On Gece Rüyası – Japon Klasikleri Dizisi 6
₺95,00
“Gittikçe daha da sıkılıyordum. Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam, etrafta kimsenin olmadığı bir vakit, kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an, hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden keşke vazgeçseydim, diye düşündüm. Lakin çok geçti.”
Rüyalar âleminin derin karanlığına doğru yapılan fantastik bir yolculuk… On Gece Rüyası’ndaki her bir öykü kısa ama öz bir şekilde kendi bağımsızlığını ilan eder. Sayfaları çevirdikçe bir samurayın kılıcının parıltısından bir babanın günahının altında ezilişine, bir kadının ölüme yakın yakarışlarından bir annenin çaresizce yaşama ve umuda tutunma çabasına kadar insanı derinden etkileyen, efsunlu bir dünyaya adım atıyoruz.
Çağdaş Japon edebiyatına yön veren ve pek çok yazarı etkileyen Natsume Sōseki, bu eserinde kaleme aldığı on farklı öyküyü, büyülü atmosfer kurgusuyla birbirine sımsıkı bağlayarak okuruna sunuyor. Yazarın bir sihirbaz gibi parmaklarında oynattığı bu düşsel evren, gerçeklik algısını altüst ederken rüyanın ağırlığı, anlatımın sadeliğiyle âdeta uçucu bir hâl alıyor.
| Yayınevi | Tokyo Manga |
|---|---|
| Yazar | Natsume Soseki |
| Sayfa Sayısı | 96 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00 X 18, 20″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Tokyo Manga – On Gece Rüyası – Japon Klasikleri Dizisi 6
/n
“Gittikçe daha da sıkılıyordum. Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam, etrafta kimsenin olmadığı bir vakit, kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an, hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden keşke vazgeçseydim, diye düşündüm. Lakin çok geçti.”
Rüyalar âleminin derin karanlığına doğru yapılan fantastik bir yolculuk… On Gece Rüyası’ndaki her bir öykü kısa ama öz bir şekilde kendi bağımsızlığını ilan eder. Sayfaları çevirdikçe bir samurayın kılıcının parıltısından bir babanın günahının altında ezilişine, bir kadının ölüme yakın yakarışlarından bir annenin çaresizce yaşama ve umuda tutunma çabasına kadar insanı derinden etkileyen, efsunlu bir dünyaya adım atıyoruz.
Çağdaş Japon edebiyatına yön veren ve pek çok yazarı etkileyen Natsume Sōseki, bu eserinde kaleme aldığı on farklı öyküyü, büyülü atmosfer kurgusuyla birbirine sımsıkı bağlayarak okuruna sunuyor. Yazarın bir sihirbaz gibi parmaklarında oynattığı bu düşsel evren, gerçeklik algısını altüst ederken rüyanın ağırlığı, anlatımın sadeliğiyle âdeta uçucu bir hâl alıyor.
İlgili ürünler
Cam Kapının Ardında – Japon Klasikleri Dizisi 7
"Yaşarken ölümü düşünmeye gerek var mı?
Ölene kadar herkes hayatta!”
Yaşamının son döneminde olan bir yazarın, dışarıda akıp giden hayatı ve geçmişin silik izlerini çalışma odasına konuk ettiği kısa bir yaşam sahnesi Cam Kapının Ardında...
Natsume Sōseki’nin çocukluğuna dair anılarıyla yazarlığının verdiği olgunluğun arasına sıkışmış bu otobiyografik denemeleri, kurgu dünyasının çok üstünde bir gerçekliğe açılır. Çalışma odasından evinin bahçesini izleyen ve kimi zaman geçmişin tozlu raflarına eli uzanan kimi zaman ise odasına aldığı misafirlerinin emanet ettiği öykülerle boğuşan yazar, hayatının süzgecinden geçirdiği anılarını, hatırlamanın ve hatırlanmanın büyülü yolculuğuyla okuruna aktarır.
Natsume Sōseki, 1916 yılında mide ülserinden yaşamını yitirmeden bir yıl öncesinde kaleme aldığı bu eserinde, roman ve öykülerinde okurlarına sunduğu kurmaca dünyanın dışına çıkan bir gerçek sunuyor. Çalışma masasından izlediği cam kapının ardındaki anılarında kendisiyle de yüzleşen yazar, hem yakın hem de uzak geçmişine çıktığı bu yolculuğa yine başladığı yerde, cam kapının ardındaki çalışma masasında son veriyor.
Cehennem Manzarası – Japon Klasikleri Dizisi 10
"Dumandan boğulmamak için havaya kaldırdığı beyaz suratı, alevlerin süpürüp mahvettiği saçlarının uzunluğu, kaşla göz arasında kül olan kiraz çiçekli kimonosunun güzelliği… Ne kadar da yürekleri dağlayan bir manzara…”
İnsanın derinliklerinde gizli kalmış korkuyu kaleminde oynatarak aktaran Akutagawa’dan iki sıra dışı hikâye… Ucuna boya yerine kan sürülmüş bir fırça, sanatçısını ulaşılması en eşsiz mertebeye getirir; unutulmamak. Özel bir tablo yapmak için tuvalinin başına geçen ressamın sanata dair tutkusu, hayatının en karanlık anısına yol açar. Cehennem Manzarası, sanatın ölümsüzlüğünü tüm sarsıcılığıyla okura aktarıyor.
