Edige Batır Destanı
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺205,00Şu andaki fiyat: ₺205,00.
1 adet stokta
Edige Batır Destanı
“Babasına baba demeyen,
Ülkeye bahadır olur mu?
Anasına ana demeyen,
Ülkeye bilge olur mu?
Baba kadrini bilmeyen,
Ülkenin değerini bilir mi?
Ana kadrini bilmeyen,
Bahadıra baba olur mu?…”
Edige Batır Destanı, kahramanının tarihte yaşamış gerçek bir şahsiyet olmasıyla birçok destandan ayrılan bir destandır. Edige, 14. asrın ikinci yarısında Toktamış ile birlikte aynı yıllarda tarih sahnesine çıkmış, Urus Han’a karşı Toktamış’ın yanında çarpışmış, Toktamış’ın verdiği
sözleri tutmaması üzerine araları açılınca Timur Han’a gidip onun yanında Toktamış’a karşı savaşmış bir kahramandır. Savaşın sonucunda Timur’un galip gelmesi ve Toktamış’ın yenilmesiyle Timur’un en güvendiği adamlardan biri ve devletin Baş Bey’i olarak Altın Orda’yı yirmi beş yıla yakın bir zaman yönetmiştir. Edige’nin seçtiği ya da desteklediği prenslerin han olduğu Altın Orda, bu devirde yeniden bir yükselme devresine girmiş, ancak taht entrikaları ve babasının intikamı peşinde koşan Kadirbirdi’nin amansız düşmanlığı sonucunda Edige ve oğlu Muradım öldürülmüş, Altın Orda da yeniden iç kavgaların getirdiği karışıklığa gömülmüştür. Destan bu tarihi olaylar doğrultusunda gelişmiştir. Edige’nin yaşadığı bu tarihi olaylar, tabii olarak bir tarihi vesika gibi değil, yüksek halk yaratıcılığının hayal unsurlarıyla süslenerek sunulmuştur. Edige’nin adına var edilen elinizdeki bu destanın, Kıpçak Türk halkları arasındaki en yaygın destanlardan birisi olması onun bölge halkları arasında ne kadar çok sevildiğinin ve hatırasının yaşatıldığının delilidir.
İlgili ürünler
Bitmeyen Stıcker Kitabı (Etkinlikli 200+ Çıkartma)
Gül Kuyusu 1
KARTPOSTAL HEDİYELİ
Gülçehre, çiçekleriyle ilgilenmeyi seven, manga okuyup sürekli k-drama izleyen ve aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan normal bir kızdır. Bir gün hayatına hiç beklemediği bir şekilde, okuduğu mangalar ve izlediği k-dramalardaki başrol erkek karakterleri aratmayan
bir adam girer. Bu esrarengiz adamın gelişiyle, Gülçehre birdenbire sıradan hayatının başrolüne dönüşür.
Salıncağın üzerinde duruyordum, salıncağın halatlarını daha sıkı tuttu.
“Senin için buradayım, Gül Kuyusu.”
Yeşil gözlerine baktım.
“Özgürüm,” diye fısıldadım yağmur damlaları yüzümden gözyaşları gibi kayarken.
“Özgürsün,” dedi.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.