare pare… Veysel de sular gibi aktı dereler gibi coştu. Sularla birlikte Veysel’in duyguları da kabardı. Veysel sazı aldı eline, Hak güç vere diline. Âşıklık bir deryadır, bu herkesçe biline…
Sözü sazı ak paktı, gönlü nehirler gibi dupduruydu. Yüreği masmavi semayı nakış nakış işlemişti Veysel’in. Anadolu’yu mayalayan bütün güzelliklerde yoğruldu gönlü. İnsan insan aktı sazının telinden. Sevdadan yana ne varsa Yunus hâllince donandı. Atalardan, pirlerden aldı sözü bugünlere işledi.
Ve her gönülde bir güzel hatır bıraktı Veysel. Veysel’le geleceğin aydınlıkları çoğaldı. Dost ikliminde, dost sözünde, dost gönüllerde söylendi durdu Veysel adı.
| Yayınevi | Çınaraltı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Aziz Erdoğan |
| Sayfa Sayısı | 168 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Çınaraltı Yayınları – Benim Sadık Yarim
Veysel, ısınmak için güneşe sırtını dönmüş, sazı eline almış, sanki keklik gibi sekiyor, bülbül gibi şakıyordu. Veysel’in gönlü pervane, yüreğinde kabuk tutmuş yâre, sözleri pare pare… Veysel de sular gibi aktı dereler gibi coştu. Sularla birlikte Veysel’in duyguları da kabardı. Veysel sazı aldı eline, Hak güç vere diline. Âşıklık bir deryadır, bu herkesçe biline…
Sözü sazı ak paktı, gönlü nehirler gibi dupduruydu. Yüreği masmavi semayı nakış nakış işlemişti Veysel’in. Anadolu’yu mayalayan bütün güzelliklerde yoğruldu gönlü. İnsan insan aktı sazının telinden. Sevdadan yana ne varsa Yunus hâllince donandı. Atalardan, pirlerden aldı sözü bugünlere işledi.
Ve her gönülde bir güzel hatır bıraktı Veysel. Veysel’le geleceğin aydınlıkları çoğaldı. Dost ikliminde, dost sözünde, dost gönüllerde söylendi durdu Veysel adı.
İlgili ürünler
Benim Oyunum
“İstese sahadaki her pozisyonun en iyi oyuncusu olabilirdi.”
-Eric Cantona
“Cruyff’ü tanımadan önce futbol hakkında hiçbir şey bilmiyordum.”
-Pep Guardiola
“Cruyff güzel oyunu daha da güzelleştirmek için herkesten daha fazlasını yaptı.”
-Gary Lineker
“Top her ayağına geldiğinde heyecanlandığınız o muhteşem futbolculardan biriydi.”
-Bobby Charlton
Johan Cruyyf’ün gelmiş geçmiş en büyük futbolcu olup olmadığını tartışabiliriz ama futbolun doğasını tek başına en fazla değiştiren oyuncu olduğu su götürmez bir gerçektir. Gerek sahada gerek kenarda, Cruyff futbolun ödün vermeyen dehasıydı. Onun futbol görüşü –Total Futbol– oyunun oynanışını baştan aşağı değiştirdi. Kazanmak kadar seyir zevkine de inanıyordu. Ajax ve Barcelona’da yerleştirdiği tarzın göz kamaştıran akıcılığı, dünyanın en beğenilen takımlarının oyun tarzlarının temeline dönüştü.
Yayımlandığı pek çok ülkede çoksatanlar listelerine giren BENİM OYUNUM’da Cruyff, Amsterdam’ın beton sokaklarında başlayan hikâyesini, oyununu tanımlayan ve ardından gelen futbolcu ve çalıştırıcı nesillerine damga vuran felsefeyi paylaşıyor; neredeyse futbolu kadar akıcı bir dil ve etkileyici bir dürüstlükle.
Bir Haftada Orhan Veli
Gaspıralı İsmail
UNESCO 2014 GASPIRALI İSMAİL YILI
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu.
Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır.
Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır.
Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir.
Bu kitap, Çarlık Rusyası’nın Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
Haben
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar – Modern Klasikler 18
Stefan Zweig, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar’da pek çok açıdan birbirinden farklı üç yazarın, Casanova, Stendhal ve Tolstoy’un hikâyesini anlatıyor. Bu üç farklı şahsiyetin yaşamlarını biyografik, duygusal, felsefi ve insani bir yönden gözlemliyor.
