Allah Sizin Sahibinizdir
₺310,00 Orijinal fiyat: ₺310,00.₺255,00Şu andaki fiyat: ₺255,00.
Hani Yunus Emre diyordu ya:
“Benliğini çıkart aradan işte orada Yaradan.”
Elinizde tuttuğunuz bu kitap aslında bir anahtardır. Bu anahtarla benlik kapısını ardına kadar aralayıp şahdamarından sana daha yakın olan Allah’a varmanı sağlayacak bir kılavuzdur…
Bu kitap iki konu içerir. İki ayrı kitap özelliğinde kısa ve öz anlatımla yazılmıştır.
Birinci konu Allah’a yaklaşmak, ikinci konu ise, kulun yaşadığı haksızlıklar, hastalıklar, kısacası imtihanlar karşısında kendisini sahipsiz ve yalnız hissetmemesi adına yapması gerekenlerdir. Çünkü Allah kulunu sahiplenmiştir; kulunun tüm sorununu çözecektir; fakat Allah’ın kulunu sahiplenmesi için kulun önce sahiplendiği her şeyi bırakması gerekir.
Unutma! Kul sahiplenmeyi bıraktığı anda Allah kulunu sahiplenmeye başlar!
İşte sır budur…
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Uğur Koşar |
| Baskı Yılı | 2016 |
3 adet stokta
Destek Yayınları – Allah Sizin Sahibinizdir
/n
Hani Yunus Emre diyordu ya:
“Benliğini çıkart aradan işte orada Yaradan.”
Elinizde tuttuğunuz bu kitap aslında bir anahtardır. Bu anahtarla benlik kapısını ardına kadar aralayıp şahdamarından sana daha yakın olan Allah’a varmanı sağlayacak bir kılavuzdur…
Bu kitap iki konu içerir. İki ayrı kitap özelliğinde kısa ve öz anlatımla yazılmıştır.
Birinci konu Allah’a yaklaşmak, ikinci konu ise, kulun yaşadığı haksızlıklar, hastalıklar, kısacası imtihanlar karşısında kendisini sahipsiz ve yalnız hissetmemesi adına yapması gerekenlerdir. Çünkü Allah kulunu sahiplenmiştir; kulunun tüm sorununu çözecektir; fakat Allah’ın kulunu sahiplenmesi için kulun önce sahiplendiği her şeyi bırakması gerekir.
Unutma! Kul sahiplenmeyi bıraktığı anda Allah kulunu sahiplenmeye başlar!
İşte sır budur…
İlgili ürünler
Allah De Ötesini Bırak
"İşin Allah'a kalmışsa olmuş bil!"
- Şems-i Tebrizi
Allah her şeyden haberdardır. sanmayınki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah De Ötesini Bırak" Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekküle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin.
Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin.
Aşık olacaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın...Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini idrak edeceksin; sadece Allah'a bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitapta sana herkes gibi Allah'ı anlatmıyor O'nu adeta hissettirip yaşatıyor.!...
- Psikolog Cavidan Ebru Kızıl
Yirmi yıldır terapi deneyimlerinde elde ettiğim sonuçladan biri şudur ki;eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlığını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze döün yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma "Allah De Ötesini Bırak" ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
- Uzm. Psikolog Abdullah Topal
Allah De Ötesini Bırak 2
Allah niyetine göre verir.
Allah bütün hazinelerinin anahtarını eline verdi. Dilediğin zaman kapılarını dua anahtarı ile açarsın. Dilediğin zaman semanın kapılarını açar, ölü toprağa hayat veren yağmurları indirirsin. Fakat istediğin şeyin hemen yerine gelmemesinden endişe edip umutsuzluğa düşme. Allah sorundan önce çözümü hazırlar.
Bazen hayat hayallerini alır elinden… Demek ki Allah sesini duymak istedi. Kalbini ve elini açarsın hemen ve sığınırsın seni yoktan var eden Hâlik’e. İşte bu buluşma ne güzel bir buluşmadır… Kalbin gerçek aşkına kavuştuğu andır.
O’nun vermesi senin niyetine göredir.
Biten bir şey için üzülme, kader sana daha iyisini hazırlamıştır; sadece zihnin geçmişe takılı bırakmak ister seni. Artık her şeyin farkındasın. Şükret ve yoluna aşk ile devam et…
Allah’a Koşun
İnsanlar kendi hayatını yaşamadığı için mutsuz. Hep birileri mutlu olsun diye koşturmaktan yürekleri yorgun. Hepsi bu...
Üzülme! Giden kendi kaybetmiştir aslında. Neyi mi? “Verdiğin sevgiyi, değer ve emeği...”
Maske takan insanlardan Allah’a sığınırım.
Allah verdiğin emeği hak edecek insanı karşına çıkarsın. Çünkü Allah adildir. Kimsenin hakkını kimseye bırakmaz. Bu dünyada öyle insanlar var ki, melek gibi insanların kalbini kırıp yine de kendini haklı sanıyor. Allah bizi onlardan korusun. Gerçek Müslüman inciten değil, incitmeye korkandır! Allahım sen kimseye sonradan “Bu muydu sevdiğim insan!” dedirtme. Yaramız var hepimizin. Çok şükür yaramızı saran bir de Yaradan’ımız... “Sana bıraktım Allahım...” cümlesinin verdiği hafiflik pamuğun zerresinde yok.
Çok şükür...
