Atatürk Anadolu’da 1919 – 1921
₺118,00 Orijinal fiyat: ₺118,00.₺97,35Şu andaki fiyat: ₺97,35.
“Atatürk Anadolu’da adlı bu küçük kitap Milli Mücadelemizin, başından sonuna kadar eksiksiz bir tarihi değildir. Bununla beraber, bu küçük incelemede, Milli Mücadelemizin başlıca olayları üzerinde, güçlükle bulabildiğim resmi ve özel belgelerin ışığı altında, dikkatle durulmuştur. Milli Mücadele tarihimizin her bakımdan aydınlatılabilmesi için, herkesin her şeyden ümit kesmiş bulunduğu mütarekenin ilk altı ayında bir kahramanın neye dayanarak mücadeleye başlamış olduğu, üzerinde durulması gereken bir problemdir. Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın bir ‘milli mukavemet’ cephesi kurabilmesi ise Anadolu’ya geçmesinden daha kolay olmamıştır.”
Türk Tarih Kurumu’nun ilk başkanı Tevfik Bıyıklıoğlu, ilk kez 1959’da basılan çalışmasında Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç aşamasını, Alman tarihçi Gotthard Jaeschke’nin ‘Türkiye’nin Bağımsızlık Mücadelesi Tarihine Katkılar’ adlı makalesinden hareket ederek, müdafaa-i hukuk cemiyetlerinin kurulması, Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçişi, Sovyet Rusya ile işbirliği, İstanbul hükümetlerinin Milli Mücadeleye karşı tutumu ve diğer gelişmeler çerçevesinde ele alıyor.
| Yayınevi |
İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Tevfik Bıyıklıoğlu |
| Sayfa Sayısı |
128 |
| Kağıt Cinsi |
3. Hamur |
| Baskı Yılı |
2023 |
| Boyut |
"15 ,00" ,50 X 23 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
3 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Atatürk Anadolu’da 1919 – 1921
/n
“Atatürk Anadolu’da adlı bu küçük kitap Milli Mücadelemizin, başından sonuna kadar eksiksiz bir tarihi değildir. Bununla beraber, bu küçük incelemede, Milli Mücadelemizin başlıca olayları üzerinde, güçlükle bulabildiğim resmi ve özel belgelerin ışığı altında, dikkatle durulmuştur. Milli Mücadele tarihimizin her bakımdan aydınlatılabilmesi için, herkesin her şeyden ümit kesmiş bulunduğu mütarekenin ilk altı ayında bir kahramanın neye dayanarak mücadeleye başlamış olduğu, üzerinde durulması gereken bir problemdir. Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın bir ‘milli mukavemet’ cephesi kurabilmesi ise Anadolu’ya geçmesinden daha kolay olmamıştır.”
Türk Tarih Kurumu’nun ilk başkanı Tevfik Bıyıklıoğlu, ilk kez 1959’da basılan çalışmasında Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç aşamasını, Alman tarihçi Gotthard Jaeschke’nin ‘Türkiye’nin Bağımsızlık Mücadelesi Tarihine Katkılar’ adlı makalesinden hareket ederek, müdafaa-i hukuk cemiyetlerinin kurulması, Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçişi, Sovyet Rusya ile işbirliği, İstanbul hükümetlerinin Milli Mücadeleye karşı tutumu ve diğer gelişmeler çerçevesinde ele alıyor.
