İnsanoğlu İsa
₺83,00
Halil Cibran, 6 Ocak 1883’te Kuzey Lübnan’ın dağlık bir bölgesi olan Bişherri’de, gökyüzüne ilk çığlığını salıverdi. Çığlık, Müslümanlarla Suriyeli Hıristiyanları ayıran sarp Lübnan Dağı’nda yankılandı. Ne var ki Halil’in “engebeli arazi”yle son imtihanı bu olmayacaktı: On yaşındayken kayalıklardan düşüp omzunu sakatlayınca, bütün hayatı boyunca çekeceği bir ağrıya mahkûm oldu. Çünkü ailesi, çıkığın düzelmesini umarak omzunu bir haça sarmış ve kırk gün boyunca bekletmişti. Hayranlık duyduğu ve herkesten farklı bir dille anlatmak için senelerini verdiği İsa’ya yakınlaşması da bu zamanlara denk gelmekteydi.
Cibran’ın büyük bir gayretle İsa’nın havarilerinden biriymişçesine kaleme aldığı İnsanoğlu İsa , Mesih’in tutkulu bir dille yeniden anlatılan hikâyesidir.
| Yayınevi | Martı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Halil Cibran |
| Sayfa Sayısı | 240 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Martı Yayınları – İnsanoğlu İsa
Halil Cibran, 6 Ocak 1883’te Kuzey Lübnan’ın dağlık bir bölgesi olan Bişherri’de, gökyüzüne ilk çığlığını salıverdi. Çığlık, Müslümanlarla Suriyeli Hıristiyanları ayıran sarp Lübnan Dağı’nda yankılandı. Ne var ki Halil’in “engebeli arazi”yle son imtihanı bu olmayacaktı: On yaşındayken kayalıklardan düşüp omzunu sakatlayınca, bütün hayatı boyunca çekeceği bir ağrıya mahkûm oldu. Çünkü ailesi, çıkığın düzelmesini umarak omzunu bir haça sarmış ve kırk gün boyunca bekletmişti. Hayranlık duyduğu ve herkesten farklı bir dille anlatmak için senelerini verdiği İsa’ya yakınlaşması da bu zamanlara denk gelmekteydi.
Cibran’ın büyük bir gayretle İsa’nın havarilerinden biriymişçesine kaleme aldığı İnsanoğlu İsa , Mesih’in tutkulu bir dille yeniden anlatılan hikâyesidir.
İlgili ürünler
Böyle Söyledi Zerdüşt – Hasan Ali Yücel Klasikleri 156
Herkes İçin ve Hiç Kimse İçin Bir Kitap.
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869’da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca, Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Antichrist, Nietzsche Wagner’e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
Fragmanlar
Gezgin Ve Gölgesi – İnsanca. Pek İnsanca – 2 – Hasan Ali Yücel Klasikleri 185-3
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
Kırık Kanatlar
Küçük Filozoflar 20 – Epiktetosun Başkaldırısı
Vadinin Perileri
Var Olma Eğilimi
Emil Cioran bu kitabı oluşturan on bir bölümde ölüm gerçekliğini inkar etmeden var olma eğilimi, “soluğu kesilmiş bir uygarlık” olarak Batı, sürgün, yazgı, roman ve başka konularda kendine özgü keskin gözlemlerini her zamanki şaşırtıcı üslubuyla bir araya getiriyor.
Hayat için öldürücü, özü itibarıyla tahrip edici olan bir bilgi vardır. Bu kitaptaki metinler işte bu bilgiden yola çıkıyor ama aynı zamanda ondan kopuyor; kendilerini bir dizi şaşkınlık ifadesi, bir kasılmanın anlatımı olarak sunuyorlar. “Olmak” ile “bilmek” arasında kalan yazar sonunda olmayı seçiyorsa, kendisine karşı, kendi kesinliklerine karşı düşünmeye idmanlı olduğu için seçiyor: Kasılmayı bu defa kendi içine, ta en derinine yerleştiriyor.
“İkide bir ‘mutlak’ı karşımıza diktiğinizde, kendinize çok derinmiş gibi, ulaşılmaz bir hava veriyorsunuz, sanki uzak bir dünyada, bir ışıkla size ait karanlıklarla uğraşıyor gibisiniz. Sizin dışınızda hiç kimsenin yaklaşamayacağı bir krallığın majestelerisiniz. Biz ölümlülere, orada yaptığınız büyük keşiflerden birkaç parça, araştırmalarınızdan kırıntılar gösterirsiniz. Ama bütün çabalarınız; okumalarınızın, bilgiç züppeliğinizin, kitabi hiçliğinizin ve ödünç tasalarınızın ürünü olan bu zavallı ‘mutlak’ sözcüğünü terk etmekle sonuçlanır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.