Gerçek Mucize Kendine İnanmaktır
₺320,00 Orijinal fiyat: ₺320,00.₺255,00Şu andaki fiyat: ₺255,00.
Ne mutlu olmak için ne de hayatını değiştirmek için asla geç kalmış sayılmazsın!
Bugünü, tam da bugünü hayatının en iyi günü yapabilmek senin elinde; nefes alıyorsun, yaşıyorsun, dert sıkıntı geldi diye ölmüş sayılmazsın!
Başarısızlıktan asla korkma, gelecek sene şu an olduğun yerde kalmış olmaktan Kork!
Dünü unut, bitti, geçti, gitti; elinde bugün var, kıymetini bil ve hiçbir şeyi yarına bırakma!
“Yarına bırakma, bakarsın yarın olur da sen olmazsın!”
Unutma, yaşanmış bir an yaşanmamış bir hayalden daha güzeldir!
Zamanı geldi, bugün o gün!
Kadın mısın, erkek misin, çocuk musun umurumda değil!
Kalk ve silkelen.
Ertelemekten vazgeç, cesaretlen.
Hayat ertelenecek kadar uzun değil dostum, bugününü sahiplen!
| Yayınevi | Olimpos Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ethem Emin Nemutlu |
| Sayfa Sayısı | 176 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Olimpos Yayınları – Gerçek Mucize Kendine İnanmaktır
/n
Ne mutlu olmak için ne de hayatını değiştirmek için asla geç kalmış sayılmazsın!
Bugünü, tam da bugünü hayatının en iyi günü yapabilmek senin elinde; nefes alıyorsun, yaşıyorsun, dert sıkıntı geldi diye ölmüş sayılmazsın!
Başarısızlıktan asla korkma, gelecek sene şu an olduğun yerde kalmış olmaktan Kork!
Dünü unut, bitti, geçti, gitti; elinde bugün var, kıymetini bil ve hiçbir şeyi yarına bırakma!
“Yarına bırakma, bakarsın yarın olur da sen olmazsın!”
Unutma, yaşanmış bir an yaşanmamış bir hayalden daha güzeldir!
Zamanı geldi, bugün o gün!
Kadın mısın, erkek misin, çocuk musun umurumda değil!
Kalk ve silkelen.
Ertelemekten vazgeç, cesaretlen.
Hayat ertelenecek kadar uzun değil dostum, bugününü sahiplen!
İlgili ürünler
Bu Kitap Annelere Çok İyi Gelecek
İlk kitap yazmaya başladığımda demiştim ki: “Bir kişinin fikrini bile değiştirirsem o benim en büyük kazancım olacak. Bir anne ve babanın fikri değişirse bir çocuk değişir, bir çocuk değişirse dünya değişir.”
Ben biliyorum bu kitap annelere ve babalara çok iyi gelecek.
Babalar!
Başlığına bakıp sakın “bu kitap annelere yazılmış.” demeyin. Mutlaka siz de okuyun!
Ve son olarak sizlere diyorum ki:
Dünya bir misafirhaneyse ve biz bir misafir olarak geldiysek dünyaya, o zaman misafirliğe gitmenin tadını çıkaralım.
Bunları Kimseye Anlatamamıştım
Akşam oldu, güneş battı, bizim buralara karanlık çöktü. Herkes evine, yuvasına çekildi.
Benim de üzerime karanlık çökmüştü. Yüreğim nasırlaşmış, beynim durmuştu. Okulun duvarları sanki üstüme yıkılıyor, evin havası ise beni boğuyordu. Annemle babama gıcıklık olsun diye ders çalışmıyordum. Herkesle kavga halindeydim.
O gün sen geldin. Elimi tutup gözlerinle yüreğime "Merhaba" deyince üstüme çöken karanlık dağılmaya başladı, zihnim açıldı. İçimdeki hazineyi keşfettim. Kendimi fark ettim ve kendimle buluşup kucaklaştım.
Her şey değişmeye başladı. Yüreğime bahar geldi. Evimize de bahar geldi. Derslerin beni başarıya götüren dostlar olduğunu anladım. Öğretmenlerimin benim için gösterdikleri çabayı daha iyi gördüm.
Kısaca kendimle barıştım ve etrafımda kavga edecek kimse kalmadı.
İçimde oluşturduğun aydınlık öyle güçlü ki onu örtebilecek hiçbir karanlık yok artık.
Teşekkür ederim, bende zaten var olan beni bana tekrar hatırlattığın için..
