Oppenheimer – Vicdan Bir Kara Kutudur
₺260,00 Orijinal fiyat: ₺260,00.₺208,00Şu andaki fiyat: ₺208,00.
1 adet stokta
Oppenheimer – Vicdan Bir Kara Kutudur
“Şimdi ben ölüm oldum; dünyaların yok edicisi.”
– Robert Oppenheimer
Bütün iyi niyetlerin, yolda sapma göstererek dehşete dönüşme riski vardır. Bilim ve kültür tarihinde çığır açıcı gelişimlere ilham kaynağı olacak icatların, derin tarihsel travmalara ve acımasız katliamlara yol açması da mümkün ne yazık ki! Sevgiyle ve barış gayesiyle kahraman olmak üzere aşılan yollardan, bir hain ve canavardan farksız bir katil olarak geri dönmek de yazabilir kaderde. Yüksek dehasıyla bilim dünyasında dikkat çekmeyi başaran ünlü fizikçi Oppenheimer, atom bombasını hazırlarken, bütün bunları öngörememişti kuşkusuz. Kahraman olma tutkusu, vicdanının sesini işitmekten alıkoyuyordu onu.
Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarından sonra neler yaşadı?
Ailesinin başına neler geldi?
Bir bilim insanı olarak bir daha dünyaya gelse, yine aynı tutkuyla kendini gözü kara icatlara adar mıydı yoksa bir daha dünyaya bile gelmek istemez miydi?
Ölümüne dek bir kara kutu gibi sakladığı vicdanı, şimdi bu kitapta ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Dünya tarihinin belki de en karanlık vicdan muhasebesiyle yüzleşmeye hazır mısınız?
İlgili ürünler
Çay Kitabı
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.
Ibrahimoviç – Sahanın Yıldıları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Zlatan Ibrahimović küçük bir çocukken tekvandoyla tanıştı, ardından jimnastiğe adım attı. Çelimsiz bedeni, disiplinli antrenmanlarla güçlenip esnekleşti. Futbola heveslendiğindeyse kimsenin hayal dahi edemediği hareketlerle topa hükmediyordu. Sokaklarda topla âdeta dans eden bu küçük çocuk ileride futbolun efsane isimlerinden biri olacaktı.
Futbol macerası, cesareti ve kararlılığı sayesinde giderek büyüdü. Kendisine özgü karakteri, keskin dili ve hayatının her döneminde karşılaştığı zorluklara rağmen dünya sahnesinin parlayan yıldızına dönüştü. Her defasında daha çok çalıştı, daha çok istedi ve sonunda zirveye ulaşmayı başardı.
Bu kitap, Zlatan’ın çocukluk hayallerinden profesyonel kariyerine uzanan destansı yolculuğunu, yaşadığı zaferleri ve karşılaştığı zorlukları büyüleyici bir dille anlatıyor. Her sayfasında okura, kendi hayallerinin peşinden gitmeleri için gereken ilham ve cesareti sunuyor.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.