Nietzsche’nin Felsefesi
₺275,00 Orijinal fiyat: ₺275,00.₺225,00Şu andaki fiyat: ₺225,00.
Modern Batı düşüncesinin enigması olan Friedrich Wilhelm Nietzsche bireycidir, perspektivisttir, elitisttir, anarşisttir, varoluşçudur, yaşamsalcıdır, nasyonalisttir, enternasyonalisttir, insanın ahlâken yükselişinin filozofudur, insanın ahlâken çöküşünün filozofudur, romantizmle postmodernizm arasında bir köprüdür; bazen de on dokuzuncu yüzyılla günümüz düşüncesi arasında köprüsüz bir uçurumdur. Nietzsche aynı zamanda bir şairdir, denemecidir, filologdur. Nietzsche, her hâlükârda, entelektüel radikalizmin en önemli simalarındandır.
Friedrich Nietzsche ve dağınık bir görünüm arz eden eserlerinin en önemlisinin hangisi olduğu konusunda da, onun neyin filozofu olduğu konusundaki kadar renkli ve sonuçsuz bir tartışma süregitmektedir. Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlâkın Soykütüğü ya da İnsanca, Pek İnsanca… Hakikaten Nietzsche’nin fikirlerinde de, eserlerinde de gerçek anlamda bir merkez bulmak hiç de kolay değildir. Bu nedenle, yazılarının ağırlık noktasının tespit edilemeyişi ile “Nietzsche enigması” adem-i merkeziyet kavramıyla da incelenmeyi hak etmektedir.
Bu çalışmada Amerikalı felsefeci L. R. Anderson, Nietzsche’yi ve ona dair süregiden tartışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, aslında Nietzsche’nin zannedilenden çok daha tutarlı ve odaklı bir filozof olduğunu ortaya koyuyor. Nietzsche’nin Felsefesi felsefeyle ilgilenen her seviyeden okurlar için önemli ve güncel bir kaynak…
| Yayınevi | BilgeSu Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Fehmi Baykan |
| Sayfa Sayısı | 166 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2006 |
| Boyut | “14, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
BilgeSu Yayıncılık – Nietzsche’nin Felsefesi
Modern Batı düşüncesinin enigması olan Friedrich Wilhelm Nietzsche bireycidir, perspektivisttir, elitisttir, anarşisttir, varoluşçudur, yaşamsalcıdır, nasyonalisttir, enternasyonalisttir, insanın ahlâken yükselişinin filozofudur, insanın ahlâken çöküşünün filozofudur, romantizmle postmodernizm arasında bir köprüdür; bazen de on dokuzuncu yüzyılla günümüz düşüncesi arasında köprüsüz bir uçurumdur. Nietzsche aynı zamanda bir şairdir, denemecidir, filologdur. Nietzsche, her hâlükârda, entelektüel radikalizmin en önemli simalarındandır.
Friedrich Nietzsche ve dağınık bir görünüm arz eden eserlerinin en önemlisinin hangisi olduğu konusunda da, onun neyin filozofu olduğu konusundaki kadar renkli ve sonuçsuz bir tartışma süregitmektedir. Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlâkın Soykütüğü ya da İnsanca, Pek İnsanca… Hakikaten Nietzsche’nin fikirlerinde de, eserlerinde de gerçek anlamda bir merkez bulmak hiç de kolay değildir. Bu nedenle, yazılarının ağırlık noktasının tespit edilemeyişi ile “Nietzsche enigması” adem-i merkeziyet kavramıyla da incelenmeyi hak etmektedir.
