Hunlar Hakanı Attila
₺295,00 Orijinal fiyat: ₺295,00.₺239,00Şu andaki fiyat: ₺239,00.
Osprey
Büyük Komutanlar – 3
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler
Hunlar Hakani Attila
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen osprey büyük komutanlar serisi, hunlar hakanı attila ile devam ediyor…
Hunlar hakanı attila, tarihin en simgesel şahsiyetlerinden biridir; öyle ki mirası ve namı günümüzde dahi hayal gücünü harekete geçirebiliyor. Genel kanı, onun gelmiş geçmiş en etkili komutanlardan biri olduğu yönündedir.
Gelgelelim, Attila’nın efsanevi seferlerinin ardındaki gerçeklere dair tam olarak ne biliyoruz? O, MS 430’ların sonlarından öldüğü yıl olan 453’e kadar Roma İmparatorluğu’nun önce doğu, sonra da batı yarılarını tarumar etmişti. Hatta 452 yılındaki seferde bizzat İtalya’yı hedef almış ve ebedi şehir Roma’yı tehdit altında bırakmıştı.
Zengin bir görsel malzemeyle desteklenen bu yeni kitap, Hunlar Hakanı’nı etrafını çevreleyen efsaneleri aralayarak analiz ediyor ve Avrupa’yı bir uçtan öbürüne silip süpürmeyi nasıl başarabildiğini açıklığa kavuşturuyor. Attila’nın getirdiği yenilikler ile verdiği savaşlar, yaşadığı pek az yenilgiden biri olan MS 451’deki Chalons muharebesi de dahil, masaya yatırılıyor.
Elinizde tuttuğunuz, Attila’nın olağanüstü fetihlerinin ve onun bu denli geniş bir imparatorluk kurabilmesini sağlayan kabiliyetlerinin eksiksiz bir hikayesidir. Salt kurucusunun iradesine bağlı bu imparatorluk, Attila sahneyi terk edince ayakta duramayıp dağılmıştır.
| Yayınevi | Kronik Kitap |
|---|
1 adet stokta
Kronik Kitap – Hunlar Hakanı Attila
/n
Osprey
Büyük Komutanlar – 3
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler
Hunlar Hakani Attila
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen osprey büyük komutanlar serisi, hunlar hakanı attila ile devam ediyor…
Hunlar hakanı attila, tarihin en simgesel şahsiyetlerinden biridir; öyle ki mirası ve namı günümüzde dahi hayal gücünü harekete geçirebiliyor. Genel kanı, onun gelmiş geçmiş en etkili komutanlardan biri olduğu yönündedir.
Gelgelelim, Attila’nın efsanevi seferlerinin ardındaki gerçeklere dair tam olarak ne biliyoruz? O, MS 430’ların sonlarından öldüğü yıl olan 453’e kadar Roma İmparatorluğu’nun önce doğu, sonra da batı yarılarını tarumar etmişti. Hatta 452 yılındaki seferde bizzat İtalya’yı hedef almış ve ebedi şehir Roma’yı tehdit altında bırakmıştı.
Zengin bir görsel malzemeyle desteklenen bu yeni kitap, Hunlar Hakanı’nı etrafını çevreleyen efsaneleri aralayarak analiz ediyor ve Avrupa’yı bir uçtan öbürüne silip süpürmeyi nasıl başarabildiğini açıklığa kavuşturuyor. Attila’nın getirdiği yenilikler ile verdiği savaşlar, yaşadığı pek az yenilgiden biri olan MS 451’deki Chalons muharebesi de dahil, masaya yatırılıyor.
Elinizde tuttuğunuz, Attila’nın olağanüstü fetihlerinin ve onun bu denli geniş bir imparatorluk kurabilmesini sağlayan kabiliyetlerinin eksiksiz bir hikayesidir. Salt kurucusunun iradesine bağlı bu imparatorluk, Attila sahneyi terk edince ayakta duramayıp dağılmıştır.
İlgili ürünler
Anadolunun Sesi
Anadolu'nun Sesi, uygarlık tarihine yansız ve bilinçli bir yaklaşım sergileyen önemli bir yapıt. Halikarnas Balıkçısı, bu eserinde "Anadolulu düşünürler Patayonyalı da olsalardı, kendileri hakkında yazılanlar, yine burada yazılanlar olacaktı" diyor ve Anadolu kültürünün, aslında tüm uygarlık kültürünün temeli olduğunu vurguluyor.
Asya Hun İmparatorluğu
Askeri meziyetleri yüksek ve muzaffer bir Türk devleti olan Asya Hun İmparatorluğu’nun (MÖ 209 - MS 216) kuruluşundan yıkılışına kadar siyasi tarihinin anlatıldığı elinizdeki eserde; yürüttüğü iç ve dış siyaseti, diplomatik ve ticari faaliyetleri, alabildiğince geniş topraklarında hassasiyetle işlettiği güvenlik ağı, liderlik, sadakat ve liyakate verdiği değer gibi özelliklerine de vurgu yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada Motun’un en iyi Çin yemeklerini bile “pis kokulu ve iğrenç” diye nitelendirerek halkının Çin kültürüne ilgi duymasına engel olmaya çalışması, Wu-wei Ch’an-yü’nün kendisine hakaret eden Çin elçisinin değil, onu iyi incelemeden huzuruna çıkartan görevlinin başını alması, Çin İmparatoru Wu-ti’nin Hunlar karşısındaki yenilgilerini yapılan büyülere bağlaması gibi ilginç olaylar, devletin parçalanma ve yıkılma sebepleri, Geç Dönem Hun devletlerindeki Buddhizm çalışmaları görülecek, Hun kurganlarında bulunan olağanüstü eserler ile de zamanda yolculuk yapılarak üstün Hun medeniyetine şahit olunacaktır..
