Lal – Libros Yayınları
₺305,00 Orijinal fiyat: ₺305,00.₺260,00Şu andaki fiyat: ₺260,00.
Aşk ateşi kavurmasın gönlünüzü, aklınızı, benliğinizi… Sevdanın yoldaşı olmanın menzilinde LÂL sizi bekliyor.
Yana yana, düşe kalka, kör topal yuvarlanıp gidiyoruz hayatın içinde. Elimizde ateşten bir top olmuş “ilişkiler”… Yandıkça topu yanımızdakine fırlatıyoruz.
Saygının yitirildiği diyarlara aşk ve sevda köyü kurmaya çalışıyoruz. Kendi hakikatimize körleşiyoruz, kalbimize batan dikenlere nasırlaşıyor, almadan vermenin, vermeden almanın karanlığında uçuruma doğru ilerliyoruz.
İlişkilerimiz üzerine kurulan hayatlarımızda suçluluk duygusu, acizlik, eksiklik, yetersizlik, değersizlik, kibir, kanaatsizlik, öfke, kin, gurur, kıskançlık ve daha nice zehirli duygu kol geziyor. “Aşk aşk” diye aşka eziyet ediyor, aşkın itibarını yerle bir ediyoruz.
Küllerinden yeniden doğmuş, yaşamını insanı anlamaya, incelemeye, insan da derinleşmeye adamış bir yazar olan Pınar Boylu Gogulan, “ilişkiler sanatını” önümüze seriyor. Yalnız değil elbette; ona Lacivert, Mor, Siyah ve Lâl eşlik ediyor.
Hepsi de Ask-ı Hakikat’e davet ediyor bizi. Uzak olduğunu sanmayın; dibimizde, yanı basımızda duruyor, üstelik adresi belli:
Araz Mahallesi. Huzur Sokak. Vicdan Lokantası…
| Yayınevi | Libros Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Pınar Boylu Gogulan |
| Sayfa Sayısı | 216 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Libros Yayınları – Lal – Libros Yayınları
/n
Aşk ateşi kavurmasın gönlünüzü, aklınızı, benliğinizi… Sevdanın yoldaşı olmanın menzilinde LÂL sizi bekliyor.
Yana yana, düşe kalka, kör topal yuvarlanıp gidiyoruz hayatın içinde. Elimizde ateşten bir top olmuş “ilişkiler”… Yandıkça topu yanımızdakine fırlatıyoruz.
Saygının yitirildiği diyarlara aşk ve sevda köyü kurmaya çalışıyoruz. Kendi hakikatimize körleşiyoruz, kalbimize batan dikenlere nasırlaşıyor, almadan vermenin, vermeden almanın karanlığında uçuruma doğru ilerliyoruz.
İlişkilerimiz üzerine kurulan hayatlarımızda suçluluk duygusu, acizlik, eksiklik, yetersizlik, değersizlik, kibir, kanaatsizlik, öfke, kin, gurur, kıskançlık ve daha nice zehirli duygu kol geziyor. “Aşk aşk” diye aşka eziyet ediyor, aşkın itibarını yerle bir ediyoruz.
Küllerinden yeniden doğmuş, yaşamını insanı anlamaya, incelemeye, insan da derinleşmeye adamış bir yazar olan Pınar Boylu Gogulan, “ilişkiler sanatını” önümüze seriyor. Yalnız değil elbette; ona Lacivert, Mor, Siyah ve Lâl eşlik ediyor.
Hepsi de Ask-ı Hakikat’e davet ediyor bizi. Uzak olduğunu sanmayın; dibimizde, yanı basımızda duruyor, üstelik adresi belli:
Araz Mahallesi. Huzur Sokak. Vicdan Lokantası…
İlgili ürünler
Değerler Psikolojisi Ve İnsan
Cesaret, sadakat, affetme, paylaşma, cömertlik, alçakgönüllülük, özeleştiri, adalet ve diğerleri…
Toplumun geneli tarafından kabul edilen bu ortak kavramlar; bir anlamda, mutluluğun standartlar kümesidir.
Değerleri bir banka hesabına benzetirsek, iyi yatırımlar yapan kişinin hesabı ona kâr getirecektir. Ne kadar kâr ettiği hemen anlaşılmasa da bu, ileri yaşlarda faydasını göreceği bir birikim olacaktır. Doğaya ya da ailesine yatırım yapan kişinin, bu yatırımların kendisine geri döneceğini bilmesi gerekir.
Bugünün toplumsal yapısına baktığımızda, değerler artık cümle içinde kullanılan kelimelerden ibaret. Oysa değerleri gölgeleyerek toplumları değiştiren bütün kötülükler, ağaçlarda saklı kurtlar gibidir. Nasıl ki kurtlar ağacı içten kemirerek devirirse, sosyal yozlaşma ve kuralsızlık da toplumu böyle çürütür.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bizleri toplumun manevi dinamikleri olan değerlerin hayatımıza yeniden hakim olması için bir adım atmaya çağırıyor, değer eğitiminin insandan başlayarak topluma yayılması gerektiğini söylüyor ve bir Güzel İnsan Modeli sunuyor.
Doğru İstersen Olur
“İstekler gerçek olur.
Her gün, her dakika, her saniye.
