Taymis Kıyıları
₺160,00 Orijinal fiyat: ₺160,00.₺132,00Şu andaki fiyat: ₺132,00.
“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.”
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor.
Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.
| Yayınevi | Pozitif Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Falih Rıfkı Atay |
| Sayfa Sayısı | 136 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 50 X 21, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Pozitif Yayınları – Taymis Kıyıları
“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.”
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor.
Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.
İlgili ürünler
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları
'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.
“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nı okuduktan sadece birkaç yıl sonra Perkins’in gözlerimizin önüne capcanlı anlatımıyla serdiği ekonomik darbeye maruz kalacağımı bilemezdim. Yeni İtiraflar, ekonomik gücün demokratik denetimini dinamitlemek isteyenlere rehberlik eden yabani yöntemler ve iğrenç ekonomik akılsızlıklarla ilgili kişisel deneyimimle örtüşüyor. Perkins, siyasi, sosyal ve ekonomik güçlerin gerçek kaynakları hakkında içeriden dürüst seslere ihtiyaç duyan dünyamıza yine esaslı bir katkıda bulundu.
- Yanis Varoufakis, Yunanistan Eski Finans Bakanı
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları, ekonomik tetikçi ve çakalların güçlerini arttırmak için başvurdukları alçak yöntemlerin iç yüzü hakkında derin bilgiler sunuyor. ABD’nin ve dünyanın geri kalanının tepesine nasıl tünediklerini gösteriyor. Bugün karşılaştığımız krizleri ve onları durdurmak için gereken yol haritasını aydınlatan muhteşem ve cesur bir kitap.
- Dr. John Grey, Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten kitabının yazarı
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları'na bayıldım. On yıl önce gerçekte ne olup bittiğini ortaya koymuştu. Yeni İtiraflar hikayenin geri kalanını anlatıyor. İlk kitaptan bu yana gerçekleşen dehşet verici olayları ve hepimizin bu ölüm ekonomisini bir yaşam ekonomisine çevirmek için yapabileceklerimizi sorguluyor.
- Yoko Ono
On yıl önce Türkiye'de ve tüm dünyada gündemi sarsan ve her geçen gün daha çok insanın gözünü açan John Perkins yeni itiraflarla geri döndü!
Casuslar Ve İstihbaratçılar
Klasik anlatımların dışına çıkan bir casusluk kitabı. Çok konuşulan, hiç anlatılmayan ve yeni ortaya çıkan casusların, istihbaratçıların sarsıcı hikayelerini okuyup aynı zamanda dönemin istihbarat bağlantılarına da şahit olmak ister misiniz?
Tarihten günümüze kadar uzanan bu derin dünyanın deşifresi sizi derinden sarsacak. Unutmayın, casusluk tarihinde her şey yazılmadı.
Çoğu zaman saklandı. Biz ise bu kitapta bağlantıları birleştire birleştire çok konuşulan bu adamlar hakkındaki gerçekleri ortaya çıkaracağız.
Şahit olmaya cesaretiniz var mı?
Dalgalar – Ren Kitap
İdealist Öğretmen – Koridor Yayıncılık
Moskova Üniversitesi’nde başarılı bir matematik profesörü olan Raçinski, herkesin gıptayla baktığı kariyerini bir kenara bırakıp istifa eder. Hem de yalnızca köyüne gidip sıradan bir öğretmen olabilmek için. Başta kimselerin anlam veremediği bu durum, Raçinski’nin hayatında aldığı en önemli karardır. Çünkü halkın içindeki keşfedilmemiş cevherleri bulacak ve onları parlatıp hak ettikleri gibi aydınlığa kavuşturacaktır.
Profesör Raçinski’nin bir bilinmeze doğru attığı adımlar, bu yoldaki umutları ve fedakarlıkları sizi öylesine sarsacak ki hayatta neyin önemli olduğunu ve sonunda gurur duyacağınız bir yaşam sürmeniz için ne yapmanız gerektiğini bir kez daha sorgulayacaksınız.