Bu çalışmada Amerikalı felsefeci L. R. Anderson, Nietzsche’yi ve ona dair süregiden tartışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, aslında Nietzsche’nin zannedilenden çok daha tutarlı ve odaklı bir filozof olduğunu ortaya koyuyor. Nietzsche’nin Felsefesi felsefeyle ilgilenen her seviyeden okurlar için önemli ve güncel bir kaynak…
İlgili ürünler
Bir Dünyanın Eşiğinde
İlk telif eseri olan Bir Dünyanın Eşiğinde, o zamana kadar "coğrafyasında tek kıta, kafasında tek yarım küre" olan Meriç'in Asya'yı, özellikle "Hint"i keşfidir. Olemp'i ararken Himalaya çıkmıştır karşısına. 48 yılını gömdüğünü söylediği bu kitapta, düşüncesi ve şiiriyle, dini, felsefesi, masalıyla Hint edebiyatını ve uygarlığını inceleyen Meriç'e göre, "Çağdaş Avrupa, en aydınlık taraflarıyla Hint'in bir devamıdır". Düşünsel serüveninin tamamında olduğu gibi bu mihnetli çalışması sırasında da zaman zaman okuyucusunu bulamamaktan, anlaşılmamaktan şikayetçidir. Ama herkesi davet ettiği bu dünya düşünce hürriyetinin vatanıdır. "Hint", der Meriç, "her inanca söz hakkı tanıyan bir ülke olduğu için ikinci vatanım oldu. Bu kitapta rüyaları ve realitesiyle bütün Hint var... yani bütün insan."
Güneş Ülkesi
Yapıtları en az on cilt tutan Campanella’nın uzun süren yaşamı tam bir özgürlük mücadelesidir. İtalyanca olarak kaleme aldığı Güneş Ülkesi, yaşamını adadığı “özgürlük” düşüncesinin ve otoriteye karşı boyun eğmezliğinin simgesi gibidir. Bu büyük yapıt, ona ilk kez yaklaşanlar için ilerlemekte tereddüt edilecek büyük ve gür bir orman ya da bir labirent havası verir. Aynı zamanda 30 yıllık hapislik hayatının yarattığı öfkeyle birlikte Campanella’nın ateşli ruhundan yayılan bir çığlık; insanları cehalet uykusundan uyandıran ve kederli dünyalarından çıkmaya çağıran bir çan sesi gibidir.
Güneş Ülkesi, adaletsizliğin bilincinde olan, toprağından sürülmüş, zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılamakta güçlük çekmiş ve bunun acısını taşımış bir insanın, adil ve dayanışmacı, baskı ve sefaletten arınmış bir toplum düşünün somutlaştırıldığı bir ideal kent tasarımıdır. Mutlu bir cumhuriyetin betimlemesi olan bu küçük kitap, 17. yüzyılda Fransa’da ve Almanya’da konuşulup tartışılmış; 19. yüzyılda pozitivistler ve sosyalistler arasında yayılmıştır. Avrupa tarihine ve kültürüne karşı aldığı mesafe ve ele aldığı ekonomik kolektivizmin yanı sıra üslubu ve doğallığıyla da dikkat çekmiştir.
İçsel Çatışmalarımız
"Ben insanın var olan potansiyellerini geliştirmek ve ‘iyi’ biri olmak için hem becerisi hem de arzusu olduğunu düşünüyorum; bunlar bozulduğunda başkalarıyla ve dolayısıyla kendisiyle ilişkisinin de bozulacağını düşünüyorum. İnsan değişebilir ve hayatta olduğu sürece değişmeye devam edebilir." Horney’nin nevroz teorisi kendinden öncekilerin aksine "yapıcı"dır. Freud’un insanı harekete geçiren dürtülerin ancak denetim altına alınabileceği, en iyi ihtimalle "yüceltilebileceği" teorisini ters köşeye yatırır ve insanın içinde bulunduğu koşullar değiştirilerek kendisinin de değişebileceğini söyler. Nevrozların altında yatan çatışmalar hafifletilebilir, hatta fiilî bir biçimde çözümlenebilir ve böylece kişiliğin gerçek anlamda bütünleşmesi sağlanabilir. Freud’dan sonraki kuşakların en özgün psikanalistlerinden biri olan Karen Horney, kültürün ve çevrenin önemini vurgulayan ve yabancılaşma sorununu, kendini gerçekleştirme ve özgürleşmeyi merkezine alan bir yaklaşım geliştirdi. Yeni ve dinamik bir nevroz teorisi ortaya koyan Horney, İçsel Çatışmalarımız’da, "insanlara yaklaşma", "insanların aksine gitme" ve "insanlardan uzaklaşma" durumlarındaki temel çatışmaları ele alıyor.
