Zaman Makinesi – İthaki Yayınları
₺150,00 Orijinal fiyat: ₺150,00.₺124,00Şu andaki fiyat: ₺124,00.
Wells’in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı Zaman Makinesi, 1895’ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. Hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi.
Volkan Gürses’in Türkçeye çevirdiği Zaman Makinesi’nin bu yeni baskısı, roman tarihi ve H.G. Wells üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan akademisyen Patrick Parrinder’ın önemli makalelerinden biriyle zenginleşiyor. Elif Ersavcı’nın Türkçeye kazandırdığı bu makalede Parrinder, Wells’in Zaman Makinesi’ni yazarken, “yaratıcılık düzeyinde de olsa, kendi ölümünün ötesine geçmeyi” öğrendiğini iddia ediyor. Zamana karşı bir makinenin, ölümlülüğe karşı bir yaşamın hikâyesi bu.
Wells’in en büyük üç romanından biri olan Zaman Makinesi’ni okurken, hepimiz bir Zaman Yolcusu’yuz!
| Yayınevi | İthaki Yayınları |
|---|---|
| Yazar | H.g. Wells |
| Sayfa Sayısı | 128 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “11, 00 X 18, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
İthaki Yayınları – Zaman Makinesi – İthaki Yayınları
/n
Wells’in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı Zaman Makinesi, 1895’ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. Hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi.
Volkan Gürses’in Türkçeye çevirdiği Zaman Makinesi’nin bu yeni baskısı, roman tarihi ve H.G. Wells üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan akademisyen Patrick Parrinder’ın önemli makalelerinden biriyle zenginleşiyor. Elif Ersavcı’nın Türkçeye kazandırdığı bu makalede Parrinder, Wells’in Zaman Makinesi’ni yazarken, “yaratıcılık düzeyinde de olsa, kendi ölümünün ötesine geçmeyi” öğrendiğini iddia ediyor. Zamana karşı bir makinenin, ölümlülüğe karşı bir yaşamın hikâyesi bu.
Wells’in en büyük üç romanından biri olan Zaman Makinesi’ni okurken, hepimiz bir Zaman Yolcusu’yuz!
İlgili ürünler
Aşkın Emeği Boşuna
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Aşkın Emeği Boşuna’da oyunun omurgasını sistemli karşıtlıklardan oluşturmuştur. Shakespeare’in lirik dönemine ait eserlerden sayılan bu oyunun hem kurgusunda, hem olay dizisinde “Rönesans bireşimi” olarak kabul edilen uyum, denge, simetri ve disiplin dikkati çeker. Oyun “eşlerin karşı karşıya dizildiği bir açık hava dansı” gibidir. Adından da anlaşılacağı üzere Aşkın Emeği Boşuna evlenmeyle sonuçlanmaz.?Bu oyunun yazarın kayıp olan Aşkın Emeği Kazandı (Love’s Labour’s Won) adlı oyunuyla devam ettiği tahmin edilmektedir.
Burma Günleri – Can Yayınları
"Bu ülkede bulunmamızın, hırsızlıktan başka bir nedeni olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu öylesine kolay ki. İngiltere 'nin memuru, Burmalı 'nın kollarını tutar, tüccar da adamın ceplerini boşaltır. Britanya İmparatorluğu, İngilizlerin, daha doğrusu Yahudi ve İskoç çetelerinin ticaret tekelleri kurmalannı sağlayan bir aracıdan başka bir şey değildir.
Bu sözler, George Orwell'in Burma'daki İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını yansıtıyor. Kendisi de Burma'da görev yapmış olan Orwell, en başarılı yapıtı olarak tanımlanan Burma Günleri'nde, İngilizlerin bu sömürgedeki yaşamını ve yaptıklarını, yerli işbirlikçileri ve fırsatçıları, yerli halka insanca yaklaşarak İmparatorluğun tutumuna karşı çıkanları, aşk, nefret, tutku çemberinde destansı bir anlatımla ele alıyor. Burma Günleri, ilk kez 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlandı. Kitap ve yazarı hakkında herhangi bir dava açılmayınca, ertesi yıl İngiltere'de de basıldı. Ama sömürgecilik dönemi sona erinceye kadar kitabın Hindistan ve Burma' da satılması yasaklandı ve okuyanlar hakkında yasal işlemler yapıldı. Burma Günleri, İngiltere'nin, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk olduğu dönemdeki politik ve sosyal yaklaşımını göz önüne sererken, romandaki karakterlerin işlenmesindeki ayrıntılı ustalıkla da Orwell' in başarısını pekiştirdi.
Fırtına – Hasan Ali Yücel Klasikleri 242
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar. 1611 yılında yazıldığı tahmin edilen ve Shakespeare’in tek başına yazdığı son oyun olduğu düşünülen Fırtına, yazarın son dönemine ait dört romanstan (Pericles, Cymbeline, Kış Masalı, Fırtına) biridir. Bu mucizevi oyun, On İkinci Gece gibi ana olay örgüsünün bir parodisini sunan bir alt olay örgüsüne, Aşkın Emeği Boşuna gibi masque ve oyun-içinde-oyunlara, Bir Yaz Gecesi Rüyası gibi doğaüstü öğelere, ahengi temsil eden bir müziğe sahiptir. Bu son oyunla Shakespeare’in bütün eserleri Türkçede ilk kez Hasan Âli Yücel Klasikleri’nde tamamlanmış oluyor.
