Gel Zaman Git Zaman
₺95,00
Halkın ortak kültürü ve şuurundan doğan masallar, sözlü edebiyatımız içinde hatırı sayılır bir yere ve üne sahiptir. Nesilden nesile, kulaktan kulağa aktarılarak günümüze kadar ulaşan masalların yeri ve zamanı belli değildir. Gerçek dışı olaylar kurgusudur. İnandırıcı özelliği olmayan ama inandırabilme özelliği taşıyan masallarımız aynı zamanda eğitici ve eğlendiricidir. Sözlü Edebiyat Kültürü’nün bir anlatım türü olup sade bir dile sahiptir.
Çocuklardan ziyade büyükler içindir. Çocukları uyutmak büyükleri uyandırmak vazifesi görür. Masallar, inandırıcılık iddiası olmayıp inandırabilme özelliğine sahiptir. Neslin gelişimi ve kültürün devamı için çok değerlidir. Öğüt vererek ahlak aşılar.
Her yaştan, her tabakadan insanın büyük bir zevkle ve keyifle dinlediği masalların anlatıcıları, hem erkek hem kadınlardır.
Masalsız bir dünya düşünmek imkânsız gibidir. Bugün insanlık; Heman, Voltron, Harry Potter ve Badman gibi filmlerle geleceğin masalını ortaya koymuyorlar mı? Öyle sanıyoruz ki, gün gelecek teknolojiye doymuş olan insanlık, bu masallara yönelecektir. Ama o gün elimizde, acaba ne kadar orijinal masal metni bulunabilecektir, bilemeyiz.
Günümüzde, masalların ne kadar değerli olduğu anlaşılmaya başlanmıştır. Çocukların olduğu kadar büyüklerin de masallarla kuvvetli bağ kurduğu bir gerçektir. Bazı psikologların -özellikle evlilik terapistlerinin- danışanlarını masal üzerinden tedavi ettiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü bedenimizin maddi açlığını nasıl muhtelif besinlerle gideriyorsak ruhsal bazı açlıklarımızı da masallar yardımıyla doyuruyoruz.
Dileriz, büyük bir özveri ve titizlikle hazırlanıp kitapta yerini almış olan ve tamamen bizim olan bu masal metinleri öncelikle çocuklarımıza ve sonra da büyük Türk coğrafyasına ulaşır, okunur, okutulur ve anlatılır.
| Yayınevi | Ozan Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Avni Bektaş |
| Sayfa Sayısı | 320 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “14, 00″, 00x 20 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Ozan Yayıncılık – Gel Zaman Git Zaman
Halkın ortak kültürü ve şuurundan doğan masallar, sözlü edebiyatımız içinde hatırı sayılır bir yere ve üne sahiptir. Nesilden nesile, kulaktan kulağa aktarılarak günümüze kadar ulaşan masalların yeri ve zamanı belli değildir. Gerçek dışı olaylar kurgusudur. İnandırıcı özelliği olmayan ama inandırabilme özelliği taşıyan masallarımız aynı zamanda eğitici ve eğlendiricidir. Sözlü Edebiyat Kültürü’nün bir anlatım türü olup sade bir dile sahiptir.
Çocuklardan ziyade büyükler içindir. Çocukları uyutmak büyükleri uyandırmak vazifesi görür. Masallar, inandırıcılık iddiası olmayıp inandırabilme özelliğine sahiptir. Neslin gelişimi ve kültürün devamı için çok değerlidir. Öğüt vererek ahlak aşılar.
Her yaştan, her tabakadan insanın büyük bir zevkle ve keyifle dinlediği masalların anlatıcıları, hem erkek hem kadınlardır.
Masalsız bir dünya düşünmek imkânsız gibidir. Bugün insanlık; Heman, Voltron, Harry Potter ve Badman gibi filmlerle geleceğin masalını ortaya koymuyorlar mı? Öyle sanıyoruz ki, gün gelecek teknolojiye doymuş olan insanlık, bu masallara yönelecektir. Ama o gün elimizde, acaba ne kadar orijinal masal metni bulunabilecektir, bilemeyiz.
Günümüzde, masalların ne kadar değerli olduğu anlaşılmaya başlanmıştır. Çocukların olduğu kadar büyüklerin de masallarla kuvvetli bağ kurduğu bir gerçektir. Bazı psikologların -özellikle evlilik terapistlerinin- danışanlarını masal üzerinden tedavi ettiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü bedenimizin maddi açlığını nasıl muhtelif besinlerle gideriyorsak ruhsal bazı açlıklarımızı da masallar yardımıyla doyuruyoruz.
Dileriz, büyük bir özveri ve titizlikle hazırlanıp kitapta yerini almış olan ve tamamen bizim olan bu masal metinleri öncelikle çocuklarımıza ve sonra da büyük Türk coğrafyasına ulaşır, okunur, okutulur ve anlatılır.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.