Your Lie İn April – Nisan Yalanı 1
₺230,00 Orijinal fiyat: ₺230,00.₺190,00Şu andaki fiyat: ₺190,00.
| Yayınevi | Akıl Çelen Kitaplar |
|---|---|
| Yazar | Naoshi Arakawa |
| Sayfa Sayısı | 224 |
| Kağıt Cinsi | 1.hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 5 X 21″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Akıl Çelen Kitaplar – Your Lie İn April – Nisan Yalanı 1
İlgili ürünler
Bülbülü Öldürmek-Çizgi Roman
Harper Lee’nin Pulıtzer Ödüllü Kült Eseri Bülbülü Öldürmek, Çarpıcı Bir Çizgi Roman Uyarlamasıyla Yeniden Hayat Buluyor!
"Saksağanları vurabilirsin, tabii tutturabilirsen ama bülbülü öldürmek günahtır, unutma.”
Harper Lee 1930’ların Amerika’sında geçen Bülbülü Öldürmek romanında, ırk ve sınıf, masumiyet ve adaletsizlik, ikiyüzlülük ve kahramanlık, gelenek ve dönüşümün unutulmaz bir portresini çiziyor. İlk yayımlandığı 1960’lardan bu yana, yani insan hakları hareketinin en çalkantılı yıllarından günümüze dek önemini hiç yitirmedi. İnsan doğasının karmaşık yapısını ve insan yüreğinin derinliğini mizah, sarsılmaz bir dürüstlük ve şefkatle anlatan senelerin eskitemediği bu klasik, Fred Fordham’ın nadide çizimleriyle yeniden doğuyor. Scout, Jem, Öcü Radley, Atticus Finch ve Alabama'nın küçük Maycomb kasabası gözlerinizin önünde pek çok ince detayıyla canlanacak.
Cam Kapının Ardında – Japon Klasikleri Dizisi 7
"Yaşarken ölümü düşünmeye gerek var mı?
Ölene kadar herkes hayatta!”
Yaşamının son döneminde olan bir yazarın, dışarıda akıp giden hayatı ve geçmişin silik izlerini çalışma odasına konuk ettiği kısa bir yaşam sahnesi Cam Kapının Ardında...
Natsume Sōseki’nin çocukluğuna dair anılarıyla yazarlığının verdiği olgunluğun arasına sıkışmış bu otobiyografik denemeleri, kurgu dünyasının çok üstünde bir gerçekliğe açılır. Çalışma odasından evinin bahçesini izleyen ve kimi zaman geçmişin tozlu raflarına eli uzanan kimi zaman ise odasına aldığı misafirlerinin emanet ettiği öykülerle boğuşan yazar, hayatının süzgecinden geçirdiği anılarını, hatırlamanın ve hatırlanmanın büyülü yolculuğuyla okuruna aktarır.
Natsume Sōseki, 1916 yılında mide ülserinden yaşamını yitirmeden bir yıl öncesinde kaleme aldığı bu eserinde, roman ve öykülerinde okurlarına sunduğu kurmaca dünyanın dışına çıkan bir gerçek sunuyor. Çalışma masasından izlediği cam kapının ardındaki anılarında kendisiyle de yüzleşen yazar, hem yakın hem de uzak geçmişine çıktığı bu yolculuğa yine başladığı yerde, cam kapının ardındaki çalışma masasında son veriyor.
Cehennem Manzarası – Japon Klasikleri Dizisi 10
"Dumandan boğulmamak için havaya kaldırdığı beyaz suratı, alevlerin süpürüp mahvettiği saçlarının uzunluğu, kaşla göz arasında kül olan kiraz çiçekli kimonosunun güzelliği… Ne kadar da yürekleri dağlayan bir manzara…”
İnsanın derinliklerinde gizli kalmış korkuyu kaleminde oynatarak aktaran Akutagawa’dan iki sıra dışı hikâye… Ucuna boya yerine kan sürülmüş bir fırça, sanatçısını ulaşılması en eşsiz mertebeye getirir; unutulmamak. Özel bir tablo yapmak için tuvalinin başına geçen ressamın sanata dair tutkusu, hayatının en karanlık anısına yol açar. Cehennem Manzarası, sanatın ölümsüzlüğünü tüm sarsıcılığıyla okura aktarıyor.
İyiliğin mükâfatı bir cezaya dönüşebilir mi? Örümcek İpliği, cennet ve cehennem arasında sıkışan bir fâninin hırsına yenik düşerek girdiği bir çıkmaz sokaktır. İyiliğinin ödülünü almak üzereyken bir anlık gafletiyle yüzleşen bu zavallının hikâyesi, okuyan herkes için farklı bir pencere açıyor.
Japon kısa hikâyeciliğinin babası olarak bilinen Ryūnosuke Akutagawa, cennet ve cehennem arasındaki o çizginin nahifliğini, bu eşsiz hikâyeleriyle çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.
Döşek – Japon Klasikleri Dizisi 13
"Suyun akışı, açmış çiçeklerin soluşları gibi doğanın derinlerinde barınan, karşı gelinmez güce rastlanıldığında insan evladı kadar fâni ve acınası bir varlık daha olmadığı anlaşılıyordu.”
