Şair ve Patron – Patrimonyal Devlet ve Sanat Üzerinde Bir İnceleme
₺220,00 Orijinal fiyat: ₺220,00.₺182,00Şu andaki fiyat: ₺182,00.
1 adet stokta
Şair ve Patron – Patrimonyal Devlet ve Sanat Üzerinde Bir İnceleme
Türk edebiyatı sahasında çığır açıcı bu risâlede Halil İnalcık, Osmanlı Divan şâirlerini ve şiirini sosyolojik bir yaklaşımla ele almakta, en eski arşiv malzemelerini kullanarak patronajın bu sanat tarzı üzerinde belirleyici etkisini analiz etmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu’ndaki sanat ve iktidar ilişkisini MaxWeber’inpatrimonyal devlet yapısı tanımlamasından yola çıkarak inceleyen İnalcık, patrimonyal bir yapıya sahip toplumlarda bilim adamı ve sanatçının üretimini “mutlak egemen bir hükümdar”ın nasıl belirlediğini açıklamaktadır.
“İnalcık hocanın eseri; bizzat şiir ve sanattan anlayan hükümdarın devlet mülkünü yani patrimonunu elinde tutan bir patron olması, sanatçıları gönendirmesi, bütün sanat faaliyetini ve sanatçının toplum hiyerarşisinde tutacağı yerin hükümdardan elde edeceği inayete bağlı olduğunu anlatıyor. Sanatçının içine girdiği desise ve çekişme dünyası bile bu eksen etrafında örgütlenmektedir. İnalcık hoca; M. Subtelny ve Bodroligeti gibi Orta Asya tarihi uzmanlarının eserlerine dayanarak Timurlular devrindeki sanat muhitini tasvir ediyor. Orada ilim ve sanatlar sarayın etrafında gelişiyordu. O dönemle bir paralellik kurarak Osmanlı dünyasındaki patronaj kurumunu da ele alıyor. Latîfî, Kınalızâde, Sehî gibi tezkirecilerin onlarcasını tetkik eden Halil İnalcık hoca çok canlı örnekler veriyor. Tezkireciler şairlerin toplumdaki yerini tayin eden edebiyat eleştirmenleriydi. Ama asıl önemli unsur sanattan anlayan ve kendisi de şiirle uğraşan padişahın takdiriydi. Sanatçının refahı buna bağlıydı… Nitekim Halil hoca bu mekanizmanın dışında kalan büyük şairi yani Fuzuli’yi sosyolojik yönden tam yerine oturtmuştur.”
İlber Ortaylı
İlgili ürünler
7. Sınıf Paragraf Soru Bankası – Sınav Yayınları
Maradona – Sahanın Yıldızları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Diego, henüz 4 yaşındayken futbol topuyla buluştuğunda onun gelecekte bir efsane olacağını kim bilebilirdi?
Arjantin’in tozlu sokaklarında büyük bir futbolcu olma hayaliyle yanıp tutuşan bu küçük çocuk, büyüdükçe yalnızca sahaların değil, aynı zamanda milyonların da kahramanı oldu. İçindeki bitmeyen tutku ve sarsılmaz kararlılıkla futbol tarihini âdeta yeniden yazdı.
Maradona’nın kariyeri, zaferlerle ve mücadelelerle dolu bir destandır. Napoli’deki unutulmaz başarılarından
“El Diego” olarak anıldığı o büyülü anlara ve Arjantin Millî Takımı ile kazandığı büyük zaferlere kadar her adımında ilham verici bir hikâye saklıdır.
Bu hikâyeyi okurken Maradona’nın azmine, hayallerinin peşinden sarsılmaz bir inançla koşmasına ve onun eşsiz futbol yolculuğuna tanıklık edeceksiniz.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.