Yabancılaşma
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺205,00Şu andaki fiyat: ₺205,00.
1 adet stokta
Yabancılaşma
Marx’ın “yabancılaşma” ile ilgili metinlerinden hazırlanan bu derleme, okura, Marx’ın Yahudi Sorunu gibi gençlik dönemi ürünlerinden başlayarak Kapital gibi olgunluk dönemi yapıtlarına kadar kronolojik olarak, marksist düşüncenin bu temel kavramının izini sürme olanağı sağlıyor.
Marx, 1843 sonbaharında, bu derlemenin başlangıcında iki kısa bölümle yeralan Yahudi Sorunu’nu ve Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı. Giriş’i yazdığında henüz 25 yaşındaydı. Bu iki yazı 1844 başında Fransız-Alman Yıllıkları’nın ilk ve son sayısında okurla buluştu ama —daha sonra “Yabancılaşmış Emek” başlığıyla anılan yaklaşık 15 sayfalık bir bölümün yanısıra “yabancılaşma” kavramının sık sık yeraldığı— 1844 Elyazmaları (ve Alman İdeolojisi) gibi —Marx’ın geç dönem ürünü olmakla birlikte “yabancılaşma”nın yaygın olarak kullanıldığı— Grundrisse (ve Artı-Değer Teorileri) de Marx’ın sağlığında yayınlanmadı. Oysa Marx’ın bu yapıtları gözardı edilirse, “yabancılaşma”nın ya birer kez geçtiği (Yahudi Sorunu ve Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı. Giriş), ya dağınık halde bulunduğu (Kutsal Aile), ya da “yabancılaşma” sözcüğünün kullanılmadığı (Kapital, Birinci Cilt, “Metaların Fetişizmi”) bölümlerinden yola çıkarak, ne anlamlı bir iz sürme olanağı vardı, ne de yabancılaşma kavramının Marx’ın düşüncesinde taşıdığı önem sağlıklı olarak saptanabilirdi.
İlgili ürünler
Çay Kitabı
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.
Maradona – Sahanın Yıldızları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Diego, henüz 4 yaşındayken futbol topuyla buluştuğunda onun gelecekte bir efsane olacağını kim bilebilirdi?
Arjantin’in tozlu sokaklarında büyük bir futbolcu olma hayaliyle yanıp tutuşan bu küçük çocuk, büyüdükçe yalnızca sahaların değil, aynı zamanda milyonların da kahramanı oldu. İçindeki bitmeyen tutku ve sarsılmaz kararlılıkla futbol tarihini âdeta yeniden yazdı.
Maradona’nın kariyeri, zaferlerle ve mücadelelerle dolu bir destandır. Napoli’deki unutulmaz başarılarından
“El Diego” olarak anıldığı o büyülü anlara ve Arjantin Millî Takımı ile kazandığı büyük zaferlere kadar her adımında ilham verici bir hikâye saklıdır.
Bu hikâyeyi okurken Maradona’nın azmine, hayallerinin peşinden sarsılmaz bir inançla koşmasına ve onun eşsiz futbol yolculuğuna tanıklık edeceksiniz.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.