Kendimiz için sürekli bir şeyler isteriz.
Bilerek veya bilmeyerek.
Buna inansak da inanmasak da.
Hatta bunu hiç düşünmediğimiz zamanlarda bile isteriz.
Siz, kendiniz için ne istiyorsunuz?”
Pierre Franckh, "Doğru İstersen Olur!" adlı kitabında isteklerimizi gerçekleştirmek hakkında kendi tecrübelerinden yola çıkarak ipuçları veriyor. Yazar, hayatımızı yönlendiren isteklerimizi gerçekleştirebilmenin elimizde olduğunu ve “Doğru isteme”yi öğrenirsek neleri başarabileceğimizi, örnekleriyle anlatıyor. Evrene gönderdiği “siparişler”in altını çizerken, karşılaştığı diğer durumları da eğlenceli bir dille aktarıyor.
Peki “Doğru isteme” nedir?
Beklentilerimizin nasıl sonuçlanacağı bizim elimizde midir?
Elde ettiğimiz sonuçları mucize saymak ne derece doğrudur?
İsteklerimizi doğru formüle edebiliyor muyuz?
Evren, isteklerimize nasıl cevaplar verir?
“Çok çirkinim.”, “Çok mutsuzum.”, “Asla başarılı olamayacağım.”
Çoğu zaman bizi esir aldığını hissettiğimiz ve içinde boğulduğumuz bunun gibi kalıplaşmış inanç cümlelerinin hayatımızı nasıl olumsuz bir yöne çektiğini görüyoruz. Ve bunun üstesinden gelmek için atılacak adım basit: “Doğru İstersen Olur!”
Kendimi Yaşamak İstiyorum
Muziceleri Çağırmak
Herkes bir Mucize bekler ama Mucizeler sadece onlara inananlara gelir.
Allah sana kendi ruhundan üfledi (Secde Suresi, 9. Ayet),
Sen doğuştan Mucizenin ta kendisisin. Yaşadıkların sana bunu unutturdu, bu kitap yeniden hatırlatacak…
“Mucizeleri Çağırmak ” ile yaşadığın tüm sorunların ve çöküşlerin bir fırsat olduğunu göreceksin, gerçek mucizenin insanın içinde ve dualarda saklı olduğunu fark ederek kendi mucizenin kapısını sen açacaksın…
Bir mucize bekliyorsan, bu kitap senin için
1- Bilinçaltın ile yüzleş, hayata yeniden başla
2- Duaların gücü ile kilitli kapıları aç
3- İçindeki büyük güç ile işbirliği içinde ol
4- Mucizeleri yaşayanların gerçek öyküleri
5- Meleklerin ışığı ve muhteşem farkındalık
6- Bereket mıknatısı
7- 21 günlük mucizevi yolculuk
8- Mucizevi enerji çalışmaları
9- İnandıkların senin olur
10- Büyük sır senin içinde
11- Allah senin vekil’in, yalnız değilsin
12- Enerji yasaları
13- Büyük tekamül
Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi
Ben, “Hiçbir şey olamazsa bari öğretmen olsun,” cümlesinin çok sık kullanıldığı bir dönemde öğretmenliğe başladım. Birkaç yıllık tecrübeden sonra o cümle zihnimde şöyle değişti: “Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.” Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz.
Bu yüzden öğretmen eve gidince işini kapının önünde bırakma lüksüne sahip değildir. Bırakırsa, öğrenciler de öğretmene duydukları saygı ve sevgiyi son dersten sonra sınıf kapısında bırakırlar.
Yıllar sonra buluşan mezunlar, akşamları öğrencilerini hatırlamayan öğretmenlerini hatırlamazlar.
Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.
Öze Dönüş Terapisi
Yaşadığımız çağda hayatın anlamı üzerine o kadar yanlış tercümeler yapıldı ki kafalar karmakarışık oldu. Kavramların tercümesi yanlış yapılınca da mutsuzluk ve değersizlik hissiyle baş etmeye çalışan insanların sayısı hızla arttı. Mutlu insan için çizilen resimlerdeki klişe sahneler zihnimize öyle bir kazındı ki varlığımızı bu resimlere uydurmak için kendimizden vazgeçtik, yine de ruhumuz doymuyor. Sıradan kelimesi öyle bir yerin dibine batırıldı ki herkes farklı olmak uğruna aksesuar avına çıktı. Artık başarı özgeçmişteki satır sayısıyla, mutluluk sosyal medyada paylaşılan kurgu fotoğraflarla ölçülüyor.
Bu arada farklı olmak için çaba sarf etmeyip kendisine bahşedilen hayatı doğru dürüst yaşamaya çalışanlar da var elbette. Reklam yapmadan, gürültü çıkarmadan sessiz sedasız yaşayıp gidiyorlar yanı başımızda... Kalabalıklar hiç durmadan ön plana çıkmaya çalışırken onlar duruyorlar. Hayatın kargaşası içinde bir duruş sahibi olmayı unutanlara inat, her türlü fırtınaya karşı bir yel değirmeni gibi sapasağlam hem de...
Bu kitap işte bunca gürültünün ve kargaşanın ortasında meselenin özünü fark edelim, mutluluğun resmini çizebilelim, yüreğimizin götürdüğü yerden dönüp kendimize gelelim diye yazıldı.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.