Sultan Alparslan
₺78,00
Anayurdumuz olan Orta Asya’da
birçok büyük devlet kurmuş olan Türkler,
aynı zamanda tarihte iz bırakmış çok sayıda hakanlar,
kağanlar, hükümdarlar ve padişahlar yetiştirmişlerdir.
Bunların arasında, özellikle hâlen yaşamakta olan
bizler için Alparslan; ayrı bir önem ve değere sahiptir.
***
Bu eser, Sultan Alparslan’ın kişiliğini anlamak adına hazırlanmış bir el kitabı niteliğindedir.
| Yayınevi | Nesil Genç |
|---|---|
| Yazar | Ahmet Altıntaş |
| Sayfa Sayısı | 64 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Nesil Genç – Sultan Alparslan
Anayurdumuz olan Orta Asya’da
birçok büyük devlet kurmuş olan Türkler,
aynı zamanda tarihte iz bırakmış çok sayıda hakanlar,
kağanlar, hükümdarlar ve padişahlar yetiştirmişlerdir.
Bunların arasında, özellikle hâlen yaşamakta olan
bizler için Alparslan; ayrı bir önem ve değere sahiptir.
***
Bu eser, Sultan Alparslan’ın kişiliğini anlamak adına hazırlanmış bir el kitabı niteliğindedir.
İlgili ürünler
Çanakkale Destanı
Çanakkale Destanı Bilgin Adalı'nın yalnızca gençler ve çocuklar için değil, Çanakkale Savaşı'na farklı bir gözle bakmak isteyen her yaştaki okuyucu için yazdığı bir destan. Bu destanda sadece kahramanlıklar değil, savaşın insani boyutu öne çıkıyor. Hiçbir cephede, hiçbir savaşta görülmemiş unutlmaz insan öyküleri... "Suların başladığı yerde, toprağın kuralları sona erer. Kan dağılır suda, ateş söner, yeryüzünün gürültüsü biter... Böyle olmamıştı bu kez tutuşmuştu denizin üstü bile, ateş, kan ve barut kokusu örtmüştü her şeyin üstünü."
Kgb Kremlinin Gözleri
İnsan, var oldu.
Efendi oldu, ama çoğunlukla da köle oldu.
Sınıf, bir bakıma kader de oldu. Halklar ilk günden itibaren baskı, sömürü ve adaletsizlik ile kavgalı oldu. 1789’da ayaklandı, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!” dedi, kan döktü, can verdi, tiranları devirdi. Fransız Devrimi ile ümitlenir gibi olmuştu ki Sanayi Devrimi, eski düzeni yeniden kurdu; efendi yerine patron, köle yerine işçi geldi. Karl Marx diye biri çıktı. Kapitalizm bela, tarih dediğimiz sınıf mücadelesi dedi. Komünizm diye bir hayal kurdu. Sınıf değil kardeşlik, sömürü değil yoldaşlık olacaktı. Adeta bir dünya cenneti. Böyle bir dünya mümkün, “zincirlerinizden kurtulun!” dedi. Ve ekledi: “Kurtulun ve son bir devrim daha yapın!”
Rusya’da Lenin diye biri çıktı, “evet, mümkün!” dedi. Önce Çar’ı devirdi, sonra her şeyi. Rusya’yı yaptı Sovyetler Birliği. Olacaktı komünist bir dünya cenneti. Ancak bu, hayal edilenden çok farklı bir komünizmdi. Dikiş tutmadı, tutsun diye yaratıldı bir terör makinesi.
Adı KGB idi…
Daha iyi bir dünya adına yaktı, yıktı, ezdi geçti. Ezdikçe büyüdü, büyüdükçe daha çok ezdi. Devrimlerle darbelerle dünyanın yarısını ele geçirdi; herkesi izledi, herkesi dinledi; cennet idealinden yarattı bir korku devleti. Özgürlük adına özgürlükleri, insanlık adına insanları yok etti.
Bizzat kendisini besleyip büyütenleri bile…
Ve bir gün geldi, kendi elleriyle kurduğu cennet hayalini, cehenneme dönüşmüş bir kâbus olarak yine kendi elleriyle toprağa verdi.
Belki de bu, daha en başından itibaren yanlış yerde, yanlış zamanda yapılmış bir devrimin hikâyesiydi...
