Küçük Şeyler – Bilge Kültür Sanat
₺130,00 Orijinal fiyat: ₺130,00.₺108,00Şu andaki fiyat: ₺108,00.
“Yirmi yaşında olmadığımız hâlde bizler de mutlu olduğumuz anları incelesek bunun sonucunda, bütün kâinatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? ‘Hiç!’”
Halit Ziya’nın, “Sanat heyecanım içinde bu kitaptan duyduğum zevke ve neşeye yetişebilecek bir duygulanma bilmiyorum,” dediği 1891 tarihli Küçük Şeyler ’de, Batılı anlamdaki ilk Türkçe öykü örneklerinden bazıları bir araya geliyor. Samipaşazade Sezai bu öykü derlemesiyle gündelik hayatın küçük detaylarını kaleme alıyor.
Olduğu gibi görünmeyenler, kötüye giden evlilikler, yanlış kararlar, hayalperest çocuklar, sanatçılar, kesilen ağaçlar, hayal kırıklıkları, hüzünler, önyargılar, kazananlar, kaybedenler… Samipaşazade’nin İstanbul’unda, öykülerin satır aralarında her biri kendine yer buluyor.
Türk edebiyatı tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen, ilk öykücülerimizden Samipaşazade’den Küçük Şeyler , bir türün bir dildeki temel taşı.
| Yayınevi | Bilge Kültür Sanat |
|---|---|
| Yazar | Samipaşazade Sezai |
3 adet stokta
Bilge Kültür Sanat – Küçük Şeyler – Bilge Kültür Sanat
“Yirmi yaşında olmadığımız hâlde bizler de mutlu olduğumuz anları incelesek bunun sonucunda, bütün kâinatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? ‘Hiç!’”
Halit Ziya’nın, “Sanat heyecanım içinde bu kitaptan duyduğum zevke ve neşeye yetişebilecek bir duygulanma bilmiyorum,” dediği 1891 tarihli Küçük Şeyler ’de, Batılı anlamdaki ilk Türkçe öykü örneklerinden bazıları bir araya geliyor. Samipaşazade Sezai bu öykü derlemesiyle gündelik hayatın küçük detaylarını kaleme alıyor.
Olduğu gibi görünmeyenler, kötüye giden evlilikler, yanlış kararlar, hayalperest çocuklar, sanatçılar, kesilen ağaçlar, hayal kırıklıkları, hüzünler, önyargılar, kazananlar, kaybedenler… Samipaşazade’nin İstanbul’unda, öykülerin satır aralarında her biri kendine yer buluyor.
Türk edebiyatı tarihinin ilk büyük üslupçularından biri olarak görülen, ilk öykücülerimizden Samipaşazade’den Küçük Şeyler , bir türün bir dildeki temel taşı.
İlgili ürünler
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Çikolataca Konuşur Musun
Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.