İyiliğin mükâfatı bir cezaya dönüşebilir mi? Örümcek İpliği, cennet ve cehennem arasında sıkışan bir fâninin hırsına yenik düşerek girdiği bir çıkmaz sokaktır. İyiliğinin ödülünü almak üzereyken bir anlık gafletiyle yüzleşen bu zavallının hikâyesi, okuyan herkes için farklı bir pencere açıyor.
Japon kısa hikâyeciliğinin babası olarak bilinen Ryūnosuke Akutagawa, cennet ve cehennem arasındaki o çizginin nahifliğini, bu eşsiz hikâyeleriyle çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.
Death Note Ölüm Defteri 2 Manga
Japon çizgi romanlarına verilen isim olan Manga, dünyada bir çılgınlık halini almıştır. Death Note (Ölüm Defteri) yayınladığı bütün ülkelerde satış rekorları kıran ve geniş bir hayran kitlesine sahip en önemli manga serilerinden biridir. Bu deftere adı yazılanlar ölür.. Ölüm Tanrısı Şinigami Ryuk’un insanoğlu dünyasına düşürdüğü defter: Death Note (Ölüm Defteri). Bu doğaüstü defteri bulan ve dünyadaki cani suçluları ortadan kaldırmak için kullanmaya karar veren Light Yagami (nam-ı diğer Kira) ile kimsenin çözemediği olaylarda polise yardım eden L adlı gizemli detektif arasındaki muhteşem mücadele böyle başlar.
Peşindeki FBI ajanının adını öğrenmeyi başaran Light, yaptıklarının adaleti sağladığına olan kesin inancıyla bu olayı araştırmak için gönderilen ajanların tamamını öldürür; bu şekilde FBI’ı bu meselede devre dışı bırakacağını düşünür. Fakat en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir plan bile arkasında bazı izler bırakır. Light’ın peşindeki L nihayet ortaya çıkarak Kira’nın çevresine ördüğü ağı gittikçe daraltır. Böylece iki dahinin müthiş mücadelesi iyice şiddetlenir. Ve Light şimdi hem L hem polis hem de cesur nişanlıyla uğraşmak zorundadır...
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 6 Manga
Kappa – Japon Klasikleri Dizisi 9
“Hayatımız için gerekli olan düşünceler, bundan üç bin yıl evvel tükenmiş olabilir. Bizler, yalnızca eski odunları yeniden tutuşturuyoruz.”
Kendi düzenleri içinde, olması gerektiği gibi yaşam süren kappaların evrenine ansızın sızan meraklı bir çift gözün deliliğe varan trajikomik hikâyesi… Meraklı kahramanımız, günün birinde bir kappayı takip ederken yaşadığı dünyadan oldukça farklı bir düzende yürütülen Kappalar Diyarı’nda bulur kendini. İçine düştüğü bu yeni topluma ve getirdiği kurallara uyum sağlamaya çalışır. Fakat her ne kadar dilini, kültürünü, örf ve âdetlerini öğrenmeye çalışsa da bir süre sonra bulunduğu toplumun ve bağladığı kuralların gerçeklik algısına ters olduğunu anlar. Kendi dünyasına gitmek için girdiği kurtuluş yolu ise onu sonsuz bir zihin çılgınlığına sürükler.
Hayatı boyunca genlerinde gizlenen delilikten korkan Japon kısa hikâyelerinin babası olarak nam salmış Akutagawa, otuz beş yaşında intihar etmeden kısa bir süre önce kaleme aldığı bu eserinde, mevcut dönemdeki insanların hayata bakış açılarını, eğlence anlayışlarını, ölüme duydukları korkuyu, aile yapısını, politikalarını, kapitalizmi ve daha nicesini hiciv eşliğinde bir dille eleştirerek aktarıyor.
Küçük Bey – Japon Klasikleri Dizisi 5
"Ne bir rütbem ne de bir ünvanım var ama kendi ayakları üzerinde duran bir insanım.”
Küçük Bey, kırsaldan şehre uzanan saf bir bakış açısının hayatın gerçekleri ile yüzleşmesinin hikâyesi...
Ailesi tarafından "umutsuz” görülen Küçük Bey, çocukluk döneminde pek çok kez yok sayılmış olsa da evin hizmetlisi Kiyo herkesin aksine bütün hassasiyetini bu saf yüreğe sunmaktan kaçınmaz. Küçük Bey’in yolu hiç tanımadığı insanlarla dolu bir şehre düştüğünde bile karşılaştığı şaka yollu aşağılanmalara karşı tek sığınağı Kiyo’yla kopmayan bağı olur. Kendine has mizahi üslubuyla gerçeklik algısının sertliğini aktaran bu eserde, toplumsal statüler duyguların gücüyle yıkılırken eğitimden sosyal yaşama kadar döneminin birçok alanına farklı bir pencere açar.
Sıra dışı tarzıyla Japon edebiyatının öncülerinden olan ve modern dönem edebiyatını derinden etkileyen Natsume Sōseki, bu eseriyle okuru dünyanın bir başka ucundaki olayın merkezine ustalıkla yerleştiriyor. Etkileyici cümle tasarımları ve duygu aktarımıyla oluşturduğu perspektifte, Japon kültürü ve modernleşmenin Japonya’ya etkisi derin izlerle gözler önüne seriliyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.