Memleket Mevzuları
Orta Çağ Avrupası – Sosyalkültürel Ve Ekonomik Hayat
Orta Çağ Avrupa Tarihi denilince standart özelliklerle tanımlamanın oldukça zor olduğu yaklaşık 1.000 yıllık bir dönemden bahsediyoruz. Günümüzde “Orta Çağ Avrupası” cehalet, durağanlık, vahşet, kötü hijyen, salgın hastalıklar, kilisenin inanılmaz gücü ve “karanlık” sıfatı ile anılmaktadır ancak “karanlık” yakıştırması bir efsanedir ve gerçekleri gizlemektedir. Avrupa için Orta Çağ, klasik dönemle bağlantının kurulduğu, bugünün uluslarının şekillendiği, pek çok kavramın temellerinin atıldığı dikkate değer bir dönemdir.
Elinizdeki bu eser alışılagelmiş Orta Çağ algısını Latince ana kaynaklardan yapılan alıntılarla kırarken, ülkemizde Orta Çağ Avrupası’na dair daha önce değinilmemiş kitap, dil ve yazı, takvim ve zaman, vergi sistemi, tatil anlayışı ve yıl boyu tatiller, kale yaşantısı, çan geleneği, banyo ve temizlik kültürü, veba salgını yazarlarına örnekler gibi konulara yer vermektedir.
Ayrıca yine bu kitapta, Orta Çağ Avrupası’nda yaşayanların kendilerinden önceki kültürlerden neleri miras aldıklarını, zihinsel altyapılarını, kültürel özelliklerini, yaşayışlarını, nelere önem verdiklerini, ne zorluklar çektiklerini, çocukların, kadınların, yaşlıların dünyasını, doğumdan ölüme giden süreçte başlarına gelenleri, kendilerini yönetenlerle ilişkilerini, aldıkları cezaları, kilise ya da dinden ne kadar etkilendiklerini, dışarıdan bakanlar tarafından nasıl göründüklerini kısacası hayatlarına dair merak edilen birçok konuyu bulacaksınız.
Orta Çağ Avrupası: Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Hayat kitabında, alanında uzman Doç. Dr. Özlem Genç dönemin Latince ana kaynaklarını kullanarak “Karanlık Orta Çağ” efsanesini gün yüzüne çıkarıyor.
Ortaçağ İnsanları
Ortaçağ İnsanları Nasıl Yaşarlardı?
Ortaçağ’da yaşamış bir köylü, bir ev hanımı, bir kumaşçı bizim tarih ufkumuzda kaybolup gider. Oysa bir derebeyinin mülk defteri, kronikler, seyyahların hikâyeleri, başrahibin kayıtları, ev idaresi konulu öğretici eserler, aile mektupları koleksiyonları, evler, kitabeler ve vasiyetnameler araştırmacılar için bulunmaz birer kaynak niteliğindedir. İşte Ortaçağ’ın sıradan insanlarının bu sıra dışı hayatları, çağın detaylarını keşfetmek adına oldukça önemlidir.
Eileen Power, İngiliz tarihçiliğinde de var olan bu eksikliği çok önceden fark etmişti. Ortaçağ İnsanları bu eksikliği gidermek için yazdığı, Ortaçağ’ın gündelik hayatını yeniden kurguladığı bir eser... Sıradan insanları sıradan olmayan bir üslupla anlatması ise kitabın en dikkat çeken tarafı...
Kitapta Çiftçi Bodo’nun peşinden Şarlman zamanındaki bir yurtluk hayatını, Marco Polo ile 13. yüzyıl iklimini ve onun seyahat aşkının hikâyesini, Madame Eglantine ile bir başrahibenin yaratıcı tasviri ile beceriklice harmanlanmıs¸ gec¸ Ortac¸agˆ piskoposlarının ziyaret kayıtlarını, Parisli bir ev hanımıyla 14. yüzyılın ev hayatını, Thomas Betson ile 15. yüzyılın yün ticaret dünyasını ve tacirleri, VII. Henry zamanında bir Essex kumaşçısının faaliyetlerini tüm canlılığıyla okumak mümkün.
Bu şekilde Ortaçağ gündelik hayatının kapılarını aralayıp günümüze ışık tutan Power; bize dinden, siyasetten, du¨s¸u¨nce hayatından, ticaretten, u¨retimden, ziraat ve kadın vazifelerinden o¨rneklerle kuşattığı yeni bir dünya sunuyor.
Ortaçağ İnsanları, oldukça geniş ve her türlü sürprize açık olan bir dönemin bilinmeyen yönlerini şahıslar eşliğinde ortaya koyan benzersiz bir sosyal tarih çalışması…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.