Kararsız kaldığında de ki:
“Beni yaratan yolumu elbet gösterir.” (Şuara 78)
Allah’a Yöneliş
Kendi döneminin âlimlerinin de sûfîlerinin de kutbu olan Hâris el-Muhâsibî, ünlü mutasavvıf Cüneyd-i Bağdâdî’nin hocasıydı. Bu kitap, onun verdiği bir öğütler demetidir: Akıllı ve takvâ sahibi kimselerden başkasıyla arkadaşlık etme! Yumuşaklığı dost, sabrı yoldaş edin! Hoşgörülü ve bağışlayıcı ol! Kimseye hâlinden sızlanıp yakınma! Dinini dünya malıyla değiş tokuş etmeye kalkma! Yalnız kalmak için kendine zaman ayır! Bu dünya hayatını âhiretin için bir binek yap! Âhiret hayatını asıl yurdun, yuvan olarak gör! Hasan-ı Basrî hazretleri şöyle der: Yüce Allah müminler için cennetten başka bir rahat ve huzur yeri yaratmamıştır.
Beş Rahmet Kapısı
Aşk
Kalbinin yaralarına rağmen hâlâ seviyorsan;
bil ki bu kendini sevmeye layık gördüğündendir.
Bilge
İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme;
duydukları senin sesin ama aklından geçenler kendi fikirleridir.
Derviş
Aldığı nefesin farkında olan bir insan,
dışarıda mucizeler aramaz;
o zaten mucizenin kendisidir.
Ermiş
Senin dünyaya baktığın pencere kirli ise;
bizim renkli çiçeklerimizi çamur görürsün.
Sufi
Bir Sufi, güneş gibidir;
"iyi ve kötü" diye ayırt etmeden her şeye ışık olur.
Edep Ya Hu
Evliya Ve Eşkıya
Bazen içinde iki ayrı ses duyuyorsun. Zihnine dolan düşünceler seni kararsız bırakıyor. Bazen kendini çift kişilikliymiş gibi hissediyorsun. Biri kötüyü emrediyor, diğeri ise rahmani konuşuyor. Rahmani konuşan çok hafif fısıltı verip hemen kayboluyor ama şeytani olan hiç susmuyor, seni yoruyor. İşte o ses nedir biliyor musun? O senin nefsinin sesidir. Onu eğitirsen Evliya olur, şayet onu boş bırakırsan Eşkıya olur, bütün enerjini alır ve hayatı çekilmez hale getirir.
İçinde böylesine bir savaş varken
Sen Evliya mı olmayı seçeceksin yoksa Eşkıya mı?
Niçin ilişkilerle (kalbimizle) imtihan oluyoruz?
Âşık olarak evlendiğin insanla gün gelir boşanmak için adaklar adarsın. “Seni çok seviyorum, sensiz yapamam...” dediklerine gün gelip “Yüzünü görmek, adını bile duymak istemiyorum!” diye haykırırsın. Bu hep böyle olmuştur, neden? Çünkü sen Allah’tan yanlış bir dille istiyorsun!
O halde doğru dilden istemelisin. Sen nefsinin kışkırtmasıyla dua ediyorsun. Ancak doğru bir dille istersen sana verilen şey bereketli, mübarek ve uğurlu olur.
Bakara Suresi 165. ayette Allah buyuruyor:
İnsanlardan bazıları da Allah’tan başka şeyleri O’na eş tutuyorlar ve onları, Allah’ı sever gibi seviyorlar.
İnsanlar dengesizce seviyorlar! Kalplerinin dış bahçesinde olması gereken kul sevgisini, kalbin en özel yerine, batini yani kalbin saray kısmına yerleştiriyorlar.
Oysa kalbin iç kısmında Allah tecelli etmiş!
Bu yüzden Allah seni o insanlarla imtihan ediyor. Aldatılıyor yahut da yarı yolda bırakılıyorsun...
Rabbin Duana Cevap Verecek Ve Sen De Hoşnut Olacaksın
“Daima hatırla: Sen istersin Allah yaratır ve yaratıyor da...”
Hayat bu, mevsimi boldur. Bazen bahardır, envai renkli çiçekle coşar insanın yüreği. Bazen kavurucu sıcak, bazen fırtınalı sağanak...
Hüzün mevsimleri zorludur muhakkak. Yol karanlıktır, görüş sisli... Dünler çok gerilerde, gelecekse belirsiz. Ne yana gideceğini, ne yapacağını bilemez insan.
Duaya sığınır en çok. Bir yol, bir umut, bir çıkış arar duasında. Belki sende de mevsim hüzündür şimdi. Belki sen de sığınmışsındır duana. Belki gönlün yaralıdır, belki şifa dilemişsindir bedenine, belki rızkın için açmışsındır ellerini.
Kimseye duyuramıyorsundur belki sesini ama emin ol Rabb’in işitiyor diline dökmediğin sözlerini. Senden iyi biliyor derdini, endişelenme.
Seni bir duyan var!
Yoksa bir işaret mi bekliyorsun sesinin duyulduğuna dair?
İşte bu kitap çıkmış bak karşına. Bil ki Rabb’imin ikramları inşallah sana yakındır. O, rahmet ederek kurak toprağa yağmuru yağdırdığı gibi hüzünlü gönüllere ikramı sever. Yalnız, unutulmamalıdır ki: “Vaktinden önce bir şeyi elde etmeye çalışan, onun yokluğuyla cezalandırılır.” – Hz. Ali (as)
Ey hüzün döneminde rahmet yağmurunu bekleyen Can!
Rabb’in sana küsmedi ve darılmadı da.
Rabb’in duana cevap verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.