Ahşap Konak – 56
₺135,00 Orijinal fiyat: ₺135,00.₺115,00Şu andaki fiyat: ₺115,00.
| Yayınevi | Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı | 128 |
| Kağıt Cinsi | 3. Hamur |
| Baskı Yılı | 2008 |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Ahşap Konak – 56
İlgili ürünler
Bir Evlilikten Sahneler
1972 Mayısı’nda Ingmar Bergman’ın kariyerinde ilk defa televizyon dizisi çekeceği haberi verilir. Bergman dizinin, “bir burjuva ideali olan güvence arayışının insanların duygusal dünyalarını yozlaştırması, onları zayıf düşürmesi ve korkulara sevk etmesi” gerçeğini işleyeceğini belirtir. Çekimleri kısa sürede tamamlanan dizi film yayımlandıktan hemen sonra uluslararası başarı elde eder, kısaltılarak film versiyonu piyasaya sürülür ve Bergman’ın o güne kadar en çok seyredilen filmi haline gelir. Ayrıca Bergman’ın tiyatroya uyarladığı tek filmi olur.
Orta sınıftan ayrıcalıklı bir evli çiftin on yıla yayılan boşanma sürecini ve sonrasını anlatan, Strindberg ve Ibsen’in aile içi çatışmaları konu alan büyük oyunlarının geleneğine eklemlenen Bir Evlilikten Sahneler, roman gibi okunan senaryosuyla da hem sanatsal hem manevi açıdan sayısız esere ve insana esin verdi. Özellikle evliliğin boyunduruğundan kurtulup cinsel anlamda da özgürleşen Marianne karakteriyle, başta kadınlar olmak üzere bir kuşağın evlilik kurumuna ve hayata bakışını derinden etkiledi.
Kariyeri boyunca altmışın üzerinde film yönetmiş, 170 oyun sahnelemiş, yüzün üzerinde kitap ve makale kaleme almış olan film ve tiyatro yönetmeni, yazar ve dramaturg Ingmar Bergman, çağının en büyük sanatçıları arasında yer alıyor.
Hayata bakışınız beni derinden etkiledi, bende iz bırakan diğer filmlere kıyasla çok daha derinden etkiledi hem de. Yaşayan en büyük yönetmen olduğunuzu düşünüyorum.
Stanley Kubrick’in Ingmar Bergman’a yazdığı bir mektuptan.
Oyunlarla Yaşayanlar
Tanzimat’tan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.
1934'te İnebolu'da doğdu. Ankara Maarif Koleji’ni, İTÜ İnşaat Fakültesi’ni bitirdi. 1960’ta İDMMA İnşaat -Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Tutunamayanlar’ı yayımlamasının (1971-1972) ardından, önemli bir tartışmanın odağına yer aldı. TRT 1970 Roman Ödülü’nü kazanan Tutunamayanlar’ı kısa bir süre sonra, 1973 yılında Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izledi. Hikâyelerini Korkuyu Beklerken başlığı altında topladı. 1911-1967 arasında yaşamış hocası Prof. Mustafa İnan’ın hayatını romanlaştırarak Bir Bilim Adamının Romanı’nı yazdı. Oyunlarla Yaşayanlar adlı tiyatro eseri Devlet Tiyatrolarında sahnelendi. Atay 13 Aralık 1977’de, büyük projesi `Türkiye’nin Ruhu`nu yazamadan hayata gözlerini yumdu.
Töre
Turgut Özakman, "Bütün Oyunları" dizisinin altıncı kitabında daha önce defalarca sahnelenmiş Güneşte On Kişi, Duvarların Ötesi ve Töre isimli üç oyun bulacaksınız.
Özakman, Töre'yi, "kadını yüceltmek, kan davasını aşağılamak için" yazılmış bir oyun olarak niteler. Töre, "ölüm"e karşın "yaşam"ı savunmayı seçen, ailedeki erkeklerin çoğunu yitirmiş sekiz kadının öyküsüdür. Kadınların bile ellerinde silah "düşman izi" sürdüğü bir karabasan ortamında yaşanan dram, gözleri görmeyen nene ve torun Zühre üstünde odaklanır.
Vatan Yahut Silistre – Anonim Yayıncılık
Namık Kemal, eserlerinde "vatan", "hürriyet", "millet" kavramlarını esas almıştır. Batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz olan Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal’in yazdığı ilk oyundur. Eser, Namık Kemal’in sağlığında Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelenmiş gösterimin ardından çıkan bazı olaylar ve İbret gazetesinde yayımlanan bazı makaleler, Namık Kemal ve arkadaşlarının sürgüne gönderilmesine neden olmuştur. Bir tiyatro eseri olarak ayrıca ilgi görmüş, kısa zamanda başka dillere çevrilmiş ve pek çok tiyatro oyununun yazılmasına öncülük etmiştir. Rusların Silistre Kalesi’ni kuşatmasına karşı koymak üzere gönüllü olarak Silistre’ye gelen İslam Bey ve erkek kılığına girerek onun ardından giden Zekiye’nin hikâyesinin işlendiği Vatan Yahut Silistre’de asıl vurgulanmak istenen, "vatan uğruna yapılmayacak şey olmadığı"dır.
Yol
1982 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan Yol, senaryo yazımından çekimlerine kadar dünya sinemasında benzeri olmayan bir fenomen niteliğinde. Bu kitapta, senaryo metninin yanı sıra filmin yurtdışında uyandırdığı tepkileri ve Yılmaz Güney’le Yol projesi üzerine yapılan röportajları da bulacaksınız.
“Yol’u ne denli zor koşullar altında gerçekleştirdik, biliniyor. Buradan çıkartılacak ders şudur. En zor, en inanılmaz koşullar altında bile, başarıya giden yollar bulunabilir. Bu, sadece sanat alanında değil, hayatın her alanında mümkündür. Yeter ki, doğru ve sağlam bir siyaset izleyebilelim, kolektif çalışmanın sorumluluk ve görevlerini iyi kavrayalım ve gereken sabrı gösterelim…”
- Yılmaz Güney
“… Quartier Latin’de popüler bir sinemanın önünde 45 dakikalık bir kuyruk. Salon tıklım tıklım, dikkatli, heyecanlı. Film bittikten sonra önce büyük bir sükûnet, sonra alkışlar. Yılmaz Güney’in Yol’u hakkında çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Fakat filmin nasıl karşılandığı da kendi başına bir olay niteliğinde…”
- Tahar ben Jelloun

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.