İnsanca Pek İnsanca-Özgür Tinlerin Kitabı (1.Cilt)
Güzelliğin ağır oku. En asil güzellik türü bizi birdenbire çarpmaz, fırtınalı ve sarhoş edici saldırılarda bulunmaz (böyle bir güzellik kolayca nefret uyandırır); tersine en asil güzellik, neredeyse farkında olmaksızın yanımızda taşıdığımız, ağır ağır içe işleyen ve yine kimi zaman bir rüyada karşılaştığımız, ama en sonunda, uzunca bir süre yüreğimize özenle yerleştikten sonra, bize tamamen sahip olan ve gözlerimizi yaşlarla, yüreklerimizi tutkuyla dolduran türden bir güzelliktir. Güzelliği görünce ne için yanıp tutuşuruz? Güzel olmak için: Güzellikle birikmiş epeyce bir mutluluk/kısmet olması gerektiğini tasavvur ederiz. Ama bu bir yanılgıdır.
- Friedrich Nietzsche
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı
Cenevre’de saatçi ustası olan babasının yanından ayrılan; mesleksiz, işsiz, parasız ve hiçbir toplumsal statü ile bağlantısı olmayan Jean-Jacques Rousseau, yeni bir çağın oluşumunun öncesinde, çağımızın bir-çok sorununu ya?ayacak ve bunları düşünüp değerlendirmeye çalışacak olan yeni bir insan tipinin ilk örneğidir. Onun yalnızlığı, 1756 Lizbon Depremi’nde yayımladığı bildirisiyle olayı hâlâ Tanrısal iradeye bağlayan Papa’nın yalanını da; Papa’nın yalanını fark edip yaşlanan depremin toplumsal sistemin ürünü olduğunu, çünkü yıkımın ve ölümün gelip yoksul mahallelerin başına çöktüğünü fark eden bir düşünürün yalnızlığıdır. Bu nedenle, günümüzdeki "depremleri", "çöküntüleri" yalansız dolansız anlamak isteyen herkesin yeniden ve yeniden okuması gereken bir düşünürdür Rousseau. -Ünsal Oskay-
Nesillerin Ruhu
Bu kitapta, Türkiye’nin eskimeyen davalarını bulacaksınız. Memleketimizin medeniyet, kültür, sanat, din, dil meseleleri ile her adımda karşı karşıya gelecek, düşünecek ve yakın mazi ile hal arasında sürekli bir mukayese, değerlendirme imkanına sahip olacaksınız.
Cumhuriyetten önceki neslin, Cumhuriyete yön veren neslin, Cumhuriyet neslinin yani bugünkü neslin duyuş ve düşüncelerinin nabzını, günah ve sevaplarını önünüze seren Nesillerin Ruhu dünkü buhranlarımızdan bugünkü buhranlarımıza geçişi anlatıyor. Batı medeniyeti karşısında aldığımız tavrın, meneşi Doğulu olan kıymetlerimizin, Anadolu’nun iç dünyasını vücudu getiren kudretlerin muhasebesini yapıyor.
Yaratma Cesareti
Yaratma Cesareti, Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen ismi Rollo May’in en temel yapıtlarından biri. May, psikoloji, psikoterapi, felsefe ve sanatla yakın ilişkisinden ötürü, yaratıcılık konusunu ilginç bir perspektiften inceliyor. Tüm varoluşçular gibi o da kaygı olgusuna büyük önem vererek, değişimin kaygının içine gömülerek varılacak bir yaratıcılık düzeyinde gerçekleşeceğini vurguluyor. Geçiş dönemi psikolojisinin tüm olumsuzluğunu, yaratıcılığın zorunluluğu adına kutlayan May, "yeni olan"ın her yerde fışkırdığı bir dünyada, insanın bilinçdışı kaynaklara güvenmesi gerektiğini savunuyor. Bunun için de yeni bir cesaret biçiminin bireyde yaratılmasına önemli katkılarda bulunuyor. Bu kitabın, kişiye kendi kaynaklarından yararlanmakta ve günümüzdeki ahlaksal çözülmenin çöküntüsü altında kalmadan yeni bir yaşam kurmakta düşünsel destek sağlayacağına inanıyoruz.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.