Güneş De Doğar
Güneş de Doğar, Ernest Hemingway'in ilk, ancak en ünlü kitaplarından biridir. Roman çok büyük ilgi görmüş, sinemaya da aktarılmıştır. Hemingway, savaşı değişik boyutlarıyla ele alan bir yazardır. Bu romanda da olduğu gibi, savaşın insan üzerindeki etkisini, insandan neler alıp götürdüğünü bütün doğallığıyla yansıtan bir ustadır. Bu açıdan bakınca, Hemingway'in ününün ve yazdıklarının evrenselleşmesi şaşırtmaz insanı. Güneş de Doğar'daki kişiler, savaş sonrası değer yargıları yiten, değişen yaşamları üç aşağı beş yukarı birbirine benzeyen insanlardır. Romanın baş kişileriyse, bu çöküntüyü olanca derinliğiyle yaşarlar. Hemingway yaşamı, ister av, ister savaş alanında, isterse arenada, nerede olursa olsun düş kırıklıklarıyla dolu bir savaş gibi algılar. Yaşadıklarına gözlemlerini de katınca, herbiri ötekinden güzel, inandırıcı ve dünyanın dört bir yanındaki okuyucuya seslenen dev yapıtlar ortaya çıkarır. Güneş de Doğar'da Hemingway, aşklarındaki, yaşamlarındaki düş kırıklıklarını eğlenerek, bohem hayati yaşayarak, başka mutluluklar arayarak unutmaya çalışan insanları anlatır. Çağdaş Amerikan yazının güzel örneklerinden olan Güneş de Doğar, yayınevimizin sürdürdüğü Hemingway Bütün Dizisi'nin de unutulmayacak başyapıtlarından biridir.
Menakıb-I Evliya (Buyruk)
Bir inancın yüzyıllar boyunca kalemden kâğıda, kâğıttan dile, gönüllere aktarıla aktarıla bugüne gelmiş kılavuz kitabı Menâkıb-ı Evliyâ (Buyruk) bağlısına, okuruna, meraklısına bir daha sesleniyor.
“... Tâ kim silsile-i nesl-i evlâd-ı Resûl’den bu vasiyyetleri Şeyh Seyyid Safiyyüdîn Hazretine geldi, kaddesallâhu sırrıhu’l-azîz, okuyub bildi ve anınla amel kıldı. ‘Bu ilim şerîf ilim imiş’ didi. Kendüye mürîd olup irâdet getüren tâliblerine telkîn idüb bu Vasiyyetnâme mucibince evliyâ muhiblerin irşâd iderdi. Bize dahî anlardan yâdigâr kaldı. Evliyânın Menâkıbı budır, bilesiz ve tâliblere terbiye kılasız!”
“Elimize ulaştığı kadarıyla sayısı birkaç yüzü geçen Buyruk yazmaları incelendiğinde, Kızılbaş-Alevî toplumunun inanç, ritüel, kültür ve toplumsal yapısına dair birçok detay ortaya çıkacaktır. İşte elinizdeki kitap, alandaki bu boşluğu doldurmaya dönük mütevazi bir adım olarak görülmelidir. Kitap, okuyucuya Buyruk’un ilk kez bir edisyon-kritik metnini sunmanın yanı sıra, eserin tarihsel ve toplumsal bağlamı, kaynakları, oluşum süreci ve kavramsal dünyası üzerine kapsamlı bir analize girişmektedir.”
Silahlara Veda
Tüm zamanların ilk yüz romanı arasında gösterilen Silahlara Veda savaşlara, aşklara, dünyaya bakışınızı değiştirecek bir roman.
Silahlara Veda'nın bu baskısında ilk defa alternatif sonlara ve önemli bazı bölümlerin ilk taslaklarına yer verilmiş, Hemingway’in sanatına, yaratma sürecine ve yirminci yüzyılın en şahane romanlarından birinin evrimine ışık tutmaya çalışılmıştır. Ayrıca romanın 1948’de yayımlanan resimli baskısı için Hemingway’in yazdığı önsöz, yazarın oğlu Patrick Hemingway’in kişisel “giriş”i ve yazarın torunu Seán Hemingway’in yeni önsözü de ilk defa bu baskıda yer alıyor.
Uğultulu Tepeler – Beyaz Kapak
İngiltere’de 19. yüzyılın ikinci yarısı (Victoria dönemi) orta sınıfın yükselişini, gösterişli yaşamların moda oluşunu simgeler. Bronte kardeşler, kadının edebiyatla uğraşmasının hoş görülmediği bu yıllarda, önce erkek kimliğiyle şiirler yazmış sonra kendi adlarıyla, klasikler arasında yer alacak üç önemli romana imza atmışlardır. Emily Brontë 1848’de öldüğünde dünya edebiyatının en güzel yapıtlarından birini, ilk ve tek romanı Uğultulu Tepeler’i bırakmıştır ardında. Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı; kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiirdir.
Ölümünden bir yıl önce bitirdiği Uğultulu Tepeler’deki karakterlerin yalnızca hayal ürünü kişiler olmadığı, Brontë’nin çevresindeki gerçek kişilerden derin izler taşıdığı da bir gerçektir. Sevgi, kin, nefret, intikam, tutku gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, aynı zamanda marazi bir aşkın hikayesidir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.