Büyü Dükkanı Üçüncü Bahar
“Kâşifler tek başlarına anılır ama bu, onlara eşlik eden onlarca, yüzlerce insana ve keşif yolculuğunda sürülen izleri bırakmış olan geçmiştekilere haksızlıktır. Kâşifler yoktan var etmezler, yalnızca var olanı keşfederler; belki de daha önce zaten keşfedilmiş, unutulmuş, gizlenmiş ya da yok edilmiş olanı... Belki de birilerinin çoktan bildiklerini...”
Büyü Dükkânı alışveriş geleneği, istekler ve bedellerin zorlu denklemlerinin çözülmeye çalışıldığı pazarlıklarla devam ediyor. Yaşlı bilge de onun bilge müşterileri de iç dünyalarının labirentlerinde gezinirlerken bu kez sanki daha cesur adımlarla ilerliyor, daha alt katmanlara inmeyi deniyorlar... Ve galiba artık insanın her şeyi bildiğini iddia ettiği bir dünyada, sorulması gereken şu soruyu soruyorlar bize:
O çok istediğiniz şey midir gerçekten istediğiniz?
Depresyondan Çıkış Yolu
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan ve her kitapta belli bir psikolojik soruna odaklanacak olan Hayatı Anlamak serisi, çağımızın hastalığı depresyonu konu eden bu kitapla başlıyor.
Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Çözüm aşamasında hayati öneme sahip bazı soruları sorarak ilk adımı atan Türkçapar, çoğumuza içinden çıkılması olanaksız görünen depresyonun üstesinden gelmeyi öğretecek bir yolculuğa davet ediyor bizi.
• Duygu ve düşüncelerinizin iş ve özel hayatınızı olumsuz
etkilediğini mi gözlemliyorsunuz?
• İlişkilerinizde çözemediğiniz sorunlar size kendinizi eksik mi
hissettiriyor?
• Duyduğunuz şarkılar monoton, gördükleriniz sıradan, yedikleriniz
tatsız mı geliyor?
• Duygularınız, düşünceleriniz ya da davranışlarınız birbirinin
tekrarına, heyecan ya da zevk vermekten uzak bir döngüye mi
dönüştü?
• Sorduğunuz sorulara sürekli kendinizi suçlayıcı cevaplar mı
veriyorsunuz?
• Yaşama sevincinizi mi kaybettiniz?
• Olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bulmak ve yaşamınızda bir
düzen yaratmak mı istiyorsunuz?
O hâlde doğru soruları sorup doğru yanıtları aramaya devam edelim:
• Depresyon nedir? Niye olur ve nasıl başlar?
• Depresyonu neler artırır, neler azaltır?
• Depresyondan çıkış yolunu “kendi kendine yardım” tekniğiyle
nasıl bulabiliriz?
• İyileşmenin ve iyi kalmanın formülü nedir?
Depresyonla ilgili sorularınıza gerçek cevaplar ve sorunlarınıza etkili çözümler bulabileceğiniz Depresyondan Çıkış Yolu , kılavuz niteliğinde bir başucu kitabı. İyileşme sürecinde karşınıza çıkan engelleri aşmanıza yardımcı olacak özgün yöntemler ile yaşam kalitenizi artıracak bilimsel bir rehber.
İyi Aile Yoktur
İyi aile yoktur. Ya da paradoks şu ki iyi aile, "İyi aile yoktur" düsturuyla hareket edebilen ailedir. İnsanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. Çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır.
Çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. Her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji aslında, içimizdeki çocuğun güçlü olduğu, saygı gördüğü psikolojidir.
İyi Aile Yoktur sadece anne-babalar değil, çocukluk geçirmiş ve kendisini daha iyi anlamak isteyen her yaşta insan için yazıldı.
Bu kitabın sunduğu farklı bakış açısıyla, neden acı çektiğimiz, sevilmeyi neden isteyip sevgiyi kaybettiğimizde neden üzüldüğümüz, işlerimizi neden ertelediğimiz gibi kendimize dair birçok şeyin altındaki nedeni yepyeni bir gözle, şaşkınlıkla keşfedeceksiniz.
İngiltere’de Essex Üniversitesi’nde Psikanaliz yüksek lisansı yapan, Avrupa ve Amerika’da psikoloji alanında konferanslarda tebliğler sunan ve çocukluk atölyeleriyle ebeveynlerle buluşan Nihan Kaya, yıllarca süren çalışmalarını bu kitapta derliyor.
Rahatlama Kitabı – Suyun Üstünde Kalmamı Sağlayan Düşünceler
Hiçbir şey, pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir.