Bu küçük ama etkisi büyük kitapta yalnızca bir öğretmenin çırpınışını değil, aynı zamanda Rusya’nın o dönemdeki içler acısı durumunu, halkın tembelliği, sefaleti ve cehaletiyle nerelere sürüklendiğini ve eğer doğru yönlendirilirse neler başarabileceğini de okuyacaksınız. Atatürk tarafından, bir bataklıklar ülkesi olan Finlandiya’nın kurtuluşunun ülkemize örnek olarak gösterildiği Beyaz Zambaklar Ülkesinde’yi yazan Grigoriy Petrov’un kaleminden yine unutulmaz, sarsıcı bir hikaye.
Kıskançlık
Kıskançlık, Fransız yazar Marcel Proust’un edebiyat tarihine damgasını vuran Kayıp Zamanın İzinde adlı yedi ciltten oluşan nehir romanının beşinci cildi Mahpus’tan seçtiğimiz çok çarpıcı bir bölüm.
Fonunda, aristokrasinin çöküşü ve orta sınıfın yükselişi dönemine denk gelen Üçüncü Cumhuriyet yönetimi altında gerçekleşen büyük toplumsal değişimlerin yer aldığı romanın bu bölümü, kıskançlık duygusunun en karanlık yanlarını ve yıkıcı etkilerini ustalıkla ele aldığı satırlarıyla bütünden farklılaşıyor.
Yazar olmak isteyen Marcel âşık olduğu Albertine’in kendisinin Paris’teki burjuva evine taşınmasını sağlamış ancak kendisi de arzunun ve kıskançlığın pençesine düşmüştür. Neden sürekli birbirimizi sınama ve sahiplenme eğiliminde oluruz, kıskançlık ölümden bile güçlü müdür gibi sorulara yanıt arayan Kıskançlık, Proust’un derin psikolojik gözlemlerine, zengin betimlemelerine aşina olanlar için bir hatırlatma, yeni başlayacak olanlar içinse tadımlık.
Tanrı Misafirleri Oteli
Timur Soykan arka sokaklarda gezerek insan öyküleri biriktirdi. Amele profesörü, yerli Indiana Jones’ları, kravat saçları ülkücü bıyığı olan Ayşe’yi, inşaatlarda kalmak için heykeller yapan sanatçıyı, şarkı sözü dükkânı açan şairleri, bekâr odalarında yaşayan yoksul gençleri tanıdı... Bazı insanlar girişini bilmese, gelişmesini hatırlamasa, sonucunu önemsemese bile hayatlarını bir öykü gibi işler. Soykan’a sadece dinleyip, yazmak kalmış. Okuyacaklarınız, kurgulanmış birer ‘öykü’ değil. Zaten hiçbir kurgu Tanrı Misafirleri Oteli’ndeki insanların öyküleri kadar derinden etkileyemez insanı. Soykan’ın kitabı aynı zamanda bir belgeleme çalışması. İstanbul’un ve başka kentlerin arka sokaklarındaki zorlu koşullara rağmen bildiklerini okumuş, bütün engellere tutkularıyla direnmiş, sıradanlaşmamış insanların öyküsü...
Yol Hikayeleri
Mekân, kendisi ve doğduğu topraklar arasında döne döne dans edercesine kaçarken, zamana özgü sanılan güçten çok daha fazla gücü olduğunu kanıtlıyor; saatler geçtikçe mekân, zamanın oluşturduklarına çok benzeyen ama bazı açılardan onları da aşan değişimlere neden oluyordu.
“Turizmin altın çağı” olarak kabul edilen modern yüzyılda diğer sanatlar gibi edebiyat da dünyayla yeni bir bağ kurmaya başlamıştı. Thomas Mann da birçok çağdaşı gibi hayatı boyunca seyahat eden, defterlerinde ve mektuplarında bu seyahatlerin kaydını tutan, onları romanlarına ve hikâyelerine taşıyan bir yazardı. Venedik’te Bir Ölüm’ün Tadzio’su ve Büyülü Dağ’ın şifa arayan Hans Castorp’u gibi karakterler de onun gezilerinden ve uluslararası duyarlılığından koparılamayacak karakterlerdi.
Yol Hikâyeleri, Thomas Mann’ın gezgin kimliğine ışık tutan bir derleme; yok olmuş bir dünyaya ait resimsel izlenimlerle dolu bir albüm.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.