Av Şifacı Tek Kitap Ciltli
₺290,00 Orijinal fiyat: ₺290,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
Av
Bir cadı ile hortlak. Biri kanlı canlı, diğeri ölü. Fifer ve Schuyler’ın ilişkisi sıradışı sayılırdı. Bazıları mutlu bir sonla bitmeyeceğini bile iddia edebilirdi. Fakat birbirlerinden ne kadar uzak kalmaya çalışsalar da, bir şeyler tekrar bir araya gelmelerine sebep oluyordu.
Derken aralarına, birbirlerine karşı duydukları çekimden daha güçlü bir şey girdi: Anglia’nın en güçlü adamı Blackwell, Schuyler’a bir görev verdi. Sahibini yenilmez kılan efsanevi bir kılıç, Anglia’da bir yerde saklı duruyordu ve Schuyler’ın onu bulması gerekiyordu.
Bu sırada Fifer, Harrow’da büyü çalışıyordu ama bir yandan kalbini kaptırdığı kişi için endişelenmeden edemiyordu. Schuyler haftalardır kayıptı ve Fifer, onu bulabilecek ya da bulmak isteyecek kadar umursayacak tek kişiydi.
Şifacı
Anglia’nın en yetenekli ve genç şifacılarından John Raleigh, kendi kırık kalbi dışında her hastalığı tedavi edebilirdi. Annesi ve kız kardeşi büyü yaptıkları için yakıldığından beri John, gecelerini kâbuslarda boğularak, günlerini ise melankoli içinde geçiriyordu. Ta ki, hiçbir şifacının tedavi edemediği gizemli bir hastalığın pençesine düşmüş, krallığın en güçlü büyücüsü Nicholas Perevil’in yanına çağırılana dek.
John bunun sıradan bir hastalık olmadığını hemen anlamıştı. Nicholas tehlikeli bir lanet yüzünden gittikçe kötüleşiyordu ve tedavisi için buldukları tek ipucu bir isimdi: Elizabeth Grey.
Bu kız kimdi ve böylesine karanlık bir büyüye nasıl bulaşmıştı? Ölüm döşeğindeki kızı sarayın hapishanesinden kurtarıp getirdiklerinde, John aklındaki tüm soruları bir kenara koyarak Elizabeth ve Nicholas’ı kurtarmaya çalışacaktı. Belki de bu sırada kalbini de kurtarabilirdi.
| Yayınevi | Yabancı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Vıgınıa Boecker |
| Sayfa Sayısı | 160 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Ciltli |
1 adet stokta
Yabancı Yayınları – Av Şifacı Tek Kitap Ciltli
/n
Av
Bir cadı ile hortlak. Biri kanlı canlı, diğeri ölü. Fifer ve Schuyler’ın ilişkisi sıradışı sayılırdı. Bazıları mutlu bir sonla bitmeyeceğini bile iddia edebilirdi. Fakat birbirlerinden ne kadar uzak kalmaya çalışsalar da, bir şeyler tekrar bir araya gelmelerine sebep oluyordu.
Derken aralarına, birbirlerine karşı duydukları çekimden daha güçlü bir şey girdi: Anglia’nın en güçlü adamı Blackwell, Schuyler’a bir görev verdi. Sahibini yenilmez kılan efsanevi bir kılıç, Anglia’da bir yerde saklı duruyordu ve Schuyler’ın onu bulması gerekiyordu.
Bu sırada Fifer, Harrow’da büyü çalışıyordu ama bir yandan kalbini kaptırdığı kişi için endişelenmeden edemiyordu. Schuyler haftalardır kayıptı ve Fifer, onu bulabilecek ya da bulmak isteyecek kadar umursayacak tek kişiydi.
Şifacı
Anglia’nın en yetenekli ve genç şifacılarından John Raleigh, kendi kırık kalbi dışında her hastalığı tedavi edebilirdi. Annesi ve kız kardeşi büyü yaptıkları için yakıldığından beri John, gecelerini kâbuslarda boğularak, günlerini ise melankoli içinde geçiriyordu. Ta ki, hiçbir şifacının tedavi edemediği gizemli bir hastalığın pençesine düşmüş, krallığın en güçlü büyücüsü Nicholas Perevil’in yanına çağırılana dek.
John bunun sıradan bir hastalık olmadığını hemen anlamıştı. Nicholas tehlikeli bir lanet yüzünden gittikçe kötüleşiyordu ve tedavisi için buldukları tek ipucu bir isimdi: Elizabeth Grey.
Bu kız kimdi ve böylesine karanlık bir büyüye nasıl bulaşmıştı? Ölüm döşeğindeki kızı sarayın hapishanesinden kurtarıp getirdiklerinde, John aklındaki tüm soruları bir kenara koyarak Elizabeth ve Nicholas’ı kurtarmaya çalışacaktı. Belki de bu sırada kalbini de kurtarabilirdi.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.