Cümlelerinin derinliğinde gerçek bir yaşam hikâyesinin izlerini taşıyan bir itiraf romanı… Yazar Tokio, bir yayınevinin yarı zamanlı çalışanı olarak olağan yaşamını sürdürürken hayatını raydan çıkaran bir duygu seline kapılır. Hayranı ve aynı zamanda öğrencisi olan Yoshiko Yokoyama’ya duyduğu tutku, Tokio için günden güne içine sıkıştığı bir hapishaneye dönüşür. Saplantılı bir tutkunun değiştirdiği hayatlara değil de sadece duyulan arzuya odaklanan Döşek, itiraflardan inkâra uzanan ve kontrolden çıkmaya her an hazır bir yaşamın kesitini tüm çarpıcılığıyla okura aktarıyor.
Japon edebiyatındaki "itiraf roman” türünün öncüsü kabul edilen Katai Tayama, kendi yaşamından derin izler sakladığı bu eseriyle hayatındaki kabullerin itirafını yaparken aslında gerçekle yüzleşmenin de imkânsız olduğunu katmanlı bir okuma şöleniyle sunuyor.
Öğrenci Kız – Japon Klasikleri Dizisi 4
"Tokyo’nun neresinde yaşadığımı biliyor musunuz?
Bir daha benimle hiç karşılaşmayacaksınız.”
Öğrenci Kız, adını hiç öğrenemediğimiz genç bir kadının berrak zihnine ve tecrübesiz hayatına sızdığımız kısa ama derin bir yolculuk…
Döneminin Japonya’sında belki de yaşından büyük acılarla baş etmeye ve mutlu rolünü diğer insanlar gibi sürdürmeye çalışan karakterimiz hiçbir sıfatın arkasına saklanmadan, tüm çıplaklığıyla düşüncelerini ortaya koyar. Alışageldiğimiz gibi bir karakterle tanışamıyor olsak da en mahrem, en gizli düşünceler bir lütuf gibi bizlere sunulurken dönemin toplumsal gerçekleri satır aralarında karşımıza çıkar.
Romanlarında toplum yapısına geniş bir perspektiften bakan ve karakterin derinliğini tüm gerçekliğiyle okura hissettiren Osamu Dazai, bu eserinde bizleri, genç bir kadının saf ve gerçek yaşamının penceresinden hayata farklı bir bakış açısıyla bakmaya davet ediyor.
Otogizoshi – Japon Klasikleri Dizisi 3
"Âşık oldum diye suç mu işledim?
Antik çağlardan bu yana, dünya üzerinde yazılmış bütün trajedilerin bu soruyu konu edindiğini söylemek abartı olmaz. Her kadının içinde biraz bu acımasız tavşandan bulunduğu gibi, her erkeğin içinde boğulmamak için mücadele eden bir Japon rakunu mevcuttur. Otuz küsur yıllık başarısız bir kariyere sahip olan bir yazar olarak bunun doğruluğunu teyit edebilirim. Belki siz de aynı düşüncedesinizdir.”
Osamu Dazai’nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar… Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. Tümör Bahtsızlığı, Bay Urashima ve Ejderha Sarayı, Tiktak Dağı ve Dilsiz Serçe masallarının her biri orijinal anlatımları eleştirilerek mercek altına alınır ve okura "Daha farklı nasıl yazılabilirdi?” sorusu sorulur.
Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.
Rosario Vampire Tılsımlı Kolye Ve Vampir 1 Manga
Başarısız bir öğrenci olan Tsukune Aono hiçbir liseye kabul edilmez ve şans eseri, insan görünümündeki öğrencilerin her birinin farklı türde birer canavar olduğu Yokai Akademisi'ne girer. Buradaki öğrencilerin tuhaf durumunu fark eden Tsukune tam oradan kaçmayı düşünürken okulun en güzel kızı olan Moka'yla karşılaşır, Moka daha ilk karşılaşmalarında bir anda kendini onun boynuna atıverir.
Tsukune halinden çok memnundur. Ama bir dakika… Tsukune’nin boynunda hissettikleri Moka’nın sivri dişleri mi yoksa? Evet, Moka'nın gerçek sureti bir vampirdir. Göğsündeki tılsımlı kolye çıkarılınca Moka bir vampire dönüşmektedir!
Merakla beklenen yeni manga serisi Rosario+Vampire – Tılsımlı Kolye ve Vampir artık Türkçe! Heyecan dolu 10 ciltlik serinin ilk cildi raflarda!
Yaban Kazı – Japon Klasikleri Dizisi 11
"Her gün nerede, kimin önünde olursa olsun secdeye kapanır gibi eğilir, bu şekilde yaşar giderdi. İnsanların, kendilerinden üstün gördüklerine saygı duyduklarına, aşağıda gördüklerine ise zorbalık yaptıklarına, içip içip karılarına ve çocuklarına vurduklarına şahit olmuştu.”
Birbirini vakitsiz tanıyan iki yüreğin hikâyesi… Girdiği ilk evlilik girişimi hayal kırıklığı ile sonuçlanan O-Tama, babasıyla birlikte bu buhranı atlatmaya çalışırken hayatına yeni bir kapı açılır. Çevreden gelen "tavsiye” niteliğindeki baskılar sonucu babasının iyiliği ve huzuru için zengin bir tüccar olan Suezō’nun metresi olmayı kabul eder. Fakat beklediği rahat hayat, günden güne babasıyla arasına mesafe koyan ve aslında bilmediği gerçeklerle yüzleştiği bir çıkmaza sürüklenir. Tam da bu çıkmazın içinde tanıştığı tıp fakültesi öğrencisi Okada ise O-Tama’nın zamanı geri alma isteğini tetikler.
Modern Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Ōgai Mori’nin 20. yüzyılın başlarında kaleme aldığı Yaban Kazı, kadın-erkek ilişkileri ve toplum baskısı çerçevesinde dönemin Japonya’sına geniş bir perspektif çiziyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.