İlgili ürünler
Atatürk Ve Kayıp Kıta Mu
Yıllardır Saklanan Büyük Sır Açığa Çıkıyor! Bir Efsane Gerçek Oluyor... Her şey 1930’lu yıllarda Atatürk’ün ileri sürdüğü Türk Tarih Tezi’yle başladı. Atatürk, 1932’den sonra Türk Tarih Tezi’nin "kayıp parçası"nın peşine düştü. "Türklerin Orta Asya’dan önceki ilk yurtlarını" arıyordu. Bu amaçla 1934 yılında Tahsin Bey’i Meksika Büyükelçiliği’ne atadı. Tahsin Bey’in gizli görevi Türklerle eski Amerikan halkları arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Tahsin Bey, Meksika’daki araştırmalarının sonucunda şaşırtıcı bir bilgiyle karşılaştı. Bu bilgiye göre Türkler, MÖ 12.000’lerde bir doğal afet sonunda Pasifik Okyanusu’nda sulara gömülen Kayıp Kıta Mu’dan Orta Asya’ya göç etmişlerdi. - Atatürk Kayıp Kıta Mu’da ne aradı? - Tahsin Bey’in Meksika’dan Atatürk’e gönderdiği raporlarda hangi bilgiler vardı? - Atatürk, J. Churchward’ın Mu konulu kitaplarını neden Türkçeye tercüme ettirdi? - Atatürk, Tahsin Bey’in bazı raporlarını neden eleştirdi? - Kayıp Kıta Mu nasıl bir yerdi? - Türkçe ile eski Amerikan halklarının dilleri arasındaki şaşırtıcı benzerlikler neyin işaretiydi? Ve daha pek çok bilinmeyenin yanıtını"Atatürk ve Kayıp Kıta Mu"da bulacaksınız. Elinizdeki kitap Atatürk’ün daha önce "hiç bilinmeyen" bir özelliğini ilk kez tüm boyutlarıyla ortaya koymakta ve Atatürk’ün ömrünün son yıllarındaki "büyük arayışına" ışık tutmaktadır. Bu kitapta okuyacaklarınız sizi hem çok şaşırtacak, hem çok düşündürecek, hem de Atatürk’le ilgili bilgilerinize çok özgün katkılar yapacaktır. "Atatürk, Türklerin Orta Asya’ya gelmeden önce Mu kıtasında yaşadıklarına çok emin bir şekilde inanırdı, ama bu konudaki yoğun araştırmaları 1938’de son nefesini vermesiyle bitiverdi." Atatürk’ün Kütüphanecisi Nuri Ulusu.
Bayrak
30 Ağustos günü 16 daireli bir apartmanın önünden geçiyordum. Baktım: Tek balkonda bir küçük bayrak: "-Zaferi unutmuşuz," dedim. Bayramların bir resmî yönü var. Asker geçer, top, tank geçer. Bir de vatandaşcası var. Herkes gönülden çoşkunluk gösterir. Bu İkincisini kaybetmişiz.
Zaferden bir gün önceki Türkiye'yi hatırlıyorum. Yunan ordusu bütün Batı Anadolu'da, Bursa'da, Trakya'da. İstanbul hükümeti, yenen devletlerin diktasına boyun eğmiş. Eğer İstanbul barışı olursa, Venizelos Anadolu Rumları ile Batı Anadolu Türklerini değiştirecek. Şimdi İzmir, Selânik kadar bir Yunan şehri olacaktı. İstanbul milletlerarası bir nitelikte kalacaktı. Çoktan bu şehirde azınlıkta olacaktık. Bir defa ne çarşılarda, ne bankalarda, ne ithalât ihracatta Türk'ün payı olmayacaktı. Doğu'da Ermenistan kurulmuş olacaktı. Kapitülasyonlar yürürlükte kalacaktı.
Anadolu ve Trakya çarşıları hıristiyan azınlıkların elinde bulunacaktı. Hıristiyan azınlıkların refahı durmadan artacak ve Kürde, Çerkeze, Şiiye, Sünniye parçalanan toplumun yoksulluğu gittikçe çoğalacaktı.
Bu ölüm hükmünden kurtulmanın tek çaresi Anadolu'da zaferi kazanmaktı. Bu zafer de ancak bir taarruzla kazanılabilirdi. Hükümet: "-Param yok!" diyordu. Ordunun başında bulunanlar taarruza karşı idiler. Meclis çoğunluğu ortalama bir barış peşinde idi.
İşte böyle kara bir günün kapkara bulutları içinden bir şimşek çaktı. Mustafa Kemal ordunun başına geçti. Bir vuruşta o sarsılmaz sanılan Yunan cephesini yıktı.
Bugünkü Türkiye ve Türklük yüzde yüz o günkü zaferin eseridir.
Dakikalar İçinde Atatürk Ve Dünyası: Askeri Siyasi Ve Özel Hayatı
TÜM YÖNLERİYLE ATATÜRK’ÜN HAYATI
"100. yılı dolayısıyla Cumhuriyet tarihimizin en önemli safhasını, Kurucu Önderimiz ve askerî çevrelerde Türkiye’nin Ebedî Başkomutanı olarak kabul edilen Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını ve dünyasını anlatan bu kitabı neşretmeyi uygun gördük."