Rahatlama Kitabı, zor günlerden çıkarılmış derslerin ve öyle zamanlarda biraz olsun iyi hissettirecek önerilerin bir derlemesi.
Gece Yarısı Kütüphanesi ve İnsanlar gibi sevilen kitapların yazarı Matt Haig, Rahatlama Kitabı’nda kendi deneyimlerinden öğrendiklerini, Marcus Aurelius, Emily Dickinson, James Baldwin gibi fikirleriyle ilham vermiş isimlerden edindikleriyle harmanlayarak yaşamın iniş ve çıkışları üzerine kısa ve umut dolu metinler sunuyor. Zihnin zindanlar yaratabileceğini ama yanında anahtarlarını da verdiğini gösteriyor bizlere. Mutluluğun ancak “olmanız beklenenleri” bir kenara bıraktığınızda filizlenebildiğini hatırlatarak, yaşama telaşı arasında şöyle bir yavaşlayıp, var olmanın güzelliği ve tahmin edilmezliğinin değerini bilmeyi yüceltiyor.
Bir dostun aklına, sarılmanın huzuruna –ve en kötü zamanlarda bile umudu hatırlamaya– ihtiyaç duyduğunuzda elinizde olmasını isteyeceğiniz bir kitap.
“Matt Haig insanlık halleriyle, onun aydınlık ve karanlığıyla empati kuruyor; mükemmel anlatılarını inşa etmek için renk paletinin tamamını kullanıyor.”
—Neil Gaiman
“Modern hayatın keskin bir gözlemcisi.”
—New York Times
Sen Hiç Kendini Yaşadın Mı ?
Biliyor musun bugün sende okunanların çoğu taa çocukluğundan itibaren sana yazılanlar, bugün sende görünenlerin çoğu küçüklüğünde ruhuna ekilenlerdir.
"Bir tomurcuk gibiydim, ne zaman başımı toprağın üstüne çıkarıp filizlendiysem, bir çiçek olarak açmak istediysem kopardılar. Yeniden açmayı denedim, tekrar kopardılar. Adım Gül ama ben hayatımda hiç gülmedim. Kendimi yaprakları dökülmüş, dalları kırılmış bir ağaç gibi hissediyorum."
Koskoca bir delikanlı ya da genç kızken sınıfta arkadaşlarının önünde rencide edildin mi? Birine tepki göstermek isteyip de ayıp olur diye tepkini içine gömdün mü? Hakkını yiyenlere isyanını sadece dişlerini sıkacak kadar gösterebildiğin anlarda neler hissetmiştin?
Aslında başarısızlık diye bir durum yoktur. Bizim başarısızlık sandığımız şey, öğretmenin dersi anlatma biçimi ile öğrencinin dersi öğrenme biçiminin uyuşmamasından kaynaklanan bir durumdur.
"Babama ve kocama olan öfkem gözümü kör etmiş, içimdeki kor ateşin dumanı basiretimi örtmüş. Yaşanmamışlıklara olan hıncım aklımı sis perdesi gibi kapatmış. Korkak, pısırık, tedirgin, endişeli biri olarak yaşamışım bugüne kadar."
Bugüne kadar beynin seni kontrol etti. Şimdi sen beyninin kontrolünü eline alsan ve hayat otobüsünün direksiyonuna geçsen bundan sonra hayatında nasıl değişiklikler olacağını düşünebiliyor musun?
Siyah Pantolon
Siyah Pantolon hikayesi, Alişan Kapaklıkaya’nın bizzat yaşadığı ve milyonları derinden etkileyen duyguların başında gelmektedir.
Anadolu’nun kendi halinde bir köyünde, birçoğumuzun hayatında var olan, yoklukla mücadele eden bir ailenin dramatik öyküsü…
Zorluklar içinde büyümeye ve okumaya çalışan bir ailenin çocukları... Eve güçlükle alınan ve kardeşlerin sırayla giyebildiği bir pantolon... Ama gelin görün ki; o kardeşlerden biri, tam da siyah pantolonun sırası kendine geldiği gün cennete gidiyor.
Eğitimci-Yazar Alişan Kapaklıkaya, sizleri bu kez duygu yüklü bir yolculuğa davet ediyor. Çocuk yaşta vefat eden kardeşi Rafet’in ve Siyah Pantolon’un hikayesini okurken kendinizi sorgulayacak; tüm sevdikleriniz için hayatınızda, en çok da yüreğinizde kocaman bir yer açacaksınız!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.