Sefiller (Kalın)
₺235,00 Orijinal fiyat: ₺235,00.₺183,00Şu andaki fiyat: ₺183,00.
| Yayınevi | İskele Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Victor Hugo |
| Sayfa Sayısı | 400 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2013 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
18 adet stokta
İskele Yayıncılık – Sefiller (Kalın)
İlgili ürünler
Bir Aşk Sayfası
1878 yılında yayımlanan Bir Aşk Sayfası , Emile Zola’nın yirmi iki yılda tamamladığı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adlı yirmi kitaplık dizinin sekizinci kitabıdır. Dizinin en çok gürültü koparan iki romanı Meyhane ile Nana ’nın arasında yayımlanan Bir Aşk Sayfası , bu iki fırtınalı romanın ortasında sakin bir durak, bir soluklanma gibidir.
Roman, Paris’in eteğinde bir mahallede hasta kızıyla birlikte yaşayan dul Hélène Grandjean ile komşusu Doktor Deberle arasındaki gizli aşkı anlatır. Tekdüze bir yaşamı delip geçen aşkın bir çocuğun ruhunda yarattığı çalkantılar; yalnızlığı, ihtirası ve anneliği arasında bocalayan bir kadın; farklı toplumsal kesimlerin aşkı farklı yaşayışları...
Romanın başkişisi Hélène pencere kenarında dikişini dikerek düşüncelere dalarken, okurlar da hem tüm bunlara, hem de müthiş bir gözlem gücüyle betimlenen Paris manzaralarına tanık olurlar. Paris bu romanın kahramanlarından biridir âdeta.
Dramatik gücü nedeniyle yazarın diğer birçok romanı gibi sinemaya da aktarılan Bir Aşk Sayfası ’nı, ülkemizin en yetkin Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun akıcı Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.
Duvar – Can Yayınları
Varoluşçuluk ‘un babası sayılan Jena-Paul Sartre (1905-1980) Aydınlanma Çağı’nda bu yana çağının tanığı ve bilinci (vicdanı) olabilmiş, edebiyata, felsefeye ve politikaya ilişkin görüşleriyle çağını etkilemiş, tartışmalara yol açmış ender bir yazar. ‘Duvar’da yazarın beş öyküsü de yer alıyor. Kitaba adını veren ‘Duvar’ adlı öyküde, Frankocular tarafından ölüme mahkum edilen bir cumhuriyetçinin direncinin yitirip bir arkadaşını ele verişi; ‘Oda’ da kocasının deliliğini paylaşmaya çalışan Eve’nin çabaları; çağçıl ‘Erostrates’te kalabalığın üzerine ateş ettikten sonra teslim olan Paul Hilbert’in gerçeküstücü eylemi; ‘gizlilik’te iktidarsız kocasını daha erkeksi biri için terkeden ‘soğuk’ bir kadının öyküsü ele alınıyor. Son öykü ‘Bir Yöneticinin Çocukluğu’nda ise bir sanayi yöneticisi olmaya hazırlanan Lucien’in cinsel gelişimine koşut olarak düşünsel bunalımları işleniyor.
Goriot Baba Yeni Beyaz Kapak
Bir babanın, kızları için bulunduğu özverilerin derin bir ıstıraba dönüşmesini anlatan Goriot Baba, para, güç ve umarsızlığın doğurduğu "burjuva trajedisi"ne iki farklı açıdan yaklaşır. Bir yandan, Goriot, iyi evlilikler yapmış ama gırtlağına kadar borca batmış kızlarının isteklerini karşılayabilmek için yoksulluğa düşer; öte yandan yoksul ve dürüst genç Rastignac giderek hırslarına yenilir, Goriot’nun kızlarından birinin çekiciliğine kapılarak para ve başarı hummasına tutulur. W. Somerset Maugham’ın "gelmiş geçmiş en büyük romancı" dediği Balzac’ın bu romanı, gerçekçilik akımının başyapıtı sayılır. Yalnızca ilginç baba tipiyle değil, anlatımdaki ustalığı ve öteki kahramanlarıyla da dünya edebiyatının kült romanları arasında yer alan Goriot Baba, Balzac’ın İnsanlık Komedyası adlı anıt yapıtının ilk kitabıdır.
Hayvanlaşan İnsan – Hasan Ali Yücel Klasikleri 329
Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneye tabi tutarken, duygusal ve toplumsal olayları da bir kimyacı gibi ele alması gerektiğini savundu. Zola içinde yaşadığı eski dünyanın yıkıntılarını inceledi, gelecekteki bir dünyanın olgularını saptamaya çalıştı. Bu niyetle yirmi iki yılda yazdığı yirmi romandan oluşan Rougon-Macquartlar dizisi başta olmak üzere çok sayıda büyük eser verdi. İkinci İmparatorluk Dönemi’ni anlatan bu dizinin on yedinci kitabı Hayvanlaşan İnsan 1890’da yayımlandı. Roman 19. yüzyılda Paris ve Le Havre arasındaki demiryolu hattında geçen bir suç ve aşk hikâyesidir; insanın öldürme içgüdüsünü ve nasıl bir kötülük makinesine dönüşebileceğini anlatır. Zola’nın, eşsiz gözlem gücüyle endüstrileşmenin beraberinde getirdiği kasvetli, yıkıcı ve ilkel arzuları deşifre ettiği bu roman defalarca sinemaya da uyarlanmıştır.
Kirpinin Zarafeti
Paris’in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman.
“Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap.”
- Le Soir
“Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust’un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor.”
- L’Express
“Bütün büyük yapıtlar gibi bu hikâye de kalbinizi kıracak, ama bazen hayatın bu hüzne değeceğini anlamanızı ya da hatırlamanızı sağlayacak.”
- Chicago Sun-Times
Madame Bovary
Madame Bovary, originally published as Madame Bovary: Provincial Manners, is a novel by French writer Gustave Flaubert, published in 1856. The eponymous character lives beyond her means in order to escape the banalities and emptiness of provincial life.
Madame Bovary takes place in provincial Northern France, near the town of Rouen in Normandy. Charles Bovary is a shy, oddly dressed teenager arriving at a new school where his new classmates ridicule him. He struggles his way to a second-rate medical degree, and becomes an Officier de santé in the Public Health Service. He marries the woman his mother has chosen for him, the unpleasant but supposedly rich widow Héloïse Dubuc. He sets out to build a practice in the village of Tôtes.
One day, Charles visits a local farm to set the owner’s broken leg and meets his patient’s daughter, Emma Rouault. Emma is a beautiful, poetically dressed young woman who has received a “good education” in a convent.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.