İlber Ortaylı
Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyası, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumundan yetiştiği Selanik kentine, ailesine, askerlik yaşamına, özel hayatına, Millî Mücadele’ye; İnönü Muharebelerine, Büyük Taarruz’a, Cumhuriyet’in kuruluşuna, Lozan ve Montreux’ye, çok partili hayata geçiş dönemine, devrimlere, Atatürk’ün kitap sevgisine, çocuklarla ilişkisine ve ölümüne kadar yaşamının her yönüyle inceliyor. Bunların yanında İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Halide Edip Adıvar, Ayşe Afet İnan, Celal Bayar, Börekçizâde Rifat Hoca gibi siyasetten sanata, edebiyata, askerliğe, musikiye kadar etrafındaki isimlerle ilişkilerini ele alıyor.
Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyası, Osmanlı’nın son dönemini ve Cumhuriyet’in ilk yarısını merkeze Kurucu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü alarak konulara göre özel seçilmiş görseller eşliğinde sunuyor.
Nutuk ( Söylev ) – İskele Yayıncılık
Nutuk (Söylev)
Nutuk, Atatürk'ün, Türk Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki çağdaşlaşma sürecini anlattığı bir belgesel kitaptır. Atatürk Nutuk'ta 1919-1927 arasındaki "kurtuluş" ve "kuruluş" yıllarında yaşananları anlatmıştır. Atatürk'ün, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışından başlayarak 1927 yılına kadar gelişen olayları, bu olayların tam merkezindeki kişi olarak tarihsel sıra içinde anlattığı Nutuk üç bölümden oluşmaktadır.
1- Kuvayı Milliye Dönemi (1918-1920)
2- Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi (1920-1923)
3- Cumhuriyet Dönemi (1923-1927)
Nutukun Deşifresi – Atatürkü Doğru Anlamak İçin
Cumhuriyet tarihinin şifreleri çözülüyor... Nutuk’taki Atatürk yeniden ete ve kemiğe bürünüyor... Nutuk’un Deşifresi, Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nı ve sonrasındaki uluslaşma ve çağdaşlaşma hareketlerini, Nutuk’a dayalı olarak anlatan; Nutuk’un yazılışını, okunuşunu, içeriğini ve bilinmeyen özelliklerini "açıkça" ortaya koyan ve Atatürk’ün Nutuk’taki değerlendirmelerinin bugünün Türkiye’sine ışık tuttuğunu gösteren "resmi tarih dışı" bilimsel bir araştırmadır.
"İnsan bütün bunları okurken, insan kümelerini ve insan fertlerini avucunun içinde istediği gibi kullanabilen, ölçülmez bir kuvvete sahip bir ruhlar hükümdarının huzurunda bulunduğunu hayraniyet ve tebcil ile duyuyor."
- Yusuf Akçura
Saltanattan Demokratik Türkiye’ye: Kemalizm Tarihinin Ana Hatları
Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesi için son derece kritik yıllar olan 1922-23 arasında Sovyet diplomatik kadrosunun bir üyesi olarak Ankara’da bulunan Georgiy A. Astahov, Sovyetler Birliği’nde yayımlanan Yeni Doğu dergisi için bu hareketli döneme dair izlenimlerini kaleme aldı.
Astahov’un 1936 yılında Saltanattan Demokratik Türkiye’ye başlığı altında bir araya getirilen makaleleri, savaşın taraflarına ve henüz oldukça genç bağımsızlık hareketinin hedef ve kazanımlarına dair çok yakından bir gözlemin eseri. Bu kitap Sovyetler’in Türkiye’deki toplumsal hareket ve iktidara olan bakışını sergilemesi açısından da ilgi çekici bir örnek.
Astahov’un özellikle cumhuriyetin ilan edilmesinin hemen öncesinde Anadolu ve Ankara’daki sınıfsal yapılanmaya dair yorumları ve yerinde takip ettiği İzmir İktisat Kongresi hakkındaki gözlemleri, genç cumhuriyette emekçi sınıfların durumu üzerine değerli birçok bilgi ve fikir içermekte. Bunun yanında Topal Osman Vakası, saltanatın kaldırılması, meclisteki ideolojik ayrışma ve Türkiye’deki komünist hareketin durumu da bu makalelerde kendilerine yer buluyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.