Batış Yılları
Biz Osmanlı İmparatorluğu’nun son çocuklarıyız. Biraz büyüyüp kendimize geldiğimiz zaman memleket sınırlarının bir ucu Adriyatik, bir ucu Fars Körfezi kıyılarındaydı. Rüştiye Mektebi’nde okuduğumuz coğrafya kitabına göre ülkemiz daha da büyüktü. Mısır ve Sudan, Bulgaristan Prensliği, Bosna ve Hersek sınırlarımız içindeydi. Henüz Tuna’lar, Nil’ler ve Fırat’lar Türkiyesi’ydik. Şimdiki Doğu petrollerinin bütün kaynakları topraklarımızdaydı. Bu sayfalarda çocukluğumun ve ilk gençliğimin havasını teneffüs ettirmek üzere sizleri gerilere götürmek istiyorum. 1918’e kadar geçmişin hatıralarını, durmadan ve son dakikaya kadar uslanmadan ve ayılmadan ödeyen bir nesil olduk. Hiçbirini kendi işlemediğimiz günahların acı ve ağır azaplarını biz çektik. Bugün ve yarın için faydalı dersler verebilecek ölüm kalım imtihanlarından geçtik. Maksadım bugünün ve yarının gençlerine Osmanlı’nın batış ve dağılış yıllarının hikâyelerini anlatmak ve onları Türkiye’nin geleceği üzerinde daha uyanık tutmaktan ibaret.
Genç Okurlar İçin Kısa Bir Dünya Tarihi
Prof. Gombrich'in bu kitabının ilk baskısı 1935 yılında yayımlandı ve büyük bir başarı kazanarak hemen hemen pek çok dile çevrildi. Bu yeni baskısı için DuMond Yayınevi yapıtı baştan aşağı gözden geçirterek en yeni durumunu almasını ağladı. Yüzür ayrıca "50 yıl sonra son söz" başlağı altında kapsamlı bir son bölüm kaleme alı, böylece kitap bugüne kadar gelmiş oldu. "Genç Okurlar İçin Kısa Bir Dünya Tarihi" yazmak her zaman göze alınabilecek bir iş değildir; tam ibir bilimsel cesarete ihtiyaç gösterir. bu nedenle yazar haklı bir övgü kazanmıştır. İnsanlığın gerçek gelişim öyküsünü üç yüz sayfayı bira aşan bir kitapla göstermek kolay kolay göze alınacak bir iş değildir. Büyük bir güç, anlayış ve bilgi birikimine ihtiyaç gösterir. Bu kitabın adı " Genç Okurlar İçin Kısa Bir Dünya Tarihi" adını taşımaktadır. bir zamanlar yirmi beş yaşında olan Ernst H. Gombrich'in kaleminden 1935 yılında çıkmıştır. Yazar okuyucusuna 'sen' diyerek sesleniyor; ama her şeyi bilen bir amanın otoriter tavrı yok bu seslenmede. O, daha çok bir ağabey gibi konuşuyor okuyucusuyla, sanki kardeşlerine bir öykü anlatan ağabey. Ama kardeşlere anlatılanlar öylesine ilginc ki onları he birlikte Düşünmeye sürüklüyor.Gombrich konusunda usta. Gelişmeleri gösteriyor, Çağ Değişiklerini anlatıyor. Ama bütün bunları yaparken akıcı bir ifade ve gözler önünde canlandırıcı bir üslup kullanıyor. Fırsatını bulduğu zaman da çağları için çok önemli kişileri tanıtmayı da ihmal etmiyor. Bu kitabın yararı şurada: İnsanlığın tüm tarihi bir nefeste okumakla kalınmıyor, ayrıca tarihsel olayların biribirine bağlılığı veya benzerliği, sebepleri de kolayca anlaşılabiliryor. Die Zeit (Almanya'nın en ünlü haftalık fikir gazetesi)
Sınıf Arkadaşım Atatürk
Mustafa Kemal’i altmış yıl önce bir cuma akşamı tanımıştım. Harp Okulu’nda ve Harp Akademesi’nde sınıf arkadaşımdı. 1905 yılı başlarında birer Kurmay Yüzbaşı olarak şanlı Türk Ordu’suna katıldık. Önce Suriye’de Beşinci, sonra da Makedonya’da Üçüncü Ordu’larda kurmay stajlarımızı birlikte yaptık. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde aynı safta bulunduk. Mücadelelerimiz ortaktı. Hürriyet hareketlerinde de birlikte çalıştık. Bu kitap, okul ve genç subaylık hayatımızın anılarını içine almaktadır. -Ali Fuat Cebesoy-
Tarihi Dönemlere Ayırmak Şart Mı?
“Dönemlendirme, insanın zaman üzerindeki bir eylemini belirtmekte ve zamanın bölünmesinin herhangi bir etki olmadan kendiliğinden ortaya çıkmış bir durum olmadığını vurgulamaktadır. Buradaki meselemiz, insanların zamanı dönemlere ayırırken şu veya bu ölçüde ifade ettikleri, şu veya bu ölçüde açıkladıkları nedenleri, bu dönemlere atfettikleri mana ve değerin altını çizen tanımlarla birlikte ortaya koymak olacaktır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.