İlk bakışta Casanova gibi rahat, ahlak kurallarına uymayan bir çapkınla, yaptığı ve yapmadığı her davranışın kökenini kendi Ben’inde arayan bir yazar olan Stendhal ve ahlak savunucusu, gerçek bir sanatçı olan Tolstoy’un yaşam öykülerini aynı kitapta bulmak şaşırtıcı gibi görünse de Zweig bu üç ismi "Kendi Ben’lerinin dünyasını evrene açmayı, sanatlarının en önemli görevi görmek" ortak paydasında buluşturuyor. Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar Zweig’in bütün eserlerine hâkim olan derin bir edebiyat ve felsefe tadıyla yoğrulmuştur.
Stefan Zweig 20 Ekim 1881'de Viyana'da doğdu. 1920-1928 yılları arasında yazdığı Üç Büyük Usta, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar, Kendileriyle Savaşanlar büyük ses getirdi. Hayatı boyunca her tür resmi ödülü reddeden Zweig 1940 yılında bir konferans için Güney Amerika'ya gitti ve hayatını orada sürdürdü. Zweig, 23 Şubat 1942 yılında ikinci eşi Elisabeth Charlotte ile birlikte, yarattığı birçok roman kahramanı gibi savaşın neden olduğu derin bir umutsuzluk duygusuyla ölümü seçti.
Kim Kimdi? Serisi – Stephen Hawking
21 yaşında nörolojik bir hastalık teşhisi konulmasına rağmen hastalığın, hayatını tanımlamasına izin vermeyen bilim insanı.
Kara delik teorilerini yazdığı Zamanın Kısa Tarihi kitabıyla satış rekorları kıran yazar.
Fizikte çığır açan çalışmalarıyla birçok ödül kazanan bilim insanı.
Yukarıdakilerin hepsi.
Eğlenceli, heyecanlı ve resimli biyografisiyle gerçek Stephen Hawking'i çok daha yakından tanıyın.
Şair Nigar Hanım Güftesi Garplı Bestesi Şarklı
Şâir Nigâr Hanım. Yahut eserlerine attığı imza ile Nigâr binti Osman.
Adını açıkça sahiplenen şiirleriyle edebiyatımızın ilk “kadın” şâiri. Yirmi beş yaşından başlayıp hayatının sonuna kadar yazmayı sürdürdüğü günlüğüyle Türk edebiyatının en uzun günlük yazan kadın yazarı.
Şâir Nigâr Hanım, sadece yazar kimliğiyle değil, döneminin seçkinlerinden oluşan geniş sosyal çevresi ve kişisel hikâyesiyle de çok önemli bir portre. Bu portreyi en ince ayrıntılarıyla günümüze taşıyan, Nigâr Hanım deyince akla gelen ilk kişi ise şüphesiz Nazan Bekiroğlu.
Nazan Bekiroğlu 1995 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığı Şâir Nigâr Hanım çalışmasını yıllar sonra büyük bir özveriyle adeta yeniden yazdı. Nigâr Hanım’la ünsiyetini akademik çalışmanın çok ötesine taşıyan Bekiroğlu, dört başı mamur bir edebî portre ortaya koyarken Nigâr Hanım’ın eserleriyle yaşamı arasındaki çok yönlü ilişkilere işaret eden, salonundan geçmiş kişilere varıncaya kadar hayatı ve edebiyatıyla ilgili en küçük ipuçlarını dahi yakalayan bir dikkatle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir çalışma örneği sundu.
Nigâr Hanım’ın eserleri ve günlüklerine ilâveten bugüne intikal bütün evrakın, kişisel arşivlerin, şâirenin aile fertlerinin özel koleksiyonlarının, kartpostalların, ithaflı fotoğraf ve kitapların, fotoğraf albümlerinin ve muhtelif eşyanın izinde geçen yılların semeresi olarak ortaya çıkan bu önemli eser “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı”sıyla yeniden raflarda.
“Nigâr Hanım sentezci değil eklektik bir kimliktir. Onda Doğu ve Batı öncelik sonralık sıralamasına alınmadan bir arada başlar, öylece devam eder ve öylece biter. Onunki, Doğulu gibi yaşamak ama Batılı gibi düşünmek değil; Doğulu gibi yaşamak ve Batılı gibi düşünmektir. Bu yönüyle eğer bir şarkıysa, güftesi Garplı, bestesi Şarklıdır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.