Müslüman Dünyada Medeniyet Tartışmaları
₺0,00
Stokta yok
Müslüman Dünyada Medeniyet Tartışmaları
Doğuşundan bu yana Medeniyet kavramı “öteki” ile karşılaşma çerçevesinde tanımlandı. Karşı kavramlar olarak vahşilik ve barbarlık ise, diğer toplumları “uygarlaştırmak” için şiddet uygulamanın bir gerekçesine dönüştü. Müslüman toplumlarda medeniyet, zamanla sömürgecilerin ve onların yerel muadillerinin dayattığı bir hayat tarzı olan modernleşme ile eş anlamlı hale geldi. Bununla birlikte, bu eserde vurgulandığı gibi, Batılı olmayan toplumların moderniteye direnişi veya onu kabulü homojen olmamıştır ve “ötekileştirme” de tek yönlü değildir. Şarkiyatçı söylem İslami Doğu’yu egzotik, baştan çıkarıcı ve evcilleşmemiş bir “öteki” olarak tasvir etmişse de buna karşılık gelen garbiyatçılık da Batı’yı ruhsuz, mekanik bir “öteki” olarak klişeleştirmiştir.
Avrupalı düşünürler, ötekileştirme ekseninde medeniyetin sınırlarını sürekli tahkim etmiştir. Müslüman toplumların medeniyet düşüncesiyle karşılaşması da bu karşıtlık çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte Müslüman toplumlarda Batılı medeniyet kavramına karşı üç ana yaklaşım ortaya çıkmıştır: Medeniyeti tamamen reddeden tutucu yaklaşım, Batı medeniyetini sorgusuz sualsiz kabul eden modernist yaklaşım ve modernliği İslami mirasın eleştirel merceğinden geçirerek benimsemeyi amaçlayan ıslahçı yaklaşım. İslam medeniyetinin doğası, tarihi ve geleceği ile ilgili tartışmalar bu üç görüş bağlamında formüle edilmiştir. Bu bağlamda sosyal teorideki yerleşik önyargılara meydan okuyan bu kitapta, Avrupamerkezci medeniyet anlayışı sorgulanırken aynı zamanda modernleşme, küreselleşme ve medeniyet tartışmalarının geleceğine bir ışık tutulmaktadır.
İlgili ürünler
7. Sınıf Sözelmix Türkçe Soayal Din İng Beceri Temelli Sorular
Bitmeyen Stıcker Kitabı (Etkinlikli 200